İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, şirketin 2023 yılı genel kurul kararlarının iptali ile yönetim kurulu üyelerinin ibrası ve kar dağıtımı konularında yürütmenin geri bırakılması talebinin istinaf incelemesi.
Özet: Davacıların, davalı şirketin 2023 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan belirli kararların iptali ve bir kararın yürütmesinin durdurulması talebiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesindeki ara karara sunulan beyanlarda, davalı şirket ve yönetim kurulu üyeleri genel kurulun yasalara uygun yapıldığını, davacıların kendi ibraları konusunda oy kullanma yasağına uyulduğunu, davacı yönetim kurulu üyelerinin görevlerini kötüye kullanarak şirket işleyişini aksattığını, şirketin mali yapısını zorlamak istediklerini, enflasyon muhasebesi nedeniyle kar dağıtılamayacağını ve davacıların samimi olmayan amaçlarla çok sayıda dava açtığını savunmuşlardır.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ13. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████ KararT Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: Bakırköy 4. Asliye Ticaret MahkemesiNUMARASI
: ████████ Esas (Derdest Dava Dosyası)TARİH
: █████/2025 (Ara Karar Tarihi)KARAR TARİHİ
: █████/2025İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketin █████/2024 tarihinde yapılan 2023 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan 7,8 ve 9 numaralı maddelerin iptalini, anılan genel kurul toplantısında alınan 9 numaralı maddenin yürütülmesinin geri bırakılmasını talep ve dava etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
: İlk Derece Mahkemesi █████/2025 (Ara Karar Tarihi) tarih ve ████████ Esas (Derdest Dava Dosyası) sayılı kararında; "Talep, TTK'nın 449. Maddesi uyarınca, genel kurul kararlarının iptali istemli davada, genel kurul kararının yürütmesinin geri bırakılması istemine ilişkindir.TTK'nun 449. Maddesinde "Genel kurul kararı aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı taktirde mahkeme, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebilir." hükmünü içermektedir.Davalı şirket yönetim kurulu üyeleri ... ve ...'ın vekili tarafından sunulan █████/2025 tarihli beyan dilekçesi ekinde yer alan dilekçede özetle; şirketin genel kurul toplantısı TTK ve ilgili mevzuat çerçevesinde kanuna ve usule uygun olarak yapıldığını, davacıların tümünün şirketin ortağı, davacılardan ... ve ...'ın aynı zamanda şirketin yönetim kurulu üyesi olduklarını, yönetim kurulu üyelerinin biraları hakkındaki genel kurul oylamasında yönetim kurulu üyelerinin oy kullanmasının TTK 436/2 maddesi uyarınca yasaklandığını, bu sebeple yapılan ibra oylamasının kanuna uygun olarak yapıldığını, davacı yönetim kurulu üyelerinin ibra üyeleri kendilerine yetki verilmesine rağmen imza yükümlülüğünden imtina ettiklerini, davacıların davranışlarının şirketin işleyişini aksattığını, genel kurul toplantısı öncesinde hazır edilmesi gereken belgelerin hazırlanmasına ilişkin görevlerini de yerine getirmediklerini, davacı yönetim kurulu üyelerinin şirkete özen ve bağlılık yükümlülüğüne aykırı davranışları sebebiyle ibra edilmemeleri yönünde oy çokluğu ile karar alındığını, kar dağıtımına yönelik 2023 faaliyet yılına ilişkin yapılan enflasyon muhasebesi uygulaması sonucunda şirkette dağıtılacak kar bulunmadığının ortaya çıktığını, 2021 yılına kadar şirketlerinde hemen hemen hiç kar dağıtımı yapılmadığını, 2021 yılından sonra şirketi zor durumda bırakmak amacıyla kar dağıtımı talep ettiklerini, bu talepleri karşılanmayınca davalar açtıklarını, şirketin görüleceği üzere mali yapısını zayıflatmadan mümkün olan en yüksek oranda kar dağıtmaya gayret ettiklerini, 2022 faaliyet yılı karının %40'ının dağıtılmasına karar verildiğini, davacıların şirket menfaatlerini düşünmediğini, şirketleri böldürmek istediklerini bu sebeplerle açılan davanın haksız nitelikle olduğunu beyan etmişlerdir. Davalı şirket yönetim kurulu üyesi ... vekili tarafından sunulan █████/2025 tarihli beyan dilekçesi ekinde yer alan dilekçede özetle; şirketin genel kurul toplantısı TTK ve ilgili mevzuat çerçevesinde kanuna ve usule uygun olarak yapıldığını, davacıların tümünün şirketin ortağı, davacılardan ... ve ...'ın aynı zamanda şirketin yönetim kurulu üyesi olduklarını, yönetim kurulu üyelerinin biraları hakkındaki genel kurul oylamasında yönetim kurulu üyelerinin oy kullanmasının TTK 436/2 maddesi uyarınca yasaklandığını, bu sebeple yapılan ibra oylamasının kanuna uygun olarak yapıldığını, davacı yönetim kurulu üyelerinin ibra üyeleri kendilerine yetki verilmesine rağmen imza yükümlülüğünden imtina ettiklerini, davacıların davranışlarının şirketin işleyişini aksattığını, genel kurul toplantısı öncesinde hazır edilmesi gereken belgelerin hazırlanmasına ilişkin görevlerini de yerine getirmediklerini, davacı yönetim kurulu üyelerinin şirkete özen ve bağlılık yükümlülüğüne aykırı davranışları sebebiyle ibra edilmemeleri yönünde oy çokluğu ile karar alındığını, kar dağıtımına yönelik 2023 faaliyet yılına ilişkin yapılan enflasyon muhasebesi uygulaması sonucunda şirkette dağıtılacak kar bulunmadığının ortaya çıktığını, davacıların esas amacının grup şirketlerini diledikleri şekilde bölünmeye zorlamak olduğunu, son üç yıldır Samsun ve Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemelerinde seksene yakın dava açtıklarını, davacıların esasen genel kurul kararlarının iptali taleplerinde de samimi olmadıklarını, bölünme konusu gündeme gelene kadar yönetim kurulu üyesi ve ortak olarak kendilerinin kar dağıtma konusunda hiçbir taleplerinin olmadığından şirketin 2021 yılına kadar hemen hemen hiç kar dağıtımı yapmadığını, 2021 yılından sonra şirketi zor durumda bırakmak amacıyla kar dağıtımı talep ettiklerini, bu talepleri karşılanmayınca davalar açtıklarını, şirketin görüleceği üzere mali yapısını zayıflatmadan mümkün olan en yüksek oranda kar dağıtmaya gayret ettiklerini, 2022 faaliyet yılı karının %40'ının dağıtılmasına karar verildiğini, davacıların şirket menfaatlerini düşünmediğini, yönetim kurulu başkanı ve başkan yardımcısına ödenecek ücretin, şirketin büyüklüğü, cirosu, harcanan emek ve mesai dikkate alındığında makul bir ücret olduğunu, davacıların kendilerine imza yetkisi verildiği halde imza yetki ve sorumluluğu almaktan kaçındıklarını, bu sebeplerle davacıların dava konusu ettikleri taleplerinin yersiz ve mesnetsiz olduğunu, genel kurulda alınan kararların şirket menfaati ve mevzuata uygun olduğunu beyan etmiştir.TTK'nın 449. Maddesinde hangi hallerde bu geçici hukuki koruma kararının verileceği özel olarak düzenlenmediğinden, tamamlayıcı yorum kuralı olarak HMK'nın ihtiyati tedbire ilişkin hükümlerinden yararlanılabilir.HMK'nın 389. Maddesi uyarınca, "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." şeklindedir.Aynı yasanın 390/3 maddesi, "Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır." düzenlemesini içermektedir. Bunun yanında TTK 449. Maddesi hükmü ile mahkemeye taraflar arasındaki hukuki menfaat dengesi gözetilerek tedbir konusunda takdir hakkı tanınmıştır. Somut olayda anılan genel kurul toplantısında alınan "Yönetim kurulu üyelerine ödenecek huzur hakkına" ilişkin 9 numaralı maddenin yürütülmesinin geri bırakılmasının istendiği, dosyadaki delil durumu uyarınca yaklaşık ispat şartının gerçekleşmediği de dikkate alındığında davacılar vekilinin kararın yürütmesinin durdurulması yönündeki ihtiyati tedbir isteminin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur."gerekçesi ile, ''Davacılar vekilinin █████/2024 tarihinde yapılan 2023 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan 9 numaralı kararın yürütmesinin durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE, '' karar verilmiş ve karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
: Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; yukarıda bilgileri verilen ilk derece mahkemesi dosyasında kurulan 23.01.2025 tarihli ara karar ile dava dilekçelerinde yer alan ihtiyati tedbir taleplerinin reddine karar varilmis olup, ilk derece mahkemesinin ara karar gerekçesinde ‘’...Somut olayda anılan genel kurul toplantısında alınan "Yönetim kurulu üyelerine ödenecek huzur hakkına" ilişkin 9 numaralı maddenin yürütülmesinin geri bırakılmasının istendiği, dosyadaki delil durumu uyarınca yaklaşık ispat şartının gerçekleşmediği de dikkate alındığında davacılar vekilinin kararın yürütmesinin durdurulması yönündeki ihtiyati tedbir isteminin reddine...'' şeklinde değerlendirilme yapıldığını; Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████E. sayılı dosyasındaki ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin 23.01.2025 tarihli karar hukuki dayanaktan yoksun olup, kaldırılması gerektiğini, Somut uyuşmazlıkta ihtiyati tedbir talebinin kabulü için aranan ''yaklaşık ispat" şartının gerçekleşmediği şeklindeki gerekçe tamamen hatalıdır. emsal teşkil eden pek çok yüksek mahkeme kararında, yönetim kurulu üyeleri arasındaki eşitlik ve dengeyi bozacak ölçüde ve muhtelif üyeler için örtülü kar payı dağıtımı anlamına gelecek tutarlarda huzur hakkı ödenmesine ilişkin genel kurul kararlarının yargılama neticeleninceye dek tedbiren yürütülmesinin durdurulmasına ve/veya ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulü ile muhtelif üyelere ödenen fahiş tutarda huzur hakkının, yargılama sonuçlanıncaya dek diğer üyeler ile dengeli olacak şekilde belirlenmesine karar verildiğini, İstinaf incelemesine konu edilen 23.01.2025 tarihli ara kararın gerekçesinde yer verilen dosyadaki delil durumu uyarınca yaklaşık ispat şartının gerçekleşmediğinden HMK'nun 390/3 maddesinde yazılı davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık ispat kosulu gerçekleşmediği şeklindeki gerekçesinin tamamen isabetsiz olduğunu; dava dilekçeleri ve ekleri ile haklılıklarını ''yaklaşık ispat''ın da ötesinde açık bir sekilde ispat etmiş bulunduklarını; fahiş huzur hakkı tayinine ilişkin esas delil davalı şirketin 17.10.2024 tarihinde yapılan 2023 yılı Olağan Genel Kurul Toplantı Tutanağı olup, dava dilekçeleri ekinde ibraz edildiğini, Davalı şirket 2023 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısında gündemin 9. Maddesi ile yönetim kurulu üyelerinin huzur ücretlerinin belirlenmesine geçildiğini, müvekkili ...'ın olumsuz oyuna karşılık diğer pay sahiplerinin olumlu oylarıyla oy çokluğu ile yönetim kurulu başkanına aylık NET 165.000,00-TL, yönetim kurulu başkan vekiline aylık NET 150.000,00-TL, İmza Yetkisine haiz Yönetim Kurulu Üyesi ...'a aylık NET 90.000,00-TL, diğer Yönetim Kurulu Üyelerine ayrı ayrı olmak üzere aylık NET 30.000,00-TL ücret ödenmesine karar verildiğini, Her şeyden önce, huzur hakkının ''NET'' olarak belirlendiğinin altını çizmek gerektiğini; huzur hakkı ödemesinin davalı şirkete maliyeti ise ''BRÜT'' tutar üzerinden hesaplanacak olup, ödenecek huzur hakkının yıllık maliyeti toplantı tutanağında yazandan fazlasına mal olacağını; davalı şirketçe enflasyonist ortam, sözde yatırım kalemleri ileri sürülerek kar dağıtmaktan kaçınılırken zorunlu olmamasına rağmen huzur hakkı adı altında yönetim kurulu başkanı ve başkan vekiline aylık NET 315.000,00-TL haliyle yılda NET 3.780.000,00-TL huzur hakkı ödemesi yapılmasının uygun görülmesi '’örtülü kar payı dağıtımı’’ niteliğinde olup, TTK m.507 başta olmak üzere TTK’nın emredici hükümlerine ve dürüstlük kuralına aykırı şekilde diğer ortakların kar payı hakkını alenen ihlal etmekte olduğunu, 17.10.2024 tarihli 2023 yılı genel kurul toplantısında müvekkiller temsilcileri 9. Maddenin görüşülmesi esnasında söz alarak "A grubu hissedarları temsil eden Yönetim Kurulu Üyelerinin ve şirketin diğer ortaklarının ortaklıktan doğan haklarını ihlal edecek şekilde fahiş oranlarda belirlenen ve yönetim kurulu üyeleri arasındaki eşit işlem ilkesine aykırı olan, örtülü kar dağıtımı niteliğindeki ücret belirlenmesine katılmadıklarını; ... A.Ş. aleyhine 2022 yılı genel kurul kararlarının iptali istemiyle açılan davada, Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ E. ████████ K. sayılı kararında "yönetim kurulu başkanı ve üyeler arasındaki ücret farkının Medeni Kanunun 2. maddesine uygun bir karar olmadığı" belirtilerek, farklı huzur hakkı belirlenmesi yönündeki genel kurul kararının iptaline karar verilmiştir." Yine iştirak şirketlerden ... A.Ş. aleyhine 2022 yılı genel kurul kararlarının iptali istemiyle açılan davada Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████████ E., ████████ E. sayılı kararında; "...imza yetkisine haiz olmayan davacı için belirlenen ücretin ise diğer ücretlerle ve günün ekonomik koşullarıyla kıyaslandığında oldukça düşük kaldığı ve bu hususun hakkaniyet ilkesine aykırılık teşkil edeceği" belirtilerek huzur hakkı ile alınan kararın iptaline karar verilmiştir. Bu nedenlerle örtülü kar dağıtımı niteliğindeki yönetim kurulu üyelerine ödenecek olan ücret tutarlarına katılmıyoruz." şeklinde beyanda bulunarak yönetim kurulu üyelerine ödenecek huzur hakkı miktarlarına ilişkin öneriye katılmadıklarını ifade ettiğini, Emsal teşkil eden yüksek mahkeme kararlarında da, yönetim kurulu üyelerine ödenmesine karar verilen huzur hakkının harcanan emek ve mesai ile orantılı, pay sahiplerinin vazgeçilmez nitelikteki kardan pay alma haklarını da ihlal etmeyecek şekilde tespiti gerektiği ifade edildiğini, -dava dilekçesi Ek-13,14-Huzur hakkı, yönetim kurulu üyelerinin mali haklarından olup, Kanunen ödenmesi zorunlu olmayan bu hakkın özünde, yönetim kurulu üyelerinin toplantılara katılmalarının karşılığında harcadıkları emek mesai ile katlandıkları giderlerinin karşılanması yatmakta olduğunu, ancak alınan karar uyarınca huzur hakkı adı altında B ve C grubu hissedarları temsilen yönetim kurulunda bulunan ortak ve yönetici başkan ve başkan vekiline aylık NET 165.000,00-TL ve 150.000,00-TL haliyle yılda NET 3.780.000,00-TL huzur hakkı ödemesi yapılacakken yönetimde bulunan müvekkillerime aylık net 60.000,00-TL yılda net 720.000,00-TL huzur hakkı ödemesi yapılacağını; haliyle yönetim kurulu başkan ve başkan vekiline bir yönetim kurulu üyesine göre her ay ortalama 5,5 kat fazla huzur hakkı ödenmesi kararlaştırıldığını; belirlenen tutarlarda huzur hakkı ödemesi yapılması: yönetim kurulu başkan ve başkan vekilinin, A grubu hissedar yönetim kurulu üyesi müvekkillerden yılda ortalama 5,5 kat fazla huzur hakkı ödemesi alması anlamında olduğunu; mevcut karar açıkça muhtelif üyeler yararına örtülü kar dağıtımı vasfında olmanın yanında yönetimde eşitlik ilkesi ile de bağdaşmamakta olduğunu, Müvekkilleri tarafından davalı şirket ... San. A.Ş. aleyhine 07.09.2023 tarihli Olağan Genel Kurulun yönetim kurulu üyelerine ödenen huzur hakkına ilişkin 9. maddesinin iptali istemiyle açılan davada, dosya kapsamına alınan bilirkişi raporu ile paralel olarak Samsun Asliye Ticaret Mahkemesinin █████████ E., ████████ K. sayılı kararı (EK-1) ile yönetim kurulu üyelerine huzur hakkı dağıtımına ilişkin kararın ''dürüstlük kuralına ve hakkaniyet işkelerine aykırılık teşkil ettiği'' gerekçesi ile iptaline karar verildiğini; aynı şekilde, Grup şirketlerinden ... A.Ş. aleyhine 2022 yılı genel kurul kararlarının iptali istemiyle açılan davada, Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ E. ████████K. sayılı kararında (EK-2) "...yönetim kurulu üyelerine dağıtılan huzur hakkı miktarı kapsamında objektif iyi niyet kurallarına uygun olmadığından; keza 9 no'lu yönetim kurulu üyelerine ödenecek aylık ücret arasında aşırı farkın bulunması, yönetim kurulu başkan ve başkan vekiline yüksek miktarda ücret ödenmesinin gelir transferi kapsamında değerlendirilebileceğinden işbu kararların iptaline" şeklinde karar verildiğini, Yönetim kurulu üyelerine ödenecek huzur hakkına ilişkin alınan kararın üyeler arasındaki eşitliğe aykırı olduğu, böylece yönetimde eşitlik ilkesini ihlal ettiği açıktır. Bu kararın uygulanması halinde yargılama neticeleninceye dek muhtelif yönetim kurulu üyelerine şirket kasasından örtülü kar payı dağıtımı niteliğinde yüksek oranlarda ödemeler yapılmaya devam edecek ve davalı şirket bu yolla zarara uğratılacağını, Dava dilekçelerinde ve işbu dilekçelerinde detaylı olarak açıklanan tüm sebepler ve bu hususta ibraz edilen ve doğrudan davalı şirket hakkında da alınmış ilk derece mahkemesi kararları, bilirkişi raporları ve diğer emsal yüksek mahkeme kararları ile ihtiyati tedbir talepleri bakımından yaklaşık ispat şartı sağlandığını, Neticeten; davalı sirketin 2023 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısı’nda alınan kararlardan; yönetim kurulu üyelerine huzur hakkı ödenmesine ilişkin 9 numaralı kararın yürütülmesinin durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir talebimizin reddine ilişkin karar, yaklaşık ispat şartının sağlanmadığı şeklindeki hatalı gerekçeye dayanmakla, hukuka aykırı ve hatalı olduğunu; görülen dosyaya birebir emsal teşkil eden pek çok yüksek mahkeme kararında ilk derece mahkemesinin hatalı gerekçesine başvurulmadan ihtiyati tedbir taleplerinin haklılığı esas bakımından incelendiğini, İleri sürerek, yukarıda açıklanan ve resen gözetilecek hususlar karsısında; Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████E. Sayılı dosyası üzerinden verilen 23.01.2025 tarihli ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin kararın istinaf incelemesi sonucunda KALDIRILARAK davalı sirketin 17.10.2024 tarihinde yapılan 2023 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısı’nda alınan kararlardan; yönetim kurulu üyelerine huzur hakkı ödenmesine ilişkin 9 numaralı kararın işbu dava sonuçlanıncaya kadar icrasının durdurulması hususunda ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Talep; davalı şirketin █████/2024 tarihli genel kurul toplantısında alınan 7, 8, ve 9 numaralı kararların iptali istemli derdest davada, iptali talep edilen 9 numaralı kararın yürütülmesinin tedbiren geri bırakılmasına yönelik olup, mahkemece tedbir isteminin reddine karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Mahkemece █████/2025 tarihli ara karar ile, davacılardan yalnızca ... yönünden istinaf harçlarının yatırıldığı, diğer davacılar ..., ... ve ... vekili tarafından verilen kesin sürede istinaf harçlarının tamamlanmadığı gerekçesi ile bu davacılar yönünden 6100 sayılı HMK'nun 344/1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiş, karara karşı davacılar ..., ... ve ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmamış olduğundan, istinaf incelemesi yalnızca davacı ... yönünden yapılmıştır. HMK'nun 389 maddesi uyarınca " Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." Aynı kanunun 390 maddesi "tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır." hükmünü havidir. TTK'nun 449. maddesinde genel kurul kararı aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı takdirde mahkemenin, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebileceği düzenlenmiştir. Hükümde mahkemeye takdir hakkı tanınmış olup, mahkemece durum ve şartların gerektirmesi halinde genel kurul kararının yürütmesinin durdurulmasına karar verilebilecektir. Söz konusu karar tedbir mahiyetinde olacağından HMK'nun ihtiyati tedbire ilişkin genel hükümleri uygulanacaktır. İlk derece mahkemesi tarafından davalı şirket yönetim kurulu üyelerine, TTK'nun 449 maddesi uyarınca usulüne uygun davetiye tebliğ edilerek, tedbir istemi hususlarında görüşlerini bildirmelerinin istenildiği, tüm yönetim kurulu üyelerinin vekilleri aracılığı ile dosyaya tedbir istemi hakkındaki görüşlerini sundukları, somut olayda davacının; davalı şirketin dava konusu genel kurul toplantısında yönetim kurulu üyelerine ödenecek huzur hakkına ilişkin oy çokluğu ile alınan kararın, örtülü kar dağıtımı niteliğinde olduğuna, diğer ortakların kar payı alma hakkını ihlal ettiğine ve eşitlik ilkesine ve objektif iyiniyet kurallarına aykırı olduğuna, kararın iptali koşullarının oluştuğuna yönelik iddialarının esası bakımından bu aşamada yaklaşık düzeyde ispat koşulu oluşmadığı gibi, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağına ya da tamamen imkânsız hâle geleceğine veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağına ilişkin de yaklaşık ispatın sağlanamadığı, mahkemece tedbir istemlerinin reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşılmış, davacılar vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Sonuç itibariyle; ilk derece mahkemesinin tedbir istemlerinin reddine ilişkin ara karar ve gerekçesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, kamu düzenine aykırılık da saptanmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İhtiyati tedbir isteyen davacıların istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcı istinaf edenler tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep edenler üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda █████/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.