Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, iş kazası sonucu sürekli iş göremezlik nedeniyle açılan maddi ve manevi tazminat davasında, ilk derece mahkemesinin kısmen kabul ve istinaf sonrası davacının başvurusuyla kaldırılan kararına yönelik temyiz incelemesi yapmıştır.
Özet: Davacının 2005 yılında geçirdiği iş kazası nedeniyle uğradığı sürekli iş göremezlik iddiasıyla açtığı maddi ve manevi tazminat davası, ilk derece mahkemesinde kısmen kabul edildikten sonra, hem davacı hem de davalılar tarafından istinaf edilmiş; Bölge Adliye Mahkemesi davacının istinaf başvurusunu kabul ederek ilk derece kararını kaldırmış, davalıların başvurularını ise reddetmiş; bunun üzerine taraflar kusur oranı, tazminat miktarı, hesaplama yöntemleri ve sorumluluk gibi konulardaki itirazlarını ileri sürerek kararı temyiz etmiştir.
10. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi

    SAYISI
    : ████████ E., █████████ K.
    İLK DERECE MAHKEMESİ
    : İstanbul Anadolu 24. İş Mahkemesi
    SAYISI
    : ███████ E., █████████ K.
    Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
    Kararın davacı ve davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı ile davalılar ... Şirketi ve Axa Sigorta A.Ş. vekilleri tarafından temyiz edildiği; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    I. DAVA
    Davacı vekili dava ve birleşen dava dilekçesinde özetle, davacının 08.09.2005 tarihinde meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
    II. CEVAP
    1. Davalı ... Çimento San. ve Tic. A.Ş. vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile diğer davalı şirket arasında taşeronluk ilişkisinin bulunmadığını, bu nedenle husumet itirazlarının olduğunu, talep edilen tazminat miktarının fahiş olduğunu, müvekkilinin eski adının ... Beton San. ve Tic. A.Ş. olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
    2.Davalı ...Ş. vekili davaya cevap dilekçesinde özetle, işyerinde meydana gelen olaylar sonucunda üçüncü şahıslara verilecek zararların müvekkili şirket tarafından sigorta teminatı altına alındığını, maluliyete uğrayan davacının çalışan olduğunu, bu nedenle yöneltilen talebin işveren poliçesinden karşılanması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
    3.Davalı ... İnş. Tic. Ltd. Şti.'nin cevap dilekçesi sunmamıştır.
    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle,
    "Asıl dava dosyası ile birleşen İstanbul Anadolu 25. İş Mahkemesi ████████ Esas ████████ Karar sayılı dosyası ve dosya ile birleşen İstanbul Anadolu 15. İş Mahkemesi ████████ Esas ████████ Karar sayılı dosyaları yönünden;
    Maddi tazminat olarak ve taleple bağlı kalınarak 250.000,00 TL alacağın olay tarihi olan 08.09.2005 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı ...Ş.'nin poliçe limiti ile sınırlı olması kaydıyla) tahsili ile davacıya verilmesine, fazla talebin reddine,
    Manevi tazminat olarak 60.000,00 TL alacağın olay tarihi olan 08.09.2005 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı ...Ş.'nin poliçe limiti ile sınırlı olması kaydıyla) tahsili ile davacıya verilmesine, fazla talebin reddine," karar verilmiştir.
    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
    B. İstinaf Sebepleri
    1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının fabrika bina inşaatında 3 metre yükseklikte beton dökerken düşerek malul kaldığını, beton pompasının basınç yapması sonucu davacıya çarpıp düşmesine neden olduğunu, düşmeyi önleyici önlem alınmadığını, %20 kusur yüklenmesinin hatalı olduğunu, davacının giydirilmiş günlük yevmiyesinin 45 TL olmasına karşın 3 öğün yemek ve barınma gibi menfaatler dikkate alınmadan günlük yevmiyeden hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, davacının bakiye ömrünün kaza tarihi itibarı ile belirlendiğini, oysa hesap raporunun kazadan 16 yıl sonra yapıldığını, bakiye ömür hesabında PMF tablosunun esas alınmasının hatalı olduğunu, Türkiye koşullarını yansıtan TRH 2010 tablosunun dikkate alınması gerektiğini, manevi tazminat yönünden tazminat tutarının az olduğunu bu nedenle İlk Derece Mahkemesi kararının istinaf incelemesi soncunda ortadan kaldırılması talep edilmiştir.
    2.Davalı ... Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının müvekkili şirketin işçisi olmadığını, davalı ile diğer davalı ... İnşaat arasında bağlantı bulunmadığını, sorumluluğun diğer davalı şirkete ait olduğunu, iş kazasının tespiti davasında davalıya husumet yöneltilmediğini, davalının kazada kusurunun bulunmadığını, bu nedenle sorumlu tutulamayacağını, davacının kendi kusuru ile kazaya sebebiyet verdiğini, kusur raporuna itirazlarının bulunduğunu, ücret hususunda itirazlarının bulunduğunu, gerçek ücretin tespiti için araştırma yapılmadığını, manevi tazminat tutarının fahiş olduğunu, maddi tazminat hesabının hatalı oludğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
    3.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; husumet itirazında bulunduklarını, ... İnşaat ile ... arasında alt-üst işveren ilişkisinin bulunmadığını dolayısıyla ... İnşaat'ın işçisi olan davacının uğradığı zararın teminat dışında bulunduğunu, zamanaşımı süresinin dolduğunu, kazanın adres itibarıyla da teminat dışı olduğunu, rapor uyarınca ücretin asgari ücretin 2,99 katı olarak kabulü ile hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, tazminat hesaplamasının hatalı olduğunu, manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, davalı aleyhine olay tarihinden itibaren faiz yürütülmesinin hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
    4.Davalı ... İnşaat Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; kusur oranının belirlendiği bilirkişi raporunda hakkaniyete uygun değerlendirme yapılmadığını, raporu oluşturan heyetin yanlış değerlendirme yaptığını, kopyala yapıştır sistemini kullanarak birbirini tekrar eden raporlar düzenlediklerini, işe başladığı gün kaza geçiren davacıya eğitim verilmediği için müvekkilinin %60 kusurlu gösterilmesinin hatalı olduğunu, somut olayda bir tarafta davacının bir tarafta da davacıya mikser hortumunu çarparak yere düşmesine neden olan ... Beton A.Ş.'nin çalışanın bulunduğunu, eğer bu kişinin gereken dikkati göstermesi halinde kazanın meydana gelmeyeceğini, bu durum dikkate alınmadığı için hakkaniyete uygun rapor düzenlenmemiş olduğunu, belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının istinaf incelemesi soncunda ortadan kaldırılması talep edilmiştir.
    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle, davacının 08.09.2005 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle iş gücü kayıp oranının %44,2 olduğu, iş kazasında davalı ... İnşaat'ın %60, ... Şirketinin %20 ve işçinin %20 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, davalı ... ile davalı ... (Eski Unvanı ... Grup Holding) arasında 01.01.2005 - 01.01.2006 tarihleri arasında geçerli mali sorumluluk poliçesi bulunduğunun dosya kapsamından anlaşıldığı, kusura ilişkin raporlarda iş hukuku ilkelerine göre değerlendirme yapıldığı, Mahkemece hükme esas alınan kusur ve hesap bilirkişi raporunun gerekli hukuki ve teknik verileri içermekte olup dosya kapsamı ve oluşa uygun, denetime elverişli olduğu, bunun yanında davacının maddi zararının TRH 2010 yaşam tablosuna göre hesaplanan miktara göre 620.067,39 TL olduğunun tespit edildiği, taleple bağlı kalınarak maddi tazminata karar verildiği, Mahkemenin bu yöndeki kabulünün yerinde olduğu, manevi tazminat yönünden tarafların sosyal ve ekonomik durumları kusur durumları, davacının iş gücü kayıp oranı, kaza nedeniyle uğranılan manevi zarar dikkate alındığında davacı lehine hükmedilen manevi tazminat tutarının yeterli görülmediği, tüm dosya kapsamı dikkate alınarak davacı lehine 80.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinin uygun bulunduğu gerekçesiyle;
    1-Davacının istinaf başvurusunun kabulüne, davalıların istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,
    HMK’nın 353/1-b-2. maddesine göre mahkeme kararının ortadan kaldırılması ile davanın esası hakkında yeniden karar verilerek;
    Davanın kabulüne;
    a) Maddi tazminat olarak taleple bağlı kalınarak 250.000,00 TL maddi tazminatın tarihi olan 08.09.2005 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı ...Ş.'nin poliçe limiti ile sınırlı olması kaydıyla) tahsili ile davacıya verilmesine, fazla talebin reddine,
    b) Manevi tazminat olarak 80.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 08.09.2005 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı ...Ş.'nin poliçe limiti ile sınırlı olması kaydıyla) tahsili ile davacıya verilmesine, fazla talebin reddine, karar verilmiştir.
    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı, davalı ... Şirketi ile davalı ...Ş. vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
    B. Temyiz Sebepleri
    1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
    2.Davalı ... Şirketi vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
    3.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının tazminat istemine ilişkindir.
    2. İlgili Hukuk
    6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 371. maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun'un 55., 74. ve 417. maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesi, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77. maddesi ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 4. maddeleri.
    3. Değerlendirme
    1. Manevi tazminatlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
    1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanunun 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
    2.6100 sayılı HMK'nın 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı dikkate alınmalıdır.
    3.Dosya içeriğine göre temyize konu edilen miktarlar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında bulunduğu anlaşılmakla bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.
    2. Maddi tazminatlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
    1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, temyiz kapsam ve nedenlerine göre davacı ve davalı ... Şirketi vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
    2.Geniş anlamıyla sorumluluk kavramı, bir kişinin başka bir kişiye verdiği zararları giderme yükümlülüğü olarak açıklanmıştır. Hukuki anlamda sorumluluk ise taraflar arasındaki borç ilişkisinin zedelenmesi sonucu ... zararların giderilmesi (tazmin edilmesi) yükümlülüğünü içerir.
    3.İşçi ve işverenin hizmet sözleşmesinden kaynaklanan sıkı iş ilişkisi, işçi yönünden işverene içten bağlılık (sadakat borcu), işveren yönünden işçiyi korumak ve gözetmek borcu şeklinde ortaya çıkar. Gerçekten işçi, işverenin işi ve iş yeri ile ilgili çıkarlarını korumak, çıkarlarına zarar verebilecek davranışlardan kaçınmak, buna karşı işveren de işçinin kişiliğine saygı göstermek, işçiyi korumak, iş yeri tehlikelerinden zarar görmemesi için iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini almak, işçinin özlük hakları ve diğer maddi çıkarlarının gerektirdiği uygun bildirimlerde ve davranışlarda bulunmak, işçinin çıkarına aykırı davranışlardan kaçınmakla yükümlüdür.
    4.Sanayi ve teknolojideki gelişmeler, yeni işletmelerin açılması, fabrikaların kurulması iş yerlerindeki makineleşmenin artmasına yol açmış, bu durum iş kazaları ile meslek hastalıklarında artışlara neden olmuştur. Bu gelişme, iş yerinde iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin daha etkili şekilde alınması gereğini ortaya çıkarmıştır.
    5.İşveren, gözetme borcu gereği, çalıştırdığı işçileri, iş yerinde meydana gelen tehlikelerden korumak, onların yaşam, bedensel ve ruhsal sağlık bütünlüklerini korumak için iş yerinde teknik ve tıbbi önlemler dahil olmak üzere bilimsel ve teknolojik gelişmelerin gerekli kıldığı tüm önlemleri almak zorundadır.
    6.Anayasa'nın 17. maddesinde; “Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.” “Tıbbi zorunluluklar ve kanunda yazılı haller dışında, kişinin vücut bütünlüğüne dokunulamaz; rızası olmadan bilimsel ve tıbbi deneylere tabi tutulamaz.” hükmü getirilerek yaşama hakkı güvence altına alınmış, bu yasal güvencenin yaşama geçirilmesinde İş ve Sosyal Güvenlik Mevzuatında da işçilerin korunması, işin düzenlenmesi, iş güvenliği, sosyal düzen ve adaletin sağlanması düşüncesi ile koruyucu bir takım hükümler getirilmiştir.
    7.818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 332. maddesinde; “İş sahibi, aktin özel halleri ve işin mahiyeti noktasından hakkaniyet dairesinde kendisinden istenilebileceği derecede çalışmak dolayısıyla maruz kaldığı tehlikelere karşı icabeden tedbirleri ittihaza ve münasip ve sıhhi çalışma mahalleri ile, işçi birlikte ikamet etmekte ise sıhhi yatacak bir yer tedarikine mecburdur.” “İş sahibinin yukarıdaki fıkra hükmüne aykırı hareketi neticesinde işçinin ölmesi halinde onun yardımından mahrum kalanların bu yüzden uğradıkları zararlara karşı isteyebilecekleri tazminat dahi akde aykırı hareketten ... tazminat davaları hakkındaki hükümlere tabi olur.” aynı Kanun 98/2. maddesinde "Haksız fiillerden mütevellit mesuliyete müteallik hükümler, kıyasen akde muhalif hareketlerede tatbik olunur." hükmüne yer verilmiştir.
    8.Bu maddeye göre işverenin, işçinin yaşam, sağlık ve bedensel bütünlüğünü korumak için gerekli önlemleri alma yükümlülüğü öngörülmektedir. Burada işverenin özellikle iş kazalarına karşı gerekli önlemleri alma yükümlülüğü söz konusudur. Buna göre işveren, hizmet ilişkisinin ve yapılan işin niteliği göz önünde tutulduğunda, hakkaniyet gereği kendisinden beklenen; deneyimlerin zorunlu kıldığı, teknik açıdan uygulanabilir ve iş yerinin özelliklerine uygun olan önlemleri almakla yükümlüdür. Aynı maddelere paralel olarak, 4857 sayılı İş Kanunu’nun "İşverenlerin ve İşçilerin Yükümlülükleri" kenar başlıklı 77. maddesinin 1. fıkrasında da benzer bir düzenlemeye yer verilmiştir. Bu fıkraya göre; "İşverenler iş yerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi almak, araç ve gereçleri noksansız bulundurmak, işçiler de iş sağlığı ve güvenliği konusunda alınan her türlü önleme uymakla yükümlüdürler." düzenlemesi yer almıştır.
    9.Uyuşmazlık davalı ...Ş.'nin hükmedilen tazminatlardan sorumlu olup olmadığı noktasındadır.
    10.Dosya kapsamındaki kayıt ve belgelerden; kazalı sigortalının, davalı ... İnşaat .. Ltd. Şti nezdinde kalıpçı ustası olarak çalıştığı, 08.09.2005 günü, 6 metre yükseklikte kolonlara beton dökülmesi işlemi sırasında horlumu tutarken dava dışı mikser operatörünün pompayı hareket ettirmesiyle kazalının yüksekten düşmesi sonucu yaralandığı, Ankara 2. İş Mahkemesinin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile bahse konu olayın iş kazası olduğunun tespitine karar verildiği, eldeki dosyada Mahkemece 2 adet kusur raporu aldırıldığının görüldüğü, aldırılan kusur raporlarında davalı işveren ... İnşaat'ın %60, diğer davalı ...'ın %20, kazazede işçinin %20 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, Mahkemece işbu raporlara itibar edildiği, ayrıca davalı ... AŞ. ile ... Grup Holding A.Ş (Ünvanı 11.02.2015 tarihinde ... Batı Çimento San. ve Tic. A.Ş. olarak değişmiştir) arasında işveren mali sorumluluk poliçesinin yapılmış olduğu, poliçenin 01.01.2005-01.01.2006 tarihleri arasını kapsadığı, davalı ...Ş.'nin poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere sorumlu olduğu gerekçesiyle hüküm kurulduğunun anlaşıldığı ancak davalı ...Ş.'nin hükmedilen tazminatlardan hangi gerekçe ile sorumlu olduğunun tartışılmayarak, genel ve soyut ifadelerle aleyhine hüküm kurulması hatalı olmuştur.
    11. Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra Mahkemece yapılacak iş; davalı ... şirketinin sorumluluğunu belirlemek açısından; davalı ... şirketinin itirazlarını kapsar şekilde, poliçenin irdelenmesi sonrasında diğer iki davalı arasındaki ilişkinin belirlenmesi, davalı ... Şirketinin kazalı işçiye karşı işveren olarak mı yoksa 3 üncü kişi olarak mı sorumlu tutulduğunun açıklığa kavuşturulması, ayrıca dava dışı mikser operatörünün kimin işçisi olduğunun belirlenerek buna göre sorumluluğun tartışılması, tüm bu açıklamalar kapsamında davalı ... şirketinin sorumluluğunun tartışılarak her türlü şüpheden uzak şekilde tespit ettirilmesi ve taraflar lehine oluşan usuli kazanılmış hakları da gözeterek sonucuna göre karar verilmesinden ibarettir.
    12.Kabule göre sigortacının temerrüde düştüğü hallerde faiz başlangıç günü temerrüt tarihi olup, hak sahiplerinin sigortacıyı dava tarihinden önce temerrüde düşürdüğü kanıtlanamaz ise sigortacının faiz yükümlülüğü dava tarihinden başlar. Hal böyle olunca hüküm altına alınan tazminatlara uygulanacak faizin dava tarihi yerine, hükümdeki gibi dava tarihinden öncesine götürülmesi usule ve yasaya aykırı olup bu durum bozma nedenidir.
    13. O halde, davalı ...Ş vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları ile dikkate alınarak bozma sebebine göre bu aşamada sair temyiz itirazları incelenmeksizin, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
    VI. KARAR
    :
    Açıklanan sebeplerle;
    1-Davalılar Axa Sigorta A.Ş. ve ... Şirketi vekillerinin manevi tazminata yönelik temyiz isteminin miktardan REDDİNE,
    2-a)Davacı ve davalı ... Şirketi vekillerinin maddi tazminata yönelik tüm temyiz itirazlarının reddine,
    b)Davalı ...Ş. vekilinin maddi tazminata yönelik bu aşamada sair temyiz itirazları incelenmeksizin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
    Aşağıda yazılı temyiz harçlarının davacı ve davalı ..... A.Ş.'den alınmasına,
    Peşin yatırılan temyiz harcının davalı ...Ş.'ye iadesine,
    3- Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    17.12.2024 tarihinde karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!