Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, yurt dışı borçlanma talebinin geçerliliği tespiti davasında ilk derece mahkemesinin bozmaya uyarak verdiği kararı onadı.
Özet: Yurt dışı borçlanma talebinin geçerliliğinin tespiti davasında, ilk derece mahkemesinin başlangıçtaki kabul kararı, Yargıtay tarafından, davanın geçerli bir borçlanma başvurusu olarak kabul edilip dava tarihinde yürürlükteki mevzuat kapsamında asgari veya azami kazanç üzerinden borçlanma tespiti yapılması gerektiği yönünde bozulmuştur. Bozmaya uyarak yeniden yargılama yapan ilk derece mahkemesi davayı kısmen kabul etmiş; davalı kurumun bu kısmen kabul kararına karşı yaptığı temyiz başvurusu üzerine Yargıtay, ilk derece mahkemesinin bozma ilamına uygun karar verdiğini, hukuk kurallarının uygulanmasında isabetsizlik bulunmadığını ve kazanılmış hak oluşan yönlerin yeniden incelenemeyeceğini belirterek, davalı kurumun temyiz itirazlarını reddedip kararı onamıştır.

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.KARAR
: Kısmen kabulTaraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen yurt dışı borçlanma talebinin geçerli olduğunun tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili, yurt dışı borçlanma talebinin geçerli olduğunun tespitini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı Kurum vekili, yapılan Kurum işlemlerinin usul ve kanuna uygun olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 29.03.2022 tarihli ve ████████ E., ████████ K. sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARIBölge Adliye Mahkemesinin 26.10.2023 tarihli ve █████████ E., █████████ K. sayılı kararı ile davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİA. Bozma Kararı1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.2. Dairemiz bozma ilamında, "...talep tarihi itibariyle geçerli bir yurt dışı borçlanmasının bulunmadığı gözetilerek, davacının da talep etmesi halinde, dava dilekçesinin geçerli bir borçlanma başvurusu olduğunun kabulü ile dava tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat kapsamında, davacının 4/1-b sigortalılık ve 25.06.2020 tarihinde geçerli ve yine davacı tarafından seçilecek asgari ya da azami prime esas günlük kazanç miktarı üzerinden borçlanabileceğinin tespitine..." dair bir karar verilmesi gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur.B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Kararİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ile esas ve karar numarası belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.VI. TEMYİZA. Temyiz Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavalı Kurum vekili, kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu usul ve kanuna aykırı olarak verildiğini, davanın reddi gerektiğini belirterek temyiz başvurusunda bulunmuştur.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukuki NitelendirmeUyuşmazlık, yurt dışı borçlanma talebinin geçerli olduğunun tespiti istemine ilişkindir.2. İlgili Hukuk6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371. maddeleri, 3201 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri.3. DeğerlendirmeTemyizen incelenen İlk Derece Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VII. KARARAçıklanan sebeplerle;Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,12.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.