Danıştay İkinci Daire, amir izni olmaksızın görev yerinden ayrılan polis memuruna verilen yirmi dört aylık uzun süreli durdurma cezasının onanması ve iyi sicilinin ceza indiriminde dikkate alınmaması kararı.
Özet: Polis memuru davacının, amirinin izni olmaksızın görev yerinden ayrılması eylemi sebebiyle kendisine uygulanan 24 ay uzun süreli durdurma cezasının iptali istemiyle açtığı davanın ilk derece mahkemesince reddedilmesi üzerine temyiz edilen kararı inceleyen Danıştay, eylemin sübuta erdiğini ve ilk derece mahkemesinin kararının usul ve hukuka uygun olduğunu belirterek davacının temyiz istemini oyçokluğuyla reddedip kararı onarken, bir kısım üye davacının olumlu geçmiş hizmetleri nedeniyle daha alt bir ceza uygulanabileceği görüşüyle karşı oy kullanmıştır.
Danıştay 2. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No
: █████████
Karar No
: ████████
TEMYİZ EDEN (DAVACI)
: ...
KARŞI TARAF (DAVALI)
: ... Valiliği
İSTEMİN KONUSU
: ... İdare Mahkemesince verilen... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ
:
Dava Konusu İstem
: Dava; Denizli İl Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapmakta iken, "amirinin izni olmaksızın görev yerinden ayrılma" disiplin suçunu işlediğinden bahisle, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 11. maddesi uyarınca 24 ay uzun süreli durdurma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin ... günlü,...sayılı Denizli Valiliği İl Polis Disiplin Kurulu kararının iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
: ... İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; dosyanın incelenmesinden; █████/2016 günü nöbetçi müdür F.E. tarafından Valilik hizmet binası protokol girişinde saat 06.45 sıralarında yapılan denetimde, o gün nöbetçi olan davacının görev yerinde bulunmadığı tespit edilerek durumun tutanağa bağlandığı, buna istinaden başlatılan soruşturma sonucu düzenlenen █████/2015 günlü disiplin soruşturma raporunda, davacının görev yerinden ayrıldığının sübuta ermesi nedeniyle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 11. maddesi uyarınca cezalandırılması yönünde getirilen teklif doğrultusunda dava konusu işlemin tesis edildiği, olayda; gerek nöbetçi müdür F.E. tarafından düzenlenen tutanak, gerekse davacının dava dilekçesi ve soruşturma kapsamındaki kendi ifadesine göre, █████/2016 günü nokta nöbetinde amirin izni olmaksızın ayrıldığı, dolayısıyla davacıya isnat edilen fiilin sübuta erdiği anlaşıldığından, davacının 24 ay uzun süreli durdurma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, ayrıca yürütülen hizmetin hassasiyeti ve önemi dikkate alınarak davacı iddialarına itibar edilmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davacı tarafından; memuriyet hayatı boyunca herhangi bir disiplin cezasının bulunmadığı, olay günü eşinin arayıp çocuğun ateşlendiğini söylemesi üzerine telaşla evine gittiği, birlikte nöbet tuttuğu polis memuruna bilgi verdiği, herhangi bir kastı olmadığı, olayın olduğu saatte hiç bir amire ulaşması mümkün olmadığından, mesai başlangıç saati olan 08:00’de komiseri arayıp haber vermeyi, ancak aynı gün saat 06:25’te nöbetçi müdürün hakkında tutanak tuttuğunu öğrenince buna gerek kalmadığını düşündüğü ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI
: Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ
: ...
DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay (Kapatılan) Onaltıncı Dairesi tarafından, Danıştay Beşinci Dairesine, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından da, Danıştay Başkanlık Kurulunun █████/2020 günlü, K:███████ sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davacı üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştay'da karar düzeltme yolu açık olmak üzere, █████/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY
:
Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 15. maddesinde; "Kararın verildiği güne kadar geçmiş hizmetleri olumlu ve sicilleri iyi olan memurlara Tüzükte gösterilen cezanın bir derece aşağısı uygulanabilir." kuralına yer verilmiştir.
Olayda; davacının disiplin cezasıyla cezalandırılmasına gerekçe teşkil eden, █████/2016 günü nokta nöbetinden amirin izni olmaksızın ayrıldığı hususunun sabit olduğu dosya içeriğinden anlaşılmakta ise de, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 11. maddesi uyarınca "24 ay uzun süreli durdurma" cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin Denizli Valiliği İl Polis Disiplin Kurulunun ... günlü,... sayılı kararında, suçun işleniş biçimi, niteliği ve mesleğin özelliğinden bahisle, anılan Tüzüğün 15. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiş olmakla birlikte, 15. maddede belirtildiği şekilde, davacının "geçmiş hizmetleri ve sicillerinin" kararda tartışılmayarak, kararın, objektif kriterlere dayandırılmaksızın, yalnızca suçun işleniş biçimi, niteliği ve mesleğin özelliğinden bahisle tesis edildiği anlaşılmıştır. 15. maddede önörgülen takdir yetkisinin maddede belirtilen kriterlere uygun kullanılmadığı açıktır.
Bu nedenle; davacının "24 ay uzun süreli durdurma" cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı ve kararın bozulması gerektiği gerekçesiyle, davanın reddi yolundaki kararın onanmasına ilişkin çoğunluk kararına katılmıyorum.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!