5. Ceza Dairesinden zimmet suçunda eksik ceza tayini, değer azlığı uygulaması eksikliği ve kazanılmış hak ihlali gerekçesiyle mahkumiyet hükmünün bozulmasına ilişkin karar.
Özet: Yerel mahkemenin zimmet suçundan verdiği mahkumiyet hükmü, mahkemenin gerekçesinde eylemlerin nitelikli temellük zimmeti olarak kabul edilmesine karşın, cezanın belirlenmesinde Türk Ceza Kanununun 247/3. maddesini uygulayarak eksik ceza tayin etmesi, bozma sonrası temin edilen bilirkişi raporuyla zimmet konusunun değer azlığı kapsamında olduğunun anlaşılmasına rağmen TCK 249. maddesinin uygulanmaması, kazanılmış hak nedeniyle ceza infaz usulüne ilişkin hatalı belirleme yapılması ve vekille temsil edilen katılan lehine avukatlık ücreti takdir edilmemesi gibi hukuka aykırılıklar nedeniyle bozulmuştur.
5. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ
    :Ağır Ceza Mahkemesi
    SAYISI
    : ████████ Esas, ████████ Karar
    SUÇ
    : Zimmet
    HÜKÜM
    : Mahkumiyet
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
    : Düzeltilerek onama
    Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
    Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
    Ancak;
    Kararın gerekçe kısmında isabetli biçimde "sanığın son eyleme kadar gerçekleştirdiği ve herhangi bir uyarı, ihbar, şikayet, denetim veya soruşturma olmaksızın kendiliğinden iade ettiği paraları mal edinmesinin kullanma zimmeti vasfında olduğunun ancak müracaat sonucu ortaya çıkan emlak vergisi ödenmesine ilişkin kısmın ise sanık tarafından temellük edildiğinin ve temellük zimmeti niteliği taşıdığının, bu itibarla hileli davranışlarla gerçekleştirilen tüm eylemlerinin kül halinde zincirleme şekilde nitelikli temellük zimmeti suçunu oluşturduğu" kabul edildiği, bu nedenle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 247/3. maddesinin sanık hakkında uygulanamayacağı gözetilmeden, gerekçeyle de çelişki oluşturacak şekilde cezanın belirlenmesi sırasında aynı Kanun'un 247/1 ve 247/2. maddelerinden sonra 247/3. maddesinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini,
    Bozma sonrası temin edilen ve dosya kapsamıyla uyumlu olan bilirkişi raporuna göre kullanma zimmetine konu nema miktarıyla temellük edilen miktarın toplamının zimmet suçunun konusunu oluşturan değer olduğunun, söz konusu meblağın suç tarihi itibari ile ekonomik koşullar ve paranın alım gücü yanında Dairemiz uygulamaları da nazara alındığında değer azlığı kapsamında kaldığının anlaşılması karşısında 5237 sayılı Kanun'un 249. maddesinin uygulanarak cezada indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
    1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 326/son maddesi gereğince kazanılmış hak nedeniyle cezanın 1 yıl 15 gün hapis cezası üzerinden infaz olunacağının belirtilmesi ile yetinilmesi gerekirken sanığın 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi,
    Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/1. maddesinde yer alan "Kamu davasına katılma üzerine, mahkumiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine bu Tarifenin ikinci kısmın ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir." biçimindeki düzenleme nazara alınarak, kendisini vekille temsil ettiren katılan ... lehine vekalet ücreti takdir edilmemesi,
    Kanuna aykırı, katılan vekilinin ve sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA 13.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!