İstanbul Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinde görülen, davacının tescilli markalarına tecavüz ve haksız rekabet iddiasıyla açılan, davalının benzer markayı aktif kullandığının bilirkişi raporuyla tespit edildiği marka davası.
Özet: Davacı, tescilli “...” ana markası ve buna bağlı seri markalarının davalı tarafından tescilsiz olarak kendi otel/konaklama projesinde “...” adıyla kullanılması nedeniyle marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluştuğunu iddia ederek ihlalin tespiti, durdurulması ve önlenmesini talep ederken, davalı ise markaların farklı olduğunu, hizmet sınıflarının uyuşmadığını ve kullanımı zaten bıraktığını savunmuş; ancak bilirkişi raporu davalının internet siteleri aracılığıyla “...” projesini tanıtmaya devam ettiğini ve aktif kullandığını tespit etmiştir.

T.C.
İSTANBUL1. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİESAS NO
: ███████ EsasKARAR NO
: ███████DAVA
: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:İDDİA
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davacı ...’in “...” ana markası kapsamında “...”, “...” ve “...” seri markaları altında hayata geçirilen “...” projesinin kurucusu olduğunu, Projeye adını veren “...” markası (Başvuru No....) Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde ...sınıflarda 15.06.2020 tarihinden beri Davacı ... adına tescilli bulunmakta olduğunu, “...” markasının ise (Başvuru No. ...) ... sınıflarda 22.01.2021 tarihinden beri tescilli olduğunu, “...” markasının (Başvuru No.... sınıflarda ve “... A.Ş.” markası (Başvuru No. ...) ...sınıflarında Davacı adına tescilli olduğunu, Davalı’nın “...” markasını tescilsiz olarak,davacının markalarının tescilli olduğu sınıflar kapsamındaki hizmetlerde fiilen kullandığını, Davalı’nın, Davacıya ait markalardan ve bu markaların aynı sektörde iştigal eden Davalı’nın, aynı müşteri kitlesine hitap eden Davacının kurucusu olduğu “...” projesi ile özdeşleştiğinden haberdar olmaması mümkün olmadığını, davalı’nın sahibi olduğu ... ilindeki otel/konaklama tesisi ve açık yaşam alanı projesinde, proje adı olarak “...” markasını kullandığı ve dilekçedeki görsellerden anlaşılacağı üzere, projeye ilişkin ...ve ... web siteleri ile ... hesabında yine bu markaya yer verdiğini, davalının "... " ibareli kullanımlarının davacının ... esas unsurlu seri markaları ile yarattığı marka hakkını ihlal ve haksız rekabet eyleminin tespiti, durdurulması, önlenmesi, ihtiyati tedbire hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.SAVUNMA
:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ...", davacının markalarından hem görünüş hem okunuş hem de anlamsal olarak farklılıklar taşımakta olduğunu,davalı şirketin 2011 yılından bu yana "... ŞİRKETİ" ticaret unvanıyla gayrimenkul/inşaat sektöründe aktif bir şekilde hizmet verdiğini, dava konusu "..." markasının ayırt edici unsurunun "..." kelimesi değil, "..." ibaresi olduğunu, davacının markalarının tescil edilen nice sınıflarıyla müvekkilinin hizmet verdiği nice sınıfının farklı olduğunu, dolayısıyla bir ihlal bulunmadığını, marka hakkına tecavüzün söz konusu olmadığının açıkça görülmekte olduğunu, markalar arasında iltibas ve marka tecavüzü iddialarını kabul etmemekle birlikte davalı şirketin söz konusu markanın kullanımına son vermiş olduğundan konusuz kalan davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
:Dava konusu uyuşmazlık; davalının "... " ibareli kullanımlarının davacının ... esas unsurlu seri markaları ile yarattığı marka hakkını ihlal ve haksız rekabet eyleminin tespiti, durdurulması, önlenmesi, ihtiyati tedbire hükmedilmesi, verilecek tedbir kararının hüküm kesinleşinceye kadar devamı taleplidir.Davanın açılmasını müteakip davacının dava, davalının cevap dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, duruşmada hazır olanlar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, arabuluculuk kurumundan faydalanmak istenilmediğinden tahkikat duruşmasına devam olunmuş, tarafların beyanlarında geçen deliller toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmış, HMK 184.madde kapsamında hazır olanlardan tahkikat ile ilgili beyanları sorulmuş, HMK 186. madde kapsamında ise karar duruşmasında hazır olanlardan esas ile ilgili son diyecekleri sorulmuştur.HMK 266. Madde kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Bilirkişiler ..., ...ve... tarafından düzenlenen █████/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle ; davalıya ait olduğu belirtilen bahsi geçen “...” internet web sitesinin güncel olarak kullanımda ve aktif olduğunu, alan adının whois (sahip) bilgileri kontrol edildiğinde bu alan adının 10.02.2011 tarihinin kayıt olunduğunu,genel olarak “...” adıyla “...” sektörlerine dair faaliyetler ile ilgili internet sitesi olarak kullanıldığı, ayrıca sitenin “...” sayfa linkindeki online tanıtım kataloğunda davaya konu “...” ibareli projenin tanıtımının yapıldığının görüldüğü, Davalıya ait olduğu belirtilen bahsi geçen “...” internet web sitesinin güncel olarak kullanımda ve aktif olmadığı, alan adının whois (sahip) bilgileri kontrol edildiğinde bu alan adının 13.09.2021 tarihinin kayıt olunduğu, alan adı sahibinin açıkça belirtilmediği gizli olduğu, davalıya ait olan ilgili internet web sitesinin “...” adresinde güncel olarak yayında olmaması nedeniyle ilgili sitenin geçmişte yayında olup olmadığını tespit edebilmek adına dünyanın en önde gelen web arşiv sistemi üzerinden yapılan inceleme sonucunda ilgili internet sitesinin 2021 yılından bu yana arşiv kayıtlarına ulaşıldığı ve davaya konu “...” ibareli projenin tanıtımının yapıldığı tespit edildiği, ilgili sitenin dava sonrasında yayından kaldırıldığı kanaati oluştuğunu, davalı tarafa ait olduğu belirtilen davaya konu “@...” isimli Instagram sosyal medya hesabına ait genel profil sayfası “...” ve paylaşımlar kontrol edildiğinde; ” ...” internet sitesi ile ilişkili olduğu, bu sebeple ilgili sosyal medya sayfa sahibi ile internet sitesi sahibinin aynı kişi/kişiler olduğunun anlaşıldığı, hesap adının “...” olarak belirtildiği, ilgili hesaptan yapılan paylaşımların genel olarak “...”tanıtımlarına ait olduğu ve davacı tarafça sunulan davaya konu “...” ibareli paylaşımlara ait linklerin güncel olarak yayında olmadığı, ancak dosyaya sunulan ekran görüntüleri detaylıca incelendiğinde ilgili paylaşımların geçmişte yayında olduğu anlaşıldığı, davalı ... 2005 yılından itibaren inşaat sektöründe faaliyet gösteren müteahhitlik firması olduğu, genel olarak ...’un ...konut ağırlıklı projeler gerçekleştirdiği, ... projesinin ...’te tamamlamış olduğu konut projesi olduğu, davalı kullanımlarının davacı adına tescilli ... (... Sınıf), ... (... Sınıf), .. A.Ş (... Sınıf) markalarından doğan haklarına 6769 Sayılı SMK’ nın 29. Maddesi uyarınca marka hakkını ihlal niteliğinde bulunduğunu , ayrıca haksız rekabet hükümleriyle korunamayacağını bildirilmişlerdir.Bilirkişiler ..., ... ve ... █████/2025 tarihli ek bilirkişi raporunda özetle; "Davalıya ait olduğu belirtilen bahsi geçen “...” internet web sitesinin güncel olarak kullanımda ve aktif olduğu ve internet sitesinin içerikleri detaylıca incelendiğinde genel olarak “...” adıyla “...” sektörlerine dair faaliyetler ile ilgili internet sitesi olarak kullanıldığı, ayrıca kök raporda tespiti yapılan tüm sayfaların aynı şekilde güncel olarak yayında olduğu ve özellikle belirtilen “...” katalog linkinde dava konusu bahsi geçen “...” ibareli projenin tanıtımların da güncel olarak yayında bulunmaya devam etmekte olduğu tespit edildiğini, davalıya ait olduğu belirtilen bahsi geçen “...” internet web sitesinin kök rapordaki tespitlerle aynı olacak şekilde güncel olarak kullanımda ve aktif olmadığı, davalıya ait olduğu belirtilen ilgili internet web sitesinin “...” adresinde güncel olarak yayında olmaması nedeniyle ilgili sitenin geçmişte yayında olup olmadığını tespit edebilmek adına dünyanın en önde gelen web arşiv sistemi olan “web.archive.org” üzerinden yapılan inceleme sonucunda ilgili internet sitesinin 2021 yılından bu yana arşiv kayıtlarına ulaşıldığı ve davaya konu “...” ibareli projenin tanıtımının yapıldığı tespit edildiği, ilgili sitenin en son olarak “20 Şubat 2024” arşiv kayıtlarına ulaşıldığı, yani ilgili sitenin “20 Şubat 2024” tarihi sonrasında yayından kaldırıldığı anlaşıldığı, ancak her gün sistem tarafından sitenin arşiv kaydının yapılmaması nedeniyle arşiv sisteminden tam olarak yayından kaldırma tarihi tespitinin mümkün olamayacağı, davalı ... yılından itibaren inşaat sektöründe faaliyet gösteren müteahhitlik firması olduğu, genel olarak ... konut ağırlıklı projeler gerçekleştirdiği, ... projesinin ...’te tamamlamış olduğu konut projesi olduğu, davalı kullanımlarının davacı adına tescilli ... (.... Sınıf), ... (.. Sınıf), ... A.Ş (.. Sınıf) markalarından doğan haklarına 6769 Sayılı SMK’ nın 29. Maddesi uyarınca, ihlal yaratır nitelikte olduğunu bildirmişlerdir.Toplanan deliller, marka tescil belgesi, HMK 266 madde kapsamında denetim ve hüküm kurmaya elverişli, dosyadaki deliller ile uyumlu bilirkişilerin kök ve ek raporları bir arada incelendiğinde;“...” markasının (Başvuru No....) ... sınıflarda 15.06.2020 tarihinden itibaren, “...” markasının (Başvuru No. ...) .... sınıflarda 22.01.2021 tarihinden itibaren, “...” markasının (Başvuru No....) ... Sınıflarda 8..11.2021 tarihinden itibaren, “... A.Ş.” markasının (Başvuru No. ...) ....sınıflarında 12.6.2022 tarihinden itibaren Davacı ... adına tescilli olduğu Türk Paten ve Marka Kurumundan celp edilen marka tescil belgelerinden anlaşılmıştır.MARKA HAKKINI İHLAL VE HAKSIZ REKABET İDDİALARININ İNCELENMESİ6769 Sayılı SMK'nın 7. maddesinde öngörülen marka tescilinden doğan hakların kapsamı ve istisnaları şu şekilde düzenlenmiştir.(1) Bu Kanunla sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir.(2) Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır:a) Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması.b) Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması.c) Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye'de ulaştığı tanınmıştık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması.(3) Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması hâlinde, ikinci fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir:a) İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması.b) İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi.c) İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi.ç) İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması.d) İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması.e) İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması.f) İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması.(4) Markanın sahibine sağladığı haklar, üçüncü kişilere karşı marka tescilinin yayım tarihi itibarıyla hüküm ifade eder. Ancak marka başvurusunun Bültende yayımlanmasından sonra gerçekleşen ve marka tescilinin ilan edilmiş olması hâlinde yasaklanması söz konusu olabilecek fiiller nedeniyle başvuru sahibi, tazminat davası açmaya yetkilidir. Mahkeme, öne sürülen iddiaların geçerliliğine ilişkin olarak tescilin yayımlanmasından önce karar veremez.6769 Sayılı SMK m. 29/l-(b) hükmü uyarınca markanın hak sahibinin izni olmaksızın aynı veya ayırt edilemeyecek şekilde benzerinin kullanılması yoluyla taklit edilmesi doğrudan marka tecavüzü olarak öngörülmüştür.Bununla birlikte tescilli marka ile aynı olan işaretin tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması da marka tecavüzü olarak öngörülmüştür (SMK m, 7/2-(a)), Öte yandan tescilli marka ile aynı veya benzer olan ibarenin tescilli markanın kapsadığı aynı veya benzer mal ve hizmetlerde kullanılması durumunda halk nezdinde karıştırılma ihtimalinin söz konusu olması halinde ilgili kullanım marka hakkına tecavüz teşkil edecektir (SMK m. 7/2-(b)).TTK MADDE 54- (1) Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır.(2) Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır.Bilindiği üzere TTKm.54 uyarınca '“haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır”. Kanun koyucunun ETKm.56’da yer alan “Haksız rekabet, aldatıcı hareket veya hüsnüniyet kaidelerine aykırı sair suretlerle iktisadi rekabetin her türlü suistimalidir” şeklindeki tarifinden çok daha geniş ve çok daha kapsamlı bir haksız rekabet hükmüne yer verdiği açıktır. Bir eylemin haksız rekabet olarak nitelendirilmesi için taraflar arasında dar anlamda rekabet ilişkisinin olmasına, yani tarafların aynı sektörde olmalarına ve birbirlerine rakip konumda olmalarına gerek yoktur (POROY R/ YASAMAN H, Ticari işletme Hukuku, 15. Bası, İstanbul 2015, s. 334; NOMER ERTAN, F, Haksız Rekabet Hukuku, İstanbul 2016, s. 115).Yasal mevzuatta da işaret edildiği üzere TTK m. 54 hükmü, haksız rekabetin tanımlanmasında “dürüstlük kuralı”nı temel kriter olarak görmüştür. Buna göre bir eylemin haksız rekabet olup olmadığının belirlenmesindeki, o eylemin dürüstlük kuralı ile örtüşüp örtüşmediğine bakılmalıdır . Haksız rekabetin genel tanımını veren bu hükmün yanı sıra, TTK m. 55 hükmü uygulamada sıkça karşılaşılan haksız rekabet hallerini sınırlayıcı olmayacak şekilde saymıştır. Bununla birlikte TTK m. 55’te sayılan haksız rekabet hallerinin sınırlayıcı olmadığı, sadece TTK m. 54/2’de belirtilen haksız rekabet eyleminin örnekseme yoluyla sayılmış örnekleri olduğu açıktır. Ayrıca TTKm.55 özel olarak bazı haksız rekabet eylemleri sayılmıştır. Bunlardan TTK m.55/4’de yer alan “Başkasının malları, işi ürünlerini, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak” şeklindeki eylem açısından davalı tarafın eyleminin değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu hükmün uygulanabilmesi için, bir kimsenin bir başkasının iş ürünlerini, mallarını, faaliyet veya eylemlerini veyahut haklı olarak kullandığı işaretlerini haksız yere vere karıştırılmaya sebep olacak şekilde kullanması gerekli ve yeterlidir.Somut olayda alınan bilirkişi raporları kapsamına göre davacının ... esas unsurlu markaları ile seri markalar yarattığı, davalı’nın ise “...” markasını kullandığı, davalının kullanımındaki esas unsurun ... ibaresi olduğu, her iki markayı gören tüketicinin davalının markasını davacının seri markalarından biri olarak algılamasının kaçınılmaz olduğu dolayısıyla somut olayda ham marka hakkını ihlal hemde eylemin haksız rekabete neden olduğu anlaşılmıştır.Davacı adına tescilli olan “...” ana unsurlu markaların ... Sınıfta yer alan hizmetleri bakımından tescilli olduğu görülmektedir.Türk Patent Kurumu tarafından 2021 yılında yayımlanan Marka İnceleme Kılavuzu'nunda Gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri (.... sınıf) ile inşaat hizmetleri (... sınıf)” kısmında...Sınıflar'da yer alan hizmetler arasında benzerlik olduğu kabul edilmektedir.Gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri (... sınıf) ile inşaat hizmetleri (... sınıf) Gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri gayrimenkullerin alımı, satımı, finansal kiralanmasına aracılık hizmetleri ile gayrimenkullere değer biçme gibi hizmetleri içeren genel bir tanımlamadır. İnşaat hizmetleri ile gayrimenkul komisyonculuğu hizmetlerinin doğaları ve kullanım amaçları farklı olsa da hitap ettikleri tüketici kesiminin aynı olması ve inşaat sektöründe faaliyet gösteren işletmelerin yaygın olarak gayrimenkul komisyonculuğu veya idaresi hizmetleri sunmaları nedeniyle ticari kaynakta benzerlik bulunmaktadır. Dolayısıyla tarafların sunduğu hizmetler arasında benzerlik bulunduğu anlaşılmıştır.Öte yandan markaların esaslı ve ana unsurunun “ ..." ibaresi olduğu ve davacının “..." ibareli seri markalarının .... Sınıfta yer alan Gayrimenkul komisyonculuğu, Müşavirliği ve idaresi hizmetleri (.... sınıf) ile inşaat hizmetleri (.... sınıf)” bakımından tescilli olduğu , davacı adına tescilli “...” ve “... A.Ş.”Markasının ... Sınıfta tescilli olduğu, davalı ... Yapının 2005 yılından itibaren inşaat sektöründe faaliyet gösteren müteahhitlik firması olduğu, genel olarak... konut ağırlıklı projeler gerçekleştirdiği, ... projesinin ...’te tamamlamış olduğu konut projesi olduğu, davalı kullanımlarının davacı adına tescilli ... (... Sınıf), ... (...Sınıf), ... A.Ş (... Sınıf) markalarından doğan haklarına 6769 Sayılı SMK’ nın 29. Maddesi uyarınca tecavüz eyleminin gerçekleştiği ve eylemin aynı zamanda haksız rekabete neden olduğu da anlaşılmıştır.Yargıtay 11.HD’ haksız rekabete ilişkin son dönemde verdiği kararlarda 6102 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonraki olaylara dayalı açılan davalarda, tescilli sınai haklar bakımından sadece özel kanun olan SMK hükümleri uygulanabileceğine dair kararları bulunduğu ancak daha önce verilen kararlarda ise kümülatif korumanın geçerli olduğu yani eylemin hem özel yasa hem genel yasa hükümleri ile korunmakta olduğu yönünde verdiği kararlar bulunduğu dolayısıyla içtihadı birleştirme yönünden henüz yüksek Mahkemeden çıkmış bir karar bulunmadığından , mahkememizin kanaatıne göre; eylemin gerek özel gerekse genel yasada ifadesini bulan hükümlere aykırılık teşkil ettiği gözetilerek Davalının davacının marka hakkına tecavüz ettiğinin ve eyleminin haksız rekabete neden olduğunun tespitine, men ve ref’ine, Davacıya ait ... esas unsurlu ... Sınıfta tescilli markalar ile karıştırma ihtimali yaratan davalı kullanımında içinde ... ibaresi geçen davacının ... esas unsurlu tescilli markaları ile aynı mal ve hizmetler yönünden karıştırma ihtimali yaratan davalının ticari nitelikteki tüm tanıtım ve sosyal medya dahil internet dahil kullanımlarının İHTİYADİ TEDBİR yolu ile önlenmesine, ticari evrak , sipariş formu ve faturaların 3.kişilerinin haklarının korunması bakımından tedbir kararı dışında tutulmasına,davalının ... linkinde yer alan ... ibareli proje tanıtımlarının yayınlanmasının engellenmesine, içerik işbu karar tarihinden itibaren 30 günlük kesin sürede davalı yanca tanıtımlardan çıkarılmadığı takdirde alan adına erişimin engellenmesine karar verilmesine, ... ibareli alan adı aktif olarak yayında olmadığından bu alan adı ilgili olarak karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmesi gerekmiştir.HÜKÜM
:DAVANIN KABULÜNE1-Davalının davacının marka hakkına tecavüz ettiğinin ve eyleminin haksız rekabete neden olduğunun tespitine, men ve ref’ine,2-Davacıya ait ... esas unsurlu ... Sınıfta tescilli markalar ile karıştırma ihtimali yaratan davalı kullanımında içinde ... ibaresi geçen davacının ... esas unsurlu tescilli markaları ile aynı mal ve hizmetler yönünden karıştırma ihtimali yaratan davalının ticari nitelikteki tüm tanıtım ve sosyal medya dahil internet dahil kullanımlarının İHTİYADİ TEDBİR yolu ile önlenmesine, ticari evrak , sipariş formu ve faturaların 3.kişilerinin haklarının korunması bakımından tedbir kararı dışında tutulmasına,3- davalının ... linkinde yer alan ... ibareli proje tanıtımlarının yayınlanmasının engellenmesine, içerik işbu karar tarihinden itibaren 30 günlük kesin sürede davalı yanca tanıtımlardan çıkarılmadığı takdirde alan adına erişimin engellenmesine karar verilmesine,4-... ibareli alan adı aktif olarak yayında olmadığından bu alan adı ilgili olarak karar verilmesine yer olmadığına,5-HMK 329 madde kapsamında davacı ile müvekkili arasında kararlaştırılan vekalet ücretinin davalıdan tahsili isteminin reddine, sair yasal vekalat ücretinin ve yargılama giderlerinin gerekçeli kararda hüküm altına alınmasına,6-615,40 TL ilam harcının peşin alınan 427,60 TL harçtan mahsubu ile eksik kalan 187,80 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,7-Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,8-Davacı tarafın yargılama giderlerinden olan 427,60 TL başvuru harcı 427,60 TL peşin harç 422 TL tebligat ve müzekkere masrafı, 12.000 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 13.277,20 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,9-Davacı tarafın yapmış olduğu yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,10-Taraflarca fazla yatırılan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ve talebi halinde iadesine,Dair verilen karar davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İSTİNAF YASA yolu açık olmak üzere karar verilip tefhim kılındı, hazır olanlara duruşma zaptından örnek verildi.█████/2025Katip Hakim¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır