Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesinin trafik kazasında ağır yaralanan yaya için açılan haksız fiilden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasına ait gerekçeli kararı.
Özet: Bu dava, yaya olarak karıştığı trafik kazasında ağır beyin hasarı alan bir çocuğun ve psikolojik travma yaşayan ebeveynlerinin, bakıcı, tedavi ve iş gücü kaybı gibi maddi zararlar ile manevi tazminat taleplerini konu almakta olup, davalı sigorta şirketi ve araç sahibi, davacıların zorunlu sigorta başvuru şartını eksik evrakla yerine getirmemesi nedeniyle davanın usulden reddini, kusur ve maluliyet oranlarının adli tıp kurumunca tespitini, sorumluluğun poliçe limitleri ve sürücünün kusuru oranında sınırlı tutulmasını ve müterafik kusurun araştırılmasını talep etmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.DİYARBAKIRASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO
:KARAR NO
:HAKİM
:KATİP
:DAVACILAR
:VEKİLİ
:DAVALI
:VEKİLİ
:DAVALI
:VEKİLİ
:DAVA
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2023KARAR TARİHİ
: █████/2025GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
:Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ..... , müvekkilleri .....ve .....müşterek çocukları olduğunu, müvekkili ....., .....tarihinde saaf .....:00 sıralarında “Diyarbakır ili .....1. Sk.” içerisinde yaya olarak hareket ettiği esnada, .....plakalı .....ait aracın hızlı gelmesi ve sokak içerisinde müvekkiline çarpması neticesinde ağır yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkili .....çarpmanın etkisi ile yere düştüğünü ve bilincinin kapsandığını, davalının kusurlu olduğunu, kaza nedeniyle müvekkilinin beyninde ağır kalıcı hasar oluştuğunu, ders notlarının düştüğünü, unutkanlık başladığını, zaman zaman baygınlık geçirdiğini, müvekkilleri nezdinde kızlarının çocuk yaşta ağır yaralamasının psikolojik travma yarattığını, müvekkillerinin aşırı derecede üzüntü duyduğunu ve ruh sağlıklarının bozulduğunu, devam eden dava süresinde müvekkillerin telafisi imkansız zarârlara uğramaması adına müvekkili .....dava konusu kaza nedeniyle katlandığı bakıcı gideri için şimdilik 100,00 TL, tedavi giderleri için 100,00 TL, geçici iş gücü kaybından doğan zararlar için 100,00 TL, sürekli iş gücü kaybından doğan zararlar için 100,00 TL maddi tazminatı tüm davalılardan; manevi tazminat olarak ise, müvekkili .....için 120.000,00 TL, müvekkil .....için 60.000,00-TL, müvekkil .....için 60.000,00 TL olmak üzere toplamda 240.000,00 TL Manevi Tazminatı davalı asilden talep ve dava etmiştir.Davalı .....Sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; .....plakalı araç, müvekkili şirket nezdinde .....poliçe no’lu .....- .....vade tarihli zorunlu karayolu mali mesuliyet trafik poliçesi ile sigortalandığını, müvekkili sigorta şirketi şahıs başına azami poliçe limiti ile sınırlı olarak sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğunu, davacı tarafa eksikliklerin giderilmesi için dilekçe ekinde sunulan yazı iletildiğini ancak davacı taraf eksiklikleri gidermeksizin işbu davayı açmış bulunduğunu, ilgili kanun maddeleri ve poliçe genel şartları uyarınca başvurusu bulunmayan davacının davasının usulden reddi gerektiğini, müvekkil sigorta şirketinin sorumluluğu, karayolları trafik kanunu ve poliçe genel şartları gereğince “karayolu”nda meydana gelen zararların poliçe limiti dahilinde sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve gerçek zararın tazmini ile sınırlı olduğunu bu sebeple adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesinden kusur raporu alınması gerektiğini, yeni genel şartlar, ilgili mevzuat ve yönetmelik değişiklikleri uyarınca sigorta şirketelerinin bakıcı giderlerinden sorumlu tutulabilmesi ancak ve ancak maluliyet oranının %70 üzeri olduğunun tespit edildiği durumlarda mümkün olabileceğini, maluliyet oranının %70 üzerinde olduğu durumlarda adli tıp ihtisas dairesinden bakıcı ihtiyacı bulunup bulunmadığı hususunda rapor alınması yasal zorunluluk olduğunu, izah edilen sebeplerle; ile yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini, öncelikle ktk 97. madde gereği yerine getirilmesi icap eden sigorta kuruluşuna başvuru şartı, davacılar tarafça yerine getirilmediğini, olması nedeniyle, hmk 115/2 maddesi gereği davanın usulden reddine karar verilmesine, davayı kabul anlamına gelmemek koşulu ile ; kusur durumunun tespiti için dosyanın ceza dosyası ile birlikte adli tıp kurumu ihtisas dairesine gönderilmesine, erişkinler için engellilik tespiti için dosyanın adli tıp ihtisas dairesine gönderilmesine, anılan kazada müterafik kusur gibi tazminatta indirim sebebi olacak sair hususların mahkemece re’sen tesbitini, dosyanın tüm bu eksiklikler tamamlandıktan sonra zararın oluşup oluşmadığı ve var ise ne kadar olduğunun tespiti için aktüer bilirkişiye gönderilmesini, davanın esastan reddi ile temerrüde düşmemiş ve davanın açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan müvekkil şirket aleyhine yargılama giderine, faize ve vekalet ücretine de hükmolunmamasını, hükmolunması halinde müvekkil şirketin sorumlu olduğu azami police limiti ve sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı dikkate alınarak yargılama giderine, faize ve vekalet ücretine hükmolunmasını vekil sıfatıyla arz ve talep etmiştir.Davalı .....vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı her ne kadar .....tarihinde davalı sigorta şirketine başvuru yaptığını iddia etmiş olsa da yeterli ve gerekli evrakla başvuru yapılmaması ve evrakların sigorta şirketine iletilmemesi sebebiyle süreç olumsuz sonuçlandığını, .....tarihli Kanunun 6. maddesi uyarınca ve poliçe genel şartları uyarınca (m.B.2.1) davacının başvurusu bulunmadığını, bu sebeple arabuluculuk aşamasından önce geçerli başvuru yapılmadığından, dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddedilmesi gerektiğini, kusur durumu adli tıp kurumu marifeti ile tespit edilmesi gerektiğini, maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi hususunun adli tıp kurumu 3. ihtisas dairesi tarafından yerine getirilmesi gerektiğini davayı kabul anlamına gelmemek şartıyla zarar hesabının aktüerler tarafından yapılması gerektiğini açıklanan nedenlerle; davanın öncelikle usulden reddini, aksi halde esastan reddini, kabule göre kusur raporunun adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesinde alınmasına, erişkinler için engellilik tespiti için dosyanın adli tıp ihtisas dairesine gönderilmesine, kaza tarihinden itibaren avans faizi talebinin reddine, anılan kazada tazminatta indirim sebebi olacak sair hususların mahkemece resen tespitini, dosyanın tüm bu eksiklikler tamamlandıktan sonra zararın oluşup oluşmadığı ve var ise ne kadar olduğunun tespiti için aktüer bilirkişiye gönderilmesini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı tarafa yüklenmesine, karar verilmesini arz ve talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :Dava, trafik kazası nedeniyle 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun ("TBK") m. 49 (818 Sayılı BK m. 41) vd. hükümlerine göre ZMMS sigortacısı aleyhine açılmış haksız fiil hukuksal nedenine dayalı geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik, tedavi gideri, bakıcı gideri ve manevi tazminat kalemlerinden oluşan maddi tazminata ilişkin tazminat davası olduğu anlaşılmıştır.Uyuşmazlık noktasının meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacı .....sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik, bakıcı ve tedavi gideri taleplerinin tüm davalılardan, davacılar için ayrı ayrı manevi tazminat taleplerinin davalı gerçek kişiden tahsili talebine ilişkin olduğu anlaşıldı.Haksız fiilden doğan borçlar TBK m. 49 (818 Sayılı BK m. 41) vd. hükümlerine düzenlenmiş olup; haksız fiilin unsurları (i) hukuka aykırı fiil, (ii) zarar, (iii) kusur ve (iv) illiyet bağı şeklindedir. Yine TBK m. 50 (BK m. 42) hükmünde zarar görenin, zararını ve zarar verenin kusurunu ispatlama yükümlülüğü altında olduğu hükme bağlanmıştır.ZMSS, 2918 sayılı KTK'nun 91 vd. maddelerince düzenlenen moturlu bir aracın, karayolunda işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan sorumluluk sigortası türüdür. Bu tanımdan da anlışalacağı üzere ZMSS, karayolunda motorlu araç işletenin, işlettiği araç nedeniyle üçüncü kişilere verilen bedensel (cismani) ve eşya zararlarından doluya onun mali ve hukuki sorumluluğunu üçüncü kişilere karşı güvenceye alması nedeniyle bir pasif ve aynı zamanda zarar sigortası niteliğini taşımaktadır.Cumhuriyet Başsavcılığının .....soruşturma sayılı dosyasında kusur durumunun tespiti yönünden bilirkişi raporu aldırılmış olup, bilirkişi raporunda özetle; ".....plakalı otomobil sürücüsü .....; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun hızın gerekli şartlara uygunluğunu sağlamak üst başlıklı 52. Maddesinin B Bendini (Araç sürücüleri hızlanıp, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak zorundadırlar) ihlal ettiğinden dolayı kazanın oluşumunda otomobil sürücüsü olan .....ASLİ kusurlu olduğu, Yaya .....yönünden; Dosya kapsamında bulunan bilgilere göre kaza esnasında yol kenarında bulunan yaya kaldırımı üzerinde yürüdüğü kollukta ifade veren kişilerin beyanından anlaşıldığı için kazanın oluşumunda kusurunun olmadığı kanaatine varıldığı" şeklinde mütalaada bulunulmuş, ilgili rapordaki tespitlerin dosya kapsamı ile uyumlu ve denetlenebilir olduğu kanaatine varılarak iş bu dosya kapsamında taraflara tebliğe çıkartılarak neticeten ilgili tespitler hükme esas alınmıştır.Davacının maluliyet durumuna ilişkin alınan Dicle ATK'nın adli tıp raporlarının birlikte değerlendirilmesi neticesinde; "30.03.2013 gün ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" hükümlerine göre değerlendirildiiğinde; Nöbeti olmayan ancak nöbet geçirme riski olan %5, kişinin özür oranının %5 ve sürekli olduğu, .....tarihinden itibaren kişinin tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı (temizlik, banyo, tuvalet, yeme-içme, vb.) ihtiyaç süresinin 1 ay olduğu, .....tarihinden itibaren kişinin iyileşme süresinin 4 aya kadar uzayabileceği, bu süre zarfında %100 özürlü sayılması gerektiği şeklinde" hususu rapor edilmiş ve ilgili tespitler mahkememizce benimsenerek hükme esas kabul edilmiştir.Yargıtay içtihatlarında benimsendiği üzere TRH 2010 Tablosu'na göre davacının yaşı nazara alınarak muhtemel bakiye ömrün belirlenmesi ve güncel asgari ücret tarifesi üzerinden; %1,8 teknik faiz uygulanmadan, progresif rant formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması, bilinmeyen/işleyecek devre hesabı yapılırken, bilinen son gelirin her yıl için %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi yönteminin kullanılması, bilinen ve bilinmeyen dönem hesabının hangi tarihlerden başlayıp hangi tarihte bittiği, davacı açık ve denetime elverişli bir şekilde belirtilerek sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik, bakıcı gideri ve manevi tazminat hesaplamasının yapılması için dosya aktüer bilirkişisine tevdii edilmiş ve alınan raporda özetle; " .....tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu malul kalan davacı .....’indava dosyasına sunulan maluliyet ve kusur raporlarındaki tespitler doğrultusunda maddi zararınınhesaplaması yapıldığını, kaza sonucu % 5 oranında malul kalan davacının bilinen ve bilinmeyen dönem Sürekliİşgücü Kaybı tazminatına ilişkin maddi zararının yukarıda hesaplandığı, davacının geçici işgöremezlik dönemi ile bilinen dönem içerisinde 18 yaşından küçük olması nedeniyle 4 aylık geçici işgöremezlik tazminatının hesaplanamadığı, sakatlanma ve ölüm halinde 2015 yılı(01.01.2015-31.12.2015) için kişi başına asgari teminatmiktarı 290.000,00 TL olduğu, hesaplanan tazminatın asgari teminat limitinin üzerinde olduğu, davalıtarafın kusuruna tekabül eden maddi tazminat miktarının; Geçici İş Göremezlik(4 Ay) 0,00 TL, Sürekli İş Göremezlik(Bilinen Dönem) 38.584,99TL, Sürekli İş Göremezlik(Bilinmeyen Dönem) 784.344,89TL, Bakıcı Gideri(1 Ay) 1.273,50TL olmak üzere toplam tazminatın 824.203,38 TLolduğu" raporda belirtilmiştir.Alınan aktüerya raporunun dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, denetlenebilir ve hüküm kurmaya elverişli olduğu kanaat edilmekle hükme esas alınmıştır.Mahkememize sunulan tedavi giderlerinin hesaplanmasına yönelik bilirkişi raporunda özetle; "dosya içeriğinde fatura edilen tedavi masrafları bulunmadığı, bu tür bir yaralanmada fatura edilemeyen bir takım (ulaşım, barınma, beslenme, pansuman, rehabilitasyon, özel hastane muayene farkı vb.) masrafların olması beklendiği, kişinin hastaneye pek çok kez tedavi, pansuman ve kontrol amacıyla gidip gelmesi gerektiği, kendisinin ve yakınlarının yol gideri, beslenme ve barınma gideri, pansuman, temizlik, ilaç ve vitamin gibi kaçınılmaz ve zorunlu giderlerin niteliği, tarihleri ve yerleri tam olarak bilinemeyeceğin, yaralanmanın ağırlığı, uygulanan tedavi ve ameliyatlar, refakatçi ihtiyacı olup olmadığı, hastanede yatış süresi, kontrol muayeneleri, kullanılan ulaşım araçları gibi hususlar dikkate alındığında, masrafların yaklaşık olarak belirlenmesinin uygun olduğu, yaralanmanın ağırlığı, mesafeler ve tedavi süreci göz önüne alındığında, .....’in SGK kapsamı dışında kalan kaçınılmaz giderlerinin 2015 yılında 176.5 TL, 2019 yılında 290,8 TL, 2022 yılında 187 TL olarak kabul edilebileceği" şeklinde rapor sunulmuştur.Alınan raporunun dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, denetlenebilir ve hüküm kurmaya elverişli olduğu kanaat edilmekle hükme esas alınmıştır.6098 Sayılı TBK'nun 54. maddesinde çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden doğan kayıplar ile kazanç kaybı, bedensel zararlar kapsamında sayılmış olup, geçici iş görmezlik zararının bu kapsamda olmasına, sürücü ve işletenin, zarar görenin geçici iş görmezlik zararlarından sorumlu olması nedeniyle, aracın sigortalı olması halinde 2918 Sayılı Yasanın 90. Maddesi gereğince, sigortanın sorumluluğu da TBK hükümlerine göre belirlenecektir.Bütün dosya kapsamı, alınan bilirkişi raporu, ATK raporları ve miktar arttırım dilekçesine göre; .....tarihli trafik kazası neticesinde davalı sigorta şirketine ZMMS ile sigortalı olan aracın %100 kusurlu olduğu, davacının kaza nedeni ile yaralandığı, yaralanmaya bağlı olarak davacının iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 4 aya kadar uzayabileceğinin anlaşıldığı, aktüer raporuna göre geçici iş göremezlik tazminatının davacının kaza tarihinde 18 yaşından küçük olduğundan dolayı geçici iş göremezlik tazminatı talep edemeyeceği, davacının yaralanmasına bağlı bakıcı ihtiyacı giderinin 1.273,50 TL tedavi giderinin 654,30 TL olduğu, 2918 sayılı yasanın 91.md göre davalı sigorta şirketinin kaza tarihi itibariyle teminat limitinin ölüm ve sakatlanma teminat limitinin kişi başına 290.000,00 TL ve sağlık gideri teminat limitinin 290.000,00 TL olduğu ve belirlenen bu teminat miktarları itibari ile sorumlu olduğu ve davacının davasını belirlediği tutarın sürekli iş göremezlik talebi yönünden bu teminat limiti üzerinde kaldığı, sigorta şirketinin bakıcı gideri ve tedavi gideri yönünden yönünden ise sağlık gideri teminatı nedeniyle ilgili kalemlerin tamamından sorumlu olduğu, davacının talep etmiş olduğu sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden sigorta şirketinin 290.000,00 TL ile sınırlı olarak sorumlu olduğu, neticeten davalı araç işleteninin 822.929,88 TL sürekli iş göremezlik tazminatı 1.273,50 TL bakıcı gideri 654,30 TL tedavi giderinin tamamından sorumlu olduğu anlaşılmakla davanın maddi tazminat talepleri yönünden kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir. Ayrıca 2918 sayılı KTK.'nun 99/1. maddeleri ile ZMSS poliçesi Genel Şartlarının B.2. maddesi uyarınca rizikonun belge ve bilgileri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Davacı vekilince usulüne uygun başvuruyu takip eden 8. İş gününün .....tarihine isabet ettiği ve bu tarih itibari ile sigorta şirketinni temerrüde düştüğü, davalı asil yönünden ise haksız fiil tarihi itibariyle faiz talep edilebileceği, kazaya karışan davalı nezdinde sigortalı aracın hususi olduğu anlaşılmakla yasal faize karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.Manevi tazminat bakımından yapılan incelemede;6098 sayılı TBK'nun 56. maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, TMK.'nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür. 22.6.1966 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.Somut olayda hükme esas alınan kusur raporu, kazanın oluş şekli, kusur durumu, kaza nedeniyle davacı .....ve ebeveynleri olan diğer davacıların yaşadığı acı, elem, üzüntü, ıstırap, keder nedeniyle lehine manevi tazminata hükmedilme şartları gerçekleşmiştir. Tarafların ekonomik ve sosyal durumu, kaza tarihinin 2015 yılı olması, paranın satın alma gücü, davalının %100 oranda asli kusurunun bulunması, somut olayın özellikleri ile hak ve nasafet kuralları gereği davacı yönünden 15.000 TL, davacı ebeveynler yönünden ayrı ayrı 7.500,00'er TL manevi tazminata hükmedilmesine ve kabul edilen edilen tazminata Yargıtay içtihatlarında benimsendiği üzere haksız fiil tarihinden itibaren davalının temerrüde düşeceği bu tarih itibari ile alacağın muaccel hale geleceği anlaşılmakla haksız fiil tarihi olan .....tarihinden itibaren manevi tazminata hükmetmek gerekmiştir. Faiz türü açısından ise aracın hususi kullanıma özgülendiği anlaşılmakla talep doğrultusunda yasal faize hükmedilmesine kanaat getirilmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi gerekçeli kararda açıklandığı üzere;1-Davanın kısmen KABULÜ kısmen REDDİ İLE;a) 822.929,88 TL sürekli iş göremezlik tazminatı,1.273,50 TL bakıcı gideri tazminatı, 654,30 TL tedavi gideri tazminatı olmak üzere toplam 824.857,68 TL tazminatın (davalı sigorta şirketinin 291.927,80 TL'sinden poliçe limitleri dahilinde sorumlu olması kaydıyla) davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan ....., davalı .....yönünden haksız fiil tarihi olan .....tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,b) Davacının geçişi iş göremezlik tazminatı isteminin REDDİNE,c) Davacı .....manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 15.000,00 TL'nin, haksız fiil tarihi olan .....tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı .....tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,d) Davacı .....manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 7.500,00 TL'nin, haksız fiil tarihi olan .....tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı .....tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,e) Davacı .....manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 7.500,00 TL'nin, haksız fiil tarihi olan .....tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı .....tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,2-a) Harçlar Kanunu gereğince kabul edilen maddi tazminat yönünden alınması gereken 56.346,02.-TL harçtan, başlangıçta alınan 179,90.-TL başvurma harcı, 359,80.-TL peşin harç ve 14.082,00-TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 41.724,32.-TL karar ve ilam harcının, davalı sigorta şirketinin bu bedelin 14.766,65.-TL'lik kısmından sorumlu olması kaydıyla, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irat kaydına,b) Harçlar Kanunu gereğince kabul edilen manevi tazminat yönünden alınması gereken 2.049,30.-TL harcın, davalı .....tahsili ile Hazineye irat kaydına,b) Davacıların peşin yatırdığı 179,90.-TL başvurma harcı, 359,80.-TL peşin harç ile 14.082,00.-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 14.621,70.-TL harcın davalı sigorta şirketinin bu bedelin 5.174,76.-TL'lik kısmından sorumlu olması kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine,3) Yargılama sırasında davacılar tarafından yatırılan gider avansından harcanan 5.500,00.-TL bilirkişi ücreti, 595.00-TL adli tıp fatura ücreti, 2.165,00.-TL tebligat ve müzekkere ücreti olmak üzere toplam 8.260,00.-TL yargılama giderinin, tüm giderler maddi tazminat için yapılması gerektiğinden; kabul/red oranı dikkate alınarak, 8.249,26.-TL'lik kısmının (davalı sigorta şirketinin 2.919,49.-TL'den sorumlu olması kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına,4)a- Maddi tazminat yönünden; Davacı .....kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/1 maddesi gereğince hesaplanan 127.480,02.-TL vekalet ücretinin, davalı sigorta şirketinin 46.780,00-TL'lik kısmından sorumlu olması kaydıyla, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı .....verilmesine,b) Davalı .....ve davalı sigorta şirketi kendilerin ayrı ayrı vekil ile temsil ettirdiğinden, reddedilen maddi tazminat kısmı yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 10/1-2 maddesi gereğince hesaplanan 100,00.-TL vekalet ücretinin davacı .....tahsili ile 1/2'şer oranda aynı ayrı davalılara verilmesine,5)a-Manevi tazminat yönünden; Davacı İdal Tekin kendini vekil ile temsil ettirdiğinden, kabul edilen kısım yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 10/1 maddesi gereğince hesaplanan 15.000,00.-TL vekalet ücretinin, davalı .....tahsili ile davacı .....verilmesine,b) Davacı .....kendini vekil ile temsil ettirdiğinden, kabul edilen kısım yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 10/1 maddesi gereğince hesaplanan 7.500,00.-TL vekalet ücretinin, davalı .....tahsili ile davacı .....verilmesine,c) Davacı .....kendini vekil ile temsil ettirdiğinden, kabul edilen kısım yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 10/1 maddesi gereğince hesaplanan 7.500,00.-TL vekalet ücretinin, davalı .....tahsili ile davacı .....verilmesine,d) Davacı .....tarafından açılan manevi tazminat davasında, davalı .....kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, reddedilen kısım yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 10/1-2 maddesi gereğince hesaplanan 15.000,00.-TL vekalet ücretinin davacı .....tahsili ile davalı .....verilmesine,e) Davacı .....tarafından açılan manevi tazminat davasında, davalı .....kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, reddedilen kısım yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 10/1-2 maddesi gereğince hesaplanan 7.500,00.-TL vekalet ücretinin davacı .....tahsili ile davalı .....verilmesine,f) Davacı .....tarafından açılan manevi tazminat davasında, davalı .....kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, reddedilen kısım yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 10/1-2 maddesi gereğince hesaplanan 7.500,00.-TL vekalet ücretinin davacı .....tahsili ile davalı .....verilmesine,6)Dava şartı zorunlu arabuluculuk sürecine yönelik, 3.200,00.-TL arabuluculuk ücretinin 6183 sayılı Kanuna göre; 3.195,84.-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen; 4,16.-TL'sinin davacı .....tahsili için Hazineye müzekkere yazılmasına,7)Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek suretiyle, 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,Dair, Davacı vekili ve davalı asil vekilinin yüzüne karşı, davalı sigorta şirketi vekilinin yokluğunda kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Diyarbakır Bölge Adliye Mankemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.Katip Hakim