Sigortalılık süresinin tespiti davasında hak düşürücü süre, fiili çalışma ispatı ve tanık beyanları değerlendirmesi uyuşmazlığına ilişkin temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, bir işçinin davalı işveren ve Sosyal Güvenlik Kurumu aleyhine, 2008-2010 yılları arasında eksik bildirildiği iddia edilen hizmet sürelerinin tespiti talebiyle açtığı davanın sürecini detaylandırmakta olup; ilk derece mahkemesinin kısmi kabul ve hizmet tespiti kararının bölge adliye mahkemesince onaylanması üzerine, davacının ara döneme ilişkin talebinin haksız reddedildiğini, davalı işverenin ise hak düşürücü süre ve ispat yetersizliği bulunduğunu, Sosyal Güvenlik Kurumunun da fiili çalışmanın yazılı delillerle kanıtlanamadığını ileri sürerek temyiz başvurusunda bulunduklarını göstermektedir.

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Trabzon 2. İş MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ███████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalıya ait işyerinde 15.11.2008 tarihinde çalışmaya başladığını, 20.04.2010 tarihinde davalı işveren tarafından haklı bir sebep gösterilmeksizin işine son verildiğini, müvekkilin iş akdinin haksız olarak feshi üzerine Trabzon 2. İş Mahkemesinde ████████ Esas sayılı dosyayla işçi alacaklarına ilişkin dava açıldığını, söz konusu dosyanın yargılaması sırasında, müvekkilinin işe başladığı tarihte sigorta bildiriminin yapılmadığının ve hizmetlerinin eksik bildirildiğinin anlaşıldığını beyanla davacının davalı işyerinde 15.11.2008 - 20.04.2010 tarihleri arasındaki hizmetinin tespitini talep etmiştir.II. CEVAP1- Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının hizmet tespiti talebinde bulunduğu döneme ilişkin kanunda öngörülen hak düşürücü sürenin dava tarihi itibariyle dolduğunu, davacının müvekkil davalı işyerinde 01.04.2009 tarihinde çalışmaya başladığını, ilk olarak ... Mahallesindeki fırında, söz konusu fırının kapatılması üzerine ... Mahallesindeki işyerinde çalışmasını sürdürdüğünü ve 05.01.2010 tarihinde kendi isteğiyle bildirimsiz olarak işten ayrıldığını beyanla davanın reddini istemiştir.2- Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının 105854706101 sicil no'lu işyerinde çalışmasının bulunmadığını, çalışma ilişkisinin kesin olarak kanıtlanması ve fiili çalışmanın açıkça ortaya konulması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabul kısmen reddi ile;Davacının, davalı işveren ...'ın ... sicil nolu işyerinde 15.11.2008- 01.04.2009 tarihleri arasında 2008 Kasım ayı için 15 gün, 2008 Aralık ayı için 30 gün, 2009 Ocak ayı için 30 gün, 2009 Şubat ayı için 30 gün, 2009 Mart ayı için 30 gün süre ile;Davacının davalı işveren ...'ın ... sicil nolu işyerinde 05.01.2010- 20.04.2010 tarihleri arasında 2010 Ocak ayı için 25 gün, 2010 Şubat ayı için 30 gün, 2010 Mart ayı için 30 gün, 2010 Nisan ayı için 20 gün süre ile; hizmet akdine dayalı olarak çalıştığının tespitine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin kararının yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayanağı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığından 6100 sayılı HMK'nun madde 353/1-b.1 hükmü gereğince davacı vekili ve davalı ... vekili ve davalı SGK vekili vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1- Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; mahkemenin 01.04.2009 ile 05.01.2010 tarihleri arasındaki hizmet tespiti talebini reddetmesinin hatalı olduğunu, bu dönem çalışma iddiasının tanık ... ve davalı tanığı ...'in beyanları ile ispatlandığını, bu fiili çalışmanın tanık ifadeleriyle de ortaya çıkmasına rağmen mahkemenin bu tarihlerle ilgili olarak fiili çalışmayı kabul etmemesinin yerinde olmadığını, gerek 18.12.2020 tarihli gerek 29.09.2021 tarihli bilirkişi raporunda SGK kayıtlarından hareketle davacının 01.04.2009 - 30.11.2009 tarihleri arasında ...'ın ... sicil nolu iş yerinde; 01.12.2009-20.04.2010 tarihleri arasında da ...'ın ... sicil nolu iş yerinde çalıştığının tespit edildiğini beyan etmektedir.2- Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; zaman aşımı ve hak düşürücü sürenin dolmuş olduğunun gözetilmediğini, davaya konu davacı iddialarının tamamının dayanaksız olduğunu, sigortalı çalışılan dönemin de dava konusu edilmesinde davacının hukuki yararının bulunmadığını, kayıtlarla örtüşmeyen, çelişkili tanık beyanlarının ispata elverişli olmadığını, davacının iddiasını doğrular nitelikte inandırıcı ve yeterli delil olmadığını, çalışma iddia olunan 05.01.2010 - 20.04.2010 tarihleri arasındaki 105 günlük süre 115 gün olarak belirtilmek suretiyle hem bu tarihler arası için, hem de çalışıldığı iddia olunan toplam sürede hesap hatası da yapıldığını beyan etmektedir.3- Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; fiilen çalışma olgusunun çalışmanın gerçekleştiğini belirten yazılı delil, dönem bordrolarının verilmesi ve primlerinin yatırılması ve kanıtlanması gerekli olduğunu, davacının talebinin hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiğini beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, davacının 15.11.2008 - 20.04.2010 tarihleri arasında davalı işyerinde geçen çalışmalarına ilişkin hizmet tespiti istemine ilişkindir.Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7 inci maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un █████. ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.Bu tür davalarda mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır.İnceleme konusu eldeki davada, davacının davalı işveren nezdinde 15.11.2008 - 20.04.2010 tarihleri arasında Kuruma bildirilmeyen hizmet sürelerinin tespiti talebi hakkında mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de; davacı adına tespitine karar verilen hizmet süresinin başlangıcı yönünden yapılan araştırma yeterli olmayıp, verilen hükmün eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olduğu anlaşılmaktadır.Dosya kapsamında dinlenilen tanık beyanlarına göre davacının ilk talep tarihinde işe başlayıp başlamadığı hususunun tereddütsüz olarak ortaya konulamadığı, davacıdan önce davalıya ait ekmek dağıtma aracının tanık ... tarafından kullanıldığı, kendisinin 10.02.2009 tarihinde düğünden sonra işten çıktığını, davacının da işten çıkmasından 2 - 3 hafta veya en fazla 1 ay süreyle beraber çalıştıklarını beyan ettiği, öte yandan dinlenen tanıklardan bir kısmı tarafından davacı ile davalının arkadaş olduklarını, ekmek dağıtma işinde şoförün ayrılmasından sonra davalı işverenin bir süre bu işi kendisinin yaptığını, davacının da bu sürede davalıya yardım ettiğinin ifade edilmesi karşısında davacının davalı yanında işe giriş tarihinin 15.11.2008 tarihi olmadığı anlaşılmakla; Mahkemece davacının işe giriş tarihinin tam olarak belirlenmesi hususunda bütün deliller birlikte değerlendirildikten sonra elde edilecek sonuca göre bir karar verilmelidir.Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.VI.KARARAçıklanan sebeplerle;1-Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,04.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.