Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, anapara ödemesi öncesi faiz talebinin ihtirazi kayıt niteliğinde olduğunu vurgulayarak faiz alacağı davasının reddini usul ve yasaya aykırı bulup hükmü bozdu.
Özet: Bu kararda, birikmiş aylıkların faiz alacağı talebiyle açılan davada, yerel mahkemenin, ana paranın tahsili sırasında faiz hakkına ilişkin ihtirazi kayıt ileri sürülmediği gerekçesiyle davayı reddetmesi hatalı bulunmuştur; zira davacının, ana parayı almadan önce sunduğu dilekçe ile faiz alacağını açıkça talep etmiş olması, faiz hakkını saklı tuttuğu anlamına geldiğinden, davanın esasının incelenmesi gerektiği belirtilerek hüküm bozulmuştur.

Mahkemesi
:İş MahkemesiNo
:398-340Dava, faiz alacağı istemine ilişkindir.Mahkemece, kararında belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.Somut olayda; Kurumca, 01.04.2005 - 17.04.2009 dönemine ait toplam 26.350,00-TL birikmiş aylıklarının, toplu olarak 17.04.2010 tarihinde ödendiği, davacı tarafından 28.01.2010 tarihinde Kuruma ibraz edilen dilekçe ile; biriken aylıkları ile, faiz alacağının da ödenmesini talep ettiği, ancak, davacı tarafından birikmiş aylıkları aldığı sırada bu aylıkların geç ödenmesi nedeniyle faiz talebi hakkında ayrıca ihtirazi kayıt ileri sürmediği gerekçesi ile, davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 01.03.2006 tarihli ve ███████-755 Esas, ███████ Karar sayılı ilamında ayrıntıları açıklandığı üzere; bir borç ilişkisi, asıl hakla birlikte bazı fer’i hakları da içerir. Borç ilişkisinin içerdiği asıl hak, alacak hakkı; fer’i haklar ise, cezai şart, faiz, kefalet, rehin, hapis hakkı gibi haklardır.Borcu sona erdiren en önemli neden, tarafların kendilerine yüklenen edimleri ifa etmeleridir. Genel olarak ifa, borçlanılmış edimin yerine getirilmesi suretiyle alacaklının tatmin edilerek borcun sona erdirilmesidir. Kural; asıl borç sona erdiğinde, bu borca bağlı fer’i borçların da sona ereceğidir. Bu sonuç, ek bir işleme gerek olmaksızın kendiliğinden gerçekleşir.Ancak, evvelce işleyen faizleri talep hakkının saklı tutulması (ihtirazi kayıt) veya saklı tutulduğunun hal ve koşullardan çıkartılması kaydıyla, ödenmemiş faizlerin istenebilme hakkı ortadan kalkmamakta, asıl borç ifa veya sair bir suretle son bulmuş olsa bile, borcun fer’isi olan faiz varlığını sürdürmekte ve alacaklı bunları talep edebilme hakkını yitirmemektedir.Açıklanan nedenlerle; davacının anaparayı tahsil etmeden önce, faiz alacağını da talep ettiği ve bu hakkını saklı tuttuğu anlaşılmakla, davanın esasına girilmesi gerekirken, Mahkemece, ana parayı tahsil ederken faiz hakkını ve diğer feri haklarını saklı tuttuğuna ilişkin ihtirazi kayıt koyulmaması nedeniyle, zımnen bu hakkından feragat ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.O halde, davacı vekilinin, bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.SONUÇ
:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 26.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.