Sigortalı işçinin, 1995 yılına ait tescil numarası olmayan 19 günlük hizmet süresinin tespiti istemine ilişkin açılan hizmet tespiti davasında temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının 1995 yılında davalı işverene ait işyerinde yaptığı ve SGK kayıtlarında tescil numarası olmaksızın veya eksik bildirimle yer alan 19 günlük hizmet süresinin kendisine ait olduğunun tespiti ile emeklilik işlemlerinde değerlendirilmesi talebiyle açtığı davanın temyiz incelemesini konu almaktadır; ilk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesi davacının talebini kabul ederken, davalı işveren ve feri müdahil SGK, çalışma olgusunun yeterli ve inandırıcı yazılı delillerle kanıtlanmadığını ileri sürerek kararların bozulmasını talep etmiştir.
10. Hukuk Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

    SAYISI
    : █████████ E., █████████ K.
    İLK DERECE MAHKEMESİ
    : Antalya 1. İş Mahkemesi
    SAYISI
    : ████████ E., ████████ K.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı asıl ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının işçi statüsüyle girdiği davalı ... isimli gerçek şahıs şirketi olan iş yerinde 1995 yılında çalışmaya başladığını ve dört ay boyunca kesintisiz olarak çalıştığını, yapılan işin dönemlik iş olduğundan işin tamamlanmasıyla aralarındaki iş ilişkisinin sona erdiğini, davacının belirtilen süre içerisinde kesintisiz olarak davalı işverenlik nezdinde çalışmasını sürdürmüşse de davalı işveren tarafından işverenlik nezdindeki çalışmasının, Kuruma zamanında bildirilmediğini ve primlerinin eksik yatırıldığını, sadece 1995 yılı 3. ayına ilişkin 19 günlük çalışmasının SGK'ya bildirildiğini, bu bildirimde de davacının tescil numarasının olmadığının görüldüğünü, o dönemde sigorta bildirimi yapılanlara, üzerinde sigorta sicil numarası yazılı olan SGK tarafından verilen sigorta sicil kartı verilmediğini, müsebbibinin kim olduğu bilinmemekle birlikte müvekkilinin çalıştığı dönemlerin tescil numarası olmaksızın SGK kayıtlarına çalışma olarak geçtiğini, davacının Kuruma başvuru yaptığını, SGK'nın yaptığı araştırmada 1995 yılına ait çalışmasının göründüğü ancak hizmetin tescil numarasının olmadığının tespit edildiğini belirterek davacının davalı ...'nin iş yerinde 1995/2-3 dönemlerindeki tescil numarası olmayan 19 günlük hizmetinin kendisine ait olduğunun tespiti ile davacıya mal edilmesini ve bu hizmetinin emeklilik işlemlerinde Kurum tarafından dikkate alınmasını talep etmiştir.
    II. CEVAP
    1- Davalı ... tarafından davaya cevap verilmemiş, ancak 22.09.2023 tarihli celsede; ''...Ben davacı ...'ı tanıyorum, hatırlıyorum. 1995 yılında Kadıyakası Yaylasında sulama kanalı boru hattı ve havuz yapımı işini almıştım. Davacı ... da bu işte çok kısa bir süre çalışmıştır ancak kaç gün çalıştığını hatırlamıyorum. O dönemlerde evraklar elden verilirdi. Ben evrakları muhasebecime verdiğimi hatırlıyorum ancak muhasebecim vefat etmiştir ancak ben muhasebecimin evrakları sigortaya verdiğini biliyorum. Resmi belgelerin incelenmesini talep ederim" şeklinde beyanda bulunmuştur.
    2- Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının işçi alacağına ilişkin müvekkil kurumun herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, davacının davalı işverenin bordro kayıtlarında 26.07.2018 - 10.10.2018 tarihlerinde herhangi bir kaydına rastlanmadığını, hizmet tespitine yönelik davaların kamu düzenini ilgilendirdiğini, buna göre araştırma yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının davalıya ait 2-1018203-07 sicil sayılı iş yerinde 1995 yılı 2. döneminde 1 gün, 1995 yılı 3. döneminde 18 gün olmak üzere toplam 19 gün süre ile çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
    IV. İSTİNAF
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının ve fer'i müdahil SGK vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Sebepleri
    1- Davalı asıl temyiz dilekçesinde; hizmet tespiti davası olarak ücret, tediye bordroları, dönem bordroları, sigortalıya ait şahsi sicil dosyası, vergi kaydı vs. belgeler Mahkemece celp edilerek incelendiğini, SGK kayıtlarında davacının çalıştığı hususunda bordrosunun tespit edildiğini, bu durumun yasal sorumluluklarını yerine getirmiş olduğunu ve davacının tarafına dava yöneltmesinde menfaatinin olmadığını ortaya koyduğunu beyan etmektedir.
    2- Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; hizmet tespiti davalarının kamu düzenine yönelik olduğundan ücret, tediye bordroları, dönem bordroları, sigortalıya ait şahsi sicil dosyası, vergi kaydı vs. belgeler Mahkemece celp edilerek incelenmeli, çalışma olgusu somut ve inandırıcı yazılı delillerle açıkça ortaya konulması gerektiğini, Mahkemece bunların gözardı edildiğini beyan etmektedir.
    B. Değerlendirme ve Gerekçe
    Uyuşmazlık, davacının davalı işveren nezdinde 1995/2-3 dönemlerindeki tescil numarası olmayan 19 günlük hizmetin kendisine ait olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
    Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı asıl ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
    Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliye yükletilmesine,
    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    26.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!