Tarım Bağ-Kur ve 4/a sigortalılık sürelerinin tespiti, yaşlılık aylığı bağlanması ve fazla prim iadesi talepli davanın, temyiz incelemesi sonucu mahkeme kararlarının tekrar bozulması.
Özet: Davacı tarafın 01.01.1988-18.01.2011 tarihleri arasındaki SSK sigortalılığı ile çakışmayan dönemlerdeki tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti, yaşlılık aylığı bağlanması ve fazla primlerin iadesi istemiyle açtığı davada, yerel mahkemenin kısmen kabul kararları üst mahkemece birden fazla kez bozulmuştur; Yüksek Mahkeme özellikle davacının SSK sigortalılığı nedeniyle tarım Bağ-Kur kaydının iptalinin yerinde olduğunu ve sonrasında tarımsal faaliyetine devam etme iradesini gösteren başvuru, prim ödemesi veya ürün satışı gibi hususların detaylıca araştırılarak sonuca göre karar verilmesi gerektiğini vurgulamıştır.

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.Taraflar arasında görülen 01.01.1988-18.01.2011 tarihleri arasında, 506 sayılı Kanun ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi kapsamındaki sigortalılık süreleri dışında tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti, yaşlılık aylığı bağlanması, fazla primlerin iadesi istemine ilişkin davada davanın kısmen kabulüne dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının yeniden bozulmasına karar verilmiştir.Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili, davacının 18.01.2011 tarihinde İstanbul Unkapanı SGK Müdürlüğüne emeklilik talebinde bulunduğunu, 09.07.2010 tarihinde 22 yıl 6 ay 30 gün Bağ-Kur hizmetinin olduğunun bildirildiğini ve yapılandırma kapsamında 16.129,53 TL borç kaydının olduğunun bildirildiğini ve borcunu ödeyerek emeklilik talebinde bulunduğunu, ancak Ordu SGK İl Müdürlüğünün kayıtlarında davacının sadece 7 ay 9 gün Tarım Bağ-Kur hizmetinin olduğunu bildirdiğini, bu nedenle Unkapanı SGK Müdürlüğünce emeklilik talebinin kabul edilmediğini, davacının Bağ-Kur Başlangıç tarihinin 01.01.1988 olduğunu, bu tarihten sonra SSK'lı olarak da çalıştığını SSK'lı işe başladığında Tarım Bağ-Kur'un kesildiğini ancak SSK'dan çıkışı yapıldıktan sonra Bağ-Kur sigortalılığının tekrar başlatılmadığını belirterek, davacının 01.01.1988 tarihinden 18.01.2011 tarihine kadar olan dönemde SSK ile çakışmayan dönemlerin Tarım Bağ-Kur'lu olduğunun tespitini, 18.01.2011 tarihinden itibaren emeklilik talebinin kabulünü ve aylık bağlanmasını, davacının fazla prim ödemelerinin taraflarına iade edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.II. CEVAPDavalı Kurum vekili, ... numarası ile Tarım Bağ-Kur'una 01.01.1987 tarihinde kayıt olduğunu, ... sigorta sicil numarası ile SSK kaydının bulunduğunu ve 1987/2 tarihinden İtibaren SSK kaydının başladığını, davacının 2002/2 de SSK kaydının bulunduğunu ve bu tarihten sonra kanun gereği 3 ay içinde Kuruma müracaat edip tekrar dan geçmiş döneme ilişkin Bağ-Kur kaydını başlatması gerekirken bu süre içerisinde Kuruma müracaat etmediğini, bu sebeple yapmış olduğu emeklilik talebi şartlarının oluşmadığı için reddedildiğini, Müdürlüğün gerekçe olarak da kişinin 01.01.1988 tarihinde Tarım Bağ-Kur giriş kaydının olduğunu, Bağ-Kur'a tabi tescil tarihinde 4-a (SSK)'ya tabi sigortalı çalışmasından dolayı 4-b sigortalılığının 01.01.1988 giriş tarihi itibariyle iptal edildiğini bu sebeple Kurumun yapmış olduğu işlemin hukuka aykırı olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.III. MAHKEME KARARIMahkemenin 25.12.2014 tarihli, ████████ E., ████████ K. sayılı kararı ile davacının davasının kısmen kabulü ile davacının 01.01.1988-31.12.2007 tarihleri arasındaki dönemde çakışan SSK'lı hizmetleri haricinde 2926 sayılı Kanun uyarınca zorunlu Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine davacının 4-a sigorta kapsamında emekli olduğunun tespitine karar verilmiştir.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİA. İlk Bozma Kararı1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.2. Daire kararında, "... Davacının, 01.01.1988 tarihi itibariyle 2926 sayılı Kanun kapsamında tescil edildiği, ancak sonrasında anılan tarihi kapsar şekilde 11.9.1987 – 01.11.1988 tarihleri arasında 506 sayılı Kanun kapsamında çalıştığının anlaşılması karşısında tarım Bağ-Kur sigortalılığının iptal edildiği anlaşılmaktadır. 2926 sayılı Kanun'un, "sigortalı sayılmayanlar" başlıklı 4/a. maddesinde yer alan "...sosyal güvenlik kuruluşlarına prim veya emeklilik keseneği ödemekte olanlar...sigortalı sayılmazlar." düzenlemesi karşısında Kurum işlemi yerinde olup, sonrasında davacının 2926 sayılı Kanun'a tabi sigortalılık iradesini ortaya koyacak herhangi bir başvurusu, prim ödemesi, ürün satışı ve bu satışlardan yapılan prim tevkifatı bulunup bulunmadığı, devamında yukarıdaki ilkeler çerçevesinde tarımsal faaliyetin sürdürülüp sürdürülmediği hususları ayrıntılı olarak araştırılmalı, belirlenecek sigortalılık süresine göre yaşlılık aylığı koşulları ve fazla prim ödemesi bulunup bulunmadığı saptanıp, sonucuna göre karar verilmelidir..." gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur.B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen KararMahkemenin 01.12.2015 tarihli, ████████ E., ████████ K. sayılı kararı ile davacının davasının kısmen kabulü ile davacının 01.01.1988-31.12.2007 tarihleri arasındaki dönemde çakışan SSK'lı hizmetleri haricinde 2926 sayılı Kanun uyarınca zorunlu Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine davacının 4-a sigorta kapsamında emekli olduğunun tespitine karar verilmiştir.C. 2 nci Bozma Kararı1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.2. Daire kararında, "...Mahkemece, Dairemizin 26.05.2015 tarih ve █████████-10271 sayılı bozma ilamımıza uyulması sonrasında yapılan yargılama sonunda 01.01.1988-31.12.2007 dönemi yönünden davacının Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmiş ise de;Anılan bozma gereklerine yanlış anlam verildiği ve tümüyle yerine getirilmediği anlaşılmaktadır. Zira, anılan bozma ilamında da belirtildiği üzere, kabulüne karar verilen 01.01.1988-31.12.2007 dönemi hakkında, 2926 sayılı Kanun'un, "sigortalı sayılmayanlar" başlıklı 4/a. maddesinde yer alan "...sosyal güvenlik kuruluşlarına prim veya emeklilik keseneği ödemekte olanlar...sigortalı sayılmazlar." düzenlemesi karşısında Kurum işlemi yerinde olup, sonrasında davacının 2926 sayılı Kanun'a tabi sigortalılık iradesini ortaya koyacak herhangi bir başvurusu, prim ödemesi, ürün satışı ve bu satışlardan yapılan prim tevkifatı bulunup bulunmadığı, önceki bozma ilamında da belirtilen ilkeler çerçevesinde tarımsal faaliyetin sürdürülüp sürdürülmediği hususları ayrıntılı olarak araştırılmalı, devamında belirlenecek sigortalılık süresine göre yaşlılık aylığı koşulları ve fazla prim ödemesi bulunup bulunmadığı saptanıp, sonucuna göre karar verilmelidir...." gerekçesi ile karar bozulmuştur.D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen KararMahkemenin 07.05.2019 tarihli, ████████ E., ████████ K. sayılı kararı ile Yargıtay 10.Hukuk Dairesinin 19.04.2016 tarih, ████████ E. ████████ K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere 01.01.1998 - 31.12.2007 dönemi hakkında Kurum işleminin yerinde olduğu anlaşılmakla, bu tarih sonrasında ise sigortalılık iradesini ortaya koyacak ürün satışından kaynaklı tevkifat olmadığından davanın reddine karar verilmiştir.E. 3 üncü Bozma Kararı1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.2. Daire kararında, "...Bozma gereğinin yerine getirilmediği anlaşılmaktadır. Dairemiz ilamında belirtildiği üzere, 01.01.1988 tarihi itibariyle 2926 sayılı Kanun kapsamında tescili sağlanan davacının, anılan tarihi de kapsar şekilde 11.9.1987 – 01.11.1988 tarihleri arasında 506 sayılı Kanun kapsamında çalıştığının anlaşılması karşısında Tarım Bağ-Kur sigortalılığının iptaline ilişkin Kurum işlemi yerinde ise de, 01.11.1988 tarih sonrası sigortalılık koşullarının bulunup bulunmadığına ilişkin araştırmaya yönelik bozulmuş olup, Mahkemece, davacının 2926 sayılı Yasa kapsamında sigortalılık iradesini ortaya koyacak herhangi bir başvurusu, prim ödemesi, ürün satışı ve bu satışlarda yapılan prim tevkifatı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi hatalıdır. Şöyle ki, davacının, 2003, 2004, 2006, 2007, 2008, 2009 yıllarında tarım Bağ-Kur sigortalılığı kapsamında prim ödemesi gerçekleştirdiği belirgin olup Mahkemece, söz konusu prim ödemeleri dikkate alınıp 506 sayılı Kanun kapsamında 4/a ile çakışan süreler dışlanmak suretiyle çakışmayan prim ödenen dönem yönünden, davacının, tarımsal faaliyeti bulunup bulunmadığı irdelenerek sonuca göre karar verilmeliydi.Yapılacak tespitte davacının tarımsal faaliyetinin bulunmaması halinde, Mahkemece, davacının prim ödemelerinin 29.12.2003 tarihinden itibaren olduğu gözetilerek, isteğe bağlı Bağ-Kur sigortalısı olmak için Kuruma yazılı başvuru ya da isteğe bağlı sigortalı olma iradesini ortaya koyacak şekilde Kuruma prim ödemesinin varlığı koşul olup, davalı Kurumun kabul ettiği sigortalılık süreleri için ödenmesi gereken prim borçları dışında davacının ödediği primin, ödendiği tarihten itibaren, sonraki prim ödemeleri de gözetilmek suretiyle karşıladığı süre kadar davacının 2926 sayılı Kanun kapsamında isteğe bağlı sigortalı olarak kabul edilmesi gerekir. Bu nedenle, primin ödendiği tarihten ileri doğru Kuruma yapılan prim ödemelerine göre karşıladığı süre Kurumdan sorulup, gerekirse bilirkişi marifetiyle belirlenerek, davacının ödediği primlerin karşılığı isteğe bağlı sigortalılık süresi tereddüde mahal bırakmayacak şekilde belirlenerek, varılacak sonuca göre, 2926 sayılı Kanun'un 60. maddesi kapsamında isteğe bağlı sigortalı sayılması gerekmektedir.Bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir...." gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur.F. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen KararMahkemenin 24.09.2021 tarihli, ███████ E., ████████ K. sayılı kararı ile1-Davacının davasının kısmen kabulüne;a) Davacılar murisi ...'ın 01.01.1998-18.01.2011 tarihleri arasında 4A(SSK) ile çakışmayan dönemlerde 2926 sayılı Kanun kapsamında isteğe bağlı Bağ-Kur'lu olduğunun tespitine,b) Davacılar murisi ...'ın 18.01.2011 tarihinden itibaren emekliliğe hak ettiğine ilişkin talebinin reddine,c) Davacılar murisi ...'ın fazla primlerin iadesine ilişkin talebinin, dava şartı yokluğundan usulen reddine karar verilmiştir.G. 4 üncü Bozma Kararı1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.2. Daire kararında, ".... 11.09.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6552 sayılı Kanun'un 64. maddesi ile 5521 sayılı Kanunun 7. maddesine 3. fıkra olarak eklenen düzenleme gereği, dava açılmadan önce Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaatın olması ve Kurumca müracaata konu istemin zımnen ya da açıkça reddedilmesi gerektiği dava şartı olarak düzenlenmiş olup, eldeki davada, davacı tarafından 5521 sayılı Kanunun 7/3 maddesine uygun bir şekilde, davaya konu istem hakkında Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaat ve Kurum tarafından bu müracaata konu istemin reddine ilişkin bir işlem veya eylem bulunmadığı anlaşılmakla, Mahkemece, davacı tarafa 6100 sayılı HMK'nın 115/2. maddesi uyarınca, 6552 sayılı Kanunun 64. maddesi ve 5521 sayılı Kanun'un 7. maddesine üçüncü fıkra olarak eklenen düzenleme doğrultusunda; davacı ...’ın yargılama aşamasında vefat etmesi neticesi yargılamaya devam eden mirasçı davacıların, fazla ödenen primlerin iadesine yönelik Mahkemece Kurum’a başvuru şartı olmadığı bahisle usulden red kararı verilmiş ise de anılan istem hakkında mirasçı davacıların, Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaat etmesi için davacıya kesin önel verilmeli ve yapılacak yargılama sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir..." gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur.H. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen KararMahkemenin yukarıda belirtilen kararı ile bozmaya uyularak;1-Davacının davasının kısmen kabulüne;a)Davacılar murisi ...'ın 01.12.2003-31.03.2005 ile 01.05.2006-31.10.2016 tarihleri arasında 4A(SSK) ile çakışmayan dönemlerde 2926 sayılı Kanun kapsamında isteğe bağlı Bağ-Kur'lu olduğunun tespitine,b)Davacılar murisi ...'ın 18.01.2011 tarihinden itibaren emekliliğe hak ettiğine ilişkin talebinin reddine,c)Davacılar murisi ...'ın fazla primlerin iadesi talebinin reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarMahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavacılar vekili kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini belirterek temyiz başvurusunda bulunmuştur.Davalı Kurum vekili kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini belirterek temyiz başvurusunda bulunmuştur.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukuki NitelendirmeDava, 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık süresinin geçerli olduğunun tespiti ile talebini takiben yaşlılık aylığı tahsisi istemine ilişkindir.2. İlgili Hukuk6100 sayılı HMK Geçici 3. maddesi delaletiyle uygulama imkanı bulan 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 1086 HUMK’un 427 ilâ 444. maddeleri, 1479 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri.3. Değerlendirme1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı ve davalı Kurum vekillerinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2-Somut dosyada; dava 01.01.1988-18.01.2011 tarihleri arasında, 506 sayılı Kanun ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi kapsamındaki sigortalılık süreleri dışında Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti, yaşlılık aylığı bağlanması, fazla primlerin iadesi istemine ilişkin olup, Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkemenin kısmen kabul kararı yerinde ise de, hüküm fıkrasının (a) bendinde yer alan "01.05.2006-31.10.2016 " ibaresinin maddi hataya dayalı olarak yazıldığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle "01.05.2006-31.10.2016" ibaresinin "01.05.2006-31.10.2006" olarak yazılması gerekirken, Mahkemece hatalı karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.Ne var ki; bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7. maddesi gereğince verilen karar, düzeltilerek onanmalıdır.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;1.Taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine,2.İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (a) bendinde yer alan "01.05.2006-31.10.2016" ibarelerinin silinmesine, yerine "01.05.2006-31.10.2006" ibarelerinin yazılmasına, hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,07.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.