Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinden, araç satışında gizli ayıp nedeniyle ticari zarar gören davacının maddi tazminat talepli davasının gerekçeli kararıdır.
Özet: Bir şirket tarafından bireysel satıcıya karşı açılan maddi tazminat davasında, davacı, satın aldığı otobüs tipi aracın satıcının garantisine rağmen kısa sürede arızalanması ve bilirkişi raporuyla gizli ayıbın satıcının kusurlu eylemleri sonucu tespit edilemez hale getirildiğinin ortaya konulması üzerine, tamir masrafları, tespit giderleri ve ticari faaliyet kaybı dahil olmak üzere toplam 20.355,00 TL zararın avans faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Dosya No: ████████ Esas - ████████ Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AYargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye YetkiliT.C.ANKARA7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO
: ████████KARAR NO
: ████████HÂKİM
: ... ...KATİP
: ... ...DAVACI
: ....VEKİLLERİ
: Av. ..., ....Av. ..., ....Av. ..., ....DAVALI
: ..., T.C. Kimlik No: .......VEKİLİ
: Av. ..., ....DAVA
: Maddi Tazminat (Ayıba Karşı Tekeffül Hükümleri Uyarınca)DAVA TARİHİ
: █████/2020KARAR TARİHİ
: █████/2023G.K. YAZIM TARİHİ
: █████/2024Mahkememizde görülmekte olan Maddi Tazminat (Ayıba Karşı Tekeffül Hükümleri Uyarınca) davasının yapılan açık yargılaması neticesinde,I) İDDİA
:Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında █████/2019 tarihinde .... Noterliğinin ... yevmiye numaralı araç satış sözleşmesi yapıldığı, müvekkili tarafından ... plakalı... marka, ... model otobüs tipi aracın 101.000,00 TL bedel ile satın alındığı; satıştan önce yapılan görüşmede, davalının araçta yapılması gereken tamirat işi olmadığını ve gerekli bütün bakımlarının yeni yapıldığını söylediği; bununla birlikte aracın satın alınmasından bir gün aracın arıza verdiği, 500 km kadar yol kat ettikten sonra yağ lambası ile motor lambasının yanmaya başladığı ve aracın çalışamaz hale geldiği, arızadan sonra aracın tamirciye götürüldüğü, aracın içine açılıp bakılmadan tam olarak ne olduğunun bilinemeyeceğinin ve bunun bedelinin ise 15.000 - 20.000 TL arasında olabileceğinin söylendiği; ayrıca aracın satıştan önce bakımının tam anlamıyla yapılmamış olduğunun ve aracın ciddi anlamda onarım ve bakıma ihtiyacı olduğunun belirtildiği; taraflarınca zararın karşılanması için .... Noterliğinin 16.08.2019 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile bu durumun karşı tarafa bildirildiği; ihtarnamenin 20.08.2019 tarihinde davalıya tebliğ edildiği ancak davalı tarafından gönderilen cevabi ihtarname kapsamında, söz konusu araçta ayıp olmadığının belirtildiği; kendileri tarafından gönderilen talebin sonuçsuz kalması üzerine ....D. İş satılı dosyası ile açılan tespit davasında alınan bilirkişi raporunda, araçta gizli ayıp bulunduğunun, davalının gizli ayıptan sorumlu olduğunun, davalı tarafın aracı teslim etmeden önce yağını değiştirmesi ve suyunu tamamlamasıyla araçtaki ayıbın davacı tarafından tespit edilemez hale geldiğinin belirtildiği; müvekkilinin aracı ticari faaliyet için satın aldığı ve aracın satın alındıktan bir gün sonra arızalanması nedeniyle müvekkilinin ticari faaliyetini yerine getirememesine ve zararına neden olduğu; aracı satın alındığı tarih olan █████/2019 tarihinden aracın tekrar kullanılabilir hale geldiği █████/2019 tarihleri arasındaki zararında belirlenmesi gerektiği belirtilmiş olup; Mahkememiz nezdinde ikame olunan dava kapsamında, araçtaki gizli ayıp nedeniyle müvekkilinin yapmış olduğu 19.090,00 TL masrafın, tespit davası için yapılan 1.165,00 TL masrafın ve sonrasında ıslah yolu ile artırılmak üzere araçtaki hasar nedeniyle gelir kaybı şeklinde oluşan şimdilik 100,00 TL zarar olmak üzere toplam 20.355,00 TL tutarındaki zararın, müvekkilinin davalıya başvuru tarihi olan █████/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline; yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.II) SAVUNMA
:Dava dilekçesini ve tensip zaptını içerir davetiyenin, davalı ...'a, █████/2020 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği; bununla birlikte davalı tarafından, cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.III) DELİLLER
:....D.İş Sayılı Dosyası..... Büro, .... Arabuluculuk Sayılı Arabuluculuk Dosyası..... Noterliği Tarafından Gönderilen █████/2020 Tarihli Cevabi Yazı..... Tarafından Gönderilen █████/2023 Tarihli Cevabi Yazı..... Tarafından Gönderilen █████/2021 Tarihli Cevabi Yazı..... Noterliği Tarafından Gönderilen █████/2020 Tarihli Cevabi Yazı.... Tarafından Gönderilen █████/2021 Tarihli Cevabi Yazı..... Noterliği Tarafından Gönderilen █████/2021 Tarihli Cevabi Yazı.... A.Ş. Tarafından Gönderilen █████/2021 Tarihli Hasar Dosyası..... ve .... Tarafından Gönderilen █████/2021 Tarihli Cevabi Yazıları..... Tarafından Gönderilen █████/2021 Tarihli Cevabi Yazı..... Tarafından Gönderilen █████/2021 Havale Tarihli Cevabi Yazı.Ayıbın Tespiti Hususunda Düzenlenen █████/2022 Tarihli Bilirkişi Raporu.Ayıbın Tespiti Hususunda Düzenlenen █████/2023 Tarihli Bilirkişi Ek Raporu.IV) DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE :a) Dava Konusu Uyuşmazlığın Tespiti
:Mahkememiz nezdinde ikame olunan davanın; davacı ... ("davacı şirket" olarak anılacaktır) tarafından, davalı ...'a ("davalı" olarak anılacaktır) yönelik açılan, ayıptan doğan tekeffül hükümleri uyarınca zararın tazmini talepli "Maddi Tazminat Davası" olduğu anlaşılmıştır.Davalı tarafından, yasal süresi içinde cevap dilekçesi sunulmamış olması nedeniyle, taraflar arasında "uyuşmazlık bulunmayan hususlar" tespit edilememiş olmakla birlikte; 6100 sayılı HMK.'nın 128. maddesi uyarınca, dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamının, davalı tarafından inkar edilmiş olduğu kabul edilmiştir.Bu doğrultuda uyuşmazlığın; taraflar arasında, █████/2019 tarihinde, ... plakalı... marka, ... model otobüs tipi araç ile ilgili olarak yapılan (.... Noterliğinin ... yevmiye numaralı) "Satım Sözleşmesi" akabinde, araçta açık/gizli ayıp bulunup bulunmadığı; ayıp bulunduğunun tespiti halinde yasal süreler kapsamında ayıp ihbarında bulunulup bulunulmadığı; söz konusu ayıp ile ilgili olarak, davalının mes'uliyeti bulunup bulunmadığı ve bulunmakta ise zararın miktarı ile uygulanacak faizin türü ve oranı hususlarından ibaret olduğu anlaşılmıştır.b) Dava Şartları ve İlk İtirazların Değerlendirilmesi :Mahkememizce yürütülen yargılama kapsamında; öncelikle 6100 Sayılı HMK.'nın 114. maddesi uyarınca "dava şartlarının" mevcut bulunup bulunmadığı hususunda yapılan incelemede; dava şartlarında eksiklik bulunmadığı tespit edilmiştir.Bunun yanı sıra "ilk itirazlar" hususunda Mahkememizce yapılan incelemede; davalı tarafından "cevap dilekçesi" sunulmadığı ve bu doğrultuda "yetki" veya "tahkim" ilk itirazlarında bulunulmamış olduğu anlaşılmıştır.c) Dava Konusu Uyuşmazlığın Hukuki Tasnifi :Ayıba karşı tekeffül hükümlerinin uygulandığı uyuşmazlıklarda; tarafların "tacir sıfatını haiz" olması ve uyuşmazlığın "ticari nitelikteki satım sözleşmesinden" kaynaklandığının anlaşılması durumlarında; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun genel hükümlerinin yanı sıra 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (özel hükümler içeren) 23/1. maddesinin (c) bendinin birlikte uygulanması gerekmektedir.Bu doğrultuda; "ayıba karşı tekeffül" müessesesi ile ilgili olarak öncelikle, mevzuat kapsamında yapılan düzenlemelere genel olarak değinilmesi önem arz etmektedir.6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "Ayıptan Sorumluluk - Konusu - Genel Olarak" başlıklı 219. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:"(1) Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur.(2) Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur."6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "Sorumsuzluk Anlaşması" başlıklı 221. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:"Satıcı satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise, ayıptan sorumluluğunu kaldıran veya sınırlayan her anlaşma kesin olarak hükümsüzdür."6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "Gözden Geçirme ve Satıcıya Bildirme" başlıklı 223. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:"(1) Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır.(2) Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır."6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "Satıcının Ağır Kusurunun Sonuçları" başlıklı 225. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:"(1) Ağır kusurlu olan satıcı, satılandaki ayıbın kendisine süresinde bildirilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kısmen de olsa kurtulamaz.(2) Satıcılığı meslek edinmiş kişilerin bilmesi gereken ayıplar bakımından da aynı hüküm geçerlidir."6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "Alıcının Seçimlik Hakları" başlıklı 227. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:"(1) Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir:1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme.2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme.3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme.4. İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme.(2) Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır.(3) Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir.(4) Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir.(5) Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir."6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun "Ticari Satış ve Mal Değişimi" başlıklı 23. maddesi aşağıda belirtildiği şekildedir:"(1) Bu maddedeki özel hükümler saklı kalmak şartıyla, tacirler arasındaki satış ve mal değişimlerinde de Türk Borçlar Kanununun satış sözleşmesi ile mal değişim sözleşmesine ilişkin hükümleri uygulanır.a) Sözleşmenin niteliğine, tarafların amacına ve malın cinsine göre, satış sözleşmesinin kısım kısım yerine getirilmesi mümkün ise veya bu şartların bulunmamasına rağmen alıcı, çekince ileri sürmeksizin kısmi teslimi kabul etmişse; sözleşmenin bir kısmının yerine getirilmemesi durumunda alıcı haklarını sadece teslim edilmemiş olan kısım hakkında kullanabilir. Ancak, o kısmın teslim edilmemesi dolayısıyla sözleşmeden beklenen yararın elde edilmesi veya izlenen amaca ulaşılması imkânı ortadan kalkıyor veya zayıflıyorsa ya da durumdan ve şartlardan, sözleşmenin kalan kısmının tam veya gereği gibi yerine getirilemeyeceği anlaşılıyorsa alıcı sözleşmeyi feshedebilir.b) Alıcı mütemerrit olduğu takdirde satıcı, malın satışına izin verilmesini mahkemeden isteyebilir. Mahkeme, satışın açık artırma yoluyla veya bu işle yetkilendirilen bir kişi aracılığıyla yapılmasına karar verir. Satıcı isterse satış için yetkilendirilen kişi, satışa çıkarılacak malın niteliklerini bir uzmana tespit ettirir. Satış giderleri satış bedelinden çıkarıldıktan sonra artan para, satıcının takas hakkı saklı kalmak şartıyla, satıcı tarafından alıcı adına bir bankaya ve banka bulunmadığı takdirde notere bırakılır ve durum hemen alıcıya ihbar edilir.c) Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır."Öğretide "ayıp" kavramı; "satılanda, hasarın geçtiği anda, vaad edilen niteliklerin, bir diğer ifade ile bulunması gereken bir özelliği bulunmaması veya bulunmaması gereken bir kusurun/eksikliğin bulunması ya da dürüstlük kuralı gereğince üründen/hizmetten beklenen lüzumlu vasıfları taşımaması hali" olarak tanımlanmakta olup; kendi içinde farklı sınıflandırmalara tâbi tutulmaktadır.Bu sınıflandırmaların ilkinde "ayıp" kavramı; maddi, hukuki ya da ekonomik ayıp şeklinde üçlü bir ayrıma tâbi tutulmaktadır. "Maddi ayıp", bir mal veya hizmette, fiziken hata bulunması hali; "ekonomik ayıp", mal veya hizmetin iktisadi vasıflarında eksiklik bulunması hali; "hukuki ayıp" ise mal veya hizmette fiziken ya da ekonomik ayıp bulunmamasına rağmen, hukuki nedenlerle mal veya hizmetten yararlanılamaması veya kullanılamaması halidir.İkinci sınıflandırma kapsamında ise "ayıp" kavramı; açık ayıp ve gizli ayıp olarak ikili bir sınıflandırmaya tâbi tutulmaktadır. Bu kapsamda; ayıbın "ilk bakışta" ya da "yüzeysel bir muayene ile" tespit edilebilmesi halinde "açık ayıp" kavramından bahsedilmektedir. Bununla birlikte; "durumun gerekli kıldığı muayene ile anlaşılamayan" ayıplar ise, "gizli ayıp" olarak tanımlanmaktadır. Ayrıca belirtmek gerekir ki; 6102 sayılı TTK.'nın (tarafların, tacir sıfatını haiz olduğu ve uyuşmazlığın ticari nitelikteki satım sözleşmesinden kaynaklandığı durumlarda uygulanması gerekli özel hükümlerin düzenlendiği) 23. maddesi kapsamında; "malın muayene ve ihbar yükümlülüğü" düzenlenmiştir. Alıcının iğfal edildiği durumlara münhasır olmak üzere ise, TTK.'nın 225. maddesi kapsamında; satıcı bakımından ağırlaştırılmış sorumluluğu içerir hüküm düzenlenmekte; alıcıyı iğfal etmiş olan satıcının, "ayıbın kendisine vaktinde ihbar edilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kurtulamayacağı" belirtilmektedir."Ayıba karşı tekeffül" müessesesinin şartlarının gerçekleştiği durumlarda; alıcının Kanun tarafından kendisine tanınan seçimlik haklarını kullanabilmesi, yine Kanun tarafından kendisine yükletilmiş külfetleri yerine getirmesine bağlıdır. Bu külfetler, "malın muayenesi" ve "tespit edilen ayıbın, satıcıya ihbarı" olarak düzenlenmiş olup; "Külfet" kavramının hukuki tanımının da dikkate alınması suretiyle alıcının, üzerine yüklenen külfetleri yerine getirmemesi halinde, Kanun tarafından kendisine tanınan seçimlik hakları kullanması imkanı bulunmamakta, alıcı tarafından "alıcının satılanı kabul etmiş sayılacağı" hususu, yasal bir karine olarak karşımıza çıkmaktadır.Yukarıda belirtilen açıklamalar kapsamında da belirtildiği üzere; "ayıba karşı tekeffül" müessesesinin, tacir sıfatını haiz taraflar arasında ve ticari nitelikteki satım sözleşmelerinden kaynaklandığı durumlarda, TBK.'nın genel hükümlerinin yanı sıra TTK.'nın 23/1 (c) maddesinde hükme bağlanan "özel hükümlerin de" birlikte uygulanması gerekmektedir.TTK.'nın 23/1 (c) maddesi kapsamında da belirtildiği üzere; uyuşmazlık konusu malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcının, "iki gün" içinde durumu satıcıya ihbar etme külfeti bulunmaktadır. Açıkça belli olmayan ayıplarda ise alıcı, emtiayı teslim aldıktan sonra "sekiz gün" içinde "muayene etmek veya ettirmek" ve bu muayene neticesinde emtianın ayıplı olduğunun anlaşılması halinde, haklarını korumak için durumu, "işbu sekiz günlük süreç içerisinde satıcıya ihbar etmek" külfetleri altındadır. Bununla birlikte; emtiada mevcut bir "gizli ayıbın sonradan ortaya çıkması" halinde ise; (TTK.'nın 23/1.c maddesi atfıyla) TBK.'nın 223. maddesi uygulama alanı bulacaktır. TBK.'nın 223/2. maddesinde; ayıbın sonradan ortaya çıkması halinde bildirimin "derhal" yapılması aksi halde alıcının, malı "ayıp ile beraber kabul edilmiş sayılacağı" belirtilmiştir.Son olarak; "ihbar külfetinin" yasal süre içerisinde yerine getirilip getirilmediğinin kanıtlanması hususunda ise, "ispat yükü" ile ilgili genel hükümlerin dikkate alınması gerekmektedir. Bu doğrultuda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “İspat Yükü" başlıklı 190. maddesi kapsamında belirtilen "(1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir." hükmü uyarınca ispat yükü; öncelikle davacı üzerindedir.d) Dava Konusu Uyuşmazlık İle İlgili Değerlendirme :Mahkememiz nezdinde ikame olunan davanın; davacı şirket tarafından, gerçek kişi tacir sıfatını haiz davalıya yönelik açılan, taraflar arasında akdedilen "Ticari Satım Sözleşmesi" konusu araçta bulunduğu iddia olunan maddi ayıbın, ayıptan doğan tekeffül hükümleri uyarınca tazmini talepli "Maddi Tazminat Davası" olduğu anlaşılmıştır.Davacı tarafından sunulan dava dilekçesini ve tensip zaptını içeren "ön inceleme duruşma davetiyesi"; (6100 Sayılı HMK.'nın 317, 318, 140/5, 141, 147 ve 320. maddeleri uyarınca ihtarat içerir şekilde) davalıya █████/2020 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş; bununla birlikte, davalı tarafından yasal cevap süresi içinde cevap dilekçesi sunulmamış olması nedeniyle, HMK.'nın 128. maddesi uyarınca, dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamının, davalı tarafından inkar edilmiş olduğu kabul edilmiştir..... tarafından Mahkememize sunulan █████/2021 tarih ve 417411 sayılı cevabi yazı kapsamında, davalı gerçek kişinin, bilanço usulüne göre defter tuttuğunun (dolayısıyla 1. Sınıf tüccar sıfatını haiz bulunduğunun) bildirildiği anlaşılmış olup; bu doğrultuda tarafların tacir olduğu ve uyuşmazlığın ticari nitelikteki satım sözleşmesinden kaynaklandığı anlaşılmıştır.Uyuşmazlık; tacir olan taraflar arasında akdedilen "ticari satım sözleşmesi" konusu "... plakalı... marka, ... model otobüs tipi" araçta "maddi ayıp" bulunup bulunmadığı ve ayıp bulunduğunun tespit halinde tazmin miktarları noktasında toplanmaktadır.Mahkememizce; dava konusu "... plakalı... marka, ... model otobüs tipi" araçta "maddi ayıp" bulunup bulunmadığı ve ayıp bulunduğunun tespiti halinde tazmin miktarlarının tespiti hususlarında ayrıntılı ve denetime elverişli rapor düzenlenmesi amacıyla dosya bilirkişiye tevdi edilmiş; anılan hususta düzenlenen bilirkişi raporu dosyamıza █████/2022 tarihinde sunulmuş olup, anılan bilirkişi raporu kapsamında; dava konusu araçtaki hasarın tespiti ile ilgili olarak, tespit dosyasına sunulan video görüntüsünün incelenmesi neticesinde, aracın motor bloğunda çatlak bulunduğunun belirlendiğinin; dava konusu aracın, davacı tanıklarının beyanları doğrultusunda satın alındıktan ve çalışma izni alındıktan sonra ....’ya yapılan ikinci sefer sırasında arızalandığının ve arızanın motor bloğundaki çatlaktan sızan suyun motor yağına karışması ve eksilen soğutma suyuna bağlı olarak aracın hararet yapması olduğu kanaatine varıldığının ve söz konusu durumun, satış sırasında araçta mevcut olduğu kanaatine varıldığının; motor bloğundaki söz konusu çatlağın, satış sırasında davacı şirket tarafından fark edilmesinin mümkün olmadığının ve bu doğrultuda, dava konusu aracın gizli ayıplı olarak davacıya satıldığının değerlendirildiğinin; araçtaki onarıma bağlı olarak sunulan faturaların incelemesinde, motor bloğundaki çatlak nedeniyle değiştiği belirtilen parçalardan; enjektör, külbütör kapağı, mazot pompası ile yağ pompası değişiminin, motor bloğundaki çatlak nedeniyle değişimlerine gerek bulunmayan parçalardan olduğunun, dolayısıyla belirtilen bu değişimlerin "bakım amaçlı" olduğunun değerlendirildiğinin; ...’den alınan █████/2019 tarihli faturadaki bu parça bedellerinin mahsubu akabinde, ... servisinden alınan motor işçiliği tutarı ile ...’den alınan motor yağı değişimi ile ilgili fatura tutarlarının uygun olduğunun ve buna bağlı olarak, arızanın meydana geldiği tarihte özel servis şartları altında, araçtaki arızanın giderilmesine ilişkin değişimi gerekli, parça ve işçilik bedellerinin tablo halinde sunulduğunun ve neticeten onarım bedelinin 13.590,00 TL olarak belirlendiğinin; araç mahrumiyet bedeli ile ilgili olarak, dava konusu araç üzerindeki arıza sonrası arızaya ilişkin tespitin ardından gerekli parça değişimi ile uygulanması gerekli işçiliği kapsayan optimum onarım süresinin (5) gün olabileceğinin; bununla birlikte seçilen servisin yoğunluğu ve yasal işlem sürelerinin beklenmesi gibi süreçler nedeniyle onarım süresinin artış gösterebileceğinin; dava konusu, .... arasında sefer yaptığı anlaşılan 19 yolcu kapasiteli ticari aracın yakıt, şoför, amortisman giderlerinin mahsubu akabinde günlük net kazancının, arıza tarihinde 600,00 TL olabileceğinin, bu doğrultuda (5) günlük kazanç kaybının 3.000,00 TL olarak hesaplandığının ve neticeten toplam zarar bedelinin 16.590,00 TL olarak hesaplandığının belirtildiği anlaşılmıştır.Söz konusu bilirkişi raporu; Mahkememizce taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş; davacı şirket vekili tarafından sunulan itiraz beyanları doğrultusunda, tenzilat lüzumu bulunup bulunmadığı ve diğer itirazların değerlendirilmesi amacıyla dosya, bir önceki bilirkişi raporunu hazırlayan bilirkişiye tevdi edilmiş ve bilirkişi ek raporu █████/2023 tarihinde dosyamıza sunulmuş olup, anılan ek rapor kapsamında; davacı şirket vekili tarafından sunulan itiraz beyanlarının, ayrıntılı ve denetime elverişli şekilde cevaplandırıldığı ve bununla birlikte nihai kanaatlerinde bir değişiklik bulunmadığının bildirildiği anlaşılmıştır.Neticeten;Bilirkişi Kök ve Ek Raporlarının, davanın esasına etkili ve denetime elverişli olduğu kanaatine varılarak Mahkememizce yapılan incelemede; dava konusu "... plakalı... marka, ... model otobüs tipi" aracın motor bloğundaki çatlak nedeniyle sızan suyun motor yağına karışması ile eksilen soğutma suyuna bağlı olarak aracın hararet yaptığı ve motor bloğundaki işbu çatlağın, satım sözleşmesi esnasında davacı şirket tarafından anlaşılmasının mümkün olmadığı yönündeki tespitler dikkate alınarak; dava konusu araçta "gizli-maddi ayıp" bulunduğu kanaatine varılmış; bilirkişi raporu kapsamında "hasar bedeli" ve "araç mahrumiyet bedeli" hususlarında yapılan hesaplamalar da dikkate alınarak, davanın kısmen kabulüne dair aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir.V) HÜKÜM
: (Yukarıda Açıklanan Gerekçelerle)1) Davanın KISMEN KABULÜNE;Bu doğrultuda, taraflar arasında satımı gerçekleştirilen araçta tespit olunan gizli ayıp dolayısıyla;a) Araç onarım bedeli ile ilgili olarak;13.590,00 TL.'nin, dava tarihi olan █████/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,b) Kazanç kaybı ile ilgili olarak;100,00 TL.'nin, dava tarihi olan █████/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,2.900,00 TL.’nin, ıslah tarihi olan █████/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine;c) Tespit davası masrafı ile ilgili olarak;1.165,00 TL.'nin, dava tarihi olan █████/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,2) Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE;3) Karar ve İlâm Harcı
:a) Alınması gerekli 1.212,84 TL harçtan davacı tarafından yatırılan 347,62 TL peşin harç ve 50,00 TL ıslah harcı toplamı olan 397,62 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 815,22 TL harcın; davalı taraftan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,b) Davacı tarafından yatırılan 347,62 TL peşin harç, 50,00 TL ıslah harcı, 54,40 TL başvurma harcı ve 7,80 TL vekalet harcı toplamı olan 405,42 TL harcın; davalı taraftan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,4) Yargılama Gideri ve Gider Avansı
:a) Davacı tarafından yapılan 2.100,00 TL bilirkişi ücreti ile 250,00 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 2.350,00 TL yargılama giderinden kabul/talep oranına göre hesaplanan 1.794,20 TL yargılama giderinin; davalı taraftan alınarak davacı tarafa ÖDENMESİNE, bakiye kalan kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA,b) Davalı tarafından yatırılan 37,95 TL posta giderinden red/talep oranına göre hesaplanan 8,97 TL'nin davacı taraftan alınarak davalı tarafa ÖDENMESİNE, bakiye kalan kısmın davalı üzerinde BIRAKILMASINA,c) Arabuluculuk faaliyeti neticesinde, taraflar arasında anlaşma sağlanamadığı anlaşıldığından; Arabuluculuk Yönetmeliği'nin 26/2. maddesi uyarınca .... bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinden, red ve kabul oranına göre hesaplanan 1.007,81 TL'nin davalıdan, 312,19 TL'nin ise davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,d) Taraflarca yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın; karar kesinleşmesini müteakiben talep edilmesi halinde, HMK.'nın 333. maddesi uyarınca taraflara İADESİNE,5) Vekâlet Ücreti
:a) Davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3, 13 maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 17.755,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa ÖDENMESİNE,b) Reddedilen kısım yönünden 5.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendini vekille temsil ettiren davalı tarafa ÖDENMESİNE,Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda verilen karar, dava değeri itibariyle KESİN olmak üzere okunup, yapılan açık yargılamada karar verildi. █████/2023Katip ... Hâkim ...¸ ¸Gerekçeli Karar