İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin, kimliği belirsiz aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm ve cismani zarar tazminatı davasındaki ilk derece kararına ilişkin istinaf kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, 05.11.2015 tarihinde plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen bir aracın neden olduğu trafik kazasında bedensel zarar gören davacıların, Güvence Hesabı aleyhine açtığı maddi tazminat davasında verilen ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesini konu almaktadır; davacılar vekili, maluliyet raporlarının ilgili yönetmeliğe uygun hazırlanmadığını ve denetime açık olmadığını belirterek karara itiraz ederken, davalı vekili ise davacı tarafın eksik evrakla başvurduğu için dava şartının oluşmadığını, kazanın oluş şekline dair somut delil bulunmadığını, tespit edilemeyen araca hatalı kusur atfedildiğini ve maluliyet raporlarının usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu nedenle tazminatın hatalı hesaplandığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ
: █████/2022
NUMARASI
: ████████ Esas - ████████ Karar
DAVA
: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 05.11.2015 tarihinde ... sevk ve idaresindeki motosikletle ... Mah. ... Cad. üzerinde seyir halindeyken ara sokaktan çıkan ... marka plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın motosiklete çarpması neticesinde çift taraflı, maddi, hasarlı, yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın oluşumunda plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen araç sürücüsünün ara sokaktan ana yola dikkatsiz ve kontrolsüz bir biçimde çıkması sebebiyle asli ve tam kusurlu olduğunu, kaza nedeniyle davacı ... ve ... yaralandığını, kazaya neden olan aracın plakası, dolayısıyla sigortası tespit edilememesi nedeniyle, ...'ndan maddi tazminat talep edildiğini belirterek davacılar ... ve ...'ın bedensel zarara uğraması nedeniyle, 6100 sayılı Yasa’nın 107.maddesi uyarınca (fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere), zararın kapsamı belli olduktan sonra miktarı açıklanacak maddi tazminatın, ... yönünden sigorta limitini aşmamak üzere, temerrüt tarihinden işletilecek faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, dava değerini 1.000,00 TL olarak göstermiştir. Davacı vekili talep artırım dilekçesinde dilekçesinde davacı ... için 99.320,50 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 2.742,19 TL bakıcı gideri, davacı ... için 3.192,19 TL bakıcı gideri talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın kazanın gerçekliğini somut delillerle ispatlaması gerektiğini, aksi takdirde davanın reddi gerektiğini, müvekkilim Kurumun sadece plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen araç sürücüsünün kusuru oranında çıkan tazminattan sorumlu olduğunu, kaza sırasında motosiklette sürücü ve yolcu konumunda bulunan davacıların kask, dizlik ve gerekli koruyucu ekipmanları takmadan motosiklete binmiş olması nedeniyle müterafik kusuru bulunduğundan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, kusurun, maluliyet oranlarının tespiti gerektiğini, davacılara maluliyeti sebebi ile SGK'dan maaş bağlanıp bağlanmadığının sorulması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davacı ...'ın sürekli işgöremezlik tazminatı talebinin kabulü ile; 99.770,59 TL, tazminatın 05.03.2016 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (poliçe limiti olan 290.000 TL ile sorumlu olmak üzere) davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davacı ...'ın bakıcı gideri talebinin kabulü ile;bakıcı gideri için 3.192,19 TL olmak üzere) tazminatın 05.03.2016 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (poliçe limiti olan 290.000 TL ile sorumlu olmak üzere) davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davacı ...'ın sürekli işgöremezlik tazminatı talebinin reddine, davacı ...'ın bakıcı gideri talebinin kabulü ile;bakıcı gideri için 3.192,19 TL olmak üzere) tazminatın 05.03.2016 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (poliçe limiti olan 290.000 TL ile sorumlu olmak üzere) davalıdan alınarak davacıya ödenmesine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacılar vekili ile davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği çerçevesinde düzenlenen 06.11.2017 tarihli maluliyet raporlarının yargılamaya esas alınması gerektiğini, denetime açık olmayan itiraza konu olan raporu kabul etmelerinin mümkün olmadığını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacı tarafça dava öncesinde yapılan başvuru eksik evrak ile yapıldığından dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini, olay sonrası trafik kazası tespit tutanağı veya herhangi bir başka olay krokisi düzenlenmediğini, kazanın meydana geliş şekli ile ilgili davacının soyut iddiaları dışında somut delil bulunmadığından tespit edilemeyen araca asli kusur (%75 kusur) atfedilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı ...’ın arazları incelendiğinde 12 aylık stebilizasyon süresine uyulmadan tedavileri yapılmış ve maluliyet raporunda bu evraklar esas alındığını, davacı ... yönünden hükme esas alınan ATK maluliyet raporu bu yönü ile usul ve yasaya aykırı olduğunu, eksik inceleme ile hazırlanan ATK maluliyet raporu ile belirlenen maluliyet oranı esas alınarak düzenlenen aktüerya raporu ile belirlenen tazminat tutarları yönünden davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, her iki davacı için yargılama sırasında düzenlenen maluliyet raporları da bizzat muayene şartı ve heyet teşkilini sağlanmadan hazırlandığını, yargılama sırasında her iki davacının kask, dizlik ve gerekli koruyucu ekipmanları takmadan motosiklete bindiği tespit edildiğini, tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerekirken bu hususta değerlendirme yapılmadan hüküm tesis edildiğini, söz konusu kazaya ilişkin motosiklet sürücüsü davacı ... kaza sırasında 18 yaşından küçük olup, ehliyeti bulunmadığını, hem davacı ... için hem diğer davacı araçta yolcu olan ... için bulunduğu araç sürücüsünün kaza anında yeterli ehliyeti bulunmadığından müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, hükme esas alınan aktüerya raporlarına itirazlarının değerlendirilmeden hüküm tesis edildiğini, davalı müvekkili kurum geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatından sorumlu olmamasına rağmen davalı müvekkili aleyhine geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri nedeni ile tazminata hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, SGK tarafından davacılara maaş bağlanıp bağlanmadığı araştırılmalıdan hüküm tesis edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dosya kapsamından 05.11.2015 günü 23.30 sıralarında sürücü ... idaresindeki motosiklet (plakası belirtilmemiş) ile Yahya Kemal Mahallesi Okul Caddesi üzerinde seyir halindeyken olay mahalli ... Sokak kavşağına geldiğinde, seyir istikametine göre sağ taraftaki ... Sokak'tan kavşağa giren plakası belirsiz (Tofaş marka) otomobille çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında motosiklet sürücüsü ile motosiklette yolcu ...'ın yaralandığı ve davacıların bu yaralanmaları nedeni maddi tazminat talep ettiği anlaşılmıştır. Kaza sonrası trafik kazası tespit tutanağı veya olay yeri inceleme tutanağı, krokisi düzenlenmemiştir. İlk Derece Mahkemesince keşif yapılarak alınan 22.12.2020 tarihli bilirkişi raporu içeriğine göre; Olay mahallinde yol 8m genişliğinde, iki yönlü i zemin asfalt, vakit gece, mahal meskûn, olay yeri 3 yönlü "T" kavşaktır. Raporda plakası belirsiz otomobil sürücüsünün %75 oranında kusurlu, sürücü ...'ın %25 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir. ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan kusur raporunda ise "Kimliği/plakası belirsiz sürücünün hatalı tutum ve davranışının %75 oranında etken, davacı sürücü ...’ın %25 oranında kusurlu" olduğu belirtilmiştir. Mahkemece alınan kusur raporlarının birbiriyle örtüştüğü ve olayın oluşuna uygun düştüğü nazara alındığında kusura yönelik istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. Trafik kazası nedeniyle açılan tazminat davalarında maluliyete ilişkin alınacak raporların nasıl düzenleneceğine ilişkin ne Karayolları Trafik Kanun’un da ne de Türk Borçlar Kanun’unda düzenleme yapılmamış, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin içtihatları ile kaza tarihine göre dönemsel olarak uygulanması gereken Yönetmelikler açıklanmıştır. Buna göre maluliyete ilişkin alınacak raporların, █████/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, █████/2008 tarihi ile █████/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik'i, █████/2013 tarihi ile █████/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik'i, █████/2015 tarihi ile █████/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, █████/2019 tarihinden sonrada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin █████████ E. - █████████ K., ██████████ E. ve █████████ K., ██████████ E. ve █████████ K. sayılı kararları). İstanbul Adli Tıp Kurumu 2.İhtisas Dairesi'nden alınan 10.10.2018 tarihli-73591 numaralı raporda muayenesi yapılmaksızın tıbbi belgeleri incelenerek davacı ...'ın, 05.11.2015 tarihinde meydana gelen kazada davacı ...'ın Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit işlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre % 10,3 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceği bildirilmiştir. Davacı ...'ın, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere verilecek sağlık kurulu raporları hakkında yönetmeliğe göre engellilik oranının kas iskelet sistemi, alt ekstremite Tablo 3.9’a göre fleksiyon kısıtlılığı için %10, tablo 3.2 ‘ye göre kişinin engellilik oranının %5 olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceği, iyileşme süresinin ilk 3 ayında bakıcıya ihtiyaç duyabileceği bildirilmiştir. İstanbul Adli Tıp Kurumu 2.İhtisas Dairesi'nden alınan █████/2017 tarihli maluliyet raporunda muayenesi yapılmaksızın tıbbi belgeleri incelenerek davacı ...'ın █████/2015 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı arızasının Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre % 3,3 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceği bildirilmiştir. █████/2018 tarihli ATK maluliyet raporunda ise muayenesi yapılmaksızın tıbbi belgeleri incelenerek mevcut belgelere göre inceleme yapılarak davacı ...'ın █████/2015 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı arızasının Özürlülük Ölçütü, Sınıflaması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri kapsamında tüm vücut engellilik oranının %0 olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceği, iyileşme süresinin ilk 3 ayında bakıcıya ihtiyaç duyabileceği, bu süreden sonra geçici ve ya sürekli olarak başka birinin bakımına muhtaç durumda olmadığı bildirilmiştir. İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan maluliyet raporunun dosya kapsamı ve davacıların kaza nedeniyle düzenlenen tüm tıbbi belgeleri de incelenerek maluliyet oranının tespiti açısından kaza ile yaralanma arasındaki illiyet bağı da açıklanarak kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde düzenlenmiş olmasına göre bu yöne değinen istinaf itirazı yerinde değildir. TBK'nın 54. maddesi ile KTK'nın 98. maddesi hükümleri değerlendirildiğinde, kazadaki yaralanmadan kaynaklanan iyileşme sürecindeki geçici bakıcı gideri, geçici işgöremezlik ve belgesiz tedavi giderlerine ilişkin zarardan sorumluluk, zarara neden olanlar ile bu kişilerin sorumluluğunu poliçe ile üstlenen sigorta şirketine aittir. Başka bir ifadeyle geçici iş göremezlik zararı bedeni zarar teminatı ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi kapsamında olup, 6111 sayılı yasa uyarınca tedavi gideri kapsamında değerlendirilemez. Bu nedenle geçici ve kalıcı bakıcı giderleri zararlarının, poliçedeki tedavi giderleri teminatından, kalıcı işgöremezlik zararının ise sakatlık ve ölüm teminatından karşılanması gerektiğinden davalının geçici bakıcı sorumluluğunun sona erdiğine ilişkin istinaf talebi yerinde değildir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin ██████████ E. - █████████ K. ve ██████████ E. - █████████ K. sayılı kararları). Yargıtay 4. Hukuk Dairelerinin Anayasa Mahkemesinin █████/2020 tarih, ███████ Esas ve ███████ Karar sayılı iptal kararı sonrasında vermiş olduğu güncel içtihatları uyarınca tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da "progresif rant" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir. Bu nedenle hükme esas alınan aktüerya raporunda hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılmasının içtihatlara uygun olmasına göre ve yine raporda pasif dönem hesaplaması 60 yaşından itibaren başlatıldığından bu yöndeki istinaf talebi yerinde görülmemiştir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin █████████ E. - █████████ K., ██████████ E. - █████████ K., ██████████ E. - █████████ K., ██████████ E. - ██████████ K. sayılı kararları). Davacılar, davalı Güvence Hesabı'na başvuru yaptıktan sonra verilen olumsuz yanıt üzerine dava açıldığına göre KTK'nın 97.madddesindeki başvuru koşulu yerine getirildiğinin kabul edilmesinde usul ve yasaya aykırılık yoktur. Mahkemece Sosyal Güvenlik Kurumu'na davacılara 05.11.2015 tarihinde meydan gelen kaza nedeniyle herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı sorulmuş, 13.06.2022 tarihli ... numaralı cevabi yazısında davacılara dava konusu kaza nedeniyle ödeme yapılmadığı belirtilmiş olduğundan davalı vekilinin SGK tarafından maaş bağlanıp bağlanmadığı, bağlanan maaşın rücuya tabi olup olmadığı araştırılması gerektiğine; İlk Derece Mahkemesince zaten geçici işgöremezlik tazminatına hükmedilmediğinden geçici işgöremezlik tazminatın teminat dışı olduğuna ilişkin istinaf başvuruları yerinde görülmemiştir. Kaza tespit tutanağı, olay yeri inceleme tutanağı veya olaya ilişkin kamera görüntüsü bulunmamaktadır. Davacılar ifadelerinde motosiklete çarpan aracın plakasını göremedikleri ... marka araba olduğunu beyan etmiştir. Davacılar olay mahallinden ambulansla hastaneye götürülmüş, ifadeleri hastane de alınmıştır. Soruşturma dosyası daimi aramaya alınmıştır. Davacıların anlatımlarına ve dosya kapsamına göre, maddi vakıanın kesin olarak ortaya çıktığı, davacıların trafik kazası sonucu yaralandığı, davacıların sürücü ve yolcu olarak bulunduğu motosiklete çarpan aracın plakasının tespit edilemediği, bu nedenle davacıların yaralanmasından dolayı oluşan zarardan davalı ...'nın sorumlu olacağı anlaşıldığından aksi yöndeki davalı istinaf talebi yerinde görülmemiştir. Sürücü ...'ın kaza tarihinde 16 yaşındadır. Davacıların olay anında kask ve koruyucu ekipman takıp takmadıklarına ilişkin dosyada veri bulunmamaktadır. Davalı ..., yaşı itibariyle ehliyetsiz olan arkadaşının motosikletine yolcu olarak binmesi nedeni ile Yargıtay'ın yerleşik uygulamaları uyarınca % 20 oranında müterafik kusur indirimi yapılarak tazminatın belirlenmesi gerekirken bu husus göz ardı edilerek hüküm tesisi doğru görülmemiştir. Sonuç olarak davacılar vekili istinaf başvurunun reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek davalı ... için bilirkişi raporunda hesaplanan tazminat tutarından %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılarak 79.816,47 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 2.553,75 TL bakıcı gideri talebinin kabulüne, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; Müterafik kusur nedeniyle tazminattan indirilen miktar, yasal düzenlemelerden kaynaklanan hakkaniyet indirimi mahiyetinde olduğundan yargılama giderinin hesaplanmasında nazara alınmamış, davalı lehine bu kısım üzerinden vekalet ücretine hükmedilmemiş ve aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: I- Davacılar vekili istinaf başvurunun REDDİNE, Davalı istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA, Buna göre: A)1-Davacı ...'ın sürekli işgöremezlik tazminatı talebinin KISMEN KABULÜ ile; 79.816,47 TL tazminatın 05.03.2016 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (poliçe limiti olan 290.000 TL ile sorumlu olmak üzere) davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Davacı ...'ın bakıcı gideri talebinin kısmen kabulü ile bakıcı gideri için 2.553,75 TL tazminatın 05.03.2016 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (poliçe limiti olan 290.000 TL ile sorumlu olmak üzere) davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, B)1-Davacı ...'ın sürekli işgöremezlik tazminatı talebinin reddine, 2-Davacı ...'ın bakıcı gideri talebinin kabulü ile bakıcı gideri için 3.192,19 TL tazminatın 05.03.2016 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (poliçe limiti olan 290.000 TL ile sorumlu olmak üzere) davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 3-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 5.626,70 TL karar harcından peşin alınan (ıslah) 391,78 TL'nin mahsup edilerek bakiye 5.234,92 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 391,78 TL peşin harç, 29,20 TL başvuru harcı gideri toplamı olan 420,98TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Davacı ... kendini vekil ile temsil ettirdiğinden İlk Derece Mahkemesi karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereği takdir olunan 13.179,23 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Davacı ... kendini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT gereği takdir olunan 3.192,19TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,7-Davalı vekil ile temsil edildiğinden davanın kısmen red edilen tutar üzerinden hesaplanan yürürlükte bulunan AAÜT gereği takdir olunan 50,00TL'nin davacı ...'dan alınarak davalıya verilmesine 8-Davacılar tarafından yapılan 536,95TL tebligat, posta gideri, 2.399,50TL ATK fatura gideri ile 2.100,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.036,45TL yargılama giderinden kabul ve red durumuna göre 5.034,00TL'nin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, bakiyesinin davacılar üzerinde bırakılmasına, 9-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama masrafı yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,10-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine, II- İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN; 1-Davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine, 2- Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL harcın davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan 100,00 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 492,00 TL istinaf başvuru harcının davacı ...'tan tahsili ile davalıya verilmesine, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!