İşveren talimatıyla görevi dışı ürün boşaltırken iş kazası geçiren şoför işçinin maddi ve manevi tazminat talebinin Yargıtayca temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki belge, davacı işçinin işveren şirketinde şoför olarak çalışırken, görevi olmayan donmuş ürün indirme sırasında işveren talimatıyla yaralanması neticesinde açtığı maddi ve manevi tazminat davasının temyiz incelemesine ilişkindir. İlk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesi davayı kabul ederek davacı lehine tazminata hükmetmiş; davalı işveren ise olayın kendi kusuru dışında, davacının talimat almaksızın gerçekleştiğini, kusurun davacıda olduğunu, tazminat şartlarının oluşmadığını ve bilirkişi raporlarına itirazlarını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. Yargıtay, davalı vekilinin temyiz dilekçesini inceleyerek uyuşmazlığın iş kazası kaynaklı tazminat istemi olduğunu saptamıştır.

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Kayseri 10. İş MahkemesiSAYISI
: ███████ E., ████████ K.Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesinc davanın kabulüne karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararına davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince tarafların başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı... GıdaTem. Tur. İnş. ve İht. Mad. San. Tic, A.Ş.'de şoför olarak çalıştığını, 05.09.2016 günü saat 16:00'da, Mimarsinan O.S.B. 13. Cadde No:33'te kendi sevk ve idaresinde olan işveren şirkete ait donmuş ürün yüklü kamyonu soğuk hava deposu önüne park etmiş ve kendi işi (görevi) olmamasına rağmen işverenin emri ve talimatı ile ürünleri yükleme başladığını, kamyonun açık vaziyette olan lifi adı verilen parçasının üzerinde ve üst üste bulunan donmuş ürün kolileri devrilmesin diye iş arkadaşı ile müdahale ettiği esnada kayan ürünlerin müvekkilimin üzerine devrilmesi sonucu müvekkilim yaralanmış olup, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 150,00 TL maddi tazminat ve 20,000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkil şirkette şoför olarak çalıştığını, dava konusu olayın meydana gelmesinde müvekkile atfedilecek bir kusur bulunmadığını, davacının tamamen kusurlu olduğunu beyan ederek açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararında özetle; "..davanın kabulü ile1-439,484,47 TL maddi tazminatın 05.09.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,2- 20,000,00 TL manevi tazminatın 05.09.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,.." karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; "..davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine.." karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; SGK tarafından davalı şirket aleyhine Kayseri 1. İş Mahkemesinde dava konusu olayla ilgili belirsiz alacak davası açıldığını, HMK 165/1 hükmü gereği Kayseri 1. İş Mahkemesi kararının sonucunun beklenmesi talepli dilekçenin Mahkemeye sunulduğunu, Mahkemenin bu talebi reddettiğini, ilgili dosyanın derdest durumda bulunduğunu, Mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini, davalıya ait iş yerinde davalıya ait olmayan ve davacının sevk ve idaresinde olmayan donmuş gıda lojistik dağıtımı yapan bir firmaya ait araçla gelen ürünlerin indirilme işlemi esnasında, araç şoförü ... ve davalı iş yerinde işçi olarak çalışan ...'in donmuş ürünleri indirirken davacının, davalı şirket yetkililerinin herhangi bir emir ve talimatı olmaksızın taşıma işlemine yardım etmek maksadıyla geldiğini, ürün kolilerinin indirilmesi sırasında bu kolilerin davacının üzerine devrilmesi neticesinde olayın meydana geldiğini, davacının ifadesinde yükü indirip taşımanın kendisinin görevi olmadığını beyan ettiği, davalı şirket yetkililerinin malzemenin taşınması hususunda davacıya talimat vermediklerini, davacının, tanık ...'ın ikazlarını dikkate almadığını, bu durumun tanık beyanı ile sabit olduğunu, davacının iş yerinde meydana gelen dava konusu olaydan sonra tamamen iyileştiğini, davalı şirkete ait iş yerinde yaklaşık iki yıl kadar çalıştığını, Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu Başkanlığı raporuna davacının meslekte kazanma gücü kaybı oranına itirazlarının bulunduğunu, bilirkişi raporlarına itiraz dilekçesinde belirtilen hususlar doğrultusunda Mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini, davacı lehine hükmedilen manevi tazminatın yasal şartlarının oluşmadığını, davacının meydana gelen olayda kusurlu olduğunu, davacı lehine manevi tazminata hükmedilmesinin yasal dayanağı olmadığını, Mahkemece davacının manevi tazminat talebinin kabulüne yönelik verilen kararın kaldırılması gerektiğini temyiz başvuru sebepleri olarak ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, iş kazası sonucu maddi ve manevi tazminatın davalı taraftan tahsili istemine ilişkindir.1- Davalı vekilinin hükmedilen manevi tazminat miktarlarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan kesinlik sınırının 238.730,00 TL olup hükmedilen tazminata yönelik temyizi kesinlik sınırı altında kaldığı anlaşılmakla temyiz itirazlarının miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.2-Davalı vekilinin maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle, dosya kapsamında toplanan bilgi ve belgelere, delil ve ispat durumuna göre, kusur belirlemesine dair kabulün dosya kapsamı ile dairemizce benimsenen ilkelere uygun olmasına, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenlerin istinaf sebepleri olarak da dermeyan edildiği ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında gerekçesi açıklanarak itirazların karşılanmış olmasına göre, ileri sürülen temyiz sebeplerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş olması karşısında temyiz edenlerin sıfatlarına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;1. Davalı vekilinin hükmedilen manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE2. Davalı vekilinin maddi tazminata yönelik tüm temyiz itirazlarının temyiz kapsam ve nedenleri gözetilerek reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,3. Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,04.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.