10. Hukuk Dairesi, iş kazası rücuan tazminat davasında 5510 sayılı yasanın geçmişe yürümezliğini ve eksik kusur tespiti gerektiren bilirkişi raporu ihtiyacını vurgulayarak hükmü bozdu.
Özet: Yargıtay, rücuan tazminat davasında, yerel mahkemenin hükmüne esas aldığı kusur raporu ve ilgili tazminat dosyası mevcut davada bulunmadığından, bu raporun oluşa ve iş güvenliği kurallarına uygun olup olmadığının anlaşılamadığını belirterek kararı bozmuştur; yeniden yargılamada sigortalının açtığı tazminat ve ceza davalarının dosyalarının getirilerek, iş kazası tarihi itibarıyla yürürlükte olan 506 sayılı Kanun, İş Kanunu ve İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü kapsamında, işveren ile üçüncü kişilerin kusur ve sorumluluklarını detaylıca inceleyen, konusunda uzman bilirkişilerden yeni bir kusur raporu alınması gerektiğine hükmetmiştir.
10. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi
    :Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi
    No
    :213-29
    Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
    Mahkemece, ilâmında belirtildiği şekilde, davalılar ... ve ... yönünden davanın reddine, diğer davalı yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
    Hükmün, davacı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
    5510 sayılı Yasanın 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 21. maddesindeki, "iş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamı, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, Kurumca işverene ödettirilir." düzenlemesi getirilmiş ise de, söz konusu düzenlemenin anılan kanunda, yürürlüğü öncesinde gerçekleşen olaylardan kaynaklanan rücuan tazminat davalarında uygulanmasına olanak veren bir düzenleme bulunmadığı ve genel olarak Kanunların geriye yürümemesi (geçmişe etkili olmaması) kuralı gereğince, davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 26 ve 87.nci maddeleridir.
    Mahkemece, sigortalının davalılar aleyhine karşı açtığı tazminat dosyasındaki kusur raporuna göre karar verildiği anlaşılıyorsa da, ne tazminat dosyasının, ne de kusur raporunun eldeki dava dosyasına konulmamış olması nedeniyle, hükme esas alınan kusur raporunun oluşa ve işçi sağlığı ve iş güvenliği kurallarına uygun olup olmadığı anlaşılamamıştır.Bu nedenle öncelikle, sigortalının, davalılar aleyhine karşı açtığı Nevşehir 1. Asliye (İş) Mahkemesi'nin ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı dava dosyası ile, davalılardan ... hakkında açılan ceza davası dosyası getirtilmeli, Mahkemece, konusunda ve iş kazasının meydana geldiği alanda uzman bilirkişilerden alınacak kusur raporu ile; maddi olguyu tespit eden, işverenin ve 3. kişilerin kusur ve aidiyetini, oluşa ve 506 sayılı Yasanın 26, (olay tarihi itibariyle yürürlükte olan) İş Kanunu ile İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğünün 2 ve diğer maddelerine uygun olarak, iş güvenliği mevzuatına göre saptayan, hangi önlemlerin alınması gerekeceği, bu önlemlerin işverence alınıp, alınmadığı ve alınmış önlemlere sigortalı işçinin uyup uymadığı ve dayanağı mevzuat hükümleri ayrıntılarıyla irdeleyen rapor alınması gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
    O halde, davacı Kurum avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
    SONUÇ
    : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 21.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!