İş kazası sonucu kalp krizi geçiren sigortalının ölümü sonrası rücuan tazminat davasında, yetersiz kusur raporu ve yanlış davalı sıfatı nedeniyle hükmün bozulması kararı.
Özet: Yargıtay, iş kazası sonucu vefat eden sigortalının rücuan tazminat davasında, yerel mahkemenin 506 sayılı Kanuna dayalı kabul kararını bozmuştur; zira hükme esas alınan bilirkişi raporu, işverenin kusurunu iş sağlığı ve güvenliği mevzuatına uygun şekilde yeterince irdelememiş olup, sigortalının işi, çalışma süreleri ve alınması gereken güvenlik önlemleri gibi hususlarda uzman bir raporla detaylı inceleme yapılması gerekmektedir; ayrıca davalı sıfatının karar başlığında yanlış belirtilmesi de usul hatası olarak değerlendirilmiştir.

Mahkemesi
:Asliye Hukuk(İş) MahkemesiNo
:5-74Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.Mahkemece, ilâmında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.Hükmün, taraf avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.5510 sayılı Yasanın 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 21. maddesindeki, "iş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamı, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, Kurumca işverene ödettirilir." düzenlemesi getirilmiş ise de, söz konusu düzenlemenin anılan kanunda, yürürlüğü öncesinde gerçekleşen olaylardan kaynaklanan rücuan tazminat davalarında uygulanmasına olanak veren bir düzenleme bulunmadığı ve genel olarak Kanunların geriye yürümemesi (geçmişe etkili olmaması) kuralı gereğince, davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 26 ve 87.nci maddeleridir.Davalıya ait işyerinde şoför olarak çalışan sigortalı ve arkadaşları, Yahyalı ilçesi Yeşilköy'deki şantiyeden Karpuzbaşı'ndaki şantiyeye kullandığı kamyonla giderlerken, fenalaşan sigortalının kalp krizi sonucu ölmesi şeklinde gelişen iş kazasına ilişkin olarak hükme esas alınan kusur raporunda; ilk yardım eğitimi vermeyen işverenin bu nedenle kusurlu bulunarak % 60 ve sigortalının ise % 40 kusurlu olduklarının bildirildiği anlaşılmıştır.Hükme esas alınan bilirkişi raporunun, meydana gelen iş kazasında, davalı işverenin kusurunun oluşa ve işçi sağlığı ve iş güvenliği mevzuatına uygun olarak irdelenmediği ve bu yönüyle kusur raporunun yetersiz olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece, konusunda ve iş kazasının meydana geldiği alanda uzman bilirkişilerden alınacak kusur raporu ile; sigortalının tam olarak hangi işi yaptığı, olay günü hangi sürelerde çalıştırıldığı, 506 sayılı Yasanın 26, (olay tarihi itibariyle yürürlükte olan) 4857 sayılı Yasanın 77 ile İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğünün 2 ve diğer maddelerine uygun olarak, iş güvenliği mevzuatına göre hangi önlemlerin alınması gerekeceği, bu önlemlerin işverence alınıp, alınmadığı ve alınmış önlemlere sigortalı işçinin uyup uymadığı ve dayanağı mevzuat hükümleri ayrıntılarıyla irdelenerek somut ifadeler kullanılarak rapor alınması gerekirken yazılı şekilde yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.Diğer taraftan davalının sıfatının Kayseri İl Özel İdaresi olması karşısında karar başlığına, davalı olarak '' ...'' nin yazılmış olması usul ve yasaya aykırıdır.O halde, taraf avukatlarının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.SONUÇ
: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 21.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.