Resmi belgede sahtecilikten beraat kararı, eylemin suç tarihinde idari kabahat olması ve zamanaşımı nedeniyle idari para cezasına yer olmadığı gerekçesiyle Yargıtay tarafından bozuldu.
Özet: Yargıtay, sanığın başka bir araca ait gerçek plakayı kullanma eyleminin suç tarihinde resmi belgede sahtecilik değil, 2918 sayılı Kanun kapsamında idari para cezasını gerektiren bir kabahat olduğunu, ancak bu kabahate ilişkin zamanaşımının temyiz incelemesi sırasında dolduğunu belirterek, bölge adliye mahkemesinin beraat kararını bozsa da zamanaşımı nedeniyle idari para cezası verilmesine yer olmadığına karar vermiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.SUÇ
: Resmi belgede sahtecilikHÜKÜM
: BeraatTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: BozmaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle;I. HUKUKÎ SÜREÇ1. Ankara 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.09.2019 tarih ve ████████ esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'unun (5237 sayılı Kanun) 204/1 ve 53. maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun kabulü ile duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun’unun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 303/1-a maddesi uyarınca kaldırılmasına ve resmi belgede sahtecilik suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi uyarınca sanığın beraatine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİBölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; iğfal kabiliyetinin bulunduğuna, ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet kararının onanması yerine kaldırılarak sanığın beraatine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.III. GEREKÇESanığın kullandığı araca takılı plakaların başka araçlara tahsisli gerçek plaka olduğunun anlaşılması karşısında; suç tarihi itibarıyla 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı Kanun), 01.02.2018 tarihinde kabul edilen 7070 sayılı Kanun'un 18. maddesi ile değiştirilen 23. maddesinin son fıkrasındaki “başka bir araca tescilli veya sahte plakayı takan veya kullananlar 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204 üncü maddesine göre cezalandırılır” hükmünün yürürlükte bulunmadığı sanığın eyleminin suç tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 2918 sayılı Kanun'un 21. ve 23. maddelerine temas ettiği ve maddelerde öngörülen idari para cezasının miktarına göre 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun (5326 sayılı Kanun) 20/2-c bendinde yazılı zamanaşımının, eylemin gerçekleştiği tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmıştır.IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, BOZULMASINA, ancak sanığın eylemine uyan 2918 sayılı Kanun'un 21. maddesinde öngörülen idari para cezasının miktarına göre, 5326 sayılı Kanun'un 20/2-c bendinde yazılı zamanaşımının, eylemin gerçekleştiği 09.10.2017 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşıldığından, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta 1412 sayılı Kanun'un 322 ve 5326 sayılı Kanun'un 24. maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün bulunduğundan, 5326 sayılı Kanun'un 20 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle İDARİ PARA CEZASI VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Ankara 12. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,06.01.2025 tarihinde karar verildi.