Yargıtay 3. Ceza Dairesi, silahlı terör örgütü üyeliği mahkûmiyetini, ByLock teknik delil eksikliği, tanık ifadelerinin usulüne uygun incelenmemesi ve çocuğun okula gönderilmesi ile bağışın hatalı delil sayılması nedenleriyle bozdu.
Özet: Yüksek Mahkeme, silahlı terör örgütüne üyelik suçundan verilen mahkumiyet kararını, sanığın Bylock kullandığının teknik verilerle kesin olarak ispatlanıp detaylı raporun taraflarla tartışılmaması, kovuşturma aşamasındaki ifade sahiplerinin tanık sıfatıyla dinlenmemesi ve sanığın çocuğunu örgüte müzahir okula göndermesi ile iltisaklı derneğe bağış yapmasının tek başına örgütsel faaliyet veya yeterli delil olarak kabul edilmesinin kanuna aykırı bulunması nedenleriyle eksik inceleme gerekçesiyle bozarak, davanın ilk derece mahkemesine geri gönderilmesine karar vermiştir.
3. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

    SAYISI
    : █████████ E., ████████ K.
    İLK DERECE MAHKEMESİ
    : Konya 8. Ağır Ceza Mahkemesi
    SAYISI
    : ████████ E., ████████ K.
    SUÇ
    : Silahlı terör örgütüne üye olma
    HÜKÜM
    : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi kararı
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
    : Onama
    Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
    Sanık müdafii tarafından yasal temyiz süresi içerisinde, usulüne uygun şekilde temyiz başvurusunda bulunulduğu ve sanık tarafından verilen 10.02.2025 tarihli temyiz dilekçesinin ek temyiz dilekçesi niteliğinde olduğu değerlendirilmiştir.
    Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
    Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi gereğince REDDİNE,
    Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
    Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
    A)Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, ███████-956 Esas ve ████████ sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında; "ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağının kabul edildiği, ancak kullanım olmaksızın ByLock yüklenmesinin atılı suçun sübutu için yeterli olmayacağı gözetilmekle;
    ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun vasfı açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, öncelikle ilgili birimlerden mümkün olması halinde ayrıntılı olarak ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının getirtilmesi ve düzenlenen tespit tutanağının 5271 sayılı Kanun'un 217. maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunup tartışılmasından sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma neticesinde yazılı şekilde hüküm kurulması,
    B)Yargılama aşamasında ait ifade ve teşhis tutanakları 5271 sayılı Kanun'un 217. maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunan ve diyecekleri sorulan ifade sahibi Sezgin Kaldemir'in tanık sıfatıyla ifadesine başvurulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
    C)Sanık hakkında temyiz aşamasında dosyaya geldiği anlaşılan ve sanığın örgüt içindeki konumuna ve görevlerine ilişkin beyanlar içeren şüphelilere ait ifade ve teşhis tutanaklarının 5271 sayılı Kanun'un 217. maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunduktan ve diyecekleri sorulduktan ve ifade sahiplerinin tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
    D)Kabul ve uygulamaya göre;
    Sanığın çocuğunu örgüte müzahir okula göndermesinin ve örgütle iltisaklı derneğe bağışta bulunmasının müsnet suç yönünden delil ya da örgütsel faaliyetler olarak kabul edilmesi,
    Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Konya 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!