3201 sayılı yasa kapsamında yurtdışı borçlanma tutarının, başvurunun yapıldığı tarihteki mevzuata göre belirlenmesi gerektiği ve yerel mahkeme kararının bu yönde düzeltilerek onanması.
Özet: Yurt dışı borçlanma talebinin reddi üzerine açılan davada, ilk derece mahkemesinin borçlanma tutarının kararın kesinleşmesinden sonraki yeni başvuru tarihine göre belirlenmesi yönündeki hatalı hükmü düzeltilerek, borçlanma miktarının davacının ilk borçlanma başvuru tarihi olan 03.06.2010 günü yürürlükte bulunan mevzuat uyarınca saptanması gerektiğine karar verilmiştir.

Mahkemesi
:İş MahkemesiNo
:704-614Davacı, yurtdışı borçlanma talebini red eden kurum işleminin iptalini, Türk Vatandaşı iken yurtdışında geçen çalışmalarını 3201 sayılı Yasa kapsamında borçlanabileceğinin tespitini ve borçlanma tutarının, borçlanma başvuru tarihine göre belirlenmesi gerektiğinin tespitini istemiştir.Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Hükmün, taraflar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, tarafların sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.2-Dava, yurtdışı borçlanma talebini red eden Kurum işleminin iptali, Türk Vatandaşı iken geçen yurtdışı hizmet sürelerinin 3201 sayılı Yasa kapsamında borçlanabileceğinin tespiti ve borçlanma nedeniyle belirlenecek borçlanma tutarının, borçlanma başvuru tarihine göre belirlenmesi gerektiğinin tespiti istemlerine ilişkindir.Mahkemece, davacının, Türk Vatandaşı iken yurtdışında geçen hizmet sürelerini 3201 sayılı Yasa kapsamında borçlanabileceğinin tespitine karar verilirken; borçlanma nedeniyle belirlenecek borçlanma tutarının ise, kararın kesinleşmesinden sonra yapılacak borçlanma başvuru tarihindeki prime esas kazanç üzerinden hesaplanması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.Mahkemenin, borçlanma nedeniyle belirlenecek borçlanma tutarının, kararın kesinleşmesinden sonra yapılacak borçlanma başvuru tarihine göre belirlenmesine yönelik kararı hatalıdır.Çünkü, davacının 03.06.2010 tarihli yurtdışı hizmet borçlanması talep dilekçesi,davalı Kurum tarafından, 03.06.2010 tarihli borçlanma başvuru tarihi itibarıyla Türk Vatandaşı olmadığı gerekçesiyle reddi üzerine iş bu dava açılmıştır.Öte yandan, 5754 sayılı Yasanın 79.maddesiyle değişik 3201 sayılı Yasanın “Borçlanma tutarı ve borçlanma tutarının iadesi” başlıklı 4.maddesi “borçlanılacak her bir gün için tahakkuk ettirilecek borç tutarı, başvuru tarihindeki 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 82'nci maddesinde belirtilen prime esas asgari ve azamî günlük kazanç arasında seçilecek günlük kazancın % 32'sidir. Ancak, prime esas asgari günlük kazancın altında olmamak üzere borçlanma tutarına esas alt sınırı farklı bir miktarda belirlemeye Bakanlar Kurulu yetkilidir…” hükmünü içermekte olup; anılan madde içeriğinden de açıkça anlaşılacağı üzere, 3201 sayılı Yasa kapsamındaki borçlanmalarda, borçlanma tutarının belirlenmesindeki kıstas “borçlanma başvuru tarihi” olarak değişikliğe uğramıştır.Şu halde, borçlanma nedeniyle belirlenecek borçlanma tutarının, yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde, borçlanma başvuru tarihi olan 03.06.2010 günü itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuat uyarınca saptanması gerektiğinin tespitine karar verilmesi gerekirken, davacıyı kararın kesinleşmesini takiben yeniden borçlanma başvurusu yapmak durumunda bırakacak şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.Ne var ki; bu aykırılığın giderilmesi, yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.SONUÇ
:1-Hükmün 2 no’lu Bendinde yer alan “Kısmen Kabul kısmen reddi” sözlerinin silinerek yerine “Kabulü” sözlerinin yazılmasına;2-Hükmün 3 no’lu bendinin tamamen silinerek, yerine, “borçlanma nedeniyle belirlenecek borçlanma tutarının, borçlanma başvuru tarihi olan 03.06.2010 günü itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuat uyarınca saptanması gerektiğinin tespitine” sözlerinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının davacıdan alınmasına, 21.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.