Bağ-Kur yaşlılık aylığının iptaliyle SSK emekliliği talebinin, sigortalının son tabi olduğu kurumun Bağ-Kur olması ve hizmet birleştirmesine konu SSK çalışması olmaması gerekçesiyle reddedilmesi kararının temyizce onanması.
Özet: Dava, Bağ-Kur yaşlılık aylığının iptali ve SSKdan emekli olma talebiyle açılmış; ilk derece mahkemesi, davacının Bağ-Kur sigortalısı olması ve SSKlı çalışması bulunmaması gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Temyiz incelemesinde, davacının SSK çalışması olmadığı, borçlanılan süreler üzerinden Bağ-Kurdan emekli edildiği, sonrasında aylığının haksız yere kesilip yersiz ödemelerin talep edildiği anlaşılmışsa da, mevcut dava dilekçesinin bu haksız kesinti ve tahsilata yönelik bir talep içermemesi nedeniyle, ilk derece mahkemesinin Bağ-Kurdan SSKya geçiş talebini reddeden kararı usul ve yasaya uygun bulunarak onanmıştır.

Mahkemesi
:İş MahkemesiNo
:662-596Davacı, Bağ-Kur yaşlılık aylığının iptaliyle, SSK’dan emekliliğine karar verilmesini istemiştir.Mahkemece, son tabi olunan Kurum’un Bağ-Kur olması, hizmet birleştirmesine konu edilebilecek SSK’lı çalışmalarının bulunmaması ve bu haliyle Kurum işlemlerinin yerinde olduğun hareketle, davanın reddine karar verilmiştir.Hükmün, davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanunî gerektirici sebeplere ve özellikle; SSK’lı çalışmaları bulunmayan, 3201 sayılı Yasa kapsamında borçlanılan süreler ve 1479 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılık süreleri üzerinden ve destek primine tabi şekilde 01.11.2008 tarihinden itibaren Bağ-Kur’dan yaşlılık aylığı bağlanan davacının, anılan destek primine tabi çalışmayı bildiği ve sosyal güvenlik destek primi ödemesi yapıldığı halde, Medeni Kanun’un 2.maddesinde belirtilen iyiniyet ve hakkaniyet kurallarına aykırı şekilde, yaşlılık aylığının kesilerek çıkarılan yersiz aylıkların davacıdan tahsil edildiği anlaşılmakta ise de; dosya içeriğine ve özellikle dava dilekçesi kapsamına göre, anılan uyuşmazlıklara yönelik bir davanın bulunmamasına göre, yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının davalıdan alınmasına, 21.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.