Hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan verilen mahkumiyet kararının, usulsüz tebligat ve yasal zamanaşımı nedeniyle Yargıtayca bozulması ve kamu davasının düşmesi kararı.
Özet: Başka bir suçtan cezaevinde bulunan sanığa, hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan verilen mahkumiyet kararının kanun yolu başvuru yöntemi usulüne uygun bildirilmediği ve kararın okunup anlatılmadığı için tebliğin usulsüz olduğu kabul edilerek temyizin süresinde olduğu belirlenmiş; ancak yargılama konusu suç için belirlenen sekiz yıllık olağan zamanaşımı süresinin mahkumiyet kararından temyiz incelemesine kadar dolması nedeniyle kamu davasının düşürülmesine oy birliğiyle karar verilmiştir.
8. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  ████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi

    SUÇ
    : Hükümlü veya tutuklunun kaçması
    HÜKÜM
    : Mahkumiyet
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
    : Düşme
    Başka suçtan cezaevinde bulunan sanık hakkında yokluğunda Karşıyaka (Kapatılan) 3. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 25.04.2012 tarihli kararıyla 6 ay hapis cezasına karar verildiği ve hükümde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 263/1. Maddesi uyarınca ''zabıt kâtibine veya tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta bir dilekçe vererek'' kanun yoluna başvurulabileceğinin belirtilmemesi ve ayrıca 5271 sayılı Kanun'un 35/3. fıkrasında düzenlenen "ilgili taraf serbest olmayan bir kişi veya tutuklu ise tebliğ edilen karar kendisine okunup anlatılır" hükmü uyarınca, kararın sanığa okunup anlatılmadığı, bu suretle sanığa yapılan tebliğin usulsüz olduğu ve temyiz isteğinin öğrenme üzerine süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.
    Sanık hakkında yargılama konusu eylem için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 292/1 uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü ve 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 25.04.2012 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
    Açıklanan nedenle sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden, hükmün, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 302. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
    Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Karşıyaka (Kapatılan) 3. Sulh Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.01.2025 tarihinde karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!