İftira suçundan terör örgütü bağlantısı isnadına ilişkin kovuşturmaya yer olmadığı kararına yapılan itirazın reddinin, delillerin mahkemece değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle kanun yararına bozulması kararı.
Özet: Yargıtay, aralarında icra davası nedeniyle husumet bulunan şüphelinin, karşı taraf avukatı müşteki hakkında somut delile dayanmaksızın terör örgütüyle bağlantılı olduğuna dair isnatlarda bulunmasının, iftira suçu yönünden kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturduğuna ve delillerin takdirinin mahkemesince yapılması gerektiğine dikkat çekerek, kovuşturmaya yer olmadığı kararına yapılan itirazın kabulü yerine reddedilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna hükmetmiş ve Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma istemini kabul ederek yerel mahkemenin bu kararını bozmuştur.

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği
KARAR
: Kovuşturmaya yer olmadığı kararına yapılan itirazın reddiKANUN YARARINA BOZMAYOLUNA BAŞVURAN
: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet BaşsavcılığıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: İlgili kararın kanun yararına bozulmasıİftira suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma sonunda İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca 04.04.2022 tarihinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara şikayetçi tarafından yapılan itirazın mercii İstanbul 6. Sulh Ceza Hâkimliği'nin 06.10.2022 tarih ve █████████ Değişik İş sayılı kararı ile kesin olarak reddine karar verildiği anlaşılmıştır.Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 26.07.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.09.2023 tarih ve KYB-██████████ sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:I. İSTEMYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma isteminin:" ...Şüphelinin █████/2019 ve █████/2022 tarihli ifadelerinde, müştekinin aralarında ticaret ilişkisi bulunan ...' avukatı olduğunu, görülmekte olan icra davası nedeniyle değişik tarihlerde müştekinin ofisinde yüz yüze görüştüklerini, ofiste terör örgütü ile bağlantılı kişilerin olması nedeniyle müştekinin de terör örgütü ile irtibatlı olabileceğini düşündüğünü, örgüt bağlantısı nedeniyle de davanın aleyhine sonuçlandığını belirterek müşteki hakkında isnatlarda bulunması ve dava süreci nedeniyle tarafların husumetli olduğu nazara alındığında, şüphelinin eylemine ilişkin delillerin takdir ve değerlendirmesinin mahkemesince yapılması gerektiği ve bu nedenle şüpheli hakkında kamu davası açılması gerektiği gözetilmeksizin, kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir"Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.II. GEREKÇE1.5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 267 nci maddesinin birinci fıkrası "Yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak ya da basın ve yayın yoluyla, işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat eden kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır." şeklindedir.2.Somut olayda; şüphelinin, makul şüpheye, maddi vakıa ve somut olguya dayandırmayıp borçlusu olduğu icra takibinde alacaklı tarafın vekili olarak görev yapan şikayetçi ile süregelen hukuki anlaşmazlık nedeniyle şikayetçi hakkında FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatlı olduğuna dair ihbarda bulunduğuna dair yeterli şüphe bulunduğu bu nedenle şüpheli hakkında kamu davasının açılmasını gerektirir yeterli delil mevcut olması ve delillerin mahkemesince takdir edilmesi gerektiği gözetildiğinde, kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.III. KARAR1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,2.İstanbul 6. Ceza Hakimliği'nin 06.10.2022 tarih ve █████████ Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,5271 sayılı Kanun’un 309/4-a maddesi uyarınca müteakip işlemlerin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,15.01.2025 tarihinde karar verildi.