İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen rücuen tazminat davası, son işveren tarafından ödenen işçi kıdem tazminatının önceki alt işverenlerden ticari faiziyle tahsilini ele almaktadır.
Özet: Son işveren olan davacı şirket, daha önce davalı şirketler bünyesinde de çalışmış olan bir işçiye ödediği kıdem tazminatının, işçinin davalılar nezdinde çalıştığı döneme karşılık gelen 16.944,08 TLlik kısmını ticari faiziyle birlikte rücuen tahsil etmeyi talep etmiş; davalıların cevap vermediği davada, toplanan deliller ve uzman bilirkişi raporları, hizmet alım sözleşmelerindeki teknik şartnamelerde davalıların kıdem tazminatı sorumluluğuna dair açık bir hüküm bulunmadığını ve her işverenin işçiyi kendi çalıştırdığı dönem için sorumlu olduğunu belirterek, talep edilen miktarın ve faizin uygunluğunu değerlendirmiştir.

T.C.

İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ
: █████/2023
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; Dava dışı ...'in (TCN: ...) kıdem tazminatı ödemesinin davalılar nezdinde ki çalışmaları da hesaplanarak son işveren sıfatı ile müvekkili şirket tarafından ödendiğini, davalılar ile müvekkili şirket arasında hizmet alım sözleşmesi düzenlenmiş olup, davalılarca sorumluluklarına düşen miktarın taraflarına ödenmediğini, taraflarınca Arabuluculuk başvurusu yapıldığını ve ... dosya açıldığını, yapılan görüşme sonunda anlaşmaya varılamadığını, dava dışı ...'in müvekkili şirket bünyesinde 01.01.2014-08.04.2019 tarihleri arasında ... İli Vektörlerle Mücadele ve Uygulama Çalışmalarına İlişkin Hizmet Alım İşi projesi kapsamında İşçi (... İşçisi) olarak çalıştığını, bu süreçte emekliliğe hak kazanması sebebi ile iş akdinin sonlandığını, müvekkili şirketin dava dışı ...'in son çalıştığı şirket olması sebebi ile davalı şirketlerdeki çalışma süreleri de dahil olacak şekilde 11.03.211-31.12.2013 (Davalılar bünyesinde) 01.01.2014-31.12.2018müvekkili şirket bünyesinde çalışmaları karşılığı kıdem tazminatı ödemesinin banka aracılığı ile yapıldığını, davalı işverenlerin dava dışı ...'i çalıştırdıkları dönem itibari ile sorumlu olduklarını, dava dışı ...'e 07.03.2011-31.12.2013 tarihleri arasında davalılar bünyesindeki çalışması karşılığı brüt 16.944,08 TL ve müvekkil şirket bünyesindeki 01.01.2014-08.04.2019 Tarihleri arasındaki çalışması karşılığı toplam olarak net 48.282,62 TL 05.05.2019 tarihinde öncelikle işçinin icra dosyalarına ödeme yapılarak banka aracılığı ödendiğini, bu sebeple huzurdaki davanın kabulünün gerektiğini beyan ederek, davanın kabulü ile dava dışı işçiye ödenen kıdem tazminatı 16.944,08 TL alacağın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, ödeme tarihi olan 05.05.2019'den itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan sorumlulukları oranında rücuen tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraflara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar ... Şirketi, ...Şirketi, ... Şirketi ve ... Şirketi'ne dava dilekçesi ve tensip tutanağı tebliğ edilmiş, davalı taraflarca davaya cevap verilmemiştir.
Mahkememizce tarafların bildirdiği deliller toplanmış, Bilirkişi Raporu, SGK yazı cevabı, dosyamız arasına alınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava, davacı şirketin dava dışı işçiye ödediği işçilik alacaklarını davalı şirketten asıl işveren ve alt işveren ilişkisi kapsamında rücuen tazmini istemine ilişkindir.
Somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının dava dışı işçiye yaptığı ödemelerin rücuen tahsilini isteyip istemeyeceği ve miktarı hususunda toplanmaktadır.
Mahkememizin █████/2023 tarihli ara kararı gereğince dosyamız rapor hazırlanmak üzere işçi alacakları konusunda uzman bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından ibraz edilen █████/2024 tarihli raporda özetle;
"Her ne kadar hizmet bilgileri dökümünde dava dışı şirketler yer almış olsa da; dava dilekçesinde yer alan şirketler bakımından hesaplama yapılmıştır. Ayrıca alt işverenler bünyesinde çalışan dava dışı işçinin kıdem tazminatı ödemelerine dair dosyaya sözleşme veya teknik şartname ibraz edilmemiş olduğundan olması dolaysıyla sözleşme veya teknik şartnamelerde kıdem tazminatından kaynaklanan sorumluluğa dair açık hüküm bulunup bulunmadığı belli olmadığından; her ne kadar Yargıtay'ın alt işverenlerin %100 sorumluluğu olduğu yerleşik olsa da; davacı ve diğer davalılar ile birlikte %50 ( yarı yarıya ) sorumlu olduklarına dair hesap dosyaya sunulmuştur.
Rücu davalarında ve müteselsil sorumluluk davalarında rücu hakkının doğduğu an olan ödeme yapıldığı tarihten itibaren faiz işletilebileceği ve her ne kadar Yargıtay kararlarında tarafların tacir olması nedeniyle avans faizi işletilmesi gerektiğine yönelik kararlar yerleşik durumda olup; davacı tarafında dava dilekçesinde de ticari faiz ve faiz başlangıç tarihinin ödeme tarihi olan 05.05.2019 tarihinden itibaren taleplerinde bulunduğu;" sonuç ve kanaatine varılmaktadır.
Mahkememizin █████/2024 tarihli ara kararı gereğince dosyamız ek rapor hazırlanmak üzere işçi alacakları konusunda uzman bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından ibraz edilen █████/2024 tarihli ek raporda özetle;
"Dava dışı işçinin çalışmış olduğu yıllara ait teknik şartnameler teker teker incelenmiş olup; teknik şartnamelerde kıdem tazminatından kaynaklanan davalı şirketlerin sorumluluğa dair açık hüküm bulunmamıştır.
Her bir işveren işçiyi kendi çalıştırdığı dönem ile sorumlu olduğu kabul edilmiştir.
Bu kapsamda kök raporda gerek hesap yönden gerekse kanun ve içtihatlara uygunluk yönünden hiç bir hata bulunmadığı tespit edilmiştir.
" sonuç ve kanaatine varılmaktadır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 2/6. maddesinde, "Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur." hükmü bulunmaktadır. Dava konusu olayda da taraflar arasında asıl işveren - alt işveren ilişkisinin mevcut olup olmadığı tartışılacaktır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 167. maddesinde, müteselsil sorumlu olan borçlular arasındaki iç ilişki düzenlenmiş olup; "Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır." şeklindeki bu hükümde, müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları, ancak bunun aksinin kararlaştırılabileceği belirtilmiştir.
Taraflar arasındaki davaya konu alacak, dava dışı işçi tarafından herhangi bir şekilde yargı yoluna götürülmediğinden taraflar arasında akdedilen sözleşme ve teknik şartnamelerdeki düzenlemeler kapsamında ele alınması gerekecektir.
Asıl işverenle alt işverenler arasında yapılan hizmet akitlerine göre yapılan iş kapsamında ve değişen alt işverenlere ait işyerinde ara vermeden çalışan işçilerin işçilik alacakları için açtıkları davalar sonunda ödenmesine karar verilen miktarlardan alacaklı işçiye karşı her biri müteselsilen sorumludurlar. Burada kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusu olup, asıl ve alt işverenler, dış ilişki itibariyle (işçiye karşı) müteselsilen sorumludurlar. İç ilişkide (alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular arasındaki ilişkide) ise bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda taraflar kendi aralarında sözleşme yapabilirler. 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 167. maddesindeki düzenleme uyarınca, aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça müteselsil sorumlulardan her biri alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu olacaklardır. Yasa hükmünde eşit sorumluluğun müteselsil borçlularda aksinin kararlaştırılmaması halinde uygulanacağı belirtilmiştir.
O halde, uyuşmazlığın çözümü için taraflar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesi, hizmet alım tip sözleşmesi, teknik şartname ve hizmet işleri genel şartnamelerinin sorumluluğa yönelik hükümlerinin tatbiki gerekir. Bu nedenle tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme ve şartname hükümlerinde işçi alacaklarından kimin ne kadar sorumlu olduğuna ilişkin hüküm varsa bu hükümler tarafları bağlar. Hizmet sözleşmelerinde, ihale evraklarında teknik ve idari şartnamelerde ve diğer taraflar arasında karşılıklı düzenlenen belgelerde yüklenici şirketin sorumluluğuna ilişkin açık hüküm olan hallerde, asıl işveren ödemiş olduğu miktarın tamamını, ilgili alt işverenden rücuen tahsilini talep edebilirken alt işverenin, asıl işverenden rücu imkanı yoktur. Sözleşme değerlendirilirken işçinin çalıştığı dönemlere ilişkin sözleşme hükümleri dikkate alınmalıdır. Buna göre, son alt işverenin alacağın tamamından sorumlu tutulamayacağı, tamamından sorumlu olmasının İş Kanunu gereği yalnız işçiye karşı olduğu, işçiyi çalıştırmış olan alt işverenlerin her birinin dava dışı işçiyi çalıştırdığı dönemi kapsayan kısmından sınırlı sorumlu olacağı, ayrıca işçilik alacakları davası neticesinde davacının ödediği yargılama giderleri, faiz ve vekalet ücreti yönünden de alt işverenlere rücu edilecek işçilik alacağı miktarına göre bir oranlama yapılarak davacının alt işverenlerden bu alacak kalemi ile ilgili talep edebileceği miktar da açıkça belirlenmelidir. (Y.13. HD. █████/2018 T, ... E.-... K. ve yine aynı Dairenin 31.5.2018 T, ... E.- ...K. ve █████/2017 tarih, ... E. ... K. sayılı ilamları)
Açılan davada davalı yanca zamanaşımı itirazında bulunulmuş olmakla, öncelikle alacağın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı hususunun değerlendirilmesi gerekmektedir. TBK’da haksız fiillerde rücu zamanaşımı süresinin düzenleyen 73. maddesi dışında ayrıca özel olarak bir rücu zamanaşımı süresi öngörülmediğinden, sözleşmeye dayalı rücuen tazminat davalarında aynı Kanunun 125. maddesi gereğince on yıllık zaman aşımı süresinin uygulanması gerekmekte olup, dava konusu olayda ödeme tarihinden davanın açıldığı tarihe kadar on yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmakla zamanaşımı itirazının reddi gerekmiştir (Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin █████/2019 tarih, ...Esas ve...Karar sayılı kararı).
Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. SGK kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanununa göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir. Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır. İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar (Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin ... Esas ... Karar sayılı ilamı).
Dosya kapsamında yer alan, davacı ile davalılar arasında imzalanan İlaçlama Çalışmalarında Görevlendirilecek Personel Temini Hizmeti Alım İşine ait sözleşmelerin 8. maddesinde sözleşme ekleri başlığı altında 8.1. bentte, ihale dökümanının bu sözleşmenin eki ve ayrılmaz parçası olduğu, idareyi ve yükleniciyi bağlayacağı, sözleşme hükümleri ile ihale dökümanını oluşturan belgelerdeki hükümler arasında çelişki veya farklılık olması halinde ihale dökümanlarında yer alan hükümlerin esas alınacağı, 8.2. bentte ise ihale dökümanını oluşturan belgelerin sayıldığı, bu belgelerden biri olan teknik şartnamede, işveren sıfatıyla doğabilecek tüm hukuki sorumlulukların yükleniciye ait olduğunun kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle davalının, teklif fiyatının içeresinde işçilere ödenecek kıdem tazminatının bulunmadığına yönelik itirazı yerinde değildir. Öte yandan davalı, dava dışı işçinin emir ve talimatları davacıdan aldığını ve müvekkili şirket ile davacı şirket arasında asıl işveren - alt işveren ilişkisinin mevcut olmadığını, bir başka anlatımla muvazaanın bulunduğunu ileri sürmüş ise de, taraf, kendi muvazaasına dayanamayacağından, davalının, dava dışı işçi için ödenen tazminattan sorumlu tutulmasında da bir yanlışlık yoktur (İstanbul BAM 17. Hukuk Dairesinin █████/2022 Tarih, ... Esas ve...Karar ve İstanbul BAM 17. Hukuk Dairesinin █████/2024 Tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı kararları).
Dosya kapsamına göre; dava dışı işçinin işçi alacaklarına ilişkin borç miktarının tüm fer'ileri de dahil olmak üzere borcun tasfiyesi konusunda dava dışı işçiye davacının 16.944,08 TL ödemeye yaptığı, sözleşme ve teknik şartname kapsamında davacı yanca yapılan ödemeden davalıların dava dışı işçiyi çalıştırdıkları süre ile sınırlı olmak üzere tamamından sorumlu oldukları ve davalıların sorumlu oldukları miktarların da ayrıca belirtildiği görülmekle davanın kabulü gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Açıklanan gerekçeye göre;
1.Davanın kabulü ile;
A- 5.443,95 TL'nin ödeme tarihi olan 05.05.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...Tic. Ltd. Şti.'den tahsili ile davacıya verilmesine,
B- 5.526,68 TL'nin ödeme tarihi olan 05.05.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... Ltd Şti'den tahsili ile davacıya verilmesine,
C- 5.477,04 TL'nin ödeme tarihi olan 05.05.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... Ltd Şti'den tahsili ile davacıya verilmesine,
D- 496,41 TL'nin ödeme tarihi olan 05.05.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... Ltd. Şti.'den tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Alınması gereken 1.157,45 TL harçtan, peşin alınan 289,37 TL harcın mahsubu ile bakiye 868,08 TL harcın davalıların sorumluluklarına göre hesaplanan 371,88 TL'sinin davalı ... Tic. Ltd. Şti.'den; 377,53 TL'sinin davalı ... Şti.'den; 374,14 TL'sinin davalı ...Şti.'den; 33,91 TL'sinin davalı ...Tic. Ltd. Şti.'den alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14.maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.360,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıların sorumluluklarına göre hesaplanan 1.079,53 TL'sinin davalı .. Tic. Ltd. Şti.'den;1.095,94 TL'sinin davalı ...Şti.'den; 1.100,23 TL'sinin davalı ...Şti.'den; 84,30 TL'sinin davalı ... Ltd. Şti.'den alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
4-Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 5.443,95 TL'nin davalı ... Tic. Ltd. Şti.'den; 5.477,04 TL'nin davalı ...Ltd. Şti.'den; 5.526,68 TL'nin davalı ... Şti.'den; 496,41 TL'nin davalı ...Ltd. Şti.'den; alınarak davacı tarafa verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 289,37 TL peşin harç, 269,85 TL başvuru harcı, 38,40 TL vekalet harcı, 3.500,00 TL bilirkişi ücreti ve 2.046,00 TL posta ücreti olmak üzere toplam 6.143,62 TL yargılama giderinin davalıların sorumluluklarına göre hesaplanan 1.973,88 TL'sinin davalı ... Ltd. Şti.'den; 2.003,88 TL'sinin davalı ...Şti.'den; 1.985,88 TL'sinin davalı ...Ltd. Şti.'den; 179,98 TL'sinin davalı ... Ltd. Şti.'den alınarak davacı tarafa verilmesine,
6-Taraflarca yatırılan, kullanılmayan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafların yokluğunda miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usülen anlatıldı. █████/2025
Katip Hakim
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!