Silahla genel güvenliği tehlikeye sokma suçunda somut zarar oluşmaması durumunda HAGBnin kamu zararı gerekçesiyle reddedilmesinin hukuka aykırı bulunarak hükmün bozulması.
Özet: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, genel güvenliği tehlikeye sokacak şekilde silahla ateş etme suçundan verilen mahkumiyet hükmünü, ilk derece mahkemesinin "kamunun zarar gördüğü" gerekçesiyle Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) uygulamasını reddetmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek bozmuştur; zira CMK 231. maddeye göre maddi bir zarara yol açmayan veya zarar doğurmaya elverişli bulunmayan suçlarda zararın giderilmesi koşulu aranmayacağından ve sanığın sabıkasız oluşu dikkate alındığında HAGB için objektif şartların mevcut olduğu durumlarda, mahkemenin sanığın kişilik özelliklerini ve duruşmadaki tutumunu değerlendirerek yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda bir kanaate varması gerekirken, yasal ve yeterli olmayan bir gerekçeyle HAGBye yer olmadığına karar verilmesi hukuka aykırılık teşkil etmektedir.
8. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

    SUÇ
    : Genel güvenliği tehlikeye sokacak şekilde silahla ateş etme
    HÜKÜM
    : Hükümlülük ve müsadere
    Gereği görüşülüp düşünüldü
    :
    Yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak:
    Ceza Genel Kurulunun 01.06.2010 gün ve ██████ sayılı kararında da belirtildiği üzere koşullu bir düşme nedeni oluşturan “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” müessesesi, (mahkumiyet, suç niteliği ve ceza miktarına ilişkin) objektif koşulların varlığı halinde mahkemece diğer kişiselleştirme hükümlerinden önce değerlendirilerek uygulanması yönünde kanaate ulaşıldığı taktirde öncelikle uygulanacak, koşulların bulunmadığı veya uygulanmaması yönünde kanaate ulaşıldığı taktirde ise, cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin diğer hükümler değerlendirilecektir.
    Somut olayda hükmün gerekçe kısmında “sanığın eylemi nedeniyle kamunun zarar gördüğü anlaşılmakla” hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulanmadığı belirtilmiş ise de, CMUK.nun 231. maddesi uyarınca sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunması, mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması ve suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi halinde hükmün açılanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi mümkün olup, herhangi bir zararın doğmadığı hallerde veya zarar doğurmaya elverişli bulunmayan suçlar yönünden zararın giderilmesi koşulunun aranmayacağı, TCK.nun 170/1-c maddesinde düzenlenen “genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması” suçu bakımındanda herhangi bir zarardan söz edilemeyeceği cihetle sanığın sabıkasız oluşu da dikkate alındığında CMK.nun 231. maddesinin uygulanması için gerekli objektif şartların mevcut olduğu gözetilerek, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışlarına göre, yeniden suç işleyip işlemeyeceği mahkemece değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
    Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), 01.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!