Uyuşturucu madde ticareti suçundan 14 yıl 22 gün hapis cezasına çarptırılan sanığın temyiz isteminin Yargıtay 8. Ceza Dairesince esastan reddiyle hükmün onanması.
Özet: Uyuşturucu madde ticareti suçundan yargılanan sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmü, sanık müdafiinin yeterli delil bulunmadığı, uyuşturucunun kişisel kullanım amaçlı olduğu ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığı yönündeki temyiz itirazları reddedilerek onanmıştır; mahkeme, sanığın farklı tarihlerdeki eylemleri arasında adli işlemler nedeniyle fiili kesinti oluştuğunu ve bu nedenle zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması gerektiğini tespit etmesine rağmen, savcılıkça karşı temyiz yoluna gidilmediği için sanık aleyhine bu hususun bozma nedeni yapılamayacağını belirterek, istinaf mahkemesinin ret kararında hukuka aykırılık bulunmadığına oy çokluğuyla karar vermiştir.
8. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

    SAYISI
    : ████████ E., ████████ K.
    SUÇ
    : Uyuşturucu madde ticareti
    HÜKÜM
    : İstinaf başvurusunun esastan reddi
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
    : Onama
    Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
    I. HUKUKÎ SÜREÇ
    A. İlk Derece
    Yalova 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.11.2022 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 4-a, 43/2, 192/3, 52, 53 ve 54. maddeleri uyarınca 14 yıl 22 gün hapis ve 28.120,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
    B. İstinaf
    Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 14.02.2023 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
    II. TEMYİZ
    A. Temyiz Sebepleri
    Sanık müdafiinin temyiz istemi;
    Müvekkilinin atılı suçu işlediğini gösteren somut delilin bulunmadığına, ele geçen uyuşturucu maddelerin kişisel kullanım sınırları içerisinde kaldığına, olaylar ve delillerin değerlendirilmesinde hataya düşüldüğüne, eksik ve gerekçesiz karar verildiğine, etkin pişmanlık hükümleri uygulanırken hataya düşüldüğüne, takdiri indirim nedeninin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
    B. Değerlendirme ve Gerekçe
    Mahkeme tarafından hükme esas alınan her üç ... arasında hukuki kesinti bulunmadığı anlaşılmakta ise de; 07.06.2021 tarihinde sanığın uyuşturucu madde sattığının tespit edilmesi sonrasında, sanık hakkında yakalama, ifade alma, adli kontrol altını alma gibi adli işlemler yapıldığı, sanığın adli kontrol şartı ile serbest bırakıldığı ve fiili kesintinin oluştuğu, bunun üzerine sanığın suç işleme kararını yenileyerek 10.07.2021 tarihli olayın meydana geldiği ve sanık hakkında yakalama, ifade alma, adli kontrol altına alma gibi adli işlemler yapıldığı, sanığın adli kontrol şartı ile serbest bırakıldığı, bu haliyle tekrar fiili kesinti oluştuğu, bunun üzerine sanığın suç işleme kararını yenileyerek 06.11.2021 tarihli fiili işlemesi karşısında; sanığın üç eyleminin aynı suç işleme kararının icrası kapsamında değerlendirilemeyeceği, bu bağlamda sanığın eylemlerinin ayrı ayrı suçları oluşturduğu ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanma şartlarının bulunmadığı, her üç suça konu eylemlere ilişkin olay tutanakları ve iddianame içeriğindeki anlatım dikkate alınarak her bir eylemden dolayı ayrı ayrı cezalandırılması yerine 5237 sayılı Kanun'un 43. Maddesi uyarınca zincirleme şekilde cezalandırılmak suretiyle eksik ceza tayin edilmesi karşı temyiz olmadığından, bozma nedeni yapılmamıştır.
    Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanaatin dava dosyası içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 07.06.2021, 10.07.2021 ve 06.11.2021 olmak üzere üç farklı tarihte, sanığın üzerinden, çantasından ve içinde bulunduğu araçta kişisel kullanım sınırının üzerinde farklı tür ve miktarlarda uyuşturucu madde ve hassas terazinin ele geçirildiği, dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle takdiri indirim hükmünün uygulama dışı bırakılmasının isabetli olduğu anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
    V. KARAR
    Gerekçe bölümününde açıklanan nedenle, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 14.02.2023 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararında, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak gerekçedeki eleştiriye yönelik olarak, oy çokluğu ile TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
    Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
    Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Yalova 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.12.2024 tarihinde karar verildi.
    (K.D)
    KARŞI DÜŞÜNCE
    Zincirleme suçun oluşumu için işlenen suçlar arasında ne kadar zaman geçmesi gerektiği konusunda genel ve mutlak bir kural koymak mümkün olmadığından, hangi süre içerisinde işlenirse işlensin, işlenen suç başlangıçtaki genel niyete veya suç işleme konusunda tek karara dayanıyor ise zincirleme suç hükümleri uygulanacak, ancak işlenen suç failin yeni bir suç işleme kararına dayanıyorsa artık zincirleme suç söz konusu olmayacaktır. Zaman aralığının kısa olması ise kural olarak suç işleme kararında bir değişiklik olmadığına karine teşkil etmektedir.
    07.06.2021 tarihli eylemde sanık ...'ın üzerinde ve ikametgahında ele geçirilen maddeleri ticari amaçla bulundurmak suretiyle, 33 gün geçtikten sonra da 10.07.2021 tarihinde üzerinde ve araçtan atılan maddeleri ticari amaçla bulundurmak suretiyle, 116 gün geçtikten sonra da 06.11.2021 tarihinde üzerinde ele geçirilen maddelerin ticaretini yapmak amacı ile bulundurmak suretiyle yakın tarihlerde uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediği iddia ve kabul edilen olayda aradan geçen kısa zaman aralığı ve ele geçen maddelerin niteliğinin aynı olması hususları birlikte dikkate alındığında sanığın suç işleme kararının yenilendiğine dair aleyhine yeterli somut delil bulunmadığı, yakalama, ifade alma, sorguya sevk, ev araması gibi adli işlemlerinin sanığın kararında bir değişiklik yapması gerektiği düşüncesinin varsayımsal bir düşünce olduğu, nitekim sanığın adli kontrol kararı ile serbest bırakılmasından sonra da ikinci eyleminin gerçekleştirdiği nazara alındığında sanığın suç işleme kararında bir değişiklik olmadığının anlaşıldığı failin iç dünyasını ilgilendiren suç işleme kararının her olayın özelliğine göre suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işlendikleri yer ve işlenme zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluşum ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler değerlendirilerek belirlenmesi gerektiği, aksi halde her adli işlemin fiili kesinti olarak kabul edilmesi halinde sanığın çok ağır cezalar ile karşılaşılabileceği, bu durumun ceza adaletini öngören TCK'nın 3. maddesi ve TCK'nın 43 üncü maddesinin düzenleniş amacına aykırılık oluşturacağı Yargıtay'ın yerleşik kararlarınında bu yönde olduğu ceza hukukundaki cezalandırmanın amacının cezanın caydırıcı olması ile ıslah edici olması amacına dönük olduğu aşırı ve kanun koyucunun amacını aşan cezaların bu dengenin bozulmasına ve suç işleyen kişinin tekrar topluma kazandırılması amacına aykırılık oluşturacağı ve sanıkların tamamen toplum dışına itilmesine sebebiyet vereceği düşüncesi ile karardaki eleştiri düşüncesine iştirak edilmemiştir. 17.12.2024

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!