Sosyal Güvenlik Kurumunun trafik-iş kazası sonucu oluşan sağlık giderlerini rücuen tahsil davasında forkliftin Karayolları Trafik Kanunu kapsamı ve Güvence Hesabı sorumluluğu ile 6111 sayılı Kanunun sağlık hizmet bedellerine etkisi.
Özet: Bu karar, bir iş makinesi olan forkliftin karayolunda meydana getirdiği trafik kazası nedeniyle yaralanan sigortalının tedavi giderlerini karşılayan Sosyal Güvenlik Kurumunun, zorunlu mali mesuliyet sigortası yaptırmayan işletenin sorumluluğunu üstlenen Güvence Hesabından rücuen tazminat talebine ilişkindir; mahkeme, Karayolları Trafik Kanununun ilgili maddeleri uyarınca karayoluna çıkan iş makinelerinin zorunlu trafik sigortası kapsamında olduğunu ve dolayısıyla Güvence Hesabının da sorumlu olacağını belirtmiş, ayrıca 6111 sayılı Kanun ile yapılan değişikliklerle trafik kazası tedavi giderlerinin SGK tarafından karşılanması ve sigorta şirketleri ile Güvence Hesabının belirli oranlarda aktarım yaparak sorumluluklarının sona ermesi esasının getirildiğini vurgulamıştır.
10. Hukuk Dairesi         ████████ E.  ,  ██████████ K.
    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi :İş Mahkemesi

    No
    :25-475
    Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir.
    Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde, davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Hükmün, davalılardan ... avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarfından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
    Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanunun 21 ve 76. maddeleridir.
    Dava, trafik-iş kazası sonucu yaralanan sigortalı için Kurumca yapılan tedavi giderlerinin, kazaya sebep olan aracın sürücüsü, işleteni ve güvence hesabından rücuan tahsili istemine ilişkindir.
    Somut olay, davalı şirkete ait şantiyede işçi olarak çalışan sigortalı, gece vardiyesinde taş kırma makinesinin arızalanması üzerine verilen arada, şüpheli bir aracın şantiyeye girdiğini görmeleri nedeniyle, davalı ...'in kullanımındaki forkliftle yaptıkları takip sırasında karayolunda meydana gelen kazada sigortalının yaralanmasına sebebiyet vermesi şeklinde gerçekleşmiştir.
    Davada, çözülmesi gereken ilk husus, kazayı yapan iş makinesinin (forkliftin) Karayolu Trafik Kanununa göre zorunlu mali mesuliyet sorumluluk sigortası kapsamında bulunup bulunmadığı ve dolayısıyla sigorta yaptırma mecburiyetine uymayan işletenin sorumluluğunu üstlenmiş olan güvence hesabının kaza nedeniyle sorumlu olup olmadığı noktasındadır.
    Karayolları Trafik Kanunu'nun 103. maddesi ile, motorsuz taşıtlar ile motorlu bisiklet sürücülerinin hukuki sorumluluğunun genel hükümleri tabi olduğu düzenlenerek, motorsuz taşıtlar ile motorlu bisikletler kanun kapsamı dışına alınmıştır. Kanunun 3. maddesinde, iş makinesi; yol inşaa makineleri ile benzeri tarım, sanayi, bayındırlık işlerinde kullanılan insan, hayvan ve yük taşımasında kullanılamayan motorlu araçlar olarak tanımlanmış olup, aynı yasanın 22/c maddesi gereği tarım kesiminde kullanılanların ziraat odaları, sanayi, bayındırlık ve diğer kesimde kullanılanlar için üyesi oldukları ticaret veya sanayi odalarınca tescilinin yapılacağı öngörülmüş, 85/1. maddesi ile, bir motorlu aracın işletilmesi sonucu bir kimsenin ölümü, yaralanması veya zarara sebebiyet vermesi halinde işletenlerin sorumlu olacağı düzenlenmiştir. 91. maddesinde ise, işletenlerin bu sorumluluklarının karşılanması bakımından zorunlu mali mesuliyet sigortası yaptırmaları mecburiyeti getirilmiş, 92. maddesinde ise, bu sigortanın kapsamı dışında tutulanların içinde iş makineleri sayılmamıştır. Bu açıklamalar sonucunda, karayoluna çıkarılan forklift ile yapılan trafik kazası nedeniyle, işletenin sorumlu olması halinde, zorunlu mali mesuliyet sigortasını yaptırmayan, işletenin sorumluluğunu üstlenen güvence hesabının da sorumlu olacağının kabulü gerekir.
    Trafik kazası nedeniyle sağlık hizmet sunucularınca verilen tedavi hizmet bedellerinin tamamının Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanması esasının getirilmesi amacıyla 25.02.2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 13.02.2011 tarih 6111 sayılı Yasanın 59. maddesi ile 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98. maddesi değiştirilmiş, anılan değişiklik ile “Trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmî ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanır. Trafik kazalarına sağlık teminatı sağlayan zorunlu sigortalarda; sigorta şirketlerince yazılan primlerin ve Güvence Hesabınca tahsil edilen katkı paylarının % 15'ini aşmamak üzere, münhasıran bu teminatın karşılığı olarak Hazine Müsteşarlığınca sigortacılık ilkeleri çerçevesinde maktu veya nispi olarak belirlenen tutarın tamamı sigorta şirketleri ve 03.06.2007 tarihli ve 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 14 üncü maddesinde düzenlenen durumlar için ... tarafından Sosyal Güvenlik Kurumuna aktarılır. Söz konusu tutar, ilgili sigorta şirketleri için sigortacılık ilkelerine göre ayrı ayrı belirlenebilir. Aktarım ile sigorta şirketlerinin ve Güvence Hesabının bu teminat kapsamındaki yükümlülükleri sona erer. Hazine Müsteşarlığının bağlı bulunduğu Bakanlığın teklifi üzerine Bakanlar Kurulu söz konusu tutarı % 50'sine kadar artırmaya veya azaltmaya yetkilidir…” hükmü getirilmiştir.
    6111 sayılı Kanunun, yayımı tarihinde yürürlüğe giren Geçici 1. maddesi ile de "Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedelleri Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanır. Söz konusu sağlık hizmet bedelleri için bu Kanunun 59 uncu maddesine göre belirlenen tutarın % 20’sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve Güvence Hesabının yükümlülükleri sona erer...” hükmü öngörülmüştür.
    2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 91. maddesine göre, işletenler motorlu taşıtların kullanılmasından doğan, üçüncü kişilere verdikleri zararları karşılamak üzere zorunlu mali mesuliyet sigortası yaptırmak zorundadırlar. Sigorta şirketi, araç sahibinin, gerek müstahdeminin kusurundan ve gerekse, bizzat kendi kusurundan doğacak mali mesuliyetini temin etmektedir. Bu yönden sigorta şirketleri işletenin yada şoförlerinin, kusurları ile neden oldukları olaydan dolayı doğan mali sorumluluklarının belirli limit dahilinde kefili durumundadır. Karayolları Trafik Kanuna göre zorunlu mali mesuliyet sigortası yaptırmak zorunlu bulunmakla beraber, bu tür sigorta sözleşmesi de diğer sözleşmeler gibi sigorta ettiren ile sigortacı arasında karşılıklı ve birbirine uygun irade açıklaması ile sigorta sözleşmesi poliçeye bağlanmak suretiyle kurulur.
    Tedavi giderleri kapsamında, sigorta şirketinin, motorlu araç işletilmesinden kaynaklanan sorumluluğun zorunlu olarak sigorta teminatına bağlanmasını nedeniyle yasadan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü, 6111 sayılı Yasa ile getirilen düzenleme ile sona erdirilmiş bulunmaktadır. Ne var ki; anılan Yasanın 59 ve Geçici 1. maddelerinde, aktarım ile sigorta şirketlerinin ve Güvence Hesabının bu teminat kapsamındaki yükümlülüklerinin sona ereceği belirtilmiş olup, yasanın açık hükmü karşısında, sorumluluğun ancak yapılacak aktarım sonrasında ortadan kalktığının kabulü gerekir. Nitekim bu husus 27.08.2011 tarihli 28038 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Trafik Kazaları Nedeniyle İlgililere Sunulan Sağlık Hizmet Bedellerinin Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelikte de vurgulanmıştır. Ancak, zorunlu sigorta teminat tutarlarını aşan tedavi giderlerinin, zarara sebep olan veya hukuken sorumlu olanlar tarafından karşılanacağı, bu kişiler yönünden poliçe limitini aşan kısım yönünden sorumluğun devam edeceği de kabul edilmelidir.
    Mahkemece, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilerek, 6111 sayılı Yasanın 59 ve Geçici 1. maddelerinde belirtilen tutarların sigorta şirketi tarafından aktarılıp aktarılmadığı araştırılmaksızın, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu, yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
    O hâlde, davalılardan ... vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
    SONUÇ
    : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan Güvence Hesabına iadesine, 14.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!