Hizmet tespiti davasında, davacının çalıştığı iddia edilen dönemde gayrimenkul mülkiyetinin el değiştirmesine rağmen işverenlerin yöntemince tespit edilmemesi ve husumet noksanlığı nedeniyle eksik incelemeyle verilen kararın bozulması.
Özet: Bir hizmet tespiti davasında, yerel mahkemenin davacının belirtilen dönemde bekçi olarak çalıştığına dair kabul kararının, yüksek mahkeme tarafından bozulmasına karar verilmiştir; çünkü iddia edilen çalışma döneminde taşınmaz mülkiyetinin farklı gerçek ve tüzel kişilere ait olduğu, mahkemenin bu farklı dönemlerdeki asıl işvereni ve dolayısıyla kimlere husumet yöneltilmesi gerektiğini yeterince araştırmadığı, diğer taşınmaz maliklerinin de davaya dahil edilerek delillerinin toplanmadığı, taraflar arasındaki ilişkinin gereği gibi incelenmediği ve husumet konusunun davanın her aşamasında resen araştırılması gereken önemli bir husus olduğu gerekçeleriyle eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme yapıldığı tespit edilmiştir.
10. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi :İş Mahkemesi

    No
    :129-86
    Dava hizmet tespiti istemine ilişkindir.
    Mahkeme, ilâmında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar vermiştir.
    Hükmün, davalılar avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
    Davacı, davalılardan işverene ait bahçede, 01.06.1992-01.04.2008 tarihleri arasında bekçi olarak çalıştığının tespitini istemiştir.
    Mahkemece, isteme konu dönemde, davacının sürekli ve kesintisiz çalışıldığı kabul edilmiş ise de; tespite konu dönemde sözkonusu gayrimenkulün mülkiyetinin 1984-1993 tarihleri arasında davalıya ait olduğu, 1993-2001 tarihleri arasında gayrimenkulün dava dışı ... 'a, 2001-2008 tarihleri arasında ise, dava dışı ...'ya ait olduğu anlaşılmış olup, somut olayda işverenin kim olduğu yöntemince araştırılıp belirlenmemiş, taraflar arasındaki ilişki araştırılmamıştır.
    Husumet konusu, ilk itiraz niteliğinde olmadığından, davanın her aşamasında ileri sürülebilir. Taraflarca ileri sürülmese dahi, gerek, mahkemece, gerekse Yargıtay’ca tarafların bu yönde bir savunmasının olup olmadığına bakılmaksızın kendiliğinden göz önünde tutulur.
    506 sayılı Kanunun 4.maddesi ile, "sigortalıları çalıştıran gerçek ve tüzel kişiler" işveren olarak tanımlanmıştır. "Çalıştıran" olgusu, tespiti istenen sürelere ilişkin hizmet akdinin tarafı konumunda olan ve hizmet akdini düzenleyen "işvereni" ifade etmektedir. Dosya kapsamına göre, diğer gayrimenkul maliklerine de husumet yöneltilmesi gerekir.
    Yukarıda açıklanan maddî ve hukukî olgular dikkate alınarak, davacı sigortalının çalışmalarının varlığının tespiti açısından, anılan diğer gayrimenkul maliklerine de husumet yöneltilerek, bu davalıların göstereceği deliller de toplanmalı, bunun yanında, re'sen araştırma ilkesi de gözetilerek, mahkemece, tespit edilecek diğer deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle, davacının, dava ettiği sürelerdeki çalışmalarının fiilen var olup olmadığı ve hangi işveren yanında geçtiği belirlendikten sonra, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
    O hâlde, davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
    SONUÇ
    :Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle, BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan ...'ya iadesine, 14.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!