Yurt dışı borçlanmasının geçerliliğinin tespiti, haksız kesilen yaşlılık aylığının yeniden bağlanması ve yersiz aylık borcunun iptali taleplerine ilişkin temyiz incelemesi.
Özet: Yurt dışı borçlanmasının geçersiz kabul edilmesiyle emekli aylığı kesilen ve yersiz borç çıkarılan bir davacının, bu idari işlemin iptali ile aylığının yeniden bağlanması ve borcun bulunmadığının tespiti talebiyle açtığı dava kapsamında, ilk derece mahkemesi ve istinafın davayı reddeden kararları, yüksek mahkeme tarafından davacının yurt dışı çalışma süresinin çeşitli delillerle geçerli olduğunun ve yaşlılık aylığı koşullarını taşıdığının anlaşılması üzerine bozulmuştur. Bozma kararına uyarak yeniden karar veren ilk derece mahkemesi, davacının yurt dışı borçlanmasını geçerli kabul edip, 2012den itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığına ve çıkarılan borcun iptaline hükmetmiş olup, davalı kurumun bu nihai karara yönelik temyizinde, kararın önceki bozmaya uygun ve usul ile yasaya aykırı bir yönünün bulunmadığı değerlendirilmektedir.
10. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

    SAYISI
    : ████████ E., ████████ K.
    İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı vekili, müvekkilinin, yurt dışı borçlanması, askerlik borçlanması ve Türkiye'de bulunan sigortalılık süresi üzerinden 01.11.2012 tarihinden itibaren aldığı yaşlılık aylığının, yurt dışı borçlanmasının geçersiz kabul edilmesi nedeniyle 2018 yılında kesilerek yersiz aylık borcu çıkarıldığını, haksız ve hukuka aykırı Kurum işleminin iptali ile yaşlılık aylığının kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanmasını, çıkarılan yersiz aylık borcunun bulunmadığının tespitini talep etmiştir.
    II-CEVAP
    Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın haksız olduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin 04.12.2023 tarih, ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
    IV. İSTİNAF
    İlk Derece Mahkemesinin kararına süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 01.03.2024 tarih, ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
    V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
    Bölge Adliye Mahkemesi kararının süresi içinde davacı vekili temyiz edilmesi üzerine Dairece, "...dosya içinde bulunan bilgi ve belgelere göre, davacının 22.11.2011 tarihli yurt dışı çalışma süresini borçlanma talebine istinaden hazırlanan tahakkukla 21.09.1986- 29.12.1993 tarihleri arasında Suudi Arabistan'da geçen çalışmalarından 2619 günü borçlanıp süresinde ödediği, borçlanmanın iptaline dayanak müfettiş raporunda davacının ifadesinin alınmadığı, memura para havalesi yaparak borçlanma işlemlerini yaptıran sigortalı ve hak sahipleri listesinde davacının adının bulunmadığı, davacı hakkında yapılan suç duyurusunun takipsizlik kararı ile sonuçlandığı, davacının pasaportunun İş ve İşçi Bulma Kurumu Konya Şube Müdürlüğü'nün yazısına istinaden hazırlandığına dair kaşe ve onayın bulunduğu, pasaportunun 27.08.1986 tarihinde verildiği, üzerinde mesleğinin işçi ve çiftçi olarak belirtildiği, pasaportun süresinin temditlerle 16.06.1994 tarihine kadar uzatıldığı, yine pasaport üzerinde bulunan kaşe ve onaylara göre borçlanma süresini kapsar şekilde Habur sınır kapısından giriş ve çıkışlarının bulunduğu, dosyada asılları ile birlikte, davacının Suudi Arabistan'da yanında çalıştığı işveren ile imzalanan ve İş ve İşçi Bulma Kurumu tarafından onaylı iş sözleşmelerinin bulunduğu, fotoğraflı çalışma belgelerinin sunulduğu, 29.09.2019 tarihli ... Ticaret ve Sanayi Odası tarafından hazırlanan ve ... Büyükelçiliği Konsolosluk Şubesinin "belgenin tercümesinin yeminli tercüman tarafından yapıldığına dair" onayına taşıyan belgede, davacının hali hazırda ticaret siciline kayıtlı .... Tic. Ltd. Şti'de 01.09.1986- 30.12.1993 tarihleri arasında teknik soğutucu ustası olarak çalıştığının bildirildiği, Mahkeme tarafından dinlenen tanıkların beyanı ile dosya içine alınan tüm bilgi ve belgelere göre davacının borçlanma yaptığı 21.09.1986-29.12.1993 tarihleri arasında Suudi Arabistan'da çalıştığının ve yaşlılık aylığı tahsis talep tarihi itibariyle yaşlılık aylığı koşullarının bulunduğu anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir
    ..." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, davacının 20.09.1986-29.12.1993 tarihleri arası dönem yurt dışı borçlanma işleminin geçerli olduğunun tespiti ile tahsis talep tarihini takip eden aybaşı 01.12.2012 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine, aksine 28.08.2018 tarih 10793940 sayılı borç bildirim belgesinin iptaline karar verilmiştir.
    VI. TEMYİZ
    A. Temyiz Sebepleri
    Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini beyan etmektedir.
    B. Değerlendirme ve Gerekçe
    Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, aksine işlemin iptali ile yaşlılık aylığının kesildiği tarih itibariyle yeniden tahsisi, yersiz aylık borcu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
    Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
    Temyizen incelenen İlk Derece Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesindeileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
    VII. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
    20.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!