Şoför-oto yıkama elemanının, organik bağ içinde işletilen işyerlerinde sigortasız çalışma sürelerinin tespiti istemiyle açtığı hizmet tespiti davasında İş Mahkemesi kararının temyiz incelemesi.
Özet: Davacının, davalılara ait işyerlerinde şoför-oto yıkama elemanı olarak belirli tarihler arasında çalıştığı halde sigorta bildirimlerinin eksik yapıldığını iddia ederek hizmet tespitini talep ettiği davada, ilk derece mahkemesi, lehe olan tanık beyanlarına itibar ederek, davacının cezaevinde bulunduğu süreler dışında kalan 02.11.2016 - 08.10.2019 ve 06.05.2020 - 20.01.2021 tarihleri arasında davalıların yanında hizmet akdine tabi olarak fiilen çalıştığını tespit etmiş ve bu hizmetlerin sosyal güvenlik kayıtlarına tesciline hükmederek davayı kısmen kabul etmiştir.
10. Hukuk Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

    SAYISI
    : ████████ E., ████████ K.
    İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    I. DAVA
    Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; .... sigorta sicil numarasıyla davalılara ait servis taşımacılığı ve oto yıkama ve yağlama işlerini yapan işyerinde asgari ücretle 26.01.2016 ila 15.04.2021 tarihleri arasında şoför-oto yıkama elemanı olarak çalıştığını, başta ücretleri olmak üzere hizmet akdinden doğan hak ve alacaklarının ekonomi ve pandemi gerekçeleriyle ödenmemesi sebebiyle yaşanan diyalog üzerine davalı ...'in 15.04.2021 tarihinde davacıyı işyerinden kovmak suretiyle fiilen çalışmasına son verdiğini, ".... Mahallesi 70/1 Sokak No:12 ..../ Denizli" adresinde davalı ...’in sahibi olduğu ve servis taşımacılığı işini yapan ... Taşımacılık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile davalı ... adına kayıtlı ve oto yıkama, yağlama işini yapan şahsi işyerinin aynı çatı altında organik bir bağ içinde davalı ...’in inisiyatifi altında işletildiklerinin tespit edildiğini, buna göre; davacının, davalılara ait işyerlerinde aralıksız şekilde belirtilen tarihler arasında hizmet akdi ile servis şoförü-oto yıkama elamanı olarak çalıştığı halde bu çalışması Kuruma bildirilmemek suretiyle mağdur edildiğini beyanla; davacının davalılara ait işyerlerinde hizmet akdiyle asgari ücretle 26.01.2016 ila 15.04.2021 tarihleri arasında aralıksız olarak çalıştığının tespiti ile tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    II. CEVAP
    1.Davalılar vekili cevap dilekçesinde; yargı yolu görev itirazlarında bulunarak müvekkilleri ile davacı arasındaki hukuki ilişkinin hizmet akdinin unsurlarının yer olmadığını, davacı arasındaki hukuki ilişkinin istisna akdi olduğunu beyanla ispatlanamayan davanın reddini istemiştir.
    2.Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacı hakkında yapılan bildirimlerin uygun ve mevzuat ile yerinde olduğunu, davacının iddiasının ispatlanması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin 04.04.2023 tarihli kararı ile davalıların işyeri dosyaları kapsamında tutulan belgelerden; Eskişehir Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 16.05.2018 tarihli ve 2018/AK/064 sayılı durum tespit raporuna göre Eskişehir Valiliği'nin 02.04.2018 tarihli görev emrine istinaden, 14-15.04.2018 tarihlerinde seyahat acentelerine yönelik olarak gerçekleştirilen toplu denetim kapsamında, davalı ...'in kayden maliki olduğu, şehirler arası yolcu taşımacılığında kullanıldığı anlaşılan .... plakalı otobüste, dava dışı... isimli kişinin çalıştığının tespit edildiği, bunun dışında işyerine ve çalışanlara yönelik herhangi bir tespite yer verilmediği saptanmıştır. Hal böyle iken davalının davacının çalıştığı iddia edilen işyerine ilişkin denetim yapılmadığı, ayrıca davacının şehirler arası yolcu taşımacılığı işinde çalıştığına yönelik iddiada bulunulmadığı göz önüne alındığında, söz konusu rapor içeriği, davaya konu uyuşmazlığın çözümüne etkili görülmemiş olup yargılama sırasında dinlenen tanıkların beyanları irdelendiğinde; bazı davalı tanıkları, davacının Kuruma hizmet bildirimlerinin yapıldığı tarihlerin dışında davalılara ait işyerinde çalışmasının olmadığı yönünde beyanlarda bulunmuş ise de bunların dışında kalan davalı tanıkları ile davacı ve bordro tanıkları, davacının cezaevinde bulunduğu sürelerin dışında kalan sürelerde kendilerinin çalıştığı ve dava konusu döneme rastlayan sürelerde aralıksız olarak davalıların yanında fiilen çalıştığını beyanla davacının çalışma iddiasını doğrulamıştır. Hal böyle olunca, davacının iddialarını doğrulayan tanık beyanlarının, aksi yöndeki davalı tanıklarının beyanlarına göre sayıca fazlalığı karşısında, söz konusu davalı tanıklarının beyanlarına itibar edilmeyerek davacının çalışma iddiasını doğrulayan tanık beyanlarına üstünlük tanınmış ve açıklanan sebeplerle, davacının, dava konusu dönemde sigortalı hizmet bildirimlerinin yapıldığı sürelerin dışında kalan sürelerden, ceza infaz kurumunda hükümlü olarak bulunduğu sürelerin dışında kalan sürelerde, talebi doğrultusunda, davalıların yanında hizmet akdine tabi olarak fiilen çalıştığının tespitine ve davanın kısmen kabulü, kısmen reddi ile davacının 02.11.2016 - 08.10.2019 ve 06.05.2020 - 20.01.2021 tarihleri arasında davalıların yanında hizmet akdine tabi olarak asgari ücret karşılığında aralıksız olarak çalıştığının tespiti ile söz konusu çalışması sebebiyle 5510 sayılı Kanun'un 4. maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki zorunlu sigortalılık hizmetlerinin feri müdahil Kurumun kayıtlarına tesciline, fazla süreye ilişkin tespit ve tescil taleplerinin reddine dair karar verilmiştir.
    IV. İSTİNAF
    İlk Derece Mahkemesinin 04.04.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde davalılar vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 10.07.2023 tarihli kararı ile dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının hizmet tespitinin kabulüne karar verilen dönemler yönünden çalışmanın fiili olduğunun Yargıtayın yerleşik uygulamaları doğrultusunda Mahkemece yöntemince araştırılarak delillerin değerlendirilmesi sureti ile belirlenerek karar verildiği, verilen kararda usul ve yasaya aykırı bir hususun bulunmadığı görülmekle; ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal
    gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalılar ile fer'i müdahilin istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir.
    V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
    Bölge Adliye Mahkemesinin 10.07.2023 tarihli kararının süresi içinde davalılar vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, "...Eldeki davada ise davacının ceza evinde kaldığı dönem dışında işverenler nezdinde dava konusu dönemlerde çalıştığına ilişkin kabul, yerinde ve isabetli ise de, davalılardan ... adına tescilli araç yıkama iş yerinin 07.04.2017 tarihi itibari ile kanun kapsamına alındığının belirtilmesi, ne varki mahkemece bu durumun gözetilmemesi karşısında, infaza elverişli ve gerçeğe uygun bir karar tesis etmek için her bir işveren bakımından iş yeri tescil numaraları ve işveren ünvanları açıkça belirtilmek suretiyle infazı elverişli hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir..." denilerek karar bozulmuştur.
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirket yönünden davanın kabulü, diğer davalı ... yönünden davanın kısmen kabulü, kısmen reddi ile davacının 02.11.2016 - 06.04.2017 tarihleri arasında davalı şirkete ait 1054426.20 sicil numaralı işyerinde, 07.04.2017 - 08.10.2019 ve 06.05.2020 - 20.01.2021 tarihleri arasında davalı şirketin... sicil numaralı işyerinde ve davalı ...'in .... sicil numaralı işyerinde hizmet akdine tabi olarak asgari ücret karşılığında 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a bendine tabi olarak zorunlu sigortalılık kapsamında aralıksız çalıştığının tespiti ile tesciline, davalı ... yönünden fazlaya ilişkin süre bakımından davacının sigortalılığının tespiti ile tescili taleplerinin reddine karar verilmiştir.
    VI. TEMYİZ
    A. Temyiz Sebepleri
    1. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; davacının çalıştığı sürelerde doğru ve bu sürelerle sınırlı ve tam olarak sigortasının bildirimlerinin yapıldığını buna göre eksik günlerinin bulunmadığını, özellikle 06.05.2020 - 20.01.2021 tarihleri arasında davalı müvekkillerin herhangi biri nezdinde çalışmanın ispatlanamadığını, dosya kapsamında davacının o tarihlerde çalıştığına ilişkin hiçbir delil bulunmadığını, bunun yanında Mahkemece, tanıkların belirtmiş olduğu ceza infaz kurumundan çıktıktan sonra davacının sürücü belgesinin olmadığına ilişkin beyanın da incelenmediğini, doğrudan her iki müvekkil nezdinde çalışmasının olduğunun kabulünün hatalı olduğunu beyan etmektedir.
    2. Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; davacının çalışmalarının Kurum kayıtlarında görüldüğü gibi olduğunu, hak düşürücü sürenin geçtiğini, Kurum işleminin yasal mevzuata, mevcut yargıtay kararlarına ve hukuka uygun olduğunu beyan etmektedir.
    B. Değerlendirme ve Gerekçe
    Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının davalı işverenler nezdinde geçen çalışmalarına ilişkin hizmet tespiti istemine ilişkindir.
    Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
    VII. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
    Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalılara ayrı ayrı yükletilmesine,
    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
    19.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!