Yargıtay 4. Ceza Dairesi, hakaret suçunda katılandan kaynaklı haksız tahrik bulunmadığına hükmederek temyiz taleplerini reddedip mahkumiyeti onadı.
Özet: Sanığın hakaret suçundan mahkumiyetine ilişkin ilk derece ve bölge adliye mahkemesi kararlarının onanmasına karar veren Yüksek Mahkeme, hem bölge adliye mahkemesi cumhuriyet savcısının hem de sanık müdafiinin, mağdurun sünneti yarım bırakması nedeniyle haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiği yönündeki temyiz itirazlarını, mağdurdan kaynaklanan haksız bir eylemin bulunmadığı ve yerel mahkeme kararında hukuka aykırılık olmadığı gerekçeleriyle oybirliğiyle reddetmiştir.

MAHKEMESİ
:Ceza DairesiSAYISI
: █████████ E., █████████ K.SUÇ
: HakaretHÜKÜM
: İstinaf başvurusunun esastan reddiTEMYİZ EDENLER
: Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı, sanık müdafiiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: BozmaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu ve temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇ1.Sanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.2.Tebliğname'de sanığın eylemini katılandan kaynaklanan haksız tahrik altında gerçekleştirmesi nedeniyle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 129. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükmünün uygulanması gerektiğinden bozma yönünde görüş bildirilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİ1.Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; sanığın suça konu sözleri çocuğunun sünneti sırasında katılana tekme atması nedeniyle katılan tarafından sünnet yarım bırakıldığından söylediğinin anlaşılması nedeniyle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 129. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle hükmün bozulmasına yöneliktir.2.Sanık müdafiinin temyiz isteği; müvekkilinin atılı suçu işlemediğine, dosya kapsamı itibariyle beraatine karar verilmesi gerektiğine, müvekkilinin çocuğunun katılana yönelik eylemi nedeniyle katılan tarafından sünnetin yarım bırakılması nedeniyle aralarında tartışma çıktığına, müvekkili hakkında 5237 sayılı Kanun'un 129. maddesinin tartışılması gerektiğine, bu nedenlerle hükmün bozulmasına karar verilmesine yöneliktir.III. GEREKÇEKatılan ... ile tanıkların beyanlarına göre katılandan kaynaklı haksız eylem bulunmadığı anlaşıldığından Tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.Katılan ...'nun aşamalardaki beyanları ile tanıklar H.G. ve Ö.E.'nin beyanlarına göre sanığın atılı suçu işlediğine, engel sabıkası nedeniyle hakkında 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına dair Yerel Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,Anlaşıldığından,Yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı ile sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca, Nazilli 4. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,18.02.2025 tarihinde karar verildi.