4. Ceza Dairesi, bozma sonrası cumhurbaşkanına hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme mahkumiyetlerini hukuki aykırılıklar açısından inceledi.
Özet: Temyiz incelemesi neticesinde Yargıtay, sanık hakkında geçmişte kesinleşmiş mahkumiyetleri bulunan Cumhurbaşkanına ve Başbakana hakaret suçlarına ilişkin yeniden kurulan hükümlerin hukuki değerden yoksun olduğuna, 09.06.2011 tarihli görevi yaptırmamak için direnme suçundan verilen mahkumiyetin hukuka uygun olduğuna karar verirken, 22.02.2010 tarihli görevi yaptırmamak için direnme eyleminin cebir veya tehdit unsuru içermediği için bu suçu oluşturmayacağını, ayrıca kamu görevlilerine yönelik hakaret suçlarının oluşumu için her ağır eleştirinin yeterli olmadığını belirterek ilgili mahkumiyet hükümlerini bozmuş, böylece yerel mahkeme kararını kısmen onayıp kısmen bozmuştur.

MAHKEMESİ
:Asliye Ceza MahkemesiSAYISI
: ████████ E., █████████ K.SUÇLAR
: Cumhurbaşkanına hakaret, görevi yaptırmamak için direnme, hakaretHÜKÜMLER
: MahkumiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: İade, onamaYapılan ön inceleme neticesinde, bozma üzerine verilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, sanık hakkında 22.02.2010 tarihinde işlediği cumhurbaşkanına hakaret ve 09.06.2011 tarihinde işlediği başbakana hakaret suçları açısından yapılan ön inceleme neticesinde, adı geçen hakkında cumhurbaşkanına hakaret ve başbakana hakaret suçlarından aynı Mahkemenin 29.11.2011 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla mahkûmiyet hükümleri kurulduğu, anılan kararın kanun yollarına başvurulmadan kesinleştiği, dolayısıyla sanık hakkındaki hükümlere yönelik verilen bozma kararı sonrası yapılan yargılama sonucunda, sanığın 22.02.2010 tarihinde işlediği cumhurbaşkanına hakaret ve 09.06.2011 tarihinde işlediği başbakana hakaret suçlarından yeniden kurulan mahkumiyet hükümlerinin hukuki değerden yoksun oldukları anlaşılmıştır.Sanık hakkında bozma üzerine görevi yaptırmamak için direnme ve kamu görevlilerine hakaret suçlarından kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇBozma üzerine yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararıyla; sanığın görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret suçlarından mahkumiyetine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanık müdafiinin temyiz istemi; sanığın üzerine atılı suçları işlemediğini ve eylemlerin ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesini ileri sürerek kararın usul ve yasaya aykırı olması nedenleriyle mahkumiyet hükmünün bozulması talebine yöneliktir.III. GEREKÇEA. Sanığın 09.06.2011 Tarihinde İşlediği Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hüküm YönündenSanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu,Cezanın, kanuni bağlamda uygulandığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.B. Sanığın 22.02.2010 Tarihinde İşlediği Görevi Yaptırmamak İçin Direnme ve 22.02.2010 ile 09.06.2011 Tarihlerinde İşlediği Kamu Görevlilerine Hakaret Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden1. Sanığın 22.02.2010 tarihinde işlediği görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hüküm yönünden ;5237 sayılı Kanun'un 265. maddesinde "görevi yaptırmamak için direnme" başlığıyla "seçenekli hareketli" ve "amaçlı bir fiil" olarak düzenlenen ve görevin yapılmasını önleme maksadıyla kamu görevlisine karşı gelinmesi eylemlerini cezalandırılan suç tipinde; hareketin icra vasıtalarının "cebir veya tehdit" şeklindeki icrai davranışlarla işlenebileceğinin öngörüldüğü ve belirtilen tipik hareketleri içermeyen pasif direnme fiillerinin bu suçu oluşturmayacağı göz önüne alındığında, olay günü sanığın kabahatler kanununa göre işlem yapmaya çalışan kamu görevlilerine direndiği ve şikayetçilere karşı söylediği kabul edilen sözler ile cebir ve tehdit kullandığından bahisle görevi yaptırmamak için direnme suçunu işlediği kabul edilmiş ise de sözlerin sonuç almaya elverişli, objektif olarak muhatabının üzerinde ciddi bir korku ve endişe doğuracak nitelikte olmadığı, cebir veya tehdit boyutuna varan icrai davranıştan karar gerekçesinde bahsedilmediği bu itibarla sanığın eyleminin görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturmadığı gözetilmeden sanığın mahkumiyetine karar verilmesi nedeniyle hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.2. Sanığın 22.02.2010 ve 09.06.2011 tarihinde işlediği polis memuru olan kamu görevlilerine hakaret suçlarından kurulan hükümler yönünden;Hakaret fiilinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye yönelik olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir. Yargılamaya konu somut olayda; sanığın şikayetçilere yönelik sözlerinin, muhatabının onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, nezaket dışı, kaba söz ve ağır eleştiri niteliğinde olduğu ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, yasal olmayan ve yerinde görülmeyen gerekçeyle mahkûmiyet kararı verilmesi, nedenleriyle hükümler hukuka aykırı bulunmuştur.IV. KARARA. Sanığın 09.06.2011 Tarihinde İşlediği Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hüküm YönündenGerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle, Yerel Mahkemenin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,B. Sanığın 22.02.2010 Tarihinde İşlediği Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan ve 22.02.2010 ile 09.06.2011 Tarihinde İşlediği Hakaret Suçundan Kurulan Hükümler YönündenGerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,18.02.2025 tarihinde karar verildi.