Hakaret suçundan kovuşturmaya yer olmadığı kararına yapılan itirazın adli tatil nedeniyle süre hesaplamasındaki hata sonucu reddinin hukuka aykırı bulunarak kanun yararına bozulması.
Özet: Hakaret suçuna ilişkin soruşturmada verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın adli tatil döneminde tebliğ edilmesi üzerine, şikayetçi vekilince yasal süresinde yapılan itirazın, adli tatil kuralları nedeniyle süre yönünden hatalı bir şekilde reddedilmesi hukuka aykırı bulunarak, itirazın esasının incelenmesi gerektiğine hükmedilmiştir.
4. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    İNCELENEN KARARIN
    MAHKEMESİ
    :Sulh Ceza Hakimliği
    SAYISI
    : █████████ Değişik iş
    SUÇ
    : Hakaret
    İNCELEME KONUSU KARAR
    : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddi
    KANUN YARARINA BOZMA
    YOLUNA BAŞVURAN
    : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
    : İlgili kararın kanun yararına bozulması
    Sesli, yazılı veya görüntülü bir ileti ile hakaret suçundan şüpheli ... isimli sosyal medya kullanıcısı hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda, kovuşturma imkanı bulunmadığından bahisle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 10.08.2022 tarihli ve ███████████ soruşturma, ██████████ sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın süre yönünden reddine ilişkin mercii İstanbul 5. Sulh Ceza Hâkimliğinin 21.10.2022 tarihli ve █████████ değişik iş sayılı kararının Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 22.11.2024 gün ve ██████████ sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
    I. İSTEM
    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;
    "5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinin 1. fıkrasında, suçtan zarar görenin, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebileceği, aynı Kanunun “Adlî tatil” başlıklı 331. maddesinde ceza mahkemelerinde her yıl 20 Temmuzdan 31 Ağustosa kadar çalışmaya ara verileceği, adli tatile rastlayan sürelerin işlemeyeceği, bu sürelerin adlî tatilin bittiği günden itibaren üç gün uzatılmış sayılacağının belirtilmiş olması karşısında, somut olayda, müşteki vekiline █████/2022 tarihinde tebliğ edilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı, müşteki vekilinin adli tatilin bitiminden itibaren 3 gün içerisinde gönderdiği █████/2022 tarihli itiraz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşılmakla, itiraz üzerine işin esası hakkında bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
    II. GEREKÇE
    5271 sayılı Kanun'un 160/1. maddesinde, Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hali öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar." aynı maddenin ikinci fıkrasında, "Cumhuriyet savcısı, maddi gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adli kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür." 170/2. maddesinde, “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet Savcısı, bir iddianame düzenler." 172/1. maddesinde, Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir.” hükümleri düzenlenmiştir.
    Aynı Kanun'un 6545 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten sonraki “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinde ise;
    "(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.
    (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.” hükümleri yer almaktadır.
    Aynı Kanun'un 331/4. maddesinde "Adli tatile rastlayan süreler işlemez. Bu süreler tatilin bittiği günden itibaren üç gün uzatılmış sayılır." düzenlemesi bulunmaktadır.
    14.02.1934 tarihli ve 47-1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına göre; adli tatilde görülemeyen davalarla ilgili kararların, adli tatile rastlayan dönemde tebliği geçerli olmakla birlikte, tatilde süre işlemeyeceği için bu durumda mehil adli tatilin bitiminden itibaren başlayacaktır.
    İnceleme konusu somut olayda; şikayetçi vekiline kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın adli tatil süresi içinde 17.08.2022 de tebliğ edildiği ve şikayetçi vekilinin yine 02.09.2022 tarihli dilekçe ile itiraz isteminde bulunduğu, yukarıda açıklanan düzenlemeler karşısında, şikayetçi vekilinin itirazen inceleme isteği süresi içinde olduğundan, işin esasının incelenmesi gerekirken, süre yönünden reddine dair mercii kararı hukuka aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
    III. KARAR
    1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
    2. İstanbul 5. Sulh Ceza Hâkimliğinin 21.10.2022 tarihli ve █████████ değişik iş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
    3. 5271 sayılı Kanun’un 309/4-(a) maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
    18.02.2025 tarihinde karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!