İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesinin, web sitesi ve alan adı kullanımından kaynaklanan marka hakkına tecavüz ile haksız rekabet iddialarının, marka hakkının tükenmesi savunması ışığında incelendiği istinaf kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının tescilli markalarını ve logolarını haksız yere kendi web sitesinde alan adı ve içerik olarak kullanarak tüketicileri yanıltıp, müvekkilinin itibarı üzerinden orijinal ürün sattığı izlenimi yarattığını iddia ettiği marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet davasını incelemektedir; davalı ise cevabında orijinal ürünler sattığını, distribütör olan davacının piyasada tekel yaratma çabasıyla paralel ithalatı engellemek istediğini ve marka hakkının tükenmesi ilkesi gereği orijinal ürünlerin satışına müdahale edilemeyeceğini savunmaktadır.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ
: █████/2024 ara karar
NUMARASI
: ████████ E.
DAVANIN KONUSU
: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
: Davacılar vekili tedbir talepli dava dilekçesinde özetle; huzurdaki davada davalı olarak gösterilen şirketin tüketicileri ve üçüncü kişileri aldatmak suretiyle web sitelerinde müvekkili şirketin adına tescilli bulunan ... ve ... markası ve logolarını haksız bir biçimde alan adı olarak ve de web sitesi içeriğinde olacak şekilde kullandığının tespit edildiğini, davalı şirket tarafından kullanılan web sitesi alan adının, davalı şirketin ... yahut ... ... nezdinde yetkili satıcı yahut resmi site izlemini oluşturabilecek nitelikte olduğunun tespit edildiğini, Web sitesi içeriğinde de ... veya ... ... markasının “kalite, güvenilirlik” ibarelerinde kullanıldığını, müvekkili şirketin müşteriler/tüketiciler nezdinde oluşturduğu güven itibarından kötü niyetli bir şekilde yararlanarak müvekkili şirketin tescilli marka ve logolarının bulunduğu ürünlerinin satıldığının tespit edildiğini, davalı şirketin aynı zamanda müvekkili ... gibi hareket ederek orijinal adı altında tüketicilere/müşterilere ürün satışı da yaptığını, muhatap bulmak üzere müvekkili şirkete gelen tüketicilerin/müşterilerin şikayet ve bildirimler üzerine davalının müvekkili marka hakkını ihlal teşkil eden fiillerini www...com.tr uzantılı web sitesinden gerçekleştirdiğinin bu vesileyle tespit edildiğini, müvekkilinin marka hakkına tecavüzün bu şekilde öğrenilmesi üzerine tüketici/üçüncü kişilerin ve müvekkili marka itibarının daha fazla zarara uğramasının önüne geçmek adına Beyoğlu ... Noterliği’nin 15.01.2024 tarihli e-tespit tutanağı ile davalı şirketin websitesi üzerinden ihlal teşkil eden ifadeleri tutanak altına alındığını, davalı şirkete marka tecavüzü suçu ve haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin derhal durdurulması hususunda ihtarname tebliğ edildiğini belirterek fazlaya dair her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla; müvekkili şirketin marka hakkına ilişkin tecavüzün ve haksız rekabetin önlenerek, “...”, “...” marka ibare ve logolarının, bu ibarelerin ve logoların yazılı olduğu her türlü tanıtım (dijital/fiziki) dahil olmak üzere ancak bununla sınırlı olmaksızın tüm markalara ilişkin tecavüzün giderilmesi, marka ve logoların kullanıldığı her türlü dijital platform erişimin kesin olarak engellenmesine, - https://www...com.tr/ isimli web sitesi hakkında bu web sitesine erişimin engellenmesini, erişim engeli kararı verildiği takdirde kararın Erişim Sağlayıcıları Birliğine bildirilmesini, müvekkil şirketin markalarına tecavüzün önlenmesine, hâlihazırdaki tecavüz fiillerinin durdurulmasına ve kaldırılmasına, tedbir kararı verilmesine ve https://www...com.tr/ isimli web sitesi hakkında bu web sitesine erişimin engellenmesini, erişim engeli kararı verildiği takdirde kararın Erişim Sağlayıcıları Birliğine bildirilmesini, dava süreci boyunca verilen tedbirin devam ettirilmesine, 25.000 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak müvekkillerine verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
:Davalı vekilinin davaya cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin maden, demir çelik, inşaat, iş makinaları, toprak sanayi, çimento sanayi, hadde, taş kırma, her türlü sanayi makinaları ve tarım makinaları imalatında kullanılan rulmanları, otomotiv rulmanlarını, eleklerde kullanılan titreşim rulmanlarını ve her türlü her ebatta rulman ile hırdavat grubu ürünlerini tamamı orijinal olarak alım satım ile çeşitli ticari faaliyetler yaptığını, müvekkilinin bu doğrultuda ulusal ve global birçok markaların ürünleriyle ilgili ticari faaliyetleri bulunduğunu. Davacı distribütör şirketin, müvekkilinin orijinal ürünleri sattığını bilmesine rağmen müvekkili hakkında soyut iddialarla bu ürünleri satmasına engel olup piyasada tekel oluşturabilmek ve paralel ithalat yaparak tüketicilere ulusal pazarda tüketiciler lehine daha avantajlı fiyatlar sunulmasını engelleme istediğini. -Davacıların alenen müvekkillini "..." yapmakla suçlamışsa da, suç oluşturmadığı gibi haksız rekabette oluşturmadığını, marka sahibinin herhangi bir malı bir kez sattıktan, piyasaya sürdükten sonra , belli bir coğrafi bölgede artık o malın müteakip satışlarına, el değiştirmesine, ikinci, üçüncü el satışlarına engel olamayacağını, ürünlerin orijinal olduğu gibi davacıların orijinal ürünleri "Marka Hakkının Tükenmesi" ilkesi gereği dolaşımına engel olamayacağını, Yargıtay’ın görüşlerini açıklayan Police (11 HD., 12 Mart 1999, E.█████████, K. █████████ ile 11. HD. 9 Mayıs 2002, E. █████████, K. █████████) kararları. -Müvekkilinin davacının temsilcisi ve distribütörü olduğu izlenimi yarattığına yönelik davacı iddiası yönünden; davacının koyduğu görüntüler incelenecek olursa "..." ibaresinin hemen yanında müvekkilinin ticaret unvanının olduğu, aynı görüntüde "Rulman ve Teknik Hırdavat sektöründe hizmet veren firmamız" yazdığını, görüntülerde yahut sitenin hiçbir yerinde yetkili satıcı yahut distribütör ifadesine yer verilmediğini beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
MAHKEME KARARI
: İstanbul 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin █████/2024 tarih ████████ Esas sayılı ara kararı ile; " tedbir istenen hususun yargılama gerektirdiği, bilirkişi incelemesi yapılmayan ve yaklaşık ispat koşulları oluşmayan tedbir talebinin bu aşamada reddine," karar verilmiştir.
İSTİNAF Davacılar Vekili İstinaf Dilekçesinde Özetle; ... marka ve logosu, dava dilekçesinde de detaylıca aktarıldığı ve ilgili dilekçe ekinde sunulan marka tescil belgeleri ile de ispatlandığı üzere Türk Patent Enstitüsü nezdinde müvekkili şirketler adına tescilli marka ve logolar olduğunu, dünya çapında bilinen, kalitesine tüketicilerinin güvendiği tanınmış bir marka olan müvekkili şirket adına tescilli ... markasının; kombiden dizel enjektörlere, güneş panellerinden elektrikli el aletlerine uzanan geniş bir ürün yelpazesi bulunduğunu, ihtiyati tedbir talebine konu, erişim engeli getirilmesi istenen https://www.....com.tr isimli web sitesinin gerek internet adresindeki isminde gerekse dava dilekçesi ekinde bulunan websitesine ait fotoğraflarda "..." ibaresinin pek çok yerde kullanıldığını, bu ibarenin müvekkili şirketlerden ... ve ...'nin isimlerinin kısaltılması sonucu "..." ve "..." sözcüklerinin birleşimiyle oluşturulduğundan herhangi bir yargılama veyahut bilirkişi incelemesinden ari ve gözle görülür şekilde müvekkil şirketin marka haklarına tecavüz teşkil ettiğini, mahkemenin gerekçe göstermeksizin yaklaşık ispatın koşullarının oluşmadığına karar verdiğini ileri sürerek, mahkemenin kararının kaldırılarak tedbir talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
: Davacılar vekilince, davalının davacı şirketlerin marka haklarına tecavüz oluşturacak şekilde davalı firmaya ait web sitesinde, müvekkili şirkete ait olmayan ürünlerin müvekkil şirkete ait marka ve logolar kullanılarak müvekkil şirket tarafından üretildiği algısı yaratılmak suretiyle satıldığını ve https://www...com.tr isimli web sitesinde ... marka ve isminin kullanıldığını ileri sürerek, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, giderilmesi ve https://www.....com.tr isimli web sitesine erişim engeli kararı verilmesini, dava süreci boyunca websitesine ihtiyati tedbir kararı ile erişimin engellenmesini talep ettiği anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesince tedbir talebinin yargılama gerektirdiği, bilirkişi incelemesi yapılmadığı ve yaklaşık ispat koşulları oluşmadığı gerekçesiyle, tedbir talebinin reddine karar verildiği, davacı vekilinin istinaf dilekçesinde; dava dilekçesi ekinde sunulan noter tespit tutanağı, davalı web sitesi ekran görüntüleri ve https://www.....com.tr alan adının kullanılmasının müvekkilinin haklarının ihlali yönünden yaklaşık ispat koşullarını sağladığını ileri sürdüğü anlaşılmıştır. 6769 sayılı Kanun'un 159/1 maddesinde "(1) Bu Kanun uyarınca dava açma hakkı olan kişiler, dava konusu kullanımın, ülke içinde kendi sınai mülkiyet haklarına tecavüz teşkil edecek şekilde gerçekleşmekte olduğunu veya gerçekleşmesi için ciddi ve etkin çalışmalar yapıldığını ispat etmek şartıyla, verilecek hükmün etkinliğini temin etmek üzere, ihtiyati tedbire karar verilmesini mahkemeden talep edebilir." hükmü, HMK 389. Maddesinde; "Mevcut durumda meydana gelecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hali geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yada ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında tedbir kararı verilebilir." hükmü,HMK 390/3 maddesinde; "(3) Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır." hükmü düzenlenmiştir. Davacı vekilinin tedbir talebinin, https://www.....com.tr alan adına erişimin engellenmesine yönelik olduğu anlaşılmakla, dava dilekçesi ekinde e-tespit tutanağı sunulmuş ve bir kısım görüntüler ibraz edilmişse de, davacı marka tescil kayıtları ile davalı web sitesi alan adı, web sitesi içeriklerinin incelenmesi ayrıntılı ve teknik değerlendirme gerektirdiğinden, somut olayın niteliğine göre mahkemece henüz bilirkişi incelemesi yapılmadığı ve yaklaşık ispat koşullarının oluşmadığına yönelik gerekçe ile tedbir talebinin bu aşamada reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin █████/2024 tarih ve ████████ E. sayılı ara kararına karşı davacılar vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacılardan müteselsilen tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacılar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. █████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!