4. Asliye Ticaret Mahkemesinde Görülen, Ticari Akaryakıt Satışından Kaynaklanan Alacağın Tahsili İçin Başlatılan İcra Takibine Yapılan İtirazın İptali Davası Gerekçeli Kararı.
Özet: Bu dava, ticari akaryakıt satışından kaynaklanan 300.104,02 TL bakiye alacağın tahsili için başlatılan icra takibine karşı borçlu şirketin hem yetki hem de borca itiraz etmesi üzerine alacaklı tarafından açılan itirazın iptali talebiyle ilgili olup; davacı, davalının haksız itirazının iptalini, takibin devamını ve icra inkar tazminatı ödenmesini talep ederken, davalı ise tüm borçlarını ödediğini, yetki itirazının haklı olduğunu ve davacının delil olarak sunduğu belgesiz ya da imzası olmayan fişlerin geçerliliğini yitirdiğini ileri sürerek davanın reddini istemektedir.

T.C. ... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
...
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
BAŞKAN
: ... ...
ÜYE
: ... ...
ÜYE
: ... ...
KATİP
: ... ...
DAVACI
: ... - ....
DAVALI
: ... - ... ...
VEKİLİ
: Av. ... -
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari satımdan kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2012
KARAR TARİHİ
: █████/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının (Ticari satımdan kaynaklanan) yapılan açık yargılaması sonucunda;
Dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
İDDİA VE İSTEK
:
Davacı vekili sunduğu dava dilekçesinde özetle; davalı borçlunun kendi adresinin İstanbul
olmasını gerekçe göstererek yetkili icra Dairesinin... ... ... olması gerektiğini beyan ederek
yetkiye itiraz etmiş olduğunu, tarafların akaryakıt satışı konusunda anlaşmış olduğundan, anlaşmadan
doğan borcun alacaklının ikametgâhında ödenmesi gerekeceğini, buna göre bu borcun ifa mahallinin
alacaklının ikametgâhı olduğunu, Yargıtay... .... ... K. sayılı kararının da bu yönde
olduğunu, bu nedenle alacaklı/müvekkili şirketin mukim olduğu ... İcra Dairelerinin yetkili olması
nedeniyle davalının yetki itirazının reddi gerektiğini ve bu itirazına muvafakat etmediklerini, müvekkili firmanın, davalı/borçluya çeşitli zamanlarda akaryakıt satıp, teslim etmiş olduğunu,
müvekkili ile davalı arasında akdedilen ilişkiye dayalı olarak 2011 yılı içinde davalıya faturaya dayalı olarak
toplam 952.815,50-TL tutarında akaryakıt satılmış olduğunu, davalı borçlunun ise; bu tutarın 552.711,48 -TLTL’lik kısmını ödemiş olduğunu, ancak bakiye 300.104,02 TL’nin tüm uyarılara rağmen ödenmeyince ...
İcra Müdürlüğü'nün ████████E. takip sayılı dosyası ile borçlu aleyhine icra takibine geçildiğini, davalının hiçbir somut gerekçe göstermeden böyle bir borcum yoktur diye borca ve yetkiye itiraz ederek takibin
durmasına sebebiyet vermiş olduğunu, davalı borçlu tarafından yasal süresinde itiraz edilmeyen fatura içeriğinin de kesinleştiğini beyanla fazlaya ilişkin talep takları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulüne, davalının takibe haksız itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesin, takibe konu alacağın %40’ından aşağı olmamak üzere icra inkâr
tazminatına hükmedilmesini ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
CEVAP VE SAVUNMA
:
Davalı vekili sunduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı ile müvekkili arasında
sözleşme mevcut olmadığı gibi yetkiye ilişkin yapılmış ayrı bir sözleşmenin de mevcut olmadığını, bu
nedenle ... İcra Daireleri yetkili olmadığı gibi Mahkemenin de iş bu davada yetkili olmadığını, HMK 5 .m.
gereğince genel yetkili mahkemenin davalının ikametgâhı mahkemesi olduğunu, müvekkili ile davacı arasında
ifa yerine ilişkin bir sözleşmenin de mevcut olmadığını, yetkili icra Dairesinin Üsküdar, yetkili mahkemenin
de ... ... ... Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, yetki itirazları gereğince davanın yetki yönünden reddine
karar verilmesini talep ettiklerini, müvekkilinin davacı firmaya herhangi bir borcunun mevcut olmadığını, ticari defterleri
incelendiğinde bu durumun ortaya çıkacağını, davacıyla var olan ticari ilişkiye dayanan tüm borçların gerek
nakit gerekse elden, gerekse çek yoluyla ödenmiş olduğunu, müvekkilinin borçlu olduğunun ispatının
davacıya ait olduğunu, müvekkilinin borcu olmadığının kapanış tasdikleri yapılmış, usulüne uygun tutulmuş
ve birbirini teyit eden ticari defterleri ile de ispat edeceğini, müvekkili yanında çalışan şoförlerin hiçbir şekilde müvekkilini borçlandırma yetkisi bulunmadığını, şoförlerin ve başkaca şahısların davada tanık olarak
dinlenmesine de muvafakat etmediklerini, davanın yasa gereği tanıkla ispat edilebilecek bir dava olmadığını,
davacının davasını yazılı ve kesin delillerle ispat etmek zorunda olduğunu, davacının dava dilekçesinde
bahsettiği ve dava dilekçesine eklediği veresiye fişlerinin hiçbirinde müvekkili şirket yetkilisinin imzasının
mevcut olmadığını, bu nedenle veresiye fişlerinin tamamına itiraz ettiklerini, veresiye fişlerinin hiçbir şekilde
taraflarına tebliğ edilmemiş olduğunu, davacının dosyaya sunduğu perakende satış fişlerinde ödemenin
nakit veya kredi kartı ile yapıldığının da açıkça yazılı olduğunu, uygulamada perakende fişlerinin ödemenin
nakit olarak yapıldığı anlamına geldiğini, davacının mükerrer tahsilat yapmaya çalıştığını, ticari defterlerin
incelenmesi ve vergi dairesine verilen beyannameler incelendiği takdirde borçlu olmadıklarının açıkça
anlaşılacağını, davacının bedeli alınmadan yapılan satışlarda irsaliye düzenleyip açık fatura kesmesinin hem
yasa hem de uygulamanın gereği olduğunu, nakit yerine geçen perakende fişleri ödenmemiş göstermenin
usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının müvekkiline defalarca internet üzerinden mutabakat formları
göndermiş olduğunu, bu formların bir kısmını sunduklarını, bu formlardan da görüleceği üzere müvekkilinin
davacı firmaya hiçbir borcu olmadığını, davacının delil ekinde sunduğu veresiye fişlerinin VUK’da tarif edilen irsaliyeye uymadığını, sevk irsaliyeymiş
gibi sunulan veresiye fişlerinin Maliye Bakanlığı onaylı olmadığının da görüldüğünü, bu nedenle de veresiye
fişlerinin sevk irsaliyesi olarak sunulmasını da kabul etmediklerini, müvekkili ile davacı arasındaki ticari ilişkinin
2010 yılında başlamış olduğunu, olduğunu, davacının dava dilekçesinde belirttiği ve itiraz edilmeden kesinleştiğini iddia ettiği faturaların
hangisi olduğunu açıklamaya davet ettiklerini beyanla öncelikle yetki itirazlarının kabulüne, davanın reddine, davacının %40’dan aşağı olmamak üzere
kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
:
- ... İcra Dairesi'nin ████████ E. sayılı takip dosyası örneği
-Taraf şirketlerin ticari defter kayıtları
- Veresiye satış fişleri
-Bilirkişi heyeti asıl ve ek raporları
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava, taraflar arasındaki akaryakıt satışına ilişkin ticari satımdan kaynaklanan alacağa dayalı olarak başlatılan ilamsız icra takibine vâki itirazın iptali ile icra-inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Dava konusu isteme dayanak ... İcra Dairesi'nin ... ... ... E. sayılı takip dosyası aslı celp edilerek incelenmiş, dosyamız davacısı Anıl Petrol Ürünleri Yedek Parça Sanayi Ticaret Limited Şirketi tarafından takip dayanağı cari hesap ekstresi,
fatura bakiyeleri ve veresiye fişlerinden kaynaklanan 300.104,02-TL alacağın tahsili amacıyla 15.05.2012 tarihinde dosyamız davalısı borçlu
Berat Alçı İzolasyon Malzemeleri Taşıma Sanayi Ticaret Limited Şirketi aleyhine başlatılan ilamsız icra takibi olduğu, davalının █████/2012 tarihinde takipte icra dairesinin yetkisi ve takibe konu borca vâki itiraz dilekçesini sunduğu, takip dosyası kapsamında borçlunun itirazının takip alacaklısı olan davacının vekiline tebliğine ilişkin belge mevcut olmadığı, işbu dava itirazın iptali davasının ise; 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde █████/2012 tarihinde açıldığı görülmüştür.
Davacı vekilinin dava dilekçesi ve yargılama sürecinde sunduğu beyan dilekçelerinde satıma konu akaryakıtların davalıya teslim edilerek taşınmak üzere yüklendiğini belirttiği ve plakalarını bildirdiği araçların trafikte kimin adına kayıtlı olduğu İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak araştırılmış, dosyamıza gönderilen müzekkere yanıtından; 34 FF 5135 , 34 AZ 5274 ,
34 ER 7444 ,34 VR 5604, 34 FF 5136,
34 UC 2908 ,
34 ER 7445,
34 AZ 5273, 34 TE 1127,
34 AZ 5258
plakalı çekici araçların dava konusu akaryakıt satışının gerçekleştiği dönemi kapsar şekilde trafikte davalı Şirket adına kayıtlı olduğu anlaşılmıştır.
Dava konusu veresiye satış fişlerinde ve sevk irsaliyelerinde imzaları mevcut olan dava dışı işçilerin SGK hizmet döküm cetveli dosyaya celp edilerek incelenmiş, ayrıca adresleri yer Mahkemelerine ayrı ayrı istinabe yazıları yazılarak akaryakıt satışı ve davalıya teslim ile davacıya yapılan satışın veresiye satış olup olmadığı, satış bedeli ödemelerinin ne şekilde yapıldığı konusunda ayrıntılı beyanları alınmıştır.
Dosyamıza gönderilen SGK hizmet döküm cetvelinin incelenmesinde; dosyamıza sunulan veresiye satış fişlerinde imzası mevcut olan dava dışı işçi ...'nun 25.01.2011-20.08.2018, tarihleri arası;
...'in 04.06.2008-03.11.2014,
...'ın 05.01.2011-12.07.2013, ...'ın 16.06.2010-31.10.2011, ...'ın 10.02.2009-25.11.2013, ...'ın 06.06.2007- 30.11.2011, ...'in 22.04.2004 - 31.10.2012, ...'ın 11.09.2003 - 31.08.2014, ...'ın 11.04.2008 - 31.05.2012, ...'nun 25.11.2010 - 30.09.2014 tarihleri arasında davalı Şirketin sigortalı işçisi olarak çalıştıkları saptanmıştır.
Dosyamızda öncelikle davalı takip borçlusunun icra dairesinin ve Mahkememizin yetkisine yönelik itirazının değerlendirilmesi gerekmektedir.
Bu bağlamda, dava konusu takipte talep edilen alacak akaryakıt satışından kaynaklanmakta olup davalının yerleşim yeri adresinin takip ve dava tarihi itibariyle Kadıköy Asliye Ticaret Mahkemesinin yargı çevresi içerisinde olan Üsküdar ilçesi sınırları içerisinde, davacının yerleşim yerinin ise; ... ili olduğu tartışmasızdır.
Davalı yan vekili cevap dilekçesinde açıkça; davacı ile aralarında mevcut olan ticari ilişkiye dayanan tüm borçların gerek
nakit gerekse elden, gerekse çek yoluyla davacıya ödenmiş olduğunu ve davacının takip tarihi itibariyle müvekkilinden alacaklı olmadığını ileri sürmüştür.
Bilindiği üzere; 6098 Sayılı Borçlar Kanunu’nun (TBK) 89.maddesi; “Borcun ifa yeri, tarafların açık veya örtülü iradelerine göre belirlenir. Aksine bir anlaşma yoksa, aşağıdaki hükümler uygulanır;
1.Para borçları, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde,
2.Parça borçları, sözleşmenin kurulduğu sırada borç konusunun bulunduğu yerde,
3.Bunların dışındaki bütün borçlar, doğumları sırasında borçlunun yerleşim yerinde, ifa edilir.
Alacaklının yerleşim yerinde ifası gereken bir borcun doğumundan sonra alacaklının yerleşim yerini değiştirmesi sebebiyle ifa önemli ölçüde güçleşmişse borç, alacaklının önceki yerleşim yerinde ifa edilebilir .'' şeklindeki düzenlemeyi içermektedir.
Taraflar arasında yazılı satım sözleşmesi mevcut olmadığı ve dosyamıza sunulmadığı sabittir. Ancak davalı vekilinin beyanları (özellikle de veresiye satış fişlerindeki alacakları davacıya ödedikleri ve davacının mükerrer tahsilat yapmaya çalıştığı yönündeki beyanları) ve dosya kapsamı dikkate alındığında; taraflar arasında ticari nitelikte ve yazılı olmayan satım akdi ilişkisi kurulduğunun kabulü gerekmektedir. Bu nedenle, davacı yan yazılı olmayan akaryakıt satım sözleşmesinden kaynaklanan para alacaklısı olup 6098 sayılı TBK'nın 89. m. ve HMK 10.m. uyarınca kendi yerleşim yeri olan ... ilçesinde icra takibi yapması ve Mahkememizde dava açması mümkün olduğu için davalı tarafın icra dairesi ve Mahkememizin yetkisine yönelik itirazı yerinde görülmemiştir.
Somut olayda açıklanan nedenlerle, ... İcra Müdürlüğü yetkili icra dairesi olduğundan, davalı borçlunun icra dairesinin yetkisine yönelik itirazının reddi gerekmiştir.(... Bölge Adliye Mahkemesi Başkanlığı'nın █████/2024 tarih, .... .... .... K. sayılı ilamı)
Dosyamızda taraf delilleri toplandıktan sonra mevcut ise; dava konusu akaryakıtı satışı kapsamında davacının ticari defterleri inceletilerek davalıdan icra takip tarihi itibariyle talep edebileceği alacak miktarının tespiti konusunda bilirkişi raporu aldırılmıştır. Dosyamıza sunulan bilirkişi SMMM Erhan Kayra tarafından tanzim edilen 14.02.2014 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı şirketin defterleri üzerinde yapılan incelemelerde ticari defter kayıtlarında
31.12.2012 tarihi itibariyle davacının davalıdan 267.677,92-TL bakiye alacağının mevcut göründüğü, ancak bu alacağın
ödemelerin tamamının defterlere intikal etmemesinden ve 133.927,92-TL tutarındaki borç kaydının ise faturası
kesilmemiş fişlerden oluşmasından kaynaklandığının anlaşıldığı, bu durumda, taraflar arasında ihtilaf konusunu oluşturan 300.689,00-TL tutarındaki veresiye satış
fişleri dikkate alınmadan yapılan hesaplamalara göre düzenlenen faturaların tamamının 653.949,78-TL ve
ödemelerin ise 652.711,48-TL olması karşısında (ödemeler davacının da kabulündedir.) davacının bakiye
1.238,30-TL alacağının oluştuğu,
buna karşılık davalı yan tarafından kabul edilmeyen veresiye fişleri de dâhil edilmek suretiyle yapılan
hesaplamalarda ise; davacının bakiye alacağının 301.927,30-TL olarak hesaplandığı belirtilmiştir.
Davalı Şirket ticari defterleri yönünden SMMM bilirkişisi .... ... ... ten alınan raporda ise; davalının 2010 ve 2011 yılı ticari defterlerinin sahibi lehine delil teşkil etmediği, Davalının 2012
yılına ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, takdirinin Sayın Mahkeme'ye ait olduğu, davalının davacıya ait cari hesabı ile davacının davalıya ait dosyaya sunulu cari hesap ekstrelerinin
karşılaştırılmasından; 2011 yılı sonu itibariyle davacının davalıya ait dosyaya sunulu 1 ve ek 2 cari hesap
ekstre bakiyesinin 229.344,66-TL olduğu bu bakiyenin 0,38-TL’lik fark ile davalının, davacı ile ilgili ekstre
bakiyesi ile mutabık olduğu,
2012 yılında ise (davacının Ek 3 ekstresinin incelemesinde), davacı tarafından düzenlenmiş
13.01.2012 tarih ve 240 numaralı Alındı Makbuzu (davalı cevap dilekçesi Ek 5-d sunulu ) ile 7 adet çek
toplamı 133.750,00-TL tutarındaki ödemenin davacı kayıtlarına intikal etmediği, bu kaydın yapılması ve
nereden geldiği belli olmayan 133.927,92-TL tutarındaki kaydın davacı kayıtlarından çıkarılması ile birlikte
tarafların hesaplarının mutabık olacağı ve davacının davalıdan alacağının olmayacağı mütalaa edilmiştir.
Bilirkişi raporları taraf vekillerine tebliğ edilmiş, taraf vekillerinin gerekçeli itirazlarının değerlendirilmesi için davalı Şirketin ticari defterleri yönünden alınan bilirkişi raporu da değerlendirilmek üzere SMMM bilirkişisi Erhan Kayra'dan ek rapor temin edilmiştir.
Dosyamıza sunulan █████/2015 tarihli ek raporda ise; tarafların yasal defterleri ile tüm dosya kapsamındaki belge ve bilgiler ile davalı şirket defterlerinin
mahallinde incelenmesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporu vs. birlikte değerlendirildiğinde; davacı
tarafından 2011-2012 yıllarında davalı şirket adına toplam 653.949,78-TL tutarında fatura düzenlendiği ve
davalı şirketin mevcut belge ve kayıtlara göre davacıya 652.711,48-TL ödeme yapıldığı, Ancak, taraf defter kayıtları üzerinde yapılan incelemelerde, davalının defter kayıtlarında satış fişleri
ile ilgili akaryakıt alış kayıtlarının peşin olarak gösterilmesine karşılık davacı şirketin 120. Alıcılar hesabında
takip ettiği faturalı ve veresiye satışları ile ilgili kayıtların da yetersiz olması ve açık olmaması nedeniyle taraf
defter kayıtlarından peşin ve veresiye satış fişleri ile ilgili bir tespit yapılmasının ve bir sonuca varılmasının
mümkün olmadığı, davalı yan tarafından dosyaya dava dilekçesi ekinde sunulan ayrıntılı cari hesap ekstresinin
incelenmesinde hesabın alacak tarafının (mal alışları) 1.289.959,53-TL olduğu, ödemelerin de aynı şekilde
1.289.959,53-TL olduğu, dolayısıyla 31.12.2012 tarihi itibariyle borç-alacak bakiyesi vermediği belirtilmiştir.
Taraf vekillerinin itirazları ve uyuşmazlığın niteliği gözetilerek SMMM, borçlar mevzuatı alanında uzman hukukçu bilirkişi ile enerji mevzuatı alanında uzman bilirkişisinden oluşturulan bilirkişi heyetinden rapor temin edilmiştir.
Dosyamıza sunulan █████/2016 tarihli bilirkişi raporunda ise; davacı ticari defter kayıtlarında takip tarihi itibariyle, davalıdan 267.677,92-TL’lık alacak bakiye
bulunduğuna dair kaydın yer aldığı, Davalı ticari defter kayıtlarında ise, takip tarihi itibariyle davacıya herhangi bir borcunun
bulunmadığına dair kaydın yer aldığı görülmekte olup tarafların uyuşmazlık konusu olan 2011 yılına ait ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı,
davacının bir kısım tahsilatları defter kayıtlarına işlemediği, 2011 yılı yevmiye ve envanter defteri noter
kapanış tasdiklerini yaptırmadığı, davalının ise, 2011 yılı envanter defteri noter kapanış kayıtlarını
yaptırmadığı, taraf defterlerinin sahibi lehine delil teşkil etmesi hususunda takdirin Mahkememize ait olduğu, davalı aleyhine takip konusu yapılan 01.06.2011 ve 27.08.2011 tarihli veresiye satış fişleri
içeriklerinde yer alan akaryakıt alımlarının, akaryakıt pompalarına bağlı perakende satış fişleri ile tutarlı
olduğu, davalının, bahse konu perakende satış fişleri içeriklerinde ki akaryakıtı almadığı hususunda bir
itirazının da bulunmadığı, perakende satış fişleri İçeriklerindeki nakit ve kredi açıklamalarının tek başına
ödemelerin nakit yapıldığı anlamına gelemeyeceği, zira vadeli satışların toplu olarak faturalandırıldığı
dönemlerde yer alan perakende satış fişlerinin alt taraflarında da kredi ve nakit ibarelerinin yer aldığı,
davacı tarafından dosya kapsamına sunulan ihtilaf konusu bulunmayan dönemlere ait davalı çalışanları tarafından
imzalanan bir kısım veresiye satış fişlerinin, davalı tarafından ödendiği, davalının çalışan şoförlerine zımnen
bu hususta icazet verildiğinin kabul edilmesi gerektiği, fakat, söz konusu ihtilafsız dönemlere ait tüm
veresiye satış fişlerinin dosya kapsamında bulunmadığı, bu husustaki isim ve imza incelemesinin bu
doğrultuda çıkması halinde davalının takibe itirazının haksız olduğu belirtilmiştir.
Aynı bilirkişi heyetinden taraf itirazlarının değerlendirilmesi için alınan █████/2017 tarihli ek raporda ise; ticari defterlerdeki hatalı işlemlerin düzeltilmesi halinde, davalının
davacıya herhangi bir borcunun bulunmayacağı ve davalının itirazında haklı olduğu kanaatinin oluştuğu,
zira, özellikle davacı kayıtlarında birçok eksikliğin bulunduğu, banka havalesi ve çek ile ödeme yapılmasına
rağmen her iki yılda da işleme alınmadığı, kasadan virman yapılan kayıtların veresiye fişler ile yapılan satışlar
olduğundan bahisle yapılan takip tutarı ile uyuşmadığı, esasında tarafların defter ve kayıtları ile ticari ilişkide kullanılan belge düzeninin usulüne uygun
olmaması nedeniyle, sağlıklı bir değerlendirme yapma imkânının zorlaştığı sonucuna varılmıştır.
Dosyamıza sunulan bilirkişi raporları arasındaki çelişki ve tespitlerin farklılığı dikkate alınarak farklı bir bilirkişi heyetinden rapor alınmış, dosyamıza sunulan █████/2020 tarihli bilirkişi heyeti raporunda özetle; davacının Örnek No 1 Takip Talebinin “8-Borcun Sebebi” kısmında “cari hesap ekstresi, fatura
bakiyeleri, veresiye fişler”e dayandığı; dava dosyasına mübrez evrak arasında, Taraflar arasında akdi bir
ilişkiye delalet edecek bir evrakın (cari hesap sözleşmesinin) bulunmadığı; davalı tarafın davacıdan almış
olduğu motorin ve diğer mallar için adına düzenlenmiş ÖKC fişleri ve faturalara herhangi bir itirazının
bulunmadığı, davalının sadece kendisini borçlu gösteren veresiye satış fişlerine itiraz ettiği, bu fişlere ekli
ÖKC fişlerinde yazılı tutarların peşin olarak ödendiğini iddia ettiği ve muhasebe kayıtlarının bu iddiası ile
tutarlı olduğu, davacının cari hesap ekstresinde yer alan tüm satış işlemlerinin, davalının cari hesap ekstresinde
alış işlemi olarak kayıtlı bulunduğu, tarafların anlaşmazlığının sadece perakende satış belgelerine ekli ÖKC
fişlerine dayalı işlemlerin bedelinin ödenip ödenmediği konusunda olduğu; 01.06.2011 - 27.08.2011
döneminde davacının davalıya veresiye yapıldığını iddia ettiği mal satışları karşılığı düzenlenen ÖKÇ fişlerinin
mevzuata uygun olarak 15 günlük dönemler itibariyle iptal edilerek faturaya dönüştürülmediği, davacının, davalıdan 300.104,02-TL alacağı olduğunu iddia etmesine rağmen, mükerrer olduğu
düşünülen veresiye satış belgesi çıkarılınca diğer veresiye satış belgeleri ve bu belgelere ekli ÖKC fişlerine
göre, davacının davalıdan alacağının 298.301,92-TL’si motorin için olmak üzere toplam 298.367,89-TL
olduğu, aksi kabulde ise önceki bilirkişi raporları doğrultusunda davacının davalıdan alacağının mevcut olmadığı mütalaa edilmiştir.
Bilirkişi heyeti raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, taraf vekillerinin gerekçeli itirazlarının dğerlendirilmesi için alınan █████/2023 tarihli ek raporda ise; davanın taraflarının birbirlerine ilişkin cari hesap ekstreleri ile Davacının 120 Alıcılar Hesabı ve
davalının 320 Satıcılar Hesabında yer alan rakamlar arasında tutarsızlıklar olduğu, ancak 2011 yılı sonu
itibariyle tarafların cari hesap ekstreleri ve yevmiye defterlerinde kayıtlı 229.344,66-TL alacak/borç
bakiyesinin birbiri ile tutarlı olduğu,
2012 yılında davalı şirketin 320 Satıcılar Hesabında Davacı şirkete yapılan ödemelere karşılık
353.726,48-TL borç kaydı mevcut iken davacı şirketin 120 Alıcılar Hesabında davalı şirketten yapılan tahsilata
karşılık 219.976,48- TL alacak kaydının bulunduğu, aradaki 133.750,00-TL farkın davalı şirketin davacı şirkete
13.01.2012 tarihinde verdiğini iddia ettiği ve 320 Satıcılar Hesabında kayıtlı aşağıda belirtilen 7 adet çekten
kaynaklandığı, ancak buna ilişkin Davacı şirketin cari hesap ekstresinde ve yevmiye defterinde herhangi bir
kayıt bulunmadığı, bu 7 adet çekin ne zaman kime ciro edildiğine ve ödendiğine dair bilgilerin ilgili
bankalardan araştırılabileceği, davacının, davalıdan 300.104,02-TL alacağı olduğunu iddia etmesine rağmen, davalı şirketin
defter kayıtlarına göre davalının davacı şirkete borçlu olmadığı; davacının cari hesap ekstresine göre
davalıdan alacağının 30.04.2012 ve 31.12.2012 tarihleri itibariyle 297.782,02-TL olduğu; Davacının yevmiye
defterinde 120 Alıcılar Hesabı kayıtlarına göre ise davacının davalıdan 30.04.2012 tarihi itibariyle
133.750,00-TL ve 31.12.2012 tarihi itibariyle 267.677,92-TL alacaklı olduğu, bu rakamın davalı tarafından ödendiği iddia edilen 7 adet çek tutarı olan 133.750,00-TL ve davalı tarafça 31.12.2012 tarihinde yapılan söz
konusu virman tutarı olan 133.927,92-TL toplamına eşit olduğu; çekle yapıldığı iddia edilen 133.750,00-TL’lik
ödemenin ve veresiye satış tutarlarının düzeltilmesi için yapıldığı iddia edilen 133.927,92-TL’lik virmanın
geçerli olması durumunda davacının davalıdan 133.927,92-TL alacağının bulunduğu, çekle yapıldığı iddia
edilen 133.750,00-TL’lik ödemenin ve veresiye satış tutarlarının düzeltilmesi için yapıldığı iddia edilen
133.927,92-TL’lik virmanın geçersiz olması durumunda davacının davalıdan 133.750,00-TL alacağının
bulunduğu, çekle yapıldığı iddia edilen 133.750,00-TL’lik ödemenin geçerli ve veresiye satış tutarlarının
düzeltilmesi için yapıldığı iddia edilen 133.927,92-TL’lik virmanın geçersiz olması durumunda ise davacının
davalıdan alacağının bulunmadığı belirtilmiştir.
Dosyamıza sunulan bilirkişi raporları arasındaki çelişkilerin giderilerek dava konusu veresiye satış fişleri yönünden denetime elverişli değerlendirme yapılabilmesi için SMMM bilirkişisi Celal Koca'dan rapor alınmıştır.
Anılan bilirkişi tarafından tanzim edilerek dosyamıza sunulan tarihli bilirkişi raporunda ise; taraflar arasında gerçekleşen ticari ilişki kapsamında, satıcı konumunda olan Davacı şirket tarafından alıcı
konumunda olan davalı şirkete yapılan satışlara mahsuben Ödeme Kaydedici Cihaz fişi (ÖKC) ve fatura
düzenlenmiş olduğu, davacı Şirket defter kaydında, davalı şirketten faturaya dayalı satışlar nedeniyle alacaklı gözükmemekle
birlikte, davalı Şirket kaydında davacı şirketin 0,38 Kuruş borçlu gözüktüğü, Davalı şirketçe davalı şirketten satın alınmış akaryakıt bedelinden kaynaklanan borca mahsuben
2012 yılında (7 adet çek tutarı dâhil) toplam 353.726,48 TL ödenmiş olmasına rağmen, davacı şirketçe bu
tutarın tamamının Ön Muhasebe kaydına intikal ettirilmiş olmasına rağmen, ticari defter kaydına bu tutarın
219.976,48-TL’nın intikal ettirilmiş, 133.750,00-TL’nın ise kayıtlara intikal ettirilmemiş olduğu, birlikte, Davalı firma adına tescilli araçları kullanan şirket SGK’lı çalışanı şoförlerin beyanından ve dava
dosyasına sunulmuş belgeler arasında anılan dönemde alınmış olan akaryakıtın bedelinin ödendiğini
gösterir her hangi bir belgenin (Tahsilat Makbuzu, Banka Dekontu, PTT Makbuzu ve Finans Kurumu
Dekontu) mevcut olmadığı, bu nedenle Davalı firmanın Veresiye Satış Fişi ile aldığı akaryakıt bedelini
ödediği ileri sürülemeyeceğinden, davacının davalıdan takip tarihi itibariyle nedeniyle, Veresiye Satış fişlerinden kaynaklanan alacağının 300.016,12-TL olacağı mütalaa edilmiştir.
Bilirkişi heyeti taraf vekillerine tebliğ edilmiş, sunulan bilirkişi raporu ve dosya kapsamı ile usul ekonomisi ilkesi birlikte gözetilerek yeniden bilirkişi raporu alınmasına gerek görülmemiştir.
Dosyamızda davacı/alacaklı şirket; davalı adına düzenlenen veresiye satış fişleri karşılığında akaryakıt satıp teslim ettiği halde davalının satış bedelini ödememesi nedeniyle giriştiği icra takibine davalı/borçlunun haksız itirazının iptalini talep etmekte olup dosyamızda takip dayanağı belge olarak sunduğu veresiye satış fişleri ve cari hesap kayıtları ile bilirkişi incelemesine delil olarak dayanmıştır.
Somut uyuşmazlık, taraflar arasında akaryakıt satımına ilişkin akdi ilişki mevcut olup olmadığı, mevcut ise; veresiye fişleri karşılığında davacı tarafından davalıya teslim edildiği ileri sürülen ancak davalının inkar ettiği malların teslimi olgusunun kanıtlanıp kanıtlanamadığı ve buna bağlı olarak da davacı alacaklının dava konusu icra takibinde davalıdan veresiye satış fişleri tutarında alacaklı olup olmadığının tespiti noktalarında toplanmaktadır.
Dosyamızda davacı yan satıcı, davalı yan ise; alıcı konumundadır. Satım sözleşmesinde satıcı davacı yan akdi ilişkiyi ve malların teslimi olgusunu, davalı alıcı ise; satım bedelini ödediğini usulüne uygun deliller ile kanıtlamakla yükümlüdür.
Yerleşik içtihatlar gereğince; Mal teslimi keyfiyeti maddi bir vakıaya dayanmakla bu hususun tanık ile ispatı olanaklıdır. (... Bölge Adliye Mahkemesi 22.H.D. Başkanlığı'nın █████/2022 tarih, █████████E., ████████K. sayılı ilamı)
Dava konusu icra takibinde takip alacaklısı tarafından veresiye fişlerine dayanıldığından ve davalı tarafından veresiye fişlerindeki imza kabul edildiğine göre; davalıya mal tesliminin yapıldığı kabul edilerek davalının malların bedelini ödediğini kanıtlaması gereklidir.
Dosyamıza sunulan ve yukarıda ayrıntılı olarak aktarılan bilirkişi raporları dikkate alındığında; davacı şirketin 2011 ve 2012 yılları ticari defterlerinin, açılış ve
kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olarak yaptırılmamış olması, taraflar arasında borç alacak ilişkisini tam
olarak yansıtmaması nedeniyle delil niteliği taşımayacağı açıktır. Davalı Şirketin ise; 2010 ve 2011 yılı ticari defterlerinin usulüne
uygun olarak açılış ve kapanış tasdiklerinin yaptırılmamış olması ve ticari defter kaydına intikal ettirilmiş
tutarların taraflar arasındaki fiili durumu tam olarak yansıtmaması nedeniyle delil niteliği taşımayacağı, ancak 2012 yılı ticari defterlerinin delil niteliği taşıyacağı saptanmıştır.
Toplanan deliller ışığında, dosya kapsamında davacı ve davalı arasında yazılı satım akdi bulunmadığı tarafların kabulündedir. Ancak davalı yan vekili sunduğu cevap dilekçesinde davacı ile aralarında mevcut olan ticari ilişkiye dayanan tüm borçların gerek
nakit gerekse elden ve gerekse çek yoluyla ödenmiş olduğunu ileri sürdüğüne göre; taraflar arasında sözlü olarak kurulan akdi ilişkinin varlığını kabul etmiştir.
Dosyamızda satıma konu akaryakıtın teslimi yönünden tanık sıfatı ile beyanları alınan ve dava konusu veresiye fişlerinde imzaları mevcut olup SGK kayıtlarına göre veresiye fişlerinin düzenleme tarihi itibariyle davalı Şirketin işçileri olan dava dışı işçiler, veresiye fişlerindeki imzaların kendilerinin eli ürünü olduğunu ikrar etmişlerdir. Yine, aynı davalı işçilerin beyanları bir bütün olarak değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki akdi ilişkiyi doğruladıkları, takibe dayanak ve davaya konu veresiye fişlerindeki akaryakıtı davalı Şirket adına davacıdan satın ve teslim aldıklarını, çalıştıkları dönemde herhangi bir peşin ödeme yapma durumunun sözkonusu olmadığını, davacıdan satın aldıkları akaryakıt karşılığında düzenlenen veresiye fişinin bir nüshasını alıp şirkete verdiklerini, pompa fişleri ve veresiye fişlerini davacıdan alarak çalıştıkları davalı şirkete
götürdüklerini, veresiye gerçekleşen satışların veresiye fişlerine konu bedelinin daha sonra davalı şirket tarafından davacı satıcı şirkete ödenmesine yönelik uygulama ile ticari satımın gerçekleştiğini belirttikleri anlaşılmaktadır.
Öte yandan, satıma konu akaryakıtın davalıya teslim edilmek üzere yüklendiği araçların plakaları itibariyle veresiye fişlerinin tanzim ve yükleme tarihine göre trafikte davalı şirket adına kayıtlı olduğu dosyamıza İstanbul İ Emniyet Müdürlüğünden gönderilen cevabi yazılar ile sabittir.
Değinilen tüm bu maddi ve hukuki olgular çerçevesinde davacı şirketin veresiye fişlerine konu akaryakıtı davalı şirkete teslim ettiğini usulüne uygun deliller ile kanıtladığı kanaatine varılmıştır.
Dosya kapsamında davacı yan edimini ifa ettiğini kanıtladığına göre; davalı alıcı şirketin veresiye fişlerine konu akaryakıtın bedelini ödediğini kanıtlama yükümlülüğü doğmuştur. Ne var ki; davalı şirket sözkonusu bedeli ödediğini ileri sürmesine rağmen bu konuda ödeme belgesi ve başkaca delil sunmamıştır. Davanın açıldığı tarih gözetilerek cevap dilekçesinde "her türlü delil" ibaresine yer vermekle; davalı şirkete yemin teklifi hatırlatılmış ise de; davalı şirket tarafından yemin teklifinde de bulunulmamıştır.
Açıklanan gerekçelerle yapılan yargılama ve toplanan deliller ve bilirkişi raporları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; açılan davanın akaryakıt satımına ilişkin ticari nitelikteki satım sözleşmesinden kaynaklanan ve veresiye fişlerine dayalı alacağın tahsiline yönelik olarak başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemi olduğu, davacının dava konusu veresiye fişleri ile davalı şirkete ait araçlara yükleyerek davalı şirketin dava dışı sigortalı işçilerine teslim etmek suretiyle veresiye satış şeklinde davalı şirkete akaryakıt sattığını ve teslim ettiğini kanıtladığı, davalı şirketin ödeme olgusunu kanıtlayamadığı, dosyamıza sunulan 14.05.2024 tarihli bilirkişi raporunun dosyada mevcut bilirkişi raporları arasındaki çelişkileri giderici nitelikte olup malın teslimi ve veresiye fişleri ile satım olgusu yönünden yukarıda değinilen Mahkememiz tespitleri ile de uyumlu ve denetime elverişli görülmekle Mahkememiz'ce benimsenerek hükme esas alınmak gerektiği kanaatine varılmakla; davanın kısmen kabulü ile; davalının dava konusu ... İcra Müdürlüğü’nün ████████E. sayılı takip dosyasına vâki haksız itirazının takibe konu 300.016,12-TL asıl alacak ile sınırlı olarak kısmen iptaline, takibin asıl alacağa takip talebindeki koşullarda işleyecek faizi ile birlikte devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, İİK 67.m. gereğince hüküm altına alınan alacağın (dava konusu icra takip tarihinin 6352 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği █████/2012 tarihinden önce olması nedeni ile) %40’ı oranında icra-inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, dava konusu icra takibinde davacının kötüniyeti sabit olmamakla davalının yasal koşulları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin ise; reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek ve hüküm oluşturmak gerekmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; davalının dava konusu ... İcra Müdürlüğü’nün ████████E. sayılı takip dosyasına vâki haksız itirazının takibe konu 300.016,12-TL asıl alacak ile sınırlı olarak KISMEN İPTALİNE, takibin asıl alacağa takip talebindeki koşullarda işleyecek faizi ile birlikte DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-İİK 67.m. gereğince hüküm altına alınan alacağın (dava konusu icra takip tarihinin 6352 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği █████/2012 tarihinden önce olması nedeni ile) %40’ı oranında 120.006,44‬‬-TL icra-inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Dava konusu icra takibinde davacının kötüniyeti sabit olmamakla davalının yasal koşulları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine,
4-Alınması gerekli karar ve ilam harcı nispi 20.494,10-TL olup davacı tarafından peşin yatırılan 4.456,55-TL harcın mahsubu ile bakiye 16.037,55-TL harcın davalıdan alınarak Maliye Hazinesine gelir kaydına,
5-Davacı tarafından yatırılan 21,15-TL başvurma harcı ile 4.456,55-TL peşin harç dahil olmak üzere toplam 4.477,7‬0-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki AAÜT gereğince nispi 48.002,58-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-(Reddine karar ver+ilen alacak miktarı gözetilerek) Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki AAÜT13/2.m. gereğince nispi 87,9‬0-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Bu dava kapsamında davacı tarafından yapılan gider avansından karşılanan ve aşağıda dökümü gösterilen toplam 24.502,50-TL yargılama giderinin HMK 326/2.m. gereğince red-kabul oranı (0,99) gözetilerek 24.257,47-TL'lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
9-Bu dava kapsamında davalı tarafından yapılan gider avansından karşılanan ve aşağıda dökümü gösterilen toplam 2.849,65-TL yargılama giderinin HMK 326/2.m. gereğince red-kabul oranı (0,01) gözetilerek 28,49-TL'lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderin davalı üzerinde bırakılmasına,
10-HMK 333.m. gereğince artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
11-Mahkememiz kararı kesinleştiğinde dosyamız arasına celp edilen ... İcra Dairesi'nin ... .... ... E. sayılı takip dosyasının İADESİNE,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize verilecek dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2024
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır
YARGILAMA GİDERİ DÖKÜMÜ
:
Davacı tarafından yapılan Davalı tarafından yapılan 1-Posta ve davetiye gideri : 1.452,50-TL 1-Posta ve davetiye gideri : 99,65-TL 2-Bilirkişi ücreti : + 23.050,00-TL 2-Bilirkişi ücreti : + 2.750,.00-TL TOPLAM : 24.502,50-TL 2.849,65-TL

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!