Trafik kazası kaynaklı cismani zarar tazminatı davasında, Sigorta Tahkim Komisyonu kararının kesin hüküm teşkil edip etmediği yönündeki ilk derece mahkemesi ret kararının istinaf incelemesi.
Özet: Trafik kazası sonrası cismani zararlar için açılan tazminat davasında ilk derece mahkemesi, davacının daha önce aynı taleplerle sigorta tahkim komisyonuna başvurarak karar alınmasını kesin hüküm sayıp davayı reddetmiş; davacı ise tahkim komisyonu kararının maluliyetin ispatlanamadığı gerekçesiyle esastan bir çözüm sunmadığını, kapsamlı inceleme gerektiren bir konuda kesin hüküm teşkil etmediğini ve hakem kararlarının mahkemece tebliğ edilmedikçe kesinleşmiş sayılamayacağını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

T.C.
İSTANBUL BAM8. HUKUK DAİRESİT Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R IDOSYA NO
: ████████KARAR NO
: ████████İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2024NUMARASI
: ████████ Esas - ████████ KararDAVANIN KONUSU
: Trafik Kazasına Bağlı Cismani Zarar Sebebiyle TazminatİSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2025İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; █████/2015 tarihinde ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile ...'in sevk ve idaresindeki, davalı nezdinde ZMM sigortası bulunan ... plaka sayılı aracın karıştığı trafik kazası neticesinde, ... plaka sayılı araçta yolcu olan müvekkili ... yaralandığını, zararların giderilmesi hususunda davalıya yapılan başvurunun sonuçsuz kaldığını belirterek, davanın belirsiz alacak davası olarak kabulü ile, 500,00-TL sürekli iş göremezlik, 250,00-TL geçici iş göremezlik, 250,00-TL tedavi gideri tazminatı olmak üzere toplam 1.000,00-TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi, talep ve dava edilmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından müvekkili şirket aleyhinde, dava konusu olay ve taleple ilgili Sigorta Tahkim Komisyonu’nun 2022.e.340443 sayılı dosyası kapsamında talepte bulunulduğunu belirterek, davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; "...davacı tarafından davalı aleyhine aynı taleplerle Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvurulduğu ve komisyon tarafından karar verildiği" gerekçesiyle, davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmiştir.Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Davacı vekilinin istinaf nedenleri; Sigorta Tahkim Komisyonu kararında, maluliyetin varlığı ispatlanamadığından red kararı verildiği, ancak dosya içerisinde var olan bilgi ve belgeler Sigorta Tahkim Komisyonu'nun sınırlarını aşan şekilde kapsamlı inceleme gerektiği için söz konusu kararın verildiği, maluliyetin ispatlanması için bilirkişi incelemesi ve sair delillerin toplanması gerektiğinden Sigorta Tahkim Komisyonu kararının aslında davadan el çekme mahiyetinde olduğu, dolayısıyla bu kararın kesin hüküm sayılmaması gerektiği, Sigorta Tahkim Kurulu'nun verdiği karar ile dava esastan çözümlenmediği için ilk derece mahkemesinin verdiği kesin hüküm nedeniyle davanın reddine şeklindeki kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, kaldırılması gerektiği, hususlarına ilişkindir. Dava, trafik kazasına bağlı cismani zarar nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile tedavi gideri istemine ilişkindir.Bilindiği üzere kesin hüküm, ilişkin olduğu konuda uyuşmazlığı ortadan kaldırır. Bu yüzdendir ki açılan bir dava hakkında kesin hüküm bulunmaması bir yargılama koşulu olup, mahkemece re'sen gözetilmesini gerektirir.(HMK.m.303) Tarafları, dava konusu ve dava sebebi aynı olan kesinleşmiş karar, sonradan açılan dava için kesin hüküm teşkil eder. Gerek maddi, gerek şekli anlamda kesin hüküm dava şartlarından olmakla hâkim tarafından kendiliğinden gözetilir ve varlığı saptandığı takdirde kesin hükmün varlığı nedeniyle davanın reddi gerekir.Bir kararın kesin hüküm oluşturup oluşturmayacağının değerlendirilmesi için de, evvelce verilen kararın usulüne uygun şekilde kesinleştirilmiş olması zorunludur.Anayasa Mahkemesi'nin ████████ nolu başvuru üzerine yaptığı inceleme sonucunda verilen █████/2018 günlü kararda; hakem heyeti kararları ile ilgili olarak, kararın mahkemece tebliğ edilmesi gerektiğine hükmedilmiş ve bu kararla aynı mahiyette bulunan Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin █████/2018 gün ve █████████ E. - ██████████ K. sayılı kararında; "5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30. maddesinin 23. fıkrasında, bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun hükümlerinin sigortacılıktaki tahkim hakkında da kıyasen uygulanacağı belirtilmiş, karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın tahkim usulüne ilişkin tebligatı düzenleyen 438. maddesinde de, taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça tebligatın █████/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılacağı düzenlenmiştir. Bu itibarla hakem kararı kendisine verilen mahkeme, hakem kararının kendisine verildiğini ve kararın neden ibaret olduğunu iki tarafa da yazılı olarak tebliğ etmelidir. Her iki taraf hakkında da temyiz süresi ancak bu tebliğ tarihinden itibaren işlemeye başlar." denilerek, sigorta tahkim komisyonu hakem kararlarına karşı istinaf/temyiz süresinin, mahkemesince tebliğinden itibaren başlayacağı kabul edilmiştir. Yargıtay 11. HD. █████/2018 gün ve █████████ E. - █████████ K. Sayılı kararı da aynı yöndedir. Açıklamalardan sonra somut olaya dönüldüğünde; dosya içerisinde yer alan Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin 13.04.2023 tarihli, ███████████ sayılı kararının incelenmesinde; davacı tarafından davalı sigorta şirketi aleyhine, davaya konu kaza nedeniyle meydana gelen yaralanmasından kaynaklanan sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri zararlarının tazmini için talepte bulunulduğu, Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından geçici iş göremezlik tazminatı için 89,42 TL’nin sigorta şirketinden 25.08.2022 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte alınarak başvuru sahibine verilmesine, fazlaya dair geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri taleplerinin reddine karar verildiği, itiraz üzerine, İtiraz Hakem Heyeti'nce 09.07.2024 tarih 2024/İHK-102803 sayılı karar verildiği, ancak ilgili itiraz hakem heyeti kararının dosya içerisinde bulunmadığı, ilk derece mahkemesince dosya arasına celp edilmediği, tahkim kararının; kararı saklamakla görevli Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilip gönderilmediği, kararın usulünce kesinleşip kesinleşmediği hususlarında inceleme ve araştırma yapılmadığı görülmüştür. Eksik araştırma ve incelemeyle karar verilemez.O halde mahkemece; Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti tarafından verilen kararın, kararı saklamakla görevli mahkemeye gönderilip gönderilmediği, gönderilmiş ise, mahkemece saklama kararı yazılıp yazılmadığı ve yazılmış ise kararın taraflara mahkemece tebliğ edilip edilmediği, bu suretle usulüne uygun şekilde kesinleşip kesinleşmediğinin araştırılıp belirlenmesi, henüz kesinleşmemiş ise talep edilen geçici ve sürekli iş göremezlik tazminat kalemleri yönünden derdest dava niteliği taşıyıp taşımadığını değerlendirilerek, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yeterli inceleme ve araştırma yapılmadan davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmesi isabetsizdir.Kabule göre de, davacı tarafından Sigorta Tahkim Komisyonu'na sürekli ve geçici iş göremezlik ile geçici bakıcı gideri tazminatı için başvurulduğu, eldeki davada ise, tedavi gideri tazminatı talebinde de bulunulduğu, Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti'nin kararının; koşullarının bulunması durumunda ancak sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı yönünden eldeki dava için kesin hüküm teşkil edebileceği, tahkim kararının; tedavi gideri talebi yönünden eldeki dava için kesin hüküm oluşturmayacağı, hal böyle olunca da ilk derece mahkemesince yargılamaya devam edilerek, toplanan ve toplanacak delillere göre tedavi gideri talebine ilişkin olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve tahkim kararının eldeki davada talep edilen tüm zarar kalemleri için kesin hüküm oluşturacağı düşüncesiyle, davanın (tümden) usulden reddine karar verilmesi de hatalıdır.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin yerinde görülen istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/4. maddesi hükmü gereğince kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle KABULÜ ile, İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2024 tarih ve ████████ Esas ████████ Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a/4 madde hükmü uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Dosyanın belirtilen şekilde işlem, araştırma ve yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırıldığı anlaşılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde davacıya İADESİNE, 4-İstinaf incelemesinin dosya üzerinden yapılması nedeniyle, avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 5-İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından, istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek müteakip kararda dikkate alınmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a madde hükmü uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2025