Yaşlılık aylığı sahte sigortalılık iddiasıyla iptal edilen işçinin, ilgili dönemlerdeki fiili çalışmasının tespit edilerek kurum kayıtlarının düzeltilmesi davası.
Özet: Emekli bir sigortalının yaşlılık aylığı, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından belirli bir dönemdeki çalışmalarının sahte olduğu gerekçesiyle iptal edilmesi üzerine kesilmiş olup, davacı, kalıp ustası olarak çalıştığı ve işveren muhasebecisi tarafından farklı bir şirkette sigortalı gösterildiği iddia edilen 361 günlük (sonradan 403 güne ıslah edilen) fiili ve kesintisiz çalışmasının gerçek olduğunun tespiti ile aylığının yeniden bağlanması talebinde bulunurken, Kurum, yapılan inceleme ve denetim raporlarına dayanarak çalışmanın sahte olduğunu ve aylığın doğru şekilde kesildiğini savunmuştur.

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Sivas 1. İş MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davacının 01.01.1985 tarihinden itibaren (Sigorta Sicil No:....) sigortalı olarak çalışmaya başladığını, 20.09.2011 tarihi itibarıyla da emekli olduğunu ve yaşlılık aylığı almaya hak kazandığını, 16.11.2019 tarihinde ... Sivas Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünden gelen yazı ile 04.01.2009 ile 03.12.2010 tarihleri arasında geçen fasılalı çalışmalarının sahte olduğu gerekçesiyle emekli maaşının iptal edildiğini öğrendiğini, sahte çalışma iddiasına konu edilen 04.01.2009 ile 03.12.2010 tarihleri arasında müvekkilinin, davalı ...'e ait .... İnşaat adlı işyeri şantiyelerinde kalıp ustası olarak çalıştığını, müvekkilinin bu döneme ilişkin çalışması düzenli ve kesintisiz olduğunu, bu olaylar sonrasında Kurumdan alınan hizmet döküm cetvelinde müvekkilin 27.04.2010 - 02.05.2010 tarihleri arasında yalnızca 6 gün davalı ...'in iş yerinde sigortalı olarak çalıştığının görüldüğünü, emekli olduktan sekiz yıl sonra Kurum denetmenlerince tanzim edilen 23.10.2019 tarih ve 2019/İK/051 sayılı denetim raporuna istinaden emekliliğinin iptaline karar verildiğini, yapılan inceleme sonucunda davacının davalı işyerinde çalıştığı dönemde 04.01.2009 - 31.08.2009, 01.01.2010 - 28.02.2010, 01.10.2010 - 03.12.2010 tarihleri arasındaki toplam 361 günlük sürede davalının muhasebe ve sigorta işlerine bakan ... adlı şahsın kurduğu .... Gıda Tem. Mad. Tic. Ltd. Şti'nde sigortalı olarak gösterildiğini öğrendiğini, davacının gerek ...'le davalı ... arasındaki iç ilişki gerekse de sigortalı gösterildiği ... Gıda Tem. Mad. Tic Ltd Şti hakkında hiçbir bilgisi bulunmadığını, bu itibarla Kurum denetmelerinin davacının, davalı işyerinde çalışmadığı biçiminde düzenledikleri tutanağın gerçeği yansıtmadığını, bordrolu çalışanların tanıklığı, imzalı maaş bordroları ve diğer SGK ve işyeri kayıtları ile hizmetlerinin ispatlanacağını beyanla davacının sigortalılığını iptal eden davalı Kurum işleminin iptalini, davacının 04.01.2009 - 31.08.2009 tarihleri arasındaki 238 gün, 01.01.2010 - 28.02.2010 tarihleri arasındaki 60 gün, 01.10.2010 - 03.12.2010 tarihleri arasındaki 63 gün olmak üzere toplam 361 günlük çalışmasının sigortalı çalışma olduğunun tespitini, Kurum kayıtlarının düzeltilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesinde ise; davayı açtıktan sonra Kurum kayıtlarında bahsedilen dönemler dışında 01.07.2011 ile 12.08.2011 tarihleri arasındaki 42 günlük çalışmasının da "şüpheli" olarak değerlendirildiğini öğrenmiş bulunduklarını, bu döneme ilişkin iptal işlemi de gündemde olduğundan toplam 403 günlük çalışmasının sigortalı çalışma olduğunun tespiti ve Kurum kayıtlarının buna göre düzeltilmesine yönelik olarak talep sonucunu ıslah etmiştir.II. CEVAP1- Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının 01.10.2011 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almakta iken, ... Gıda Tem. Mad. Tic. Ltd. Şti. adına tescilli işyerindeki çalışmalarının fiil olup olmadığı, sigortalılığının sahte sigortalılık statüsünde değerlendirilip değerlendirilemeyeceği hususlarında inceleme yapıldığını, yapılan inceleme neticesinde 03.04.2019 tarih 2019/İK/051 sayılı Sosyal Güvenlik Durum Tespit Raporu hazırlandığını, rapor kapsamında yapılan incelemelerde davacının söz konusu işyerinde fiili çalışmasının bulunmadığı ve sigortalılığının sahte olduğunun tespit edildiğini, yapılan tespite ilişkin sigortalılığının iptal edildiğini, mevcut haliyle davacının yaşlılık aylığı almaya hak kazanmadığı tespit olunduğunu ve aylığının kesildiğini, yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre bu tür hizmet tespiti davalarının kamu düzenine ilişkin olduğundan davaya ilişkin hususların re'sen araştırılmasının, özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesinin prensip olarak kabul edildiğini, eylemli ve gerçek çalışmanın varlığının tespit edilmesi, aksi takdirde ise hizmet akdine dayanılarak dahi sigortalılıktan söz edilemeyeceğinin bilinmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.2- Davalı ... tarafından davaya cevap verilmemiş, ancak aşamalardaki beyanındaIII. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davaya konu talep döneminde kendi nam ve hesabına çalışmasının devam etmesi, davacının davalı Kuruma yapmış olduğu başvurular, sigortalılık bildirimleri, kolluk araştırmaları, tanık beyanları ve tüm deliller kapsamında davacının 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanun’un 8. maddesinden faydalanmak amacı ile hizmet temini yoluna gittiği, davacının işyerinde sigortalılığına esas fiili çalışmasının tespit edilemediği ve bu duruma göre Kurum işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı hususları değerlendirilerek davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b/1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde;1- 1479 sayılı Kanun'un 24. maddesi, 506 sayılı Kanun'un 3. maddesinin (k) bendi ve Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatları gereğince; önceden başlayıp kesintisiz olarak devam eden sigortalılık kolundan sonra başka bir sigortalılık kolunun başlaması halinde, önce başlayan ve kesintisiz olarak devam edegelen sigortalılık kolundaki hizmetlere üstünlük tanınması gerektiğini, zira anılan maddeler gereğince sigortalı, bir sigorta koluna tabi iken bir başka sigorta koluna giremeyeceğini, sistemde çifte sigortalılık olmadığını, bu nedenle sonradan girdiği sigortalılığı geçersiz sayılması gerektiğini, mahkemece aksi yönde verilen hükmün usul ve yasaya, yerleşik Yargıtay uygulamalarına aykırı olduğunu,2- Kurum kayıtlarına göre davalı işverenin işyerinin 24.07.2009 tarihinde kapsama alındığı 02.05.2010 tarihinde kanun kapsamından çıktığı belirtildiğini, ancak bu işyeri müvekkilinin çalıştığı dönemler içinde faaliyetini aktif olarak sürdürdüğünü, kaldı ki işyerinin o dönem yaptığı inşaatın ruhsatının ne zaman alındığı mahkemece araştırılmaksızın bu karar verildiğini, bu iddiaları doğrultusunda davalı işyerinin kanun kapsamından çıkmış olsa bile faaliyetine devam edip etmediği hususunun açıklığa kavuşturulması gerektiğini, bu itibarla vergi dairesi, belediye gibi Kurumlardan davalı işyerinin faaliyetine devam edip etmediğinin sorulması, varsa ilgili kayıt ve belgelerin celbini talep etmelerine rağmen mahkeme bu konudaki itirazları değerlendirmeyip eksik inceleme ile karar verildiğini beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, Kurum işleminin iptali ile davacının 04.01.2009 - 31.08.2009, 01.01.2010 - 28.02.2010, 01.10.2010 - 03.12.2010, 01.07.2011 - 12.08.2011 tarihleri arasındaki toplam 403 günlük çalışmalarının davalı işveren yanında geçtiğinin, fiili ve gerçek olduğunun tespiti istemine ilişkindir.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,19.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.