Yargıtay, trafik kazası sonrası sigorta şirketinden talep edilen maluliyet tazminatında, güncel muayene ve kaza tarihindeki mevzuata uygun rapor alınmasının önemini vurguluyor.
Özet: Trafik kazası sonucu yaralanan davacının maddi tazminat talepli davasında, ilk derece mahkemesi ve istinaf tarafından kabul edilen maluliyet oranının tespitine ilişkin bilirkişi raporunun, davacının fiziki muayenesi yapılmadan sadece tedavi belgelerine dayanarak hazırlandığını tespit eden Yargıtay, bu durumun hüküm kurmaya elverişli olmadığını belirtmiştir. Yargıtay, kazanın meydana geldiği tarihteki ilgili yönetmeliklere uygun olarak, davacının güncel muayenesi yapılmak suretiyle üniversite hastanelerinin adli tıp anabilim dallarından alınacak ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli yeni bir raporla çalışma gücü kaybı oranının yeniden belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle alt derece mahkemelerinin kararını bozmuştur.
4. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

    SAYISI
    : █████████ E. █████████ K.
    İLK DERECE MAHKEMESİ
    : Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
    SAYISI
    : █████████ Esas ████████ Karar
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde; 14.07.2018 tarihinde davalıya trafik sigortalı araç sürücüsünün tek taraflı sebebiyet vermiş olduğu kaza sebebiyle araçta yolcu olarak bulunan davacının ağır şekilde yaralandığını, tedavi gördüğünü, kazanın oluşumunda davacının kusurunun bulunmadığını, karşı tarafın kusurlu olduğunu, kazaya sebebiyet veren aracın kaza tarihinde davalı ... nezdinde sigortalandığını, açıklanan bu nedenlerle; şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesini talep etmiş, yargılama sırasında talebini artırmıştır.
    II. CEVAP
    Davalı vekili cevap dilekçesinde; açılan davayı kabul etmediklerini, davacı iddialarının ispatlanması gerektiğini, müvekkili şirket aleyhindeki kesin ve somut delillere dayanmayan haksız ve hukuka aykırı davanın reddini ve gerekli yerlerden raporların alınması gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının meydana gelen trafik kazasında yaralanması nedeni maluliyetinin oluştuğunun belirlendiği, kusurlu bulunan sürücünün kullandığı aracın davalı ... tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile teminat altına alındığı gerekçeleri ile davanın kabulü ile 178.609,32 TL maddi tazminatın davalı ... şirketine başvuru tarihinden 15 gün sonrası olan 21.09.2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
    IV. İSTİNAF
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Sebepleri
    Davalı vekili; davacının kendilerine usulüne uygun başvuruda bulunmadığını, hükme esas alınan maluliyet raporunun usul ve yasaya uygun olmadığını savunarak Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması talebi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
    B. Değerlendirme ve Gerekçe
    1.Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
    Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
    Somut olayda, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi heyetinin hazırladığı 31.05.2019 tarihli raporun Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre hazırlandığı, raporda davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin % 43 oranında olduğunun tespit edildiği, raporun kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmesinin isabetli olduğu, ancak raporun davacının muayenesi yapılmaksızın, dosyadaki tedavi belgeleri esas alınmak suretiyle hazırlanması sebebiyle hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşılmıştır.
    Şu durumda İlk Derece Mahkemesince davacının maluliyet oranının tespiti için davacının güncel muayenesi yapılmak suretiyle Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümlerinden olay tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun rapor alınarak, davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
    2. Bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir.
    VI. KARAR
    1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
    2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
    3. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
    Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,
    Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,20.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!