Tapu iptal ve tescil davasında, toplulaştırma sonrası Hazine adına kaydedilen arazinin imar ihya ve olağanüstü zilyetlikle kısmen davacı adına tescili.
Özet: Davacı tarafından 30 yılı aşkın süredir kullanılıp imar ve ihya edildiği iddiasıyla açılan tapu iptal ve tescil davasında, başlangıçta tescil harici olup toplulaştırma sonrası hazine adına tescil edilen taşınmazın bir kısmı için ilk derece mahkemesi, davacının olağanüstü zamanaşımı ile iktisap şartlarını yerine getirdiği ve imar ihyanın 1990da tamamlandığı gerekçesiyle kısmen kabul kararı vererek 28.846,24 m2lik kısmın davacı adına tesciline hükmetmiş, orman vasfındaki diğer kısmın talebini reddetmiş, hazinenin karşı tescil talebini ise yer olmadığına karar vererek reddetmiş; bu karar bölge adliye mahkemesince istinafın esastan reddiyle onanmış olup dosya davalılarca temyiz üzerine Yargıtaya gelmiştir.
8. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

    SAYISI
    : ████████ E., ████████ K.
    KARAR
    : İstinaf başvurusunun esastan reddine
    İLK DERECE MAHKEMESİ
    : Türkoğlu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI
    : ████████ E., ████████ K.
    Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, karşı tescil talebinde bulunan davalı Hazine vekilinin talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
    İlk Derece Mahkemesi kararının, davalı Hazine temsilcisi tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Hazine temsilcisi ve davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    K A R A R
    Davacı ... vekili dava dilekçesinde; Türkoğlu ilçesi ... Mahallesinde bulunan ve ekte sunduğu krokide (A) harfi ile gösterilen 33450,03 m2'lik yeri müvekkili olan davacının 30 yılı aşkın süredir kullandığını, söz konusu taşınmazı 01.07.1985 tarihinde muhtar huzurunda satın aldığını, taşınmazın öncesinin ürün yetiştirilmeye elverişli değilken davacı tarafından imar ihya edilerek ekonomik amaca uygun ... getirildiğini ileri sürerek, taşınmazın davacı adına tescilini talep etmiş ve yargılama sırasında sunduğu 09.03.2020 tarihli ıslah dilekçesinde, dava konusu edilen yerlerin tescil dışı olması nedeniyle tescil davası açtığını, ancak toplulaştırma sonucunda dava konusu yerin tapu kazandığını, bu nedenle davayı tapu iptal ve tescil davası olarak ıslah ettiklerini beyanla her iki parselin dava açılan kısımlarının tapusunun iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir.
    Davalı ... vekili cevabında; davanın reddini savunmuştur.
    Davalı Hazine temsilcisi cevabında; davanın reddi ile dava konusu yerin Hazine adına tapuya tescilini talep etmiştir.
    İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... dava konusu olan (A) ve (B) harfli kısımların 09.07.1962 tarihinde kesinleşen tesis kadastro çalışmalarında tescil harici bırakıldığı, dava açıldıktan sonra dava açılan yeri de kapsayan alanda toplulaştırma çalışmalarının yapıldığı, tesis kadastro paftası ile toplulaştırma paftasını çakıştırılması neticesinde (A) ve (B) harfleriyle gösterilen kısımların toplulaştırma kapsamında kaldığının anlaşıldığı, (A) harfi ile gösterilen kısmın toplulaştırma sonucu oluşan ve tarla vasfıyla Hazine adına tapuya tescil edilen Türkoğlu ilçesi ... Mahallesi 453 ada 11 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kaldığı, B harfiyle gösterilen kısmın ise toplulaştırma sonucu oluşan ve orman vasfıyla Hazine adına tapuya tescil edilen Türkoğlu ilçesi ... Mahallesi 453 ada 10 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kaldığının anlaşıldığı, mahalli bilirkişi beyanlarına göre taşınmazları 30-40 yıldır davacının kullandığı, teknik bilirkişi raporlarına göre (A) harfi ile gösterilen kısmın imar ihyasının 1990 yılında tamamlandığı, bu kısmın orman sayılmayan yerlerden olduğu ve dere yatağından kazanılmadığı, davacının ... kadastro çalışma alanı içerisinde senetsizden kazanımı olmadığı, taşınmazın, mera, yaylak, kışlak, orman, dere gibi devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olmadığı, imar ihyanın tamamlanma tarihi olan 1990 yılı ile dava tarihi olan 2018 yılı arasında geçen yaklaşık 28 yıllık sürenin zilyetlik bakımından süre şartını sağladığının anlaşıldığı, bu haliyle olağanüstü zamanaşımı ile iktisap şartlarının davacı yararına gerçekleştiği, (B) harfi ile gösterilen kısmın ise uzman orman bilirkişi raporundaki incelemeler sonucunda orman sayılan yerlerden olduğu ve toplulaştırma işlemi sonucu orman vasfıyla hazine adına tapuya tescil edilen parsel içerisinde kaldığı, Hazinenin karşı tescil talebinin değerlendirilmesinde dava açıldıktan sonra gerçekleşen toplulaştırma işlemi sonucu taşınmazlar Hazine adına tapuya tescil edildiğinden ve hali hazırda bu şekilde tescilli oldukları .." gerekçsiyle, davacının davasının kısmen kabulüne ve Kahramanmaraş ili Türkoğlu ilçesi ... Mahallesinde bulunan fen bilirkişisi A. C.nin 15.05.2019 havale tarihli raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 28.846,24 m2 yüzölçümlü kısım toplulaştırma işlemi sonucu tarla vasfıyla Hazine adına tapuya tescil edilen 74.179,86 m2 yüzölçümlü Kahramanmaraş ili Türkoğlu ilçesi ... Mahallesi 453 ada 11 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kaldığından, Kahramanmaraş ili Türkoğlu ilçesi ... Mahallesi 453 ada 11 parsel sayılı taşınmazın 28.846,24 m2 lik kısmının tapu kaydının iptali ile davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, davalı Hazinenin karşı tescil talebi bakımından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, fen bilirkişisi A. C.nin 15.05.2019 havale tarihli raporunun kararın eki sayılmasına karar verilmiş; hükme karşı, davalı Hazine temsilcisi tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "... mahallinde yapılan keşif, uygulama, yerel bilirkişiler ve tanık beyanları, teknik bilirkişilerin raporları ve toplanan tüm deliller doğrultusunda (A) harfli yerin orman sayılan yerlerden olmadığı, çay yatağında kalmadığı, imar ihyanın tamamlandığı tarih gözetildiğinde dava tarihi olan 2018 yılına kadar davacı yararına imar ihya nedeniyle kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı kazanım koşullarının oluştuğu ..." gerekçesiyle davalı Hazine temsilcisinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/(1)-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davalı Hazine temsilcisi ve davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    1. Davalı ... İdaresi vekilinin temyiz talebinin incelenmesinde; Kural olarak, İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı istinaf başvurusunda bulunmayan tarafın Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz hakkı bulunmamaktadır. Zira, Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı temyiz yoluna başvurmada hukuki yararın bulunması gerekmektedir (HMK mad. 361/2) İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurmayan taraf yönünden, verilen karar kesinleşeceği için artık bu tarafın temyiz yoluna başvurmasında hukuki yararı bulunduğundan söz edilemez.
    Ancak, davanın taraflarından birisinin istinaf yoluna başvurması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak esas hakkında yeniden karar verilmesi ve bu yeni kararla aleyhine hukuki bir durum yaratılması durumunda, İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı istinaf başvurusunda bulunmayan taraf, bu yeni kararı temyiz edebilecektir.
    Somut uyuşmazlıkta; davalı ... İdaresi, İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı istinaf başvurusunda bulunmadığından ve Bölge Adliye Mahkemesince, davalı Hazinenin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olup, bu kararla aleyhine yeni bir hukuki durum yaratılmadığından, davalı ... İdaresinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını müstakilen ya da katılma yoluyla temyiz hakkı bulunmamaktadır.
    Aksi düşüncede istinaf başvurusunda bulunmayan tarafa İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf kanun yolunu atlayarak temyiz etme hakkı tanınmış olur ki, bu durum 6100 sayılı HMK ile hayata geçirilen üç kademeli yargılama sistemini iki kademeli yargılama sistemine dönüştürür ve istinafın devre dışı bırakılmasına yol açar.
    Bu itibarla; İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf etmeyen davalı ... İdaresinin Bölge Adliye Mahkemesinin kararını temyiz etmekte hukuki yararı bulunmadığından, temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
    2. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine temsilcisinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
    SONUÇ
    : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle,
    Davalı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE,
    Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazlarının yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
    Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    19.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!