Yargıtay 3. Ceza Dairesi, silahlı terör örgütüne üyelik suçundan verilen mahkumiyet hükmünü esasen onarken, sanık lehine bozma kararı sonrası yargılama giderlerinin tahsilini düzeltmiştir.
Özet: Yargıtay, silahlı terör örgütüne üyelik suçundan verilen mahkumiyet hükmünü, yargılama sürecinde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle onamış; ancak sanık lehine olan önceki bozma kararına rağmen tüm yargılama giderlerinin sanıktan alınmasına ilişkin kısmını kanuna aykırı bularak, bozma öncesi giderlerin sanıktan tahsilini uygun görüp, bozma sonrası giderlerin devlet hazinesi tarafından karşılanması şeklinde düzelterek hükmü nihai olarak onamıştır.
3. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

    SAYISI
    : ████████ E., ████████ K.
    SUÇ
    : Silahlı terör örgütüne üye olma
    HÜKÜM
    : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5, TCK’nın 62, 58/9, 53/1 ve 63. maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
    : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması
    Bozma üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
    Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
    Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
    Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
    Dairemizin bozma kararına uyulup uyulmadığına dair bir karar verilmeksizin yargılamaya devam edilerek hüküm kurulması, bozma kararı doğrultusunda iş ve işlemler yapılarak eylemli uyma söz konusu olmakla sonuca etkili bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış olup;
    Bozma üzerine yapılan yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık ve müdafinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddine, ancak;
    Önceki hükmün sanık müdafi tarafından temyiz edilmesi üzerine verilen Yargıtay bozma kararının da sanık lehine olduğu nazara alınmadan, Yargıtay bozma kararının sonrasında yapılan yargılama giderlerinin 5271 sayılı Kanun'un 325 inci maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı şekilde sanıktan tahsiline karar verilmesi,
    Kanuna aykırı, sanık ve müdafinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmün yargılama giderlerine ilişkin 8 numaralı fıkrası hükümden tümüyle çıkartılarak yerine "Bozma ilamı öncesindeki yargılamada yapılan tebligat gideri 97,70 TL, posta masrafı 75,84 TL olmak üzere toplam 173,54 TL'nin sanıktan alınarak hazineye irad kaydına, bozma ilamının sanık lehine olduğu nazara alınarak, bozma ilamından sonraki tüm yargılama giderlerinin Devlet Hazinesine yüklenmesine," ibaresinin eklenmesi suretiyle diğer yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye kısmen uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Karaman Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise bilgi için Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!