Denetimli serbestlik seçenek yaptırım uygulamasında 7201 sayılı Kanunun 35. maddesine aykırı usulsüz tebligat nedeniyle itirazın reddi kararının kanun yararına bozma istemiyle incelenmesinde görevsizlik kararı.
Özet: Hakaret suçundan verilen mahkumiyet kararı kesinleştikten sonra, sanığın seçenek yaptırım tedbirine ilişkin Denetimli Serbestlik Müdürlüğü davetiyesine süresinde başvurmadığı gerekçesiyle cezanın hapse çevrilmesi üzerine yapılan itirazın reddine dair karara karşı, tebligat usulündeki eksiklikler nedeniyle infazda hata yapıldığı iddiasıyla Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozma isteminde bulunulmuş; Yargıtay, talebin infaza ilişkin olması ve kendi görev alanına girmemesi nedeniyle dosyanın ilgili 1. Ceza Dairesine gönderilmesine karar vermiştir.

SAYISI
: ████████ Değişik İş.SUÇ
: HakaretİNCELEME KONUSUKARAR
: İtirazın reddiKANUN YARARINABOZMA YOLUNABAŞVURAN
: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet BaşsavcılığıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: İlgili kararın kanun yararına bozulmasıSanık hakkında Yerel Mahkeme kararı ile hakaret suçundan mahkumiyet kararı verilmiş, kararın kesinleşmesinden sonra hükmün infazı sırasında seçenek yaptırım tedbirinin uygulanması için Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne süresi içerisinde müracaat etmediğinden bahisle 5237 sayılı Kanun'un 50/6. maddesi gereğince cezanın 6 ay hapis cezası olarak kısmen infazına dair karara yapılan itiraz üzerine mercii tarafından itirazın reddine karar verilmiştir.Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 01.11.2024 tarih ve 94660652-105-55-4139-2024-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 22.11.2024 tarihli ve KYB-███████████ sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:I. İSTEMYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.11.2024 tarihli ve KYB-███████████ sayılı kanun yararına bozma isteminin;"Dosya kapsamına göre, sanığın bahse konu kamuya yararlı bir işte çalıştırılması için başvuru yapmasına yönelik İstanbul Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün █████████ DS sayılı davetname yazısının sanığın adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi gereğince █████/2017 tarihinde tebliğ edilmesi sonrasında, sanığın anılan çağrı üzerine denetimli serbestlik müdürlüğüne başvurmaması sebebiyle denetimli serbestlik dosyasının kapatılmasına karar verildiği anlaşılmış ise de,7201 sayılı Kanun’un 10. maddesinde yer alan, '' (1) Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Şu kadar ki; kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü şartiyle her yerde tebligat yapılması caizdir. (2) Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır." şeklindeki düzenleme ile anılan Kanun'un 35. maddesinde yer alan, "Kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olan kimse, adresini değiştirirse, yenisini hemen tebliği yaptırmış olan kaza merciine bildirmeye mecburdur. Bu takdirde bundan sonraki tebliğler bildirilen yeni adrese yapılır. (Değişik fıkra: █████/2011-6099 S.K./9.mad.) Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır. (Değişik fıkra: █████/2003 - 4829 S.K./11. md.) Bundan sonra eski adrese çıkarılan tebliğler muhataba yapılmış sayılır..." şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında,Öncelikle sanığın bilinen en son adresine tebligatın çıkarılması, önceki adresine tebliğ yapılamaz ise bu defa sanığın adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi olup olmadığının araştırılması, mernis adresinin tespiti hâlinde 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesine göre tebliğ yapılması, mernis adresinin olmadığının tespiti hâlinde ise bu duruma ilişkin kayıt dosya içerisine alındıktan sonra, kendisine daha önce kanunî usullere göre tebligat yapılmış olması şartı ile aynı adrese anılan Kanun'un 35. maddesine göre tebligat yapılması, daha önce kendisine tebligat yapılan adresin de olmaması hâlinde ise, adres araştırması ile yeni adres tespitine çalışılıp, bulunamaması hâlinde bu kez ilânen tebligat yapılması gerektiği, somut olayda, sanığın "... Mahallesi ... Sokak No:65 İç Kapı No:2 ... İstanbul" şeklindeki bilinen son adresine çıkarılan tebligatın iade gelmesi üzerine aynı adrese 7201 sayılı Kanun'un 35. maddesi uyarınca tebligat yapılmış ise de, sanığın daha önce usulüne uygun şekilde tebligat yapılmayan adresine 7201 sayılı Kanun'un 35. maddesine göre yapılan tebligatın usule aykırı olduğu cihetle, denetimli serbestlik dosyasının kapatılmasına ilişkin işlemin yerinde olmadığı gözetilmeden, merciince itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.II. KARARKanun yararına bozma isteminin infaza ilişkin olması karşısında, kanun yararına bozma isteminin kapsamı ile tebliğname tarihine göre, Yargıtay Büyük Genel Kurulu’nca kabul edilen Yargıtay işbölümü kararı uyarınca işin incelenmesi Yargıtay (1.) Ceza Dairesi’nin görevine girdiğinden Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın ilgili daireye gönderilmesine,Oy birliğiyle, 17.02.2025 tarihinde karar verildi.