Yargıtay, FETÖ soruşturmaları bağlamında sarf edilen sözlerin hakaret suçu unsurlarını taşımadığı gerekçesiyle mahkumiyet kararını bozdu.
Özet: Yüksek Mahkeme, kişilerin onur, şeref ve saygınlığını koruyan hakaret suçunun oluşabilmesi için davranışın küçültücü nitelikte somut bir fiil veya sövme içermesi gerektiğini vurgulayarak, FETÖ soruşturmalarının devam ettiği suç tarihinde sanığın katılanlara yönelik sarf ettiği ifadelerin hakaretin yasal unsurlarını taşımadığına karar vermiştir; bu nedenle ilk derece mahkemesinin mahkumiyet hükmü ile istinaf mahkemesinin bu hükmü onayan kararını bozarak, sanığın beraat etmesi gerektiğine hükmetmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.SUÇ
: HakaretHÜKÜM
: İstinaf başvurusunun esastan reddiTEMYİZ EDENLER
: Sanık ve müdafiiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaYapılan ön inceleme neticesinde, sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı tespit edilmekle ve sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin 5271 sayılı Kanun’un 299. maddesinin birinci fıkrası gereği reddine karar verilmekle gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇ1.Muş 3. Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir.2..Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanık ve müdafiinin temyiz istekleri, ortak olarak, ihtilat unsurunun oluşmadığına, ilk verilen beraat kararının bozulmasının eşitlik ilkesine aykırı olduğuna, 15 Temmuz darbe girişiminde Cumhurbaşkanının da şüphelendiğiniz kişileri bildirin dediğine, sanığın yayımlanan ihraç listesinde isim benzerliği olan Zuriyet Akgül ve Mustafa Akgül nedeniyle katılanları onlarla karıştırdığına, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.III. GEREKÇEHakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir.Suç tarihinde FETÖ (PYD) terör örgütünün yargı yapılanmasına yönelik bir çok soruşturmanın devam ediyor olması karşısında sanığın katılanlara yönelik söylediği sözlerin hakaret suçunun unsurlarını oluşturmadığı gözetilmeden, sanığın beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302. maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Muş 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,17.02.2025 tarihinde karar verildi.