Yargıtay 4. Ceza Dairesi, hakaret suçundan verilen mahkumiyet kararında, tekerrüre esas alınan önceki hüküm için kanun değişiklikleri kapsamında uyarlama yargılaması yapılmaması ve aleyhe bozma yasağına aykırılık nedeniyle hükmü bozdu.
Özet: Yerel mahkemece hakaret suçundan verilen mahkumiyet kararı, sanığın tekerrüre esas alınan önceki mahkumiyetine ilişkin kanunlarda yapılan lehe değişikliklerin göz ardı edilerek uyarlama yargılaması yapılmaması ve ceza tercihinin yeniden belirlenmemesi, ayrıca sanık müdafii tarafından temyiz edilen önceki hükme nazaran bozma sonrası aleyhe olacak şekilde daha ağır bir ilamın tekerrüre esas alınarak aleyhe bozma yasağının ihlal edilmesi nedenleriyle hukuka aykırı bulunarak bozulmuştur.

MAHKEMESİ
:Asliye Ceza MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.SUÇ
: HakaretHÜKÜM
: MahkumiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: BozmaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde sunulduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇYerel Mahkemece, bozma üzerine sanık hakkında hakaret suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanığın temyiz istemi, suçlamayı kabul etmediğine ve kararın bozulması gerektiğine vesaire yöneliktir.III. GEREKÇESanığın ikrar niteliğindeki savunması ile katılan ve tanık anlatımları doğrultusunda üzerine atılı suçu işlediğine yönelik Mahkemenin takdir ve gerekçesinde bir hukuka aykırılık görülmemiştir. Ancak;1. Sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas olabilecek başka sabıkasının bulunmadığı da gözetildiğinde; tekerrüre esas alınan adli sicil kaydının 4733 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne ilişkin olduğu anlaşılmış olup, 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3. maddesinin yirmi ikinci fıkrasının “yirmi üçüncü” fıkrası olarak değiştirildiği de gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/22. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale gelmesi ve sanık hakkında seçimlik ceza öngören hakaret suçunda mükerrirlik nedeniyle hapis cezasının seçilmiş olması karşısında; sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilamla ilgili öncelikle uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı mahkemesinden araştırılarak, neticesine göre söz konusu ilamın tekerrüre esas alınıp alınmayacağının değerlendirilmesi ve bu değerlendirme neticesine göre hakaret suçunda hangi cezanın tercih edileceğinin yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunduğunun gözetilmemesi,2. Kabule göre de; ilk hükmün, yalnızca sanık müdafii tarafından temyiz edilip Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin 21.12.2021 tarihli ve █████████ Esas, ██████████ Karar sayılı ilamıyla bozulmasından sonra, önceki hükümde 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesi uygulanırken, Karşıyaka 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 13.03.2009 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla aynı Kanun'un 152/1-a maddesi gereği aynı Kanun'un 50/1-b maddesi uyarınca seçenek yaptırıma çevrilmeden önce hükmedilen 5 ay hapis cezasının tekerrüre esas alınmasına karşın, bozma sonrası kurulan hükümde daha ağır olarak 4733 sayılı Kanun'un 8/4 maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasını havi Karşıyaka 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 04.04.2013 tarihli ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının tekerrüre esas alınması suretiyle, 5275 sayılı Kanun'un 108/2. maddesi uyarınca koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın önceki hükümde tekerrüre esas alınan ilamdaki hapis cezası miktarı esas alınarak belirlenmesi gerektiği gözetilmeyerek, 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesine aykırı davranılması hukuka aykırı görülmüştür.IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,13.01.2025 tarihinde karar verildi.