Yargıtay 2. Ceza Dairesi, suça sürüklenen çocuğun hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından mahkumiyetini, sosyal inceleme raporu alınmaması nedeniyle bozarken, mala zarar verme suçundan temyiz itirazını parasal sınır sebebiyle reddetti.
Özet: Yargıtay, suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan verilen adli para cezasının temyiz edilemez olduğunu belirterek bu yöndeki temyiz istemini reddetmiş; ancak, aynı çocuk hakkında hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerini, fiili işlediği sırada 15-18 yaş grubunda olan çocuğun eyleminin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ile davranışlarını yönlendirme yeteneğinin tespiti için zorunlu olan sosyal inceleme raporunun alınmaması veya alınmama gerekçesinin kararda gösterilmemesi nedeniyle bozarak dosyayı yerel mahkemeye göndermiştir.

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR
: Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar vermeHÜKÜMLER
: Mahkûmiyet1. Suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelemesinde;Gönen (Balıkesir) Asliye Ceza Mahkemesinin 09.06.2022 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;14.04.2011 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Yasa'nın 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 2. maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3.000,00 TL dahil adlî para cezasına ilişkin mahkûmiyet hükmünün temyizi mümkün olmadığından, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 317. maddesi gereğince Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,2. Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik temyiz isteminin incelemesinde;Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu (suça sürüklenen çocuk müdafiinin yüzüne karşı verilen 09.06.2022 tarihli kararda temyiz başvuru süresinin 15 gün olarak belirtilmesi suretiyle suça sürüklenen çocuk müdafiinin yanıltıldığı anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk müdafiinin 17.06.2022 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu), aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.11.2018 tarihli ve 2016/6-986 Esas, ████████ Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35. maddesi ve Çocuk Koruma Kanunu'nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20 ve 21. maddeleri uyarınca; fiil işlendiği sırada 15-18 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, mahkemece sosyal inceleme raporu alınmadan veya alınmaması durumunda gerekçesi kararda gösterilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının Yerel Mahkemeye gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.