İş sırasında meydana gelen trafik kazası sonucu meslekte kazanma gücü kaybı yaşayan çalışanın maddi ve manevi tazminat talebinde işveren ile sigorta şirketlerinin sorumluluğunun temyiz incelemesi.
Özet: İşyerine ait araca yükleme yaparken başka bir aracın çarpması sonucu trafik kazası geçiren ve %33,2 oranında meslekte kazanma gücü kaybına uğrayan davacının, kusurlu olduğunu iddia ettiği işveren, diğer araç sahibi ve ilgili sigorta şirketlerinden maddi ve manevi tazminat talebiyle açtığı davanın ilk derece mahkemesince kısmen kabulü ve istinaf mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddi üzerine, davalı ...ş. vekili tarafından temyiz yoluna başvurulmuştur.
10. Hukuk Dairesi         ████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi

    SAYISI
    : ████████ E., ████████ K.
    İLK DERECE MAHKEMESİ
    : İstanbul Anadolu 25. İş Mahkemesi
    SAYISI
    : ████████ E., █████████ K.
    Taraflar arasındaki meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
    Kararın davalı ...Ş. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ...Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 16.02.2012 tarihinde davalılardan ... Gıda Ltd. Şti'nin işyerinde plesiyer (gıda maddeleri pazarlama elemanı) olarak çalışmaya başladığını, davacının 20.02.2012 tarihinde trafik kazası geçirdiğini, davalı işverenin trafik kazası olunca davacıya o ana kadar yapmadığı sigortasını yaptırdığını, davacının SGK'da işi giriş tarihi olarak sanki o gün girmiş ve hemen kaza olmuş gibi kaza tarihi olan 20.02.2012 gözüktüğünü, davacının 20.02.2012 tarihinde davalı işveren ... Gıda Ltd. Şti.'nin malik ve işvereni olduğu... plakalı araca şoför davalı ...'ın eşya yüklemekte iken arkadan gelen davalılardan ... Turizm.Ltd. Şti'nin malik ve işleteni olduğu ve ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın davacıya çarptığını, onu iki araç arasında kalacak şekilde ezdiğini, davacının bu olay nedeniyle sakat kaldığını, davalılardan ... Sigortanın ... Gıda Ltd. Şti'inin, Anadolu Sigorta ise ... Turizm Ltd. Şti'nin araçlarının zorunlu mali mesuliyet poliçelerini yapan araçların sigorta şirketleri olduğunu, kaza sonucu davacının %33,2 meslekte kazanma gücünü kaybettiğini ve sakat kaldığını, ancak davacının sakat durumun daha fazla olduğunu, davacının kaza tarihinden itibaren çalışamadığını, sağlılığını tamamen yitirdiğini, davacının maaşının 2.500,00 TL'den aşağıya düşmeyecek şekilde olduğunu, bu rakamların zaman zaman 3.000,00 TL - 3.500,00 TL'yi bulduğunu, davacı ile ilgili çok ciddi şekilde efor kaybı ve kazanç kaybının mevcut olduğunu, bu olayların ve bu sakatlık durumunun davacının hem manevi hem de maddi olarak çok sarstığını, davacının tekrar iyileşmesinin eski hale gelmesinin mümkün olmayacağını, kazasın gerçekleşmesinde davalıların kusurlu olduğunu, maddi ve manevi tazminat alacaklarının faizleriyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    II. CEVAP
    Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; .... plakalı aracın müvekkili şirkette 12.01.2012-2013 tarihleri arasında ZTK zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalandığını, sigortalının kusuru oranında olmak üzere yaralanma ve sürekli sakatlık halinde kişi başı azami 225.00 TL sınırlı sorumluluklarının bulunduğunu, davacının olay tarihinden itibaren faiz talebinin haksız olduğunu, davacının müvekkili şirkete müracaat ettiğini, müvekkili şirketin poliçeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirdiğini, hesaplanan tazminat bedelinin davacı vekiline ödendiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
    Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesinin gerektiğini, dava konusu iş kazasının oluşumunda diğer davalı ... .....'ın da müvekkili kadar sorumlu olduğunu, davacının zararının sigorta eksperlerince hesaplandığını ve kendisine ödendiğini, davacının manevi tazminat talebinin kabulünün mümkün olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
    Davalı ... Türk Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın sigortacı şirket tarafından tanzim edilen, 30.06.2011-30.06.2012 vadeli .... poliçe no.lu zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalandığını, müvekkili şirketin davacı yana 33.841,14 TL ödemede bulunarak sorumluluğunu yerine getirdiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
    Davalı .... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 16.02.2012 tarihinde işe başlamadığını, 20.02.2012 tarihinde işe girdiğini ve aynı tarihte de sigortasının başladığını, davacının çalıştığı ilk iş gününde müvekkiline ait park halindeki araca eşya yüklerken arkadan gelen aracın kusurlu olarak davacıya çarparak ve yaralanmasına sebep olduğunu, müvekkilinin bu olayda kusurunun bulunmadığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
    Davalı ... Turzim Taşımaclık Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu kazanın oluşumda, müvekkili şirketin maliki bulunduğu araç sürücüsünün kusurlu olmadığını, kazanın ... Gıda Maddeleri İmalat İth. İhr. Paz. Ltd. Şti.’nin maliki bulunduğu... plaklı araç sürücüsü davalı ...'ın kusuru nedeni ile meydana geldiğini, davacının maddi zararlarının tümünün karşılandığını, davacıya sigorta şirketlerince ödeme yapıldığını, talep edilen manevi tazminatın kabulünün mümkün olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
    Davalı ... tarafından davaya cevap dilekçesi sunulmamıştır.
    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle, "Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller değerlendirildiğinde; dava, trafik iş kazası nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemi ile açılan maddi ve manevi tazminat davasıdır. Davacının davalı ... Gıda unvanlı işyerinde plasiyer olarak çalışmaya başladığı, çalışma bölgesini öğrenmek amacıyla diğer davalı ve.... plakalı araç sürücüsü ...’ın yanında çalıştığı, bahse konu aracın Atayolu Caddesi üzerinde park halinde olduğu, davacı ve davalı ...’nın araca mal yükledikleri, davacının yaya olarak aracın arkasında bulunduğu, bu esnada Sevil Caddesi’nden gelen diğer davalı ...’ın sevk ve idaresindeki .... plakalı araç ile davacıya arkadan çarptığı, davacının iki araç arasında sıkıştığı ve yaralandığı, bu suretle iş kazasının gerçekleştiği dosya kapsamından anlaşılmıştır. İş kazalarından kaynaklanan tazminat davalarının özelliği gereği, kaza tarihinde yürürlükte bulunan İş Kanunu'nun 77. maddesinin öngördüğü koşulları göz önünde tutarak ve özellikle yapılan işin niteliğine göre, işyerinde uygulanması gereken tedbirlerin neler olduğu İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü'nün ilgili maddelerinin göz önünde tutulmak suretiyle, incelenmesi, işverenin hangi önlemi almadığı, alınan önlemlere işçinin uyup uymadığı gibi hususlar ayrıntılı bir biçimde incelenmek suretiyle kusurun aidiyeti ve oranının hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi gerekir. (Hukuk Genel Kurulunun 16.06.2004 gün ve ███████-365 E.-369 K.sayılı kararı da aynı yöndedir Dosyaya celp edilen kurum kayıtları uyarınca davacının maluliyet oranının ilk olarak %33,2 olarak tespit edildiği, maluliyet oranına yapılan itiraz üzerine ATK 3. İhtisas Kurulu tarafından değerlendirmede maluliyetin %19,2 olarak belirlendiği, ATK 3. İhtisas Kurulu tarafından belirlenen maluliyet oranına itiraz sonrasında dosyanın ATK 2. Üst Kuruluna gönderildiği, ATK 2. Üst Kurulunun maluliyet oranını %19,2 olarak belirlemiş olduğu, Kurum tarafından davacıya 6.357,66 TL geçici iş göremezlik ödeneği ödendiği, davacının maluliyetinin %10'un üzerinde olması nedeniyle davacıya %33,2 maluliyet oranına bağlı olarak 34.255,01 TL peşin sermaye değerli gelir bağlandığı, bu PSD tutarının %19,2 maluliyet oranına karşılık gelen tutarının 19.810,13 TL olduğu anlaşılmış, davalılardan Anadolu Sigorta A.Ş tarafından davacıya █████/2013 tarihinde 33.841,00 TL ve davalı ...Ş. tarafından davacıya 09.12.2013 tarihinde 17.991,00 TL ödeme yapıldığı, davalı ...Ş'nin poliçe limitinin ölüm/sakatlık halinde kişi başı 225.000,00 TL davalı ...Ş.'nin poliçe limitinin ölüm/sakatlık halinde kişi başı 200.000,00 TL olduğu, davalı ...Ş. tarafından davacıya net 33.841,00 TL ödeme yapılmakla, poliçe limitinde kalan tutarın net 166.159,00 TL olduğu anlaşılmıştır. Dava dosyasından kusur bilirkişi heyet raporları alınmış, 20.05.2018 tarihli kusur bilirkişi heyet raporunda davalı ....'nin % 30, davalı ...'ın %70 oranında kusurlu oldukları, davacı ve davalı ...'ın kusursuz oldukları, davalı ....'nin kusurunun olmadığı, ancak bu firmanın adam çalıştıran ve/veya işleten olarak kusursuz sorumlu olup olmadığının mahkememiz takdirinde olduğunun belirtildiği görülmüş, 20.05.2018 tarihli kusur bilirkişi raporuna yapılan itirazlar üzerine aynı heyetten ek rapor alınması yoluna gidilmiş, 02.11.2018 tarihli ek raporda da kök raporla aynı şekilde kusur oranları belirlenmiştir. Mahkememiz dosyasından düzenlenen 20.05.2018 tarihli kusur bilirkişi heyetinin tespit ettiği bu kusur durumu hükümde dayanak kabul edilmiş, kusur bilirkişi heyet raporunda davalılardan ....'nin kusurunun olmadığı belirtilmiş ise de bu davalı firmanın kazaya sebebiyet veren ...'ın sigortalı olarak çalıştığı firma olması ve ...'ın kullandığı .... plakalı aracın işleteninin .... olması nedeniyle Borçlar Kanunu'nda düzenlenen kusursuz sorumluluk hükümleri uyarınca araç işleten ve adam çalıştıran olarak davalı ...., davalı ...'ın %70 oranındaki kusurundan ... ile birlikte sorumlu tutulmuştur. Bedensel ve ruhsal bütünlüğü zedelenen kişinin ekonomik geleceği de derinden etkilenir. Bu durumda, zarar, çalışma gücü azalan kişinin mesleki geleceğinin sarsılması nedeniyle mahrum kaldığı kazançtır.” Kazanç ise yapılan bir iş veya harcanan emek karşılığında elde edilen getiridir ve ekonomik değeri olan bir varlığın belli zamanlarda kazandırdığı para anlamına gelir,ve işgücünün karşılığı olarak ödenen parayı ifade eden ücret kavramlarından daha geniş bir anlama sahiptir. Alınan kusuru raporu ile kusur hususu, tanık beyanları, davacının aldığı maaş hususu, iş kazası ile ilgili Kurum kayıtları, hastane kayıtları getirtildikten sonra dosya hesap bilirkişisine verilmiş, hesap bilirkişisi ... 26.07.2021 tarihli bilirkişi raporu kapsamında davacının maddi tazminat miktarını seçenekli olarak hesaplamış, davacının son aylık ücreti konusunda taraflar arasında ihtilaf bulunduğu, davacı vekilinin, davacının son aylık maaşının 2.500,00 TL olduğu, zaman zaman aylık kazancın 3.000,00 TL - 3.500,00 TL arasında olduğunu ileri sürdüğü görülmüş, tanık beyanları, emsal ücret yazı cevabı, TÜİK kazanç sorgulama raporu, davacının yaptığı iş birlikte değerlendirildiğinde son aylık ücretinin net 1.875,00 TL olduğu anlaşılmış, 26.07.2021 tarihli bilirkişi raporunda bu ücret tutarı üzerinden yapılan 2 no.lu seçenek hesaplamada davacının nihai ve gerçek maddi zararı net 375.955,61 TL olarak belirlenmiş, davacı vekili net 375.955,61 TL olarak maddi tazminat talebini ıslah etmiş, bu doğrultuda davacı için belirlenen net 375.955,61 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 20.02.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ...., ..., .... ve Anadolu Sigorta A.Ş.'den (Anadolu Sigorta A.Ş.'nin sorumluluk miktarı bu davalı açısından bakiye 166.159,00 TL asıl alacak ile sınırlı olmak ve faiz başlangıç tarihi 29.11.2013 olmak üzere) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi yoluna gidilmiş, bilirkişi raporunda davalı ...Ş.'nin poliçe limitinin 200.000,00 TL yerine 225.000,00 TL olduğu belirtilerek bu hususta hatalı hesaplama yapıldığı görülmüş, davalı ...Ş.'nin davacıya ödemiş olduğu 33.841,00 TL'nin mahsubu sonrasında davalı ...nin kalan poliçe limiti olan 166.159,00 TL ile sınırlı olmak üzere sorumluluğu yoluna gidilmiş, davacı tarafından bu davalı ... şirketine daha önce başvuru yapıldığı ispatlanamadığından, bu davalı ... yönünden faiz başlangıç tarihi davacıya ödemenin yapıldığı tarih olan 29.11.2013 tarihi olarak kabul edilmiş, kusur raporunda davalı ...'ın kusursuz olduğunun belirtilmesi ve dosya kapsamında bu davalının iş kazasının meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun tespit edilememiş olması nedeniyle davalı ... yönünden husumet yokluğu nedeniyle maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi yoluna gidilmiş, ayrıca meydana gelen kazada sigortasal sorumluluğu olmayan ... Sigorta A.Ş. yönünden de husumet yokluğu nedeniyle maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi yoluna gidilmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56/1. maddesine göre hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi tazminat adı ile hak sahibi yararına takdir edeceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar, her olaya göre değişebileceğinden; hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Dava konusu olayda, kazanın meydana geldiği tarih, kusur durumu, maluliyet oranı, kazanın meydana geliş şekli, davacının yaşı, dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumlar, olay tarihindeki paranın alım gücü, manevi tazminatın bir sebepsiz zenginleşme aracı olmaması ile yukarıda açıklanan ilkeler göz önünde tutulduğunda ve manevi tazminatın zenginleşme aracı olamayacağına ilişkin genel prensipler ile müstekar Yargıtay içtihatları ve sayılan nedenler hep birlikte değerlendirilerek meydana gelen olay sebebiyle çekilen acı, elem, ızdırabın karşılığı olarak davacı için davalılar ..., ... ve ....'den alınmak üzere takdiren 37.000,00 TL manevi tazminata hükmetmenin hak, nesafet ve adalet kurallarına uygun olacağı kanaatine varılmış, yukarıda belirtilen nedenlerle ... yönünden husumet yokluğu nedeniyle manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesi yoluna gidilmiş" davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı davalı ...Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
    B. İstinaf Sebepleri
    Davalı vekili istinaf dilekçesinde,davacının.... plakalı araca yük yüklerken şirketleri tarafından sigortalı ... plakalı aracın davacıya çarpması neticesinde davacının geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı talepleri ile dava ikame ettiğini, dava konusu olayın trafik kazası olduğunu, SGK tarafından davacı yana ödenen PSD tutarlarının rücusu nedeniyle şirketleri aleyhine dava ikame edildiğini, şirketleri aleyhine 36.987,38 TL PSD tutarının hüküm altına alındığını, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kararın onanması üzerine şirketleri tarafından ödeme yapıldığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise mahsup edilen PSD tutarının 19.810,13 TL olduğunu, davacıya dava öncesi 33.841,14 TL ödeme yapıldığını, ödenenler düşüldükten sonra bakiye teminat limitinin 154.171,48 TL olduğunu, ancak Mahkemenin bu husus değerlendirmeden teminatı aşan tutar ve fer'ileri üzerinden davalı ... sorumlu tuttuğunu, 05.07.2018 tarihli maluliyet raporunda davacı yanın maluliyet oranının %9,3 olarak tespit edildiğini, davacı yanın bu rapora herhangi bir itiraz sunmadığını, bu hususun şirketleri yönünden usuli kazanılmış hak teşkil ettiğini, Mahkemece bu hususun değerlendirilmeyip %19,2 üzerinden hesaplama yapılarak hüküm kurmasının hatalı olduğunu, davacının bakiye ömrünün bugunkü yaşına göre değil kaza tarihindeki yaşına göre hesaplanması gerektiğini, bu nedenle bakiye ömrün fazla hesaplandığını, TRH yaşam tablosunun kullanılmasının yanı sıra %2'yi geçmemek üzere teknik faiz de uygulanması gerektiğini, 2918 sayılı Kanunda açıkça bu hususun düzenlendiğini, ancak hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı bir şekilde progressif rant sistemi ile düzenlendiğini, hesaplamanın hangi yöntemle yapılacağına ilişkin yasa boşluğunun 19.06.2021 tarihli resim gazetede yayınlanan 7327 sayılı Kanun'un 18. maddesi ile giderildiğini, yasa boşluğunun kanun koyucu tarafından doldurulduğuna derdest davalar dahil derhal uygulanmasının esas olduğunu, hakimin MK 2 kapsamında yasal boşluğu doldurması, yasa boşluğunun devam ettiği süreyle sınırlı olduğunu, yasa boşluğu doldurulduğunda mahkemece hukuk yaratma yoluna gidilemeyeceğinden ilgili yasa hükmünün derhal uygulanması alını bulması gerektiğini, KTK'nın 90. maddesinin uygulanmasına ilişkin usul ve esasların Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından belirlendiğini, davacının gelirinin resmi kayıtlara göre esas alınması gerektiğini, asgari ücret üzerinden yapılmayan hesaplamaların dikkate alınmaması gerektiğini, davacı yan tarafından gelirin somut delillerle ispatlanmadığını, dosyada mevcut bilirkişi kusur raporlarında sigortalı araç sürücüsünün kusur oranlarının farklı tespit edilmiş olup kusur oranları arasındaki çelişkiyi giderecek bir rapor alınmadan hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, ıslah ile ileri sürülen taleplerin kazanın üzerinden 9 yıl geçmekle zamanaşımına uğradığını beyanla istinaf yoluna başvurmuştur.
    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne dair İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, yerinde görülmeyen davalı vekilinin istinaf başvuusunun esastan reddine karar verilmiştir.
    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ...Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
    B. Temyiz Sebepleri
    Davalı vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi tazminat ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
    2. İlgili Hukuk
    6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 371. Maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21. maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77. maddesi
    3. Değerlendirme
    Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
    Dosya içeriğine göre Mahkemece gerekçe ve hüküm fıkrasında maddi tazminat yönünden; "...375.955,61 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 20.02.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ...., ..., .... ve Anadolu Sigorta A.Ş.'den (Anadolu Sigorta A.Ş.'nin sorumluluk miktarı bu davalı açısından bakiye 166.159,00 TL asıl alacak ile sınırlı olmak ve faiz başlangıç tarihi 29.11.2013 olmak üzere)..." şeklinde hüküm kurulduğu, bu hali ile de davalı aleyhine hüküm kurulan maddi tazminat miktarının 166.159,00 TL olduğu, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda anılan kararı ile davalı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verdiği gözetildiğinde, kabulüne karar verilen tazminat miktarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davalı vekilinin temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir.
    KARAR
    :
    Açıklanan sebeple;
    Davalı vekilinin temyiz isteminin miktardan REDDİNE,
    Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,
    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    20.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!