Rüşvet ve Resmi Belgede Sahtecilik Suçlamalarıyla İlgili Davada Görevi Kötüye Kullanmaya Dönüşen Eylemler ve Zamanaşımı Nedeniyle Düşme Kararlarının Temyizi, Bazı Sanıkların Ölümüyle Düşme Hükümlerinin Bozularak Yeniden Karar Verilmesi.
Özet: Mahalli mahkemenin rüşvet suçlarını görevi kötüye kullanmaya dönüştürerek zamanaşımından düşürme ve resmi belgede sahtecilik suçundan beraat kararlarını temyiz incelemesinde Yargıtay, sanık ve hazine vekillerinin belirli temyiz başvurularını hukuki yarar ve doğrudan zarar görmeme gerekçeleriyle reddederken, birçok sanık hakkında verilen zamanaşımından düşme hükümlerini usul ve yasaya uygun bularak onamış, ancak hükümden önce veya sonra vefat ettiği anlaşılan üç sanık hakkında kamu davalarının zamanaşımı yerine ölüm nedeniyle düşürülmesi gerektiği sonucuna vararak bu kısmı bozup yeniden doğrudan düşme kararı vermiştir.
5. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ
    :Ağır Ceza Mahkemesi
    SAYISI
    : ███████ Esas, ████████ Karar
    SUÇ
    : ... dışındaki tüm sanıklar hakkında rüşvet alma ve rüşvet verme, ... ve ... hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği
    HÜKÜM
    : Rüşvet alma ve rüşvet verme suçlarından açılan kamu davalarında eylemlerin görevi kötüye kullanma ve bu suça iştirak etme suçlarını oluşturduğu kabulüyle bu suçlardan gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle düşme, sahtecilik suçundan beraat
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
    : İade, ret, onama, bozma
    Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi:
    Sanık ... müdafiinin müvekkili hakkında zamanaşımı nedeniyle verilen düşme hükmünü temyizde hukuki yararı bulunmadığından keza Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95, ███████ sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle resmi belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davasına 5271 sayılı Kanun'un 237. maddesine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Hazinenin katılma hakkının olmadığı, mahkemece usulsüz olarak verilen katılma kararının da hükümleri temyiz hakkı vermeyeceği anlaşıldığından, Hazine vekilinin resmi belgede sahtecilik suçu yönünden sanıklar ... ve ... hakkında verilen beraat hükümleri ile sanık ... müdafiinin müvekkili hakkında kurulan düşme hükmüne yönelik temyiz istemlerinin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi uyarınca ayrı ayrı REDDİNE, sanıklar ..., ... ve ... müdafiilerinin müvekkilleri hakkında verilen zamanaşımı nedeniyle düşme hükümlerini temyiz etmiş iseler de ardından verdikleri 02.11.2020 ve 05.11.2020 tarihli dilekçeler ile temyizden vezgeçtikleri gözetilerek incelemenin katılan Hazine vekilinin sanıklar hakkında verilen düşme hükümlerine yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
    Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında verilen zamanaşımı nedeniyle düşme hükümlerine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
    Bozmaya uyularak gereği yerine getirilmek ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen düşme hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
    Sanıklar ..., ... ve ... hakkında verilen zamanaşımı nedeniyle düşme hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
    Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin edilen nüfus kayıtlarından sanıklardan ...'in hükümden önce 28.03.2016, ... ve ...'in ise hükümden sonra 26.02.2024 ve 13.05.2021 tarihlerinde vefat ettikleri, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 02.10.2024 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı ilamı doğrultusunda 5237 sayılı Kanun'un 64/1. maddesi uyarınca sanıklar hakkında açılan kamu davalarıyla ilgili düşme kararı verilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmakla, katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanıklar hakkındaki kamu davalarının aynı Kanun'un 322 ve 5237 sayılı Kanun'un 64/1 ile 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereği ayrı ayrı DÜŞMESİNE 20.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!