Trafik uygulaması yapan kolluk birimine ait görev aracına zarar verme eyleminden verilen mahkumiyet kararının, asli zamanaşımı süresi dolduğundan bozulması ve kamu davasının düşürülmesi.
Özet: Sanık hakkında, trafik uygulaması sırasında kolluk kuvvetlerine ait resmi hizmet aracına zarar verme eylemi nedeniyle "kamu malına zarar verme" suçundan verilen mahkumiyet hükmü, ilk mahkumiyet kararından sonraki süreçte, Türk Ceza Kanununda bu suç için belirlenen 8 yıllık asli zamanaşımı süresinin dolduğu tespit edildiğinden bozulmuş; bu durum yargılamayı yeniden gerektirmediği için, sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine oy birliğiyle kesin olarak karar verilmiştir.
2. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  ██████████ K.
    "İçtihat Metni"

    İNCELENEN KARARIN
    MAHKEMESİ
    :Asliye Ceza Mahkemesi
    SUÇ
    : Kamu malına zarar verme
    HÜKÜM
    : Mahkûmiyet
    Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
    Sanığın, trafik uygulaması yapan kolluk biriminin kullanımındaki katılan İçişleri Bakanlığına ait görev aracına zarar vermesi şeklinde gerçekleşen eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 152/1-a maddesinde düzenlenen kamu malına zarar verme suçunu oluşturduğu, bu suç için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık asli zamanaşımı süresinin, zamanaşımını kesen 15.05.2014 tarihli ilk mahkûmiyet kararından, inceleme konusu 13.12.2024 tarihli ikinci mahkûmiyet kararına kadar geçtiği gözetilmeden, davanın zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
    Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz isteği bu yönden yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!