Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşme tarihinde hata ve denetim süresi koşullarının oluşmaması ile adli para cezasında fazla tayin nedeniyle kanun yararına bozma başvurusu.
Özet: Asliye Ceza Mahkemesince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararının kesinleşme tarihinin hatalı belirlenmesi sonucu denetim süresi yasal olarak başlamadan önce işlenen yeni bir suç gerekçe gösterilerek hükümlerin hukuka aykırı şekilde açıklanmasına ve ayrıca mala zarar verme suçundan uygulanan adli para cezasının yanlış hesaplanarak fazla tayin edilmesine ilişkin hukuki hataları tespit ederek, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma talebi incelenmiştir.

MAHKEMESİ
:Asliye Ceza MahkemesiHÜKÜMLÜ
: ...SUÇLAR
: Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar vermeKANUN YARARINA BOZMAYOLUNA BAŞVURAN
: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet BaşsavcılığıI. İSTEMYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29.11.2024 tarihli ve KYB-███████████ sayılı kanun yararına bozma isteminin;"Dosya kapsamına göre,1- İvrindi Asliye Ceza Mahkemesinin █████/2015 tarihli karara karşı sanık müdafii tarafından █████/2015 tarihli dilekçesiyle hem temyiz hem de itiraz kanun yoluna başvurulduğu, Yargıtay 17. Ceza Dairesinin █████/2019 tarihli ve ████████ esas, ██████████ karar sayılı ilâmıyla sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının itiraza tabii olması nedeniyle itirazın itiraz merci tarafından incelenmesi nedeniyle dosyanın bu suçlar yönünden iadesine karar verildiği, merci Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin █████/2019 tarihli ve █████████ değişik iş sayılı kararıyla sanık müdafiinin itirazının reddine kesin olarak verildiği ve bu şekilde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının kesinleşme tarihinin █████/2019 olmasına rağmen Mahkemece itiraz olmadan █████/2015 tarihinde kesinleştiğine ilişkin kesinleştirme şerhinin düzenlendiği, sonradan sanığın İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesinin █████/2016 tarihli ve ███████ esas, ███████ sayılı kararıyla █████/2015 tarihinde yağma suçunu işlediğinden bahisle bu suç hükümlerin açıklanmasına esas alınarak hükümlünün katılan ...'ye yönelik hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h, 143, 35, 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, tüm katılanlara yönelik konut dokunulmazlığının ihlâli suçu için 5237 sayılı Kanun'un 116/4, 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına (2 kez), tüm katılanlara yönelik mala zarar verme suçu için 5237 sayılı Kanun'un 151, 168/1, 62. maddeleri uyarınca 1.320,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına (2 kez) karar verilmiş ise de; ihbara konu dosyada █████/2015 tarihinde işlenen suçun 5 yıllık denetim süresi henüz başlamadan önce işlendiği ve hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından yazılı şekilde açıklanan hükümlerin açıklanması için gerekli yasal koşulların oluşmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde hükümlerin açıklanmasına karar verilmesinde,2- Kabule göre de,Sanığın mahkumiyetine esas mala zarar verme suçundan hüküm kurulurken temel cezaların 5237 sayılı Kanun'un 151/1 maddesi gereğince 120 gün adli para cezası olarak belirlenmesini müteakip, aynı Kanun'un 168. maddesi gereğince 2/3 oranında indirim neticesinde 40 gün adli para cezasına, anılan Kanun'un 62/1. maddesi uyarınca yapılan 1/6 oranında indirim neticesinde 33 gün adli para cezasına hükmedilmesini takiben, adlî para cezasının 5237 sayılı Kanun'un 52. maddesi uyarınca bir gün karşılığı olarak takdir edilen 20,00 Türk lirası ile çarpılması sonrasında, sonuç olarak 660,00 Türk lirası yerine, 1.320,00 Türk lirası adlî para cezalarına mahkûmiyetine karar verilmek suretiyle, fazla ceza tayin edilmesinde, isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.II. GEREKÇEİvrindi Asliye Ceza Mahkemesinin 29.01.2015 tarihli karara karşı hükümlü müdafii tarafından 03.02.2015 tarihli dilekçesiyle hem temyiz hem de itiraz kanun yoluna başvurulduğu, Yargıtay 17. Ceza Dairesinin, 23.10.2019 tarihli ve ████████ Esas, ██████████ Karar sayılı ilâmıyla hükümlü hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının itiraza tabii olması nedeniyle itirazın itiraz merci tarafından incelenmesi nedeniyle dosyanın bu suçlar yönünden iadesine karar verildiği, merci Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.11.2019 tarihli ve █████████ Değişik İş sayılı kararıyla hükümlü müdafiinin itirazının reddine kesin olarak verildiği ve bu şekilde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının kesinleşme tarihinin 29.11.2019 olmasına rağmen Mahkemece itiraz olmadan 13.03.2015 tarihinde kesinleştiğine ilişkin kesinleştirme şerhinin düzenlendiği, sonradan hükümlünün İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.03.2016 tarihli ve ███████ Esas, ███████ Karar sayılı kararıyla 21.10.2015 tarihinde yağma suçunu işlediğinden bahisle bu suç hükümlerin açıklanmasına esas alınarak hükümlünün katılan ...'ye yönelik hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h, 143, 35, 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, tüm katılanlara yönelik konut dokunulmazlığının ihlâli suçu için 5237 sayılı Kanun'un 116/4, 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına (2 kez), tüm katılanlara yönelik mala zarar verme suçu için 5237 sayılı Kanun'un 151, 168/1, 62. maddeleri uyarınca 1.320,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına (2 kez) karar verilmiş ise de; ihbara konu dosyada 21.10.2015 tarihinde işlenen suçun 5 yıllık denetim süresi henüz başlamadan önce işlendiği ve hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından yazılı şekilde açıklanan hükümlerin açıklanması için gerekli yasal koşulların oluşmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde hükümlerin açıklanmasına karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.III. KARARYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının (1) numaralı kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, İvrindi Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.05.2019 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesinin (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, (1) numaralı kanun yararına bozma talebinin kabulü sonucu verilen karar itibarıyla (2) numaralı kanun yararına bozma talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 31.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.