Amasyada askeri güvenlik bölgesindeki parsellerin orman vasfıyla hazine adına tescili talebiyle açılan tapu iptali, tescil ve el atmanın önlenmesi davasında taraf ehliyeti eksikliği.
Özet: Amasyada orman niteliğinde olduğu iddia edilen arazilerin tapu iptali ve tescili ile el atmanın önlenmesi talebiyle açılan davada, mahkemenin davalı Hazine adına tescilli olmasına rağmen askeri güvenlik bölgesi içinde kalması, Milli Savunma Bakanlığına tahsisli olması ve ilgili Başkanlık lehine şerh bulunması nedeniyle karar verilecek hükmün bu kurumları etkileyeceği gerekçesiyle, Milli Savunma Bakanlığı ve şerh lehtarı tüzel kişiliğin davada taraf olarak yer almasının sağlanmamasının ve husumet yokluğu nedeniyle reddedilmesinin usul hatası olduğu belirtilerek, eksik inceleme ve yargılama nedeniyle davanın yeniden görülmesi gerektiğine karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.KARAR
: El atmanın önlenmesi yönünden davanın reddine, tapu iptali ve tescil yönünden davanın kabulüneTaraflar arasındaki tapu iptali ve tescil, el atmanın önlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesince bozmaya direnilerek yeniden yapılan yargılama sonucunda; el atmanın önlenmesi yönünden davanın reddi, tapu iptali ve tescil yönünden davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı ... İdaresi vekili ve davalı Hazine vekilince temyiz edilmiş, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca direnme kararının bozulmasına karar verilmiş, İlk Derece Mahkemesince yeniden yapılan yargılama neticesinde el atmanın önlenmesi yönünden davanın reddine, tapu iptali ve tescil yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:K A R A RAmasya ili Merkez Bulduklu köyünde yer alan 105 ada 114, 122, 124 ve 160 ile 107 ada 18 ve 19 parsel sayılı sırasıyla 7114,73 m2, 3542,03 m2, 2209,16 m2, 5402,17 m2, 3172,03 m2 ve 3710,38 m2 yüzölçümüyle tapuda davalı Hazine adına bağ yeri vasfıyla kayıtlı olup tapu kayıtlarında « askeri güvenlik bölgesi içerisinde kalmaktadır » ve « ...'na tahsislidir » beyanları ile 2942 sk 31/B maddesi gereğince ... İnşaat Emlak ve Nato Enfrastrüktür Bölge Başkanlığı lehine şerh bulunmaktadır.Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; çekişme konusu Amasya ili Merkez ilçesi Bulduklu köyü Çağbağları mevkiinde kain 107 ada 18 parsel ( eski 596), 107 ada 19 parsel (eski 595), 105 ada 108 parsel (eski 574) (tefrik edilmiş), 105 ada 114 parsel (eski 591), 105 ada 122 parsel (eski 588), 105 ada 124 parsel (eski 590) ve 105 ada 160 parsel (eski 592) sayılı taşınmazların 64 nolu orman komisyonu tarafından yapılan çalışmalar neticesinde orman tahdit sınırları içerisinde kaldığını, komisyon kararı itirazsız olarak kesinleştiğinden çekişmeli yerlerin orman vasfında olduklarını ileri sürerek taşınmazların orman tahdit sınırları içerisinde kalan kısımlarının tespit edilerek tapu kayıtlarının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmesi ve bu kısımlara müdahalenin önlenmesini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; "...dava konusu taşınmazların orman sınırları içerisinde kalması nedeniyle taşınmazlara ait tapu kaydının hukuki değerini yitirdiği belirtilerek, tapu iptali ve tescil davalarının kayıt malikine karşı açılması gerektiği..." gerekçesiyle davacının tapu iptali ve tescil isteminin davalı ... yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... İnşaat Emlak ve Nato Enfrastrüktür Bölge Başkanlığının tüzel kişiliği ve dolayısıyla taraf ehliyeti bulunmadığından bu davalı aleyhine açılan tapu iptali ve tescil ile el atmanın önlenmesi istemlerine yönelik davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalılar Hazine ve ... yönünden davacının el atmanın önlenmesi isteminin reddine, davalı Hazine aleyhine açılan tapu iptali ve tescil istemine yönelik davanın kabulü ile çekişme konusu 105 ada 114 parsel, 105 ada 122 parsel, 105 ada 124 parsel, 105 ada 160 parsel, 107 ada 18 parsel ve 107 ada 19 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı ... İdaresi vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi'nin 22.09.2014 tarihli ve █████████ E., █████████ K. sayılı kararı ile; "...tapusunun iptali istenen dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının beyanlar hanesinde “askeri güvenlik bölgesi içerisinde kalmaktadır” ve “...'na tahsislidir” beyanları ile 2942 sayılı Kanun’un 31/B maddesi gereğince ... İnşaat Emlak ve Nato Enfrastrüktür Bölge Başkanlığı lehine şerh bulunduğu ve davanın tapu kaydının iptali, tescili ve elatmanın önlenmesi istemine ilişkin olduğuna göre, davada verilecek kararın beyan sahibi ... ile şerh maliki ... İnşaat Emlak ve Nato Enfrastrüktür Bölge Başkanlığını etkileyeceği, bu nedenle adı geçenlerin davada taraf olması gerekmekte olup ... yönünden husumet yokluğu nedeniyle ret karar verilmesinin yerinde olmadığı, şerh maliki ... İnşaat Emlak ve Nato Enfrastrüktür Bölge Başkanlığının bağlı bulunduğu tüzel kişiliğin davaya dahil edilmesi ve husumetin yaygınlaştırılarak davada yer almasının sağlanması, delillerinin toplanarak sonucuna göre bir hüküm kurulması gerektiği..." gerekçeleriyle hükmün bozulmasına, bozma nedenine göre diğer yönlerin incelenmesine yer olmadığına karar verilmiş, Bozma sonrası mahkemece yapılan yargılama sonunda; "...Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 119/1-ğ maddesi uyarınca dava dilekçesinde açık bir şekilde talep sonucunun gösterilmesi zorunlu olduğu, davanın tapu iptali ve tescil davası ile el atmanın önlenmesi davası niteliğinde bulunduğu, tapu iptali ve tescil davalarının, mülkiyet aktarımını sağlamaya yönelik davalar olup, dava sonunda davalı aleyhine hüküm verildiğinde kaybedilecek olan hakkın mülkiyet hakkı olduğu, taşınmazın tapu kaydında beyan ya da şerh bulunması durumunda, tapu kaydındaki belirtmeler veya şerhler nedeniyle şahsi hak sahibi olanlara husumet yöneltilerek, bu belirtme veya şerhlerin silinmesi istenilmediği sürece, salt iptal ve tescil hükmü nedeniyle bu hakların ortadan kaldırılması mümkün olmadığından iptal ve tescil istemi yönünden kendilerine husumet yöneltilmesine gerek bulunmadığı, kaldı ki, bir kimsenin, sahibi olmadığı bir hakka ilişkin olarak savunma yapması ve delil göstermesinin mümkün olmadığı gibi davanın aleyhine sonuçlanması durumunda, sahip olmadığı bir hak nedeniyle yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasının da düşünülemeyeceği..." gerekçesiyle direnme kararı verilmiş, karar davacı ... İdaresi vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 06.02.2020 tarihli ve ███████-1124 Esas ███████ Karar sayılı ilamıyla; "...Mahkemece, şerh maliki ... İnşaat Emlak ve Nato Enfrastrüktür Bölge Başkanlığının bağlı bulunduğu tüzel kişiliğin davaya katılımı sağlanarak husumetin yaygınlaştırılması, delillerinin toplanarak sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, taraf teşkili sağlanmadan hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olduğu, Davacı ... idaresi vekili ve davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen ve yukarıda açıklanan ilave gerekçe ve nedenlerle..." kararın bozulmasına, davalı Hazine vekilinin bu bozma nedeni dışında kalan temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiş, Hukuk Genel Kurulu kararı sonrası mahkemece yapılan yargılama sonunda; "...25.01.2008 tarihinde kesinleşen orman kadastrosuna göre dava konusu Amasya ili, Merkez ilçesi, Bulduklu köyü, 105 ada 114 parsel, 105 ada 122 parsel, 105 ada 124 parsel, 105 ada 160 parsel, 107 ada 18 parsel, 107 ada 19 parsel sayılı taşınmazların orman sınırları içerisinde kaldığı ve bu nedenle orman niteliğinde olduğu, dava konusu taşınmazların orman sınırları içerisinde kalması nedeniyle taşınmazlara ait tapu kaydının hukuki değerini yitirdiği anlaşıldığından, davacının Tapu İptali ve Tescil isteminin bozma ilamı da dikkate alındığında tüm davalılar yönünden kabulüne karar verilmiş, davalılar Maliye Hazinesi ve ...'nın dava konusu taşınmazlara kadastro sonucu oluşan tapu kaydına dayanarak dava tarihine kadar tasarruf ettikleri..." gerekçesiyle davanın tüm davalılar açısından ve tapu iptali tescil talebi yönünden kabulü ile 105 ada 114 parsel, 105 ada 122 parsel, 105 ada 124 parsel, 105 ada 160 parsel, 107 ada 18 parsel, 107 ada 19 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile, orman niteliği ile Maliye Hazinesi adına tapuya kayıt ve tesciline, tüm taşınmazların üzerinde bulunan taşınmaz şerh beyan ve irtifak kısmındaki mahkemenin ihtiyati tedbir kararı ile "kesinleşmiş mahkeme kararı vardır." şeklindeki şerh haricindeki; konulmuş olan tüm haciz ve kısıtlamaların tapudan terkinine, el atmanın önlenmesi talebi yönünden açılmış olan davanın reddine karar verilmiş, karar davalı Hazine ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine ve davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.S O N U Ç
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,Harçtan muaf olduğundan Hazineden ve Milli Savunma Bakanlığından harç alınmasına yer olmadığına,1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,17.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.