Davacı şirketin ihracat işbirliği iddiasıyla yaptığı masrafların karşılanmaması üzerine, davalının sözleşme olmadığını savunarak reddettiği tazminat davası.
Özet: Davacı şirket, davalı ile ürünlerin dış pazara açılması ve ihracatı için iş birliği anlaşması yaptığını, bu kapsamda davalının güvenceleriyle pazarlama, tanıtım ve lojistik masrafları yaparak toplam 4.000,00 TL zarara uğradığını iddia edip faiziyle tahsilini talep ederken; davalı şirket, taraflar arasında herhangi bir akdi ilişki ya da anlaşma kurulmadığını, davacının kendi isteğiyle pazar araştırması yaptığını ve hiçbir masraf ödeme taahhüdünde bulunulmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

T.C.

İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
:████████ Esas
KARAR NO
:████████
DAVA
:Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
:█████/2019
KARAR TARİHİ
:█████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, içecek, hijyen ve halı sektöründe hizmet veren tanınmış; sektörün önde gelen firmalarından biri olduğunu, davalı şirket ... ... A.Ş.'nin müvekkilinin sektördeki başarısını bildiğinden, kendi nezdinde ürettiği ... şirketine ait ürünlerin dış pazara açılması, ihracaatı ile ilgili müvekkili şirket ile birlikte iş birliği yapmayı teklif ettiğini, müvekkili şirketin de, daha da büyümek ve portföyünü genişletmek düşüncesiyle davalı şirket ile iş birliği yapmayı makul bulduğunu ve kabul ettiğini, müvekkili şirketin tek ortağı ve yetkilisi ... ile davalı şirketi münferiden temsile yetkili ... ve davalı şirket temsilcisi ... ile yapılan görüşmelerin de bu iş birliğini ortaya koyduğunu, bu görüşmelerde; ... ile şirket temsilcisinin, müvekkiline ihracaatı yapılacak çeşitli içecek ürün grupları gönderdiğini; fiyatlar üzerinde anlaşmalar sağlandığını; etiketlere birlikte karar verildiğini ve lojistik işlerinin de müvekkili şirket tarafından yürütülmesine karar verildiğini, bu anlaşma sebebiyle müvekkilinin, davalı şirkete duyduğu güvenle, pazara sokacakları ... şirketine ait ürünlerinin tanıtımı, pazarlanması ve kargolanması için davalı şirkete kendi hesabından davalı şirketten tahsil edeceği inanç ve güvenle ciddi masraflar yaptığını, gerek davalı şirketin münferit temsilcisi ve gerekse ...’ nin şirket temsilcisi olarak işaret ettiği ...’ e yapılan masrafların düzenli olarak bildirildiğini, şirket temsilcisi ve yetkilisinin de masrafların işin geciktirilmemesi adına müvekkili şirket tarafından ödendiğini, akabinde tüm masrafların kül halinde davalı şirket tarafından karşılanacağı güvencesini verdiklerini, müvekkili şirketin de yürütülen bu ortaklık ilişkisi sebebiyle, davalı şirketin bu güvencesine dayanarak iyi niyetle masraflar yapmaya devam ettiğini ve davalı şirketin ödeme yapacağı günü beklediğini ancak davalı şirketin, kendisine müvekkili tarafından yapılan bildirimlere rağmen; sözleşmesel vaadini ifa etmediğini, müvekkilinin yaptığı masrafların hiçbirini karşılamadığını, müvekkili şirket tarafından gönderilen masrafların ödenmesi talepli mail yazışmalarından sonra da bir sonuç alınamadığını, son aşamada tanzim edilen faturanın davalı şirkete tebliğ edilmiş ise de; davalı şirketin faturaya itiraz ederek faturayı iade ettiğini beyanla tüm bu nedenlerle; müvekkili şirketin, davalı şirket ile giriştiği ortak girişim-proje kapsamında harcamış olduğu 4.000,00 TL masraf alacağının davalı şirketten faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinde her ne kadar "müvekkil şirkete ait ürünlerin dış pazara açılması ve ihracatı ile ilgili müvekkilin, davacı firmaya iş birliği teklifinde bulunulduğundan" bahsedilmiş olsa da söz konusu iddianın tamamen gerçek dışı olduğunu, iddia edilenin aksine davacı firmanın, müvekkili şirkete teklif sunarak; müvekkilinin ürünlerini dış pazara ihraç edebileceğini, dış pazardan ürünlerle ilgili sipariş alınırsa bu siparişler üzerinden kendisine komisyon alacağını belirterek müvekkili şirketten ürün numunesi talep ettiğini, müvekkili şirketin de davacı firmaya ürünlerinden numuneler vererek "istiyorsa pazar araştırması yapabileceğini, sipariş alması durumunda satış ve komisyon mevzularının müzakere edilebileceğini" belirttiğini, ancak söz konusu olayın davacı firmanın isteğinden öteye gitmediğini, müvekkili ile davacı firma arasında herhangi bir anlaşma sağlanmadığını, yani taraflar arasında hiçbir zaman bir akdi ilişki kurulmadığını, davacının iddia ettiği gibi iş-girişim ortaklığı da yapılmadığını, müvekkili şirketin, davacı firma ile fiyatlar yahut etiketler üzerinde herhangi bir anlaşma yapmadığını, dolayısıyla yapılmayan bir anlaşmaya dayanarak lojistik işlerinin davacı firma tarafından yürütülmesine de karar vermediğini, davacının bu iddiasını teyit edecek hiçbir fiziki yahut sanal herhangi bir yazışma bulunmadığını, davacı tarafın iddia ettiği anlaşmalara ilişkin herhangi bir yazışmayı dava açarken dava dilekçesi ekinde mahkeme dosyasına sunamadığını, bunların yanı sıra davacı tarafın dava dilekçesi ile; şirketin o zamanki temsilcisi ...'e, yapılan masrafların düzenli olarak bildirildiğini, şirketin temsilcisi ve yetkilisinin ise masrafları kül halinde yatırılacağının güvencesini davacı şirkete verdiklerini iddia ettiğini, ancak iddia konusu bildirimlere yahut ödeme güvencesi verildiğine ilişkin herhangi bir delil sunulamadığını, ne şirket yetkilisi ...'nin ne de şirketin o zamanki temsilcilerinden ...'ün böyle bir güvence vermediğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Mahkememizin █████/2021 tarihli celsesinde dosyanın bir hukukçu bir mali müşavir ve pazarlama alanında uzman bilirkişilerden oluşacak heyete tevdi ile uyuşmazlık noktasında rapor alınmasına karar verilmiş olup █████/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle:" Yukarıda arz ve izah edildiği, nihai takdir Sayın Mahkemenizde olmak üzere,
1. Davacı ile davalı arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı; dava dilekçesi ve cevap dilekçesinden anlaşıldığı kadarıyla davacı şirketin davalı şirketin ürünlerini yurt dışı pazarlarda satışını yapmak için bir takım faaliyetlerde bulunduğu ve masraflar yaptığı,
2. Davalı şirket vekilinin cevap dilekçesinde “Davacı şirket, müvekkilin ürünlerini dış pazarda satabileceği iddiasıyla müvekkilden numuneler almış, dış pazarlarda satış çalışmaları yapmış ancak neticede elle tutulur bir ihracat imkânı yaratamadığı için taraflar arasındaki ilişki son bulmuştur.” denilerek, davacı şirketin numuneler alıp dış pazarlarda satışı için bir takım çalışmalar yaptığının kabul edildiği, ancak davacı şirketin yaptığı masrafların karşılanacağına ilişkin bir taahhütlerin bulunmadığının iddia edilmekte olduğu;
3. Sayın Mahkemenin görevlendirme kararında davalı şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılması istendiği, bu kapsamda istenen belge ve bilgilerin ibraz edilmediği;
4. Dosya kapsamındaki mevcut bilgi ve belgelerden davacı tarafın talepleri noktasında kesin, net ve tartışmasız bir tespit, değerlendirme ve kanaat oluşmadığı, bu noktada davacı tarafın iddialarını ispatlaması gerektiği sonuç ve kanaate varılmıştır." şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Mahkememizin █████/2022 tarihli celsesinde taraf vekillerince tanık delline başvurulduğu görülmekle, hangi konuda dinleteceğini isim ve adreslerini, bildirmesi için taraf vekillerine 2 hafta süre verilemesine, tanık isim ve adresleri bildirildiğinde adlarına davetiye çıkarılmasına karar verilmiş olup █████/2022 tarihli celsede dinlenen davacı tanığı ...:"ben 2017 yılında davacı ... firmasında grafik tasarımcı olarak işe başladım, yaklaşık 1.5 sene kadar orada çalıştım, biz ... markalı ürünün yurtdışına ihracatı yapılıyordu, suyun yanı sıra gazlı içecek, meyve suyu, vitaminli ürünlere ilişkin marka oluşturup satışının yapılması planlandı, bizde ... isimli vitaminli suyun markasını oluşturduk, logoları ve kurumsal kimlik çalışmaları tamamlandı bu esnada ... markasının sahibi olan ... gıda ile iletişime geçildi. Vitaminli su ürünün içeriği ve üretimi konusunda yardımcı olmaları talep edildi, davalı firmada buna karşılık ... markalı ürünlerin yurtdışına ihracatının yapılmasını bizim tarafımızdan önerdi, öneri yapan kişinin kim olduğunu bilmiyorum ancak davalı şirketin pazarlama müdürü olduğunu düşünüyorum, ancak emin değilim, fakat görüşmeler sırasından davalı firmanın sahibi olan ... bizim şirketimize gelmişti kendisini ağırladık, yazılı kısma ilişkin bir bilgim yoktur, ancak bizim davalı şirkete gittiğimiz toplantılarda ve davalı şirket çalışanlarının bizim şirketimize gelmesi ile yaptığımız toplantılarda ... markalı ürünlerin yurtdışına ihraç süreci ile ilgili çalışmalar yaptık ve yurtdışına gönderilecek numunelerle ilgili ben buroşür hazırladım, ancak yurtdışına ihraç yapılmadı bildiklerim bu kadardır" şeklinde beyanda bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE:
Dava; iş ortaklığından kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Davacı dava dilekçesinde; davalı şirket ... ... A.Ş.'nin kendi nezdinde ürettiği ... şirketine ait ürünlerin dış pazara açılması, ihracaatı ile ilgili davacı şirket ile birlikte iş birliği yapmayı teklif ettiğini, davacı şirketin de, daha da büyümek ve portföyünü genişletmek düşüncesiyle davalı şirket ile iş birliği yapmayı makul bulduğunu ve kabul ettiğini,bu anlaşma sebebiyle davacının, davalı şirkete duyduğu güvenle, pazara sokacakları ... şirketine ait ürünlerinin tanıtımı, pazarlanması ve kargolanması için davalı şirkete kendi hesabından davalı şirketten tahsil edeceği inanç ve güvenle ciddi masraflar yaptığını,davalı şirketin, kendisine davacı tarafından yapılan bildirimlere rağmen; sözleşmesel vaadini ifa etmediğini, davacının yaptığı masrafların hiçbirini karşılamadığını beyan etmiş ve alacağın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı taraf davaya cevap dilekçesinde; iddia edilenin aksine davacı firmanın, davalı şirkete teklif sunarak; davalının ürünlerini dış pazara ihraç edebileceğini, dış pazardan ürünlerle ilgili sipariş alınırsa bu siparişler üzerinden kendisine komisyon alacağını belirterek davalı şirketten ürün numunesi talep ettiğini, davalı şirketin de davacı firmaya ürünlerinden numuneler vererek "istiyorsa pazar araştırması yapabileceğini, sipariş alması durumunda satış ve komisyon mevzularının müzakere edilebileceğini" belirttiğini, ancak söz konusu olayın davacı firmanın isteğinden öteye gitmediğini, davalı ile davacı firma arasında herhangi bir anlaşma sağlanmadığını, yani taraflar arasında hiçbir zaman bir akdi ilişki kurulmadığını, davacının iddia ettiği gibi iş-girişim ortaklığı da yapılmadığını, davalı şirketin, davacı firma ile fiyatlar yahut etiketler üzerinde herhangi bir anlaşma yapmadığını, dolayısıyla yapılmayan bir anlaşmaya dayanarak lojistik işlerinin davacı firma tarafından yürütülmesine de karar vermediğini, davacının bu iddiasını teyit edecek hiçbir fiziki yahut sanal herhangi bir yazışma bulunmadığını ileri sürmüş ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, ilgili müzekkere cevapları celbedilmiş, tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır.
Davacı vekili mahkememizin 5 no.lu celsesinde " her ne kadar geçen celse müvekkilim şirket kayıtlarının yerinde incelenmesini talep etsek de müvekkilim şirket yetkilisi yurt dışında bulunduğundan ve şirketin bulunduğu taşınmazdan tahliyesi sırasında müvekkilime ait ticari kayıtların bir kısmı kaybolduğundan müvekkilime ait ticari defter ve evraklara ulaşamıyoruz, müvekkilimin 2017-2018-2019 yıllarına ilişkin vergi kayıtlarının celbi ile bilirkişi incelemesinin buna göre yapılmasını talep ederiz " şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkememizce davacının bağlı bulunduğu vergi dairesine müzekkere yazılarak 2017-2018-2019 yıllarına ilişkin vergi kayıtlarının celbine karar verilmiş, akabinde dosyanın bir hukukçu bir mali müşavir ve pazarlama alanında uzman bilirkişilerden oluşacak heyete tevdi ile uyuşmazlık noktasında rapor alınmasına karar verilmiş ayrıca bilirkişilere davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarının yerinde incelemet üzere HMK 218 kapsamında yerinde inceleme yetkisi verilmiştir.
Bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen █████/2021 tarihli raporda; davalı tarafın ticari defter ve belgelerini sunmadığı belirtilmiş ayrıca " Dosyada mevcut bilgi ve belgelere göre, davacı ile davalı taraf arasındaki ticari ilişki ve özellikle davacı tarafın alacak iddiaları hakkında, kesin, net ve tartışmasız bir tespit, değerlendirme ve kanaat oluşmamıştır. Her ne kadar davacı tarafça davalı şirkete ait ürünlerin dış pazarlarda satışı için bir takım çalışmalar yapıldığı hususunda ihtilaf olmasa da, yapılan masrafların davalı şirketçe karşılanacağı sabit değildir. Ayrıca taraflar arasında yazılı bir sözleşme de bulunmadığından, davacı şirketin davalı şirket arasındaki temsil ilişkisinin acente, kamisyoncu veya tellallık olup olmadığı belli olmayıp, yapılan olağan masrafların kimin üzerine kalacağı da belirsizdir. Bu noktada davacı tarafın iddialarının ispatı gerekmektedir.
Davacı ile davalı arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı; dava dilekçesi ve cevap dilekçesinden anlaşıldığı kadarıyla davacı şirketin davalı şirketin ürünlerini yurt dışı pazarlarda satışını yapmak için bir takım faaliyetlerde bulunduğu ve masraflar yaptığı,
Davalı şirket vekilinin cevap dilekçesinde “Davacı şirket, müvekkilin ürünlerini dış pazarda satabileceği iddiasıyla müvekkilden numuneler almış, dış pazarlarda satış çalışmaları yapmış ancak nelicede elle tutulur bir ihracat imkânı yaratamadığı için taraflar arasındaki ilişki son bulmuştur.” denilerek, davacı şirketin numuneler alıp dış pazarlarda satışı için bir takım çalışmalar yaptığının kabul edildiği, ancak davacı şirketin yaptığı masrafların karşılanacağına ilişkin bir taahhütlerin bulunmadığının iddia edilmekte olduğu;
Sayın Mahkemenin görevlendirme kararında davalı şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılması istendiği, bu kapsamda istenen belge ve bilgilerin ibraz edilmediği;
Dosya kapsamındaki mevcut bilgi ve belgelerden davacı tarafın talepleri noktasında kesin, net ve tartışmasız bir tespit, değerlendirme ve kanaat oluşmadığı, bu noktada davacı tarafın iddialarını ispatlaması gerektiği" şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür.
Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede; davacının dava dilekçesindeki iddialarına esas olmak üzere taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı, davalı tarafça da taraflar arasında davacının iddia ettiği şekilde bir anlaşma bulunduğunun kabul edilmediği, davalının iddiasının ; davacı firmanın, davalı şirkete teklif sunarak; davalının ürünlerini dış pazara ihraç edebileceğini, dış pazardan ürünlerle ilgili sipariş alınırsa bu siparişler üzerinden kendisine komisyon alacağını belirterek davalı şirketten ürün numunesi talep edildiği, davalı şirketin de davacı firmaya ürünlerinden numuneler vererek "istiyorsa pazar araştırması yapabileceğini, sipariş alması durumunda satış ve komisyon mevzularının müzakere edilebileceğini" belirttiği, ancak söz konusu olayın davacı firmanın isteğinden öteye gitmediği yönünde olduğu, dosyaya sunulan davacı beyan ve eklerinden davacı tarafça bir kısım masraflar yapılmış ise de bu masrafların ilerde davalı tarafından karşılanmak üzere yapıldığı yahut yapılan masrafların ne kadarının davalı tarafça karşılanacağına ilişkin yazılı bir delile rastlanmadığı, davacı ve davalının defterleri de incelemeye sunmadıkları, bu hali ile dava dilekçesinde iddia edilen hususların soyut mahiyette kaldığı ve ispatlanamadığı kanaatine varıldığı, hükme esas alınan bilirkişi heyet raporunda da dosya kapsamındaki mevcut bilgi ve belgelerden davacı tarafın talepleri noktasında kesin, net ve tartışmasız bir tespit, değerlendirme ve kanaat oluşmadığı, bu noktada davacı tarafın iddialarını ispatlaması gerektiği şeklinde kanaat bildirildiği, davacının itirazlarının değerlendirmesi için ek rapor alınmasına ve ek bilirkişi ücretinin dosyaya yatırılmaması halinde davacının ek rapor talebinden vazgeçmiş sayılacağına karar verileceği hususuna ilişkin ara karar tesis edilmiş ise de bilirkişi ek ücreti süresinde yatırılmadığından ek rapor alınamadığı ve ihtarat doğrultusunda davacının ek rapor alınması talebinden vazgeçilmiş sayıldığı açıklanan tüm nedenlerle ispat külfetinin iddia edenin üzerinde olduğu ve davacının dava dilekçesindeki iddialarına ilişkin olarak ispata yarar delil ibraz edemediği, dosya kapsamındaki deliller kapsamında da davanın ispatlanamadığı kanaatine varılmış ve ispatlanamayan davanın reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 68,31 TL harcın mahsubu ile bakiye 547,09‬ TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına.
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 4.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendilerine iadesine,
5-Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına.
Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025
Katip ...
¸
Hakim ...
¸

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!