İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, çevrimiçi yatırım dolandırıcılığı mağduriyetinden kaynaklanan para transferleri üzerine başlatılan itirazın iptali davasının istinaf kararını inceledi.
Özet: Bu istinaf davası, yatırım platformu çalışanlarının yönlendirmesiyle forex benzeri piyasalarda yüksek kaldıraçlı işlemler yaparak toplamda 35.700 USD zarara uğradığını iddia eden davacının, dolandırıcılık sonucu kendisine ait olmayan bir firmaya aktarılan 28.515,00 TLlik meblağın tahsili amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir; davacı, paranın kendisini dolandıran şirketin talimatıyla davalıya gönderildiğini, davalının ise borcunun olmadığını, davacının kendi rızasıyla riskli yatırım işlemlerine girdiğini ve kayıplarından sorumlu olmadığını savunmaktadır.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ13. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████ KararT Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNUMARASI
: ████████ Esas ve ████████ KararTARİHİ
: █████/2024DAVA
: Ticari Nitelikteki Banka Garanti Sözleşmesinden Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)KARAR TARİHİ
: █████/2025İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, kendi ticari amaçları doğrultusunda ticari işletmesini ilgilendiren bir işlemde bulunmadığını, dolayısıyla davanın görevli mahkemede açıldığını, müvekkili tarafından Mayıs ayının ikinci yarısında internet reklamları ve sosyal medya aracılığıyla keşfettiği ... firmasında açtığı hesap açma işlemi onaylandıktan sonra ... platformu üzerinden sözde ... piyasasında işlemler yapılmaya başlandığını, müvekkilinin işlem yapmaya devam ettiği sıralarda... adlı firmanın çalışan iki yetkilisinin de Whatsapp uygulaması üzerinden müvekkiline günlük piyasa haberleri ve işlem önerilerini sunduğunu, bir süre sonra müvekkilinin kendisine gönderilen piyasa bilgilerinden şüphe duymaya başladığını ve bu işlemlerin kendisini kaybettirmeye, piyasada üzerinden işlem yaptığı şirket olan ...’in ise kazandırmaya yönelik olduğunu düşünmeye başladığını, müvekkilinin 200 USD kayıpla ... piyasasında işlem yapmayı durdurduğunu, 3 aylık bu süre boyunca (Haziran-Eylül) hiçbir işlem yapmadığını, 2020 Eylül ayının ilk günlerinde ... isimli... çalışanın yoğun propagandası ve bitmek tükenmek bilmeyen mesajları, aramaları üzerine müvekkilinin de ülkenin içinde bulunduğu ekonomik şartlar ve küresel pandemiden dolayı bozulan işlerinden para ihtiyacı hasıl olmasından dolayı tekrardan bu site üzerinden işlem yapmaya karar verdiğini ve... çalışanı ... isimli şahısla irtibatını sürdürmeye devam ettiğini, 100 ve 200 USD’lik rakamlarla tekrar... internet sitesinden ... piyasalarında işlem yapmaya başladığını, siteye güvenini kaybetmiş olan müvekkilinin bu sefer kesin olarak dolandırıldığını, kendisine verilen yatırım tavsiyelerinin müvekkiline kaybettirmek için verildiğini ve kasıtlı olarak yönlendirildiğini fark ettiğini ve...’le olan bütün bağlantısını kestiğini, kendisine ulaşan şirketin çalışanlarını da Whatsapp uygulaması üzerinden engellediğini, müvekkilinin dolandırıldığını anlayana kadar hesabından toplamda 35.700 USD (260 bin TL) kadar para kaybettiğini, halen farklı numaralardan... adına Whatsapp uygulaması üzerinden müvekkiline piyasa haberleri ve işlem önerileri gelmeye devam ettiğini, taraflarınca müvekkilinin mağduriyeti ve...’in haksız kazancını tazmin edebilmek için birçok icra takibi başlatıldığını, müvekkili tarafından... çalışanlarının yönlendirmesiyle farklı danışmanlık şirketlerinin hesabına EFT/havale yoluyla para transferi yapıldığını, bu şirketlerin... ile nasıl bir ilişki içerisinde olduklarını da bilmediklerini, davaya konu olan icra ödeme emrine itiraz eden davalı şirkete müvekkilinin 28.515,00 TL para gönderdiğini, müvekkilinin ... Eğitim ile hiçbir bağı bulunmadığını ve... sitesinin çalışanları tarafından bu firmanın hesap numarası verildiğini, davalı vekilince, borca kötü niyetli olarak itiraz edildiğini ve İstanbul ...İcra Müdürlüğü’nün ... E. Sayılı icra takibi durdurulduğunu, aralarında başka alanda herhangi bir sözleşme bulunmayan müvekkilinin, yönlendirilmesi dışında hizmet almadığı bir firmaya para göndermesinin hiçbir mantığı bulunmadığını beyanla haklı davalarının kabulüne, İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı ödeme emrine itirazın iptaline, anılan takibin devamına, davalı tarafın %20 den az olmamak koşuluyla icra inkar tazminatı ödemesine hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Usule ilişkin olarak, eldeki davada mahkemenin görevsiz olduğunu, görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, ... firmasının davaya dahil edilmesi/davanın firmaya ihbarı gerektiğini, Esasa ilişkin olarak, müvekkili şirketin davacıya böyle bir borcu bulunmadığını, davacı tarafından gönderilen havalenin borç ödemesine ilişkin olduğunu, davacı tarafın ... işlemlerini kendi rızası ile gerçekleştirdiğini ve parasını kaybettiğini, davacı tarafın dava dilekçesi ekinde sunmuş olduğu ekran görüntüsü incelendiğinde davacının 1:400 kaldıraç sistemi ile sistemde işlem yaptığının görüldüğünü, bu hususun borsa piyasalarında 1 e karşı 400 kat kazanabileceği gibi davacının borsada 1 e karşı 400 kaybedebileceği riskini aldığını da gösterdiğini, davacı iş bu borsa sistemine tamamen kendi rıza ve isteğiyle dahil olduğunu, serbest piyasalarda işlemler gerçekleştirdiğini, tahminlerince risk alarak kaldıraçlı sisteme dahil olmak suretiyle yatırımlar yaptığını ve almış olduğu riskin sonucunda yatırımını kaybettiğini, bu konuda İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı ██████████ Sor. No'lu dosyasında takipsizlik kararı verildiğini, davacının danışmanlar tarafından kasıtlı olarak yanlış yönlendirildiği iddiasının izahtan vareste olduğunu, müvekkili şirketin ... adında herhangi bir çalışanı bulunmadığını, davacı tarafın belirttiği gibi şirket çalışanlarının sadece öneride bulunduğunu, davacıyı bir işlem yapmaya zorlamadıklarını, nitekim davacının borsalarda şirket çalışanları tarafından "bilerek ve isteyerek yanlış yönlendirildiği" iddiası tamamen abesle iştigal olup, gerçek ve bilimsel verilerle ispatı gerektiğini beyanla öncelikle mahkenin görevsiz olması nedeniyle görev yönünden reddine, davanın esastan reddine, davacı aleyhine %20'den az olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
: İlk Derece Mahkemesi █████/2024 tarih ve ████████ Esas - ████████ Karar sayılı kararında; "....Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafın davalı şirket aleyhine takip başlattığı, işbu takibe davalı tarafından itiraz edilmesi üzerine davacının eldeki itirazın iptali davasını █████/2021 tarihinde açtığı, dava devam ederken İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğünün █████/2023 tarih ve ...-sayılı cevabi yazısından da anlaşılacağı üzere davalı şirketin █████/2022 tarihinde sicilden terkin edildiği, bunun üzerine Mahkememizin █████/2024 tarihli duruşmasının (1) numaralı ara kararı ile davacıya ihya davası açması ve dava açtığına dair dava dilekçesi ve tevzi formunu Mahkememize sunması için gelecek celseye kadar ihtaratlı kesin süre verilerek bir sonraki duruşmanın █████/2024 tarihine talik edildiği, davacının işbu ara kararı yerine getirmediği, her ne kadar davacı vekili; █████/2024 tarihli dilekçesi ile yeniden taraflarına 2 haftalık kesin süre verilmesini talep etmişse de, Mahkememizin █████/2024 tarihli duruşmasında davacı vekilinin yeniden taraflarına 2 haftalık kesin süre verilmesi talebinin, bir önceki celsenin 1 numaralı ara kararı, bir önceki celse tarihi -iki celse arasında yaklaşık 7 ay olması- ve usul ekonomisi ilkesi nazara alınarak reddine karar verilerek Mahkememizce davanın HMK md. 114/1-d ve 115/2 fıkraları gereğince usulden reddine karar verilmiştir. Tüm bu nedenlerle Mahkememizce aşağıda yazılı bulunan hüküm tesis olunmuştur...."gerekçesi ile, ''1-Davanın HMK md. 114/1-d ve 115/2 fıkraları gereğince usulden reddine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 427,60-TL maktu karar ve ilam harcının davalıdan tahsiline, peşin alınan 501,09-TL harçtan mahsubu ile kalan 73,49-TL karar harcın talep halinde davacıya iadesine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 29.352,88-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yapılan 25,50-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, '' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; vekalet sözleşmesinin feshedilmesinin ardından vekil tarafından haksız yere vekalet ücreti talep edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, Davalı vekilinin █████/2024 tarihinde mahkemeye sunduğu dilekçe ile istifa ettiğini beyan ettiğini, bu durumda vekalet sözleşmesinin sona erdiğini, vekilin sadece yaptığı işler için ücret talep edebileceğini, ancak mahkeme tarafından davalı taraf vekiline haksız yere vekalet ücretine hükmedilmesinin Türk Borçlar Kanunu'na ve Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu, istifa eden vekilin artık müvekkili adına işlem yapma yetkisine sahip olmadığını, █████/2024 tarihli istifa dilekçesinden sonra verilen █████/2024 tarihli bir kararda vekalet ücreti verilmesinin hatalı olduğunu, anılan kararın düzeltilmesi gerektiğini,Mahkemenin, davalı taraf vekilinin istifasını ve vekalet sözleşmesinin sona ermesini dikkate alarak, bu süre zarfında yapılan işlerin karşılığı olan ücretin belirlenmesi gerektiğini göz ardı ettiğini, istifa sonrasında, vekalet ücreti talep edilmesinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, ayrıca mahkemenin kararında, vekalet ücreti ile ilgili açık bir gerekçe sunulmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, kaldıraçlı alım/satım sözleşmesi (...) ilişkisinden kaynaklanan alacağın tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine İİK 67. Maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davasıdır. Mahkemece, davanın HMK md. 114/1-d ve 115/2 fıkraları gereğince usulden reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davanın █████/2021 tarihinde İstanbul 11 Tüketici Mahkemesinde açıldığı, bu mahkemece yapılan değerlendirme sonucu █████/2022 Tarih ve ████████ Esas -███████Karar sayılı kararı ile; Davanın ticaret mahkemesinin görev alanına girdiği gerekçesi ile İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine görevsizlik kararı verildiği, görevsizlik kararı üzerine dosyanın İstanbul 13 ATM.'ye tevzi edildiği, bu mahkemece yapılan değerlendirme sonucu █████/2023 Tarih ve ████████ Esas - ████████ Karar sayılı kararı ile;İş bu davanın finans ihtisas mahkemesi olarak belirlenen İstanbul 6, 7, 8 ve 9. Asliye Ticaret Mahkemelerine tevzii için İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderilmesine, karar verildiği, gönderme kararı üzerine dosyanın █████/2023 tarihinde İstanbul 6 ATM.'ye tevzi edildiği ve bu mahkemenin ████████ Esasına kaydedilip yapılan yargılama sırasında mahkemece █████/2024 tarihli duruşmanın 1 nolu ara kararı ile; Davacı vekiline, davalı şirketin İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün █████/2023 tarihli cevabi yazısından da anlaşılacağı üzere tasfiyesinin █████/2022 tarihinde tescil edildiğinden sicil kaydının terkin olduğu bildirildiğinden kendisine ihya davası açması ve ihya davası açtığına dair dava dilekçesi ve tevzi formunu Mahkemeye sunması için gelecek celseye kadar kesin süre verilmesine, aksi halde HMK md.114/1-d ve 115/2 fıkraları gereğince davanın usulden reddolunacağının kendisine ihtarına (ihtar edildi), 2 nolu ara kararı ile; Taraf teşkili sağlanıldıktan sonra ön inceleme duruşmasının yapılmasına, 3 nolu ara kararı ile de; Davalı vekilinin vekillikten istifa dilekçesinin yukarıdaki ara kararlar yerine getirildikten sonra değerlendirilmeye alınmasına ve duruşmanın █████/2024 günü saat 09:40 bırakılmasına karar verildiği, duruşmanın bırakıldığı █████/2024 tarihli duruşmaya davacı vekilinin mazeretini ve tarafına yeniden 2 haftalık kesin süre verilmesi talebini bildirir dilekçe gönderdiği, mahkemece aynı tarihli duruşmanın ara kararı ile; Davacı vekilinin mazeretinin eldeki davanın basit yargılama usulüne tabi olması, usul ekonomisi ilkesi ve yargılamanın sürüncemede bırakılmaması gözetilerek kabulü ile yokluğunda yargılamaya devam edilmesine, iş bu duruşma zaptının davacı vekiline tebliğine, davacı vekilinin yeniden taraflarına 2 haftalık kesin süre verilmesi talebinin, bir önceki celsenin 1 numaralı ara kararı, bir önceki celse tarihi ve usul ekonomisi ilkesi nazara alınarak reddine karar verilerek istinafa konu kararın verildiği anlaşılmıştır. Davacı vekilinin davalı tarafa vekalet ücretine hükmedilmesine yönelik istinaf sebebi incelendiğinde; Davalı şirket vekili Av. ...'ın █████/2021 tarihinde dosyaya davalı vekili olduğuna dair vekaletname ibraz ettiği, davalı şirketin sicil kaydına göre tasfiye suretiyle █████/2022 tarihinde sicilden terkin edildiği, davalı vekili uyap sisteminden e imzalı olarak █████/2024 tarihinde gönderdiği dilekçe ile vekillikten çekildiğini beyan ettiği, davalı tarafın sicilden terkin edildiği tarihe kadar ilk duruşmalarda kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşılmış olup; Bu durumda mahkemece davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya uygun olduğundan davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesine göre; ilk derece mahkemesince verilen karar usul ve yasaya uygun olup kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, mahkemenin kabul ve gerekçesine göre davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Sonuç itibariyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesine göre esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından, istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden davacı üzerinde bırakılmasına,5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda █████/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.